Anahtar kelimeler: Esaskarar Başkan Yazim Üyeliğinin Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Özetle

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E NK A R A R I N K A L D I R I L M A S I)ESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Ankara 9. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: 24.02.2021ESAS-KARAR NUMARASI
: 2019/8 E., ████████ K.DAVA
: Kooperatif Üyeliğinin TespitiKARAR TARİHİ
: 30.04.2026YAZIM TARİHİ
: 30.04.2026Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Müvekkilinin, davalı kooperatifin üyesi olan ...'e ait hisseyi Ankara 43. Noterliği'nin █████/2016 tarih ve 23375 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki sözleşmeyle devredilmesine rağmen üyelik kaydının yapılmadığını, davalıya 25.11.2016 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, 43 nolu üyeliğe düşen A Blok 29 nolu dairenin kendisine tesliminin istediğini, davalının Ankara 16. Noterliği'nin 22.12.2016 tarih ve 24866 yevmiye nolu ihtarnamesi ile hisseli payın devredilemeyeceğini, devredilebilir olması halinde dahi kasım 2016 tarihi itibariyle 109.735 TL aidat borcu, şerefiye bedeli ve faiz borçlarının ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinin davalının ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesabına 150.000 TL yatırdığını, davalıya yeniden başvuru yaptığını, müvekkiline şifai olarak talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin kooperatif üyesi olarak kaydının yapılmadığını ileri sürerek, müvekkilinin, ...'den devir sözleşmesiyle devraldığı A Blok 29 nolu hissesinden dolayı davalı kooperatifin üyeliğine hak kazandığının tespitine ve kooperatif ortağı olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı özetle
: Davacının, kooperatif üyesi ...'den devir aldığını iddia ettiği üyeliğin hisseli olduğunu, hisseli payın devredilemeyeceğini, üyenin borçlarının bulunduğunu, bu haliyle kooperatif hissesini başkasına devredemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince "...Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere, bilgi ve belgelere ve Bilirkişi Sn. ...'nun █████/2020 tarihli kök ve █████/202021 tarihli ek raporuna göre; davalının, devreden dava dışı ortağın borçlarının bulmasının ve kooperatif hissesinin hisseli pay olmasının devre engel olduğundan bahisle davacıyı ortak olarak kabul etmemesinin hukuka uygun olmadığını, davacının üyeliği devralması ile birlikte dava dışı kooperatif üyesinin tüm hak ve borçlarının da yeni üyeye devrolacağını, davacı ile dava dışı ... arasında yapılan █████/2016 tarihli Ankara 43. Noterliği'nin █████/2016 tarih ve 23375 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki sözleşme ile tüm hak ve alacakların davacıya geçtiğini, davalı kooperatifin davacıyı ortak olarak tescilden kaçınamayacağını, sözleşmenin davalı kooperatife tebliğ edildiği tarih itibariyle davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun kabulü gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, davacının, davalı kooperatifte, 43 nolu üyeliğinin tespitine ilişkin davanın kabulüne..." karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kooperatif üyeliğinin hisseli hale getirilmesinin KK'nun emredici hükümlerine aykırı olduğu, payın bölünmezliği ilkesinin ihlal edildiği, bu nedenle hisse devrine dayalı üyelik kazanımının hukuken geçerli kabul edilemeyeceği, hisseli üyeliğin geçersiz statüde olduğu, bu şekilde verilen üyelik tespit kararının infaz kabiliyetinin bulunmadığı, hissedarların oranları ile hak ve yükümlülüklerinin belirlenmediği bir kararın uygulanmasının mümkün olmadığı, bilirkişi raporunda payın bölünmezliği ilkesinin kabul edilmesine rağmen çelişkili şekilde devrin geçerli sayıldığı, raporun emredici hukuk kurallarına aykırı ve subjektif değerlendirmeler içerdiği, Yargıtay içtihadı birleştirme kararları ve yerleşik içtihatlara göre payın bölünmesinin yalnızca miras istisnası kapsamında mümkün olduğu, somut olayda bu istisnanın bulunmadığı, kooperatif üyeliğinin devri için kanunda öngörülen yönetim kurulu kararı, ortaklık senedi düzenlenmesi ve usule uygun kabul şartlarının gerçekleşmediği, davacının üyeliğe kabul edildiğine dair herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı, davacı tarafından yatırıldığı iddia edilen 150.000 TL ödemenin kooperatif üyeliğine ilişkin geçerli bir ödeme olmadığı, ödemenin icra dosyası kapsamında ve hacizli hesap üzerinden gerçekleştiği, kooperatif kayıtlarında davacı adına ödeme bulunmadığı ve mevcut kayıtların devreden üye adına olduğu, davacının hem yüklenici şirket ortağı hem şantiye şefi olması nedeniyle kooperatif işlemlerinde çift taraflı temsil yetkisini kötüye kullandığı, kooperatif aleyhine açılan davalar ve ceza yargılamaları bulunduğu, işlemlerin kötüniyetli ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti taleplidir.Dosyanın tetkikinde; davacının Ankara 43. Noterliği'nin 23.11.2016 tarih, 23375 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile 43 üye numaralı üye ...'den kooperatif üyeliğini devraldığını, davacının 43 nolu üyeliğin borçlarından dolayı kooperatife ait banka hesabına 150.000 TL yatırdığını, bu nedenle davalı kooperatife üyeliğinin kabulü ve bu üyelikten dolayı 43 nolu üyeliğe isabet eden 29 nolu dairenin kendisine teslim edilmesini talep etmiş olmasına rağmen talebinin reddedildiğini belirterek, üyeliğinin tespitini talep etmiştir.Davalı kooperatif vekili ise kooperatif üyeliğinin hisseli olması nedeniyle devrin hukuken geçerli olmadığı, kooperatif üyelik şartlarını taşımadığı, yüklenici şirket yetkilisi olan davacı ile kooperatif arasında devam eden hukuk ve ceza davaları olduğunu, kooperatif eski yönetiminin usulsüz işlemleri olduğunu, bu nedenle ibra edilmediklerini, kooperatifler hukukunda payın bölünmezliğinin temel ilkelerden olduğunu savunmuştur.11.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda "yönetim kurulu karar defterleri ve ortak kayıt defterine ilişkin belgenin sunulan belgeler içerisinde yer almadığı,incelenen genel kurul belgelerine göre 43 numaralı ortaklık hissesinin 2008 yılında ihdas olduğu,2008,2009,2010 ve 2011 yıllarında 43 numaralı hissenin tek sahibinin ... olarak görüldüğü, ortaklığın diğer paydaşları olarak görünen ... ve ...'nın bu tarihlerde 49 numaralı ortaklığın 1/2 oranında sahipleri olarak listelerde kayıtlı olduğunu,2012,2013,2014 ve 2015 yıllarında 43 numaralı ortaklık hissesi için hem hazırun hemde genel kurula çağrı listelerinde ...,... ve ...'nın paydaş olarak gösterildikleri, bu dönem zarfında genel kurullara katılımın ... tarafından sağlandığı" belirtilmiştir.Mahkemece, 20.07.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Dava, üyeliğin tespiti istemine ilişkindir. Kooperatif ortaklığının, kooperatif yetkili organlarının açık bir kabulü ile gerçekleşebileceği gibi bu hususta açıkça alınmış bir karar olmasa da, kooperatifin kişi ile bu sıfatla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsisi ve teslim etmesi, tadilata izin vermesi şeklinde zımnen de gerçekleşebilir.Davalı kooperatif vekili 14.10.2020 tarihli mahkemeye ibraz ettiği beyan dilekçesinde, "davaya konu hisseli pay sahiplerinden ...'ın kooperatif aleyhinde görülen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Es sayılı dosyasında kooperatifin defter ve belgeleri, genel kurul kararları ve muhasebe kayıtlarının tamamının taranmış olarak mevcut olduğunu" bildirmiş olması karşısında, öncelikle Ankara ████████ Esas sayılı dosyanın dosyaya celbi sağlanarak davaya etkisi değerlendirilmeli ve kooperatif üyelik defteri, yönetim kurulu karar defteri, tüm genel kurul kararları ve kooperatifin muhasebe kayıtları dosyaya kazandırılarak, davalı kooperatif vekilinin itirazlarını karşılar şekilde denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece yapılan inceleme ve bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.Açıklanan nedenlerle, Dairemizce davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/8 E., ████████ K. sayılı 24.02.2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 30.04.2026Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...