Anahtar kelimeler: Esaskarar Başkan Yazim Hissesine Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Özetle

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U NE S A S T A N R E D D İ)ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Ankara 10. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: 15.02.2021ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ E., ███████ K.DAVA
: AlacakKARAR TARİHİ
: 21.05.2026YAZIM TARİHİ
: 21.05.2026Taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Müvekkilinin ortaklık hissesine istinaden davalı tarafından 176 m² verilmesi gerekirken, tevhid ve ifraz işlemleri sonucu 128 m² verildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescilinin de yasal olarak mümkün olmaması nedeniyle müvekkiline eksik verilen yerin rayiç bedelinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili özetle
: Davacının ortağı olduğu konut tiplerinden olan C tipinin, Bahçelievler Arsa Değerlendirmesi raporunda; 16313 ada 2 parselin tip miktarının 128 m2, tapu miktarının 176 m2, arsa fazlasının 48 m2 olduğunun ve 1.200.000 TL şerefiye ödenmesi gerektiğinin tespit edildiğini, 853 nolu ortaklığa isabet eden, 16313 ada 2 parselin daha sonra ilgili belediye tarafından tevhid ve ifraz işlemlerine tabi tutulduğunu, 16313 ada, 1 ve 2 sayılı parsellerin tevhidinden 9 sayılı; 9 sayılı parselin ifrazından da 10 ve 11 sayılı parseller oluştuğunu, işlem sonrası parsel numarası değişen taşınmazın 16313 ada 11 parsel olarak tapu kayıtlarına işlendiğini, davalının tacir olmadığını, hiçbir şekil ve surette talebin istenebilirliği kabul anlamına gelmemek üzere avans faizi taleplerinde de hukuka uygunluk bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı kooperatif tarafından davacıya ait 16313 Ada 2 nolu Parselin (ifraz sonucu 11 parsel olan) ortaklık hissesine isabet eden 176 m2' nin verilmesi gerekirken, tevhid ve ifraz işlemleri sonucu 48 m2 eksiği ile 128 m2 veriliği, Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan tapu iptal tescile ilişkin ████████ E.ve ████████ K. sayılı dosyasında bozma kararı sonrası ████████ E. Ve ████████ K.sayılı kararı "....Davacıya ait 16313 ada 10 numaralı parselin (176 m2) olarak davacıya verilmesi gerekirken kooperatif tarafından (48 m2) eksiği ile (128 m2) olarak verildiği bu suretle davacının (48 m2) eksik yüzölçümü ile tapuya sahip olabildiği anlaşılmış ise de, davacının talebinin tapu iptali ve tescil olduğu nazara alınarak, bedelinin tazmini yolunda araştırma yapılmaksızın davacının isteminin mümkün olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir....” davanın reddedildiği, bu kararın Yargıtay incelemelerinden de geçtikten sonra Yargıtay 23.H.D.nin █████████ Esas ve █████████ karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacının eksik parsele ilişkin tapu iptal talebinin mümkün olmadığı görülmekle iş bu davada eksik ifaya ilişkin tazminat talebinin değerlendirilmesinde davalı tarafça zamanaşımı iddiasında bulunulmuş ise de ifanın eksik kaldığı, işin tamamlanması söz konusu olmadığından zamanaşımının işlemeye başlamayacağı, Kooperatif mülkiyetine geçen 48 m2 yeşil alan için kooperatifin bünyesinde ilave inşaat alanı hakkı kazandığı, inşaat yapma emsal alanının arttığı, davacı üyeden elde edilen 48 m2 yeşil alan tüm kooperatif üyelerinin kullanımına sunulacağı, bu alanda inşaat yapı yüksekliğinin 6.5 metre hesap edildiği, 128 m2'lik alanda bir konut inşaa edildiği dikkate alınarak 48 m2'lik kısmın bedeli emsal ve değerleme çalışmasında gösterildiği üzere, yesil alan m2 birim değeri olarak 4.500.-TL/m2 (dört bin beş yüz TL/m2) takdir edildiği, 48 m2 x 4.500.-TL/m2= 216.000.-TL'nin denetime elverişli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği görülmekle davacı tarafın eksik ifa sebebiyle oluşan zararının tazmin talebinde haklı bulunduğu görülmekle davanın kabulü ile, 216.000,00 TL' nin dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren davalı tarafın kooperatif olduğu ve dava konusunun ticari iş olmadığı anlaşılmakla işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin devraldığı taşınmazın 12.06.1991 tarihli noter onaylı arsa ve konut bilirkişi değerlendirme raporunda 176 m² olarak tespit edildiği, emsallerine göre fazla olan 48 m² için ayrıca şerefiye ödendiği ve bu tahsisin kura ile kesinleştiği, müvekkiline ait 48 m²’lik kısmın haksız şekilde eksik bırakıldığı ve bu işlemin hukuka aykırı olduğu, eksik bırakılan 48 m²’lik kısmın başka bir üyeye tahsis edilmediği, halen davalı kooperatif uhdesinde bulunduğu, dosyada alınan 02.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz değerinin 336.000 TL olarak hesaplandığı, daha sonra düzenlenen 16.07.2020 tarihli raporda aynı taşınmaz değerinin gerekçesiz şekilde 216.000 TL olarak değiştirildiği ve mahkemenin ikinci raporu esas almasının hatalı olduğu, mahkeme kararının, eksik bırakılan 48 m²’nin yeşil alan niteliğinde olduğu kabulüne dayandırıldığı, oysa değerlendirme yapılırken taşınmazın müvekkilinden alındığı tarihteki imarlı konut arsası niteliğinin esas alınması gerektiği, davalının sonradan kendi planlama ve tercihleriyle dava konusu alanı yeşil alan içine dahil etmiş olmasının taşınmazın önceki hukuki ve ekonomik niteliğini değiştirmeyeceği, dava tarihi itibarıyla taşınmaz değerinin bilirkişi tarafından belirlenen tutarın çok üzerinde olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Tapu kayıtlarının aleni olduğu, dava konusu 16313 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 04.01.1994 tarihinde kesin olarak 128 m² şeklinde tescil edildiği, davacının ise ortaklık payını 01.12.1998 tarihinde bu kayıtları bilerek devraldığı, bu nedenle sonradan eksik metrekare iddiasında bulunamayacağı, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında alınan 19.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu parselin imar durumunun 17.01.1994 tarihi itibarıyla kesinleştiğinin ve büyüklüğünün 128 m² olduğunun tespit edildiği, mahkemenin bu değerlendirmeleri dikkate almadığı, KK 23. madde gereğince ortaklar arasında eşitlik ilkesinin geçerli olduğu, davacının C tipi ortak olarak diğer ortaklarla aynı büyüklükte taşınmaz teslim aldığı, buna rağmen ilave bedel talep edilmesinin eşitlik ilkesini ihlal edeceği, davacının diğer ortaklardan fazla ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, aksine konumu itibarıyla avantajlı konutta oturduğunu ve yıllarca taşınmazı itirazsız kullandığı, dava ve ıslah taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davacının taşınmazı ve tapuyu ihtirazi kayıt ileri sürmeden teslim almakla taleplerinden zımnen vazgeçmiş sayılması gerektiği, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere davacının en fazla ödediğini iddia ettiği şerefiye bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği, ancak şerefiye bedelinin ödendiğinin de herhangi bir belge ile ispatlanamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığı, bedel hesabında hangi tarihin esas alındığının açıklanmadığı, şerefiye ile arsa bedelinin karıştırıldığı, teknik ve bilimsel dayanak bulunmaksızın fahiş bedel belirlendiği, ayrıca imar düzenlemelerinden doğan sonuçların kooperatife yüklenemeyeceği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, davacıya eksik verilen yerin rayiç bedelinin davalıdan tahsili taleplidir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle davacı istinafı yönünden davadaki talebinin ıslahla arttırılan 216.000 TL'den ibaret olmasına göre göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,2-) Alınması gereken 14.754,96 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 3.690 TL harcın düşümü ile kalan 11.064,96 TL harcın davalıdan: Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 21.05.2026Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...