Anahtar kelimeler: Murat Bam Aydın Esaskarar Başkan Yazim Mahal Katip Üye Karara

T.C. ....... BAM .......... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../...-.../....
T.C.......BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A...... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: ....../.....KARAR NO
: .../.....BAŞKAN
: ........ÜYE
: ........ÜYE
: ........KÂTİP
: .........İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ..../....KARAR NO
: ..../......KARAR TARİHİ
: .......İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ..........DAVACI
: .........VEKİLİ
: Av. .........DAVALILAR
: 1- .........2- ........3- ...........VEKİLİ
: Av.........DAVALI
: 4- .........VEKİLİ
: Av. ..........DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliB.A.M. KARAR TARİHİ
: .........KARAR YAZIM TARİHİ
: ...........Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı Murat Aydın vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dilekçesinde, davalıların murisi ........, kendi adına kayıtlı ve davacı sigorta şirketinin ZMMS sigortalısı ......plakalı aracı ile 28.08.2014 tarihinde ehliyetsiz olarak yaptığı tek taraflı kaza sonucu hayatını kaybettiğini, mirasçısı ..........'ın Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurarak destekten yoksun kalma tazminatı talep etmesi üzerine S.T.K.'nun .../....-..../.... sayılı kararı ile tazminat ödenmesine karar verildiği ve 05.05.2017 tarihinde 126.075,78.-TL ödemenin yapıldığını, sigortalısının kendi kusuru nedeniyle kazaya sebebiyet vermiş olduğundan, sigortalıya rücu hakkı doğduğunu, sigortalının mirasçısı ...........'a yapılan ödemenin tahsili amacıyla kazada hayatını kaybeden sigortalının yasal mirasçıları adına .... ..... İcra Müdürlüğü .../.... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, ancak mirasçı davalıların borca itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu, davalılar tarafından icra takibine haksız olarak yaptıkları itirazlarının iptali ile takibin kaldığı yerden tüm ferileri ile birlikte devamına, haksız itiraz nedeni ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, hükmedilecek tazminata en yüksek ticari faizin yürütülmesine karar verilmesini, talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalıların haksız ve hukuka aykırı icra takibine, borca ve tüm ferilerine haklı olarak itiraz ettiğini ve neticesinde davacı açısından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacının davalıların itirazın iptali için açmış olduğu bu dava ve dava dilekçesindeki talepleri hukuka ve yasaya aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini, zira davacının bu davayı açmakta hiçbir hukuki menfaati ve hukuka, yasaya uygun bir dayanağı mevcut olmadığını, öncelikle derdestlik ve kesin hüküm itirazı olduğunu, derdestlik itirazı kabul görmese bile, bu ihtimalde de, davacının davalı ........... tarafından ... ....İcra Müdürlüğü'nün ..../.... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı sigorta şirketi 05.05.2017 tarihinde 126.075,78 TL ödeme yaptığını belirterek, karşı yanın açmış olduğu hukuki mesnetten yoksun ve hakkaniyete dayanmayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile davalıların ... .... İcra Müdürlüğü'nün .../.... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına karar verilmiştir.Davalı .............. vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, kazanın 28.08.2014 tarihinde meydana geldiğini, sigorta poliçesinin de 24.06.2014 - 2015 tarihleri arası için düzenlendiğini, Trafik Sigortası Genel Şartlarının ise 2015 yılında düzenlendiğini, dolayısıyla kaza sonucu yapılan destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin Genel Şartlara tabi olmadığını, bu halde işleten ve aynı zamanda sürücü olan murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olmasının, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurmuş olduğu, bu zararın gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olduğundan, davacıların hakkına, desteklerinin kusuru bulunmasının etkili bir unsur olarak kabul edilemeyeceği ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesinin olanaklı olduğu, dolayısıyla sigortacının mirasçıların tazminat hakkı bulunmadığı iddiası ile rücu talebinde bulunmasının haksız ve yersiz olduğu, müvekkili Murat Aydın'ın traktörüne, aracına ve taşınmazına haciz konulduğunu, icra takibine devam edilmesi sonucu olası bir satış istemi müvekkil açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açacağını, müvekkilin 2015- 2021 yılları arasında doğu ve güneydoğuda askeri personel olarak görev yapmış olduğunu, bahse konu sigorta tazminatına ailesinin başvurma sürecinde, müvekkilinin Gaziantep ilinde görevli olduğunu, müvekkilinin bilgisi dışında yapılan bir başvuru olduğunu, müvekkilinin şu anda geçimini sağlamak için traktör ile çiftçilik yapmakta olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesinin yapılmasını, talep etmiştir.DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:Dava, trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından davalılardan Feriha Aydın'a ödenen destekten yoksun kalma tazminatının KTK'nun 95. maddesi ile ZMSS Poliçesi ve Genel Şartları gereği sigortalı sürücünün mirasçıları olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacılardan ............. tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemli dava hakkında verilen hükmün iş bu dava açısından kesin hüküm teşkil edip etmediği hususudur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nın 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır.Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödettirilmesini isteyebilir. Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve ███████-142 E. -411 K. sayılı ilamı).Somut olayda davacı sigorta şirketi tahkim yargılaması sonucunda sigortalı sürücünün vefatı nedeniyle davalılardan Feriha Aydın'a destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini belirtmektedir. Davalıların davacı sigorta şirketine karşı açtığı davadaki destekten yoksun kalma tazminatına dayanak zarar; sürücünün ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Sürücünün ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte, zarar doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalan üzerinde oluşmuştur. Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olması da düşünülemez. Bu suretle, sürücü murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun, salt ölmüş olması, destekten yoksun kalan üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, desteğinin kusurunun olması, davacının hakkına etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır.Öte yandan Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir" hükmüne yer verilmiştir.Ayrıca Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.b maddesinde ise; tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana gelmesi halinde, sigortacının işletene kusur oranında rücu edebileceği belirtilmiştir.Yukarıda anlatılan hukuki düzenlemeler ışığında, destekten yoksun kalma davasında, destekten yoksun kalan kişilerin hukuki durumları ile desteğin trafik sigortacısının açtığı rücu davasında, destekten yoksun kalan kişilerin hukuki durumları tamamen farklıdır. Destekten yoksun kalma tazminat davalarında zarar görenler, mirasçılık sıfatından bağımsız olarak zarara uğramış kişilerdir. Buna karşın desteğin trafik sigortacısının açtığı rücu davasında destekten yoksun kalanlar, aynı zamanda desteğin mirasçısı ise rücu koşulları oluştuğu takdirde desteğin sorumluluğu mirasçılarına geçer.Somut olayda davacı sigortacı, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın geçerli sürücü belgesi olmayan sigortalı sürücünün sevk ve idaresinde iken kazaya sebep olunduğu gerekçesiyle, kazada zarar gören sıfatıyla davalı Feriha Aydın'a poliçe kapsamında yaptığı ödemelerin ZMMS sözleşmesi genel şartlarına aykırılık sebebiyle davalılardan tazmini için açılan iş bu davada müteveffa ile davacı arasında akdi bir ilişki olup, yukarıda detaylıca gerekçesi açıklandığı üzere mirasçı davalıların sorumluluğu mevcut olduğundan, yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı Murat Aydın vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih ve .../... - .../.... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı Murat Aydın vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 9.321,51.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.330,37.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.991,14.-TL istinaf karar harcının davalı Murat Aydın'dan alınarak hazineye gelir kaydına,3- Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.............Başkan...................Üye.................Üye...............Katip.....