Anahtar kelimeler: Civarlarında Cismani Elazığ İlinde Esaskarar Eğitimindeki Kayseri Yazim Limited Katip

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
: ... -VEKİLLERİ
: Av.Av.DAVALI
: 1- ...VEKİLİ
: Av.DAVALI
: 2- ... -VEKİLİ
: Av.DAVALI
: 3- ...VEKİLİ
: Av.DAVALILAR
: 4- ... -5- ... -DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;: Davacı ...’ın, 03.05.2024 tarihinde Elazığ ilinde saat 13:50 civarlarında, ... Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından işletilen (maliki oldukları), ... eğitimindeki, sürücü ... sevk ve idaresindeki, ... Sigorta ZMMS sigortacısı (Poliçe No:440662497) tarafından sigortalanan ... plakalı aracın, yaya haldeyken kendisine çarpması sonucu ağır bir şekilde yaralanmış olduğunu, kazanın yaşandığı şerit, normalde bölünmüş yol iken belediyenin yol çalışması nedeniyle o esnada bir şeridi tümüyle trafiğe kapatılmış ve diğer şerit geliş - gidiş için kullanılmakta olduğunu, davalı belediye yol çalışması bulunan ve trafiğin sıkışık olduğu, kazanın yaşandığı bir güzergahı, sürücü adayları için "deneme / manevra alanı" olarak tahsis etmiş olduğunu, davalı ... aracın sürücüsüyken, davalı Ummut de kazanın yaşandığı araç içerisinde sürücü eğitmeni olarak bulunmakta olduğunu, davacı olay anında, kendisinin de sürücü adayı olarak hizmet aldığı bir başka şirkete ait aracı kullanmak için, kendi eğitmeninin çağrısı üzerine, bulunduğu yerden karşı yola geçmek istemiş olduğunu, bu esnada refüjden yolun kenarına adım atar atmaz davalı sürücünün ve eğitmenin sevk ve idaresinde yer alan araç, eğitmen davalı ...'un olduğu sağ kısımdan davacıya çarparak ağır bir şekilde yaralanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, hızla gerçekleşen bu çarpmanın etkisiyle davacı düşüp başını hem araca hem de kaldırıma çarpmış olduğunu, bu çarpma sonucunda davacının Elazığ Fethi Sekin Devlet Hastanesi aciline götürülerek tedavi altına alınmış olduğunu, bir süre komada kalmış ve sonrasında müşahede altında tutulmuş olduğunu, kaza tespit tutanağına göre davacıya her ne kadar ktk madde 68/ b ye göre kusur atfedilmiş ise de eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapılmış olduğunu, kazanın gerçekleştiği yolda Elazığ Belediye'sinin yol çalışması yapıyor olması bu nedenle normalde dört şerit olan yol iki şerit haline gelerek, şerit sayısında azalma yaşanması, sürücü kurslarına ait sürüş pistinin başka bir kısma taşınmadan yalnızca gidiş - geliş yönünden iki şerit halinde kullanıma ayrılmış olması, refüjün olduğu kısma herhangi bir bariyer, yol çalışması olduğuna dair bir ibare konulmamış olması, yaya geçidinin olduğu kısımda trafik ışıklarının olmaması aynı zamanda yaya geçidinin çizgilerinin silik olması, çarpan aracın hızlı olması, aracın yolun kenarına oldukça yakın mesafeden gidiyor oluşu (o kadar ki davacı 1 adımı atamadan araç kendisine çarpmıştır) aynı zamanda fren sistemi kendisinde de olan sürücü eğitmeni olan ...'un da yanındaki sürücü adayının acemi olduğunu bilerek hareket etmemiş olması ve buna göre önlemlerini almaması ve daha bir çok husus görmezden gelinerek kaza tespit tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, kaza tespit tutanağına göre her ne kadar davacı için "kusurludur" denilmiş ise de izah edilen konular nazara alındığında, kolluk tarafından tanzim edilen tutanakta, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapılmış olduğunun ortada olduğunu, ayrıca, davacının beyanına göre, davalı sürücü şirketinin yöneticilerinden birisi emekli polis memuru olmakla, kazanın yaşandığı yerde vakıa hakkında tutanak tanzim eden kolluk görevlileri ile yakınlık içerisinde olduğunu, hatta bu şahıs bulunduğu yerde nüfuz sahibi olup davacı hastaneye kaldırıldığında, kendisini ailesi dahi göremezken, davalı şirket yöneticisi olan bu şahıs doktor önlüğü giymek suretiyle davacının şuuru henüz yeni açılmaya başlamışken kendisini birkaç kez ziyaret etmiş ve o halde dahi "şikayetçi olma, kusur sende, davayla uğraşma" deme cesaretini göstermiş olduğunu, davacıya hastanede korku dolu anlar yaşatan bu olayın araştırılması ve için hem hastane yönetimine hem de savcılık makamına başvuruda bulunulmuş ve kamera kayıtlarının muhafaza edilmesi istenmiş ise de, hastane yönetimi herhangi bir geri dönüş yapmamış ve savcılık makamı da "kaza tespit tutanağına göre müşteki kusurludur o halde suç unsuru yoktur" (!) demekle yetinmiş olduğunu, velhasıl, davacı henüz yaşadığı kazanın şokunu atlatamamışken bir de hastane odasında kendi can güvenliğinden şüphe eder duruma gelmiş ve ailesinden yanından hiç ayrılmamalarını talep etmiş olduğunu, davacının yaşadığı bu olaylar da tutanağın tanziminde tarafsızlık niteliğinin nazara alınmadığı ihtimalini kuvvetlendirmekte olduğunu, Mahkemece yeniden kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, nitekim yerleşik yargıtay kararlarında da kusur durumunun belirlenmesinin hukuki bir mesele olduğuna değinilmekte olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacı kazadan sonra şuuru yerine gelir gelmez kazayla tüm ilgililerden şikayetçi olmuş ve hastane kamera kayıtlarının incelenmesini talep etmiş ise de etkili bir soruşturma yürütülmemiş olduğunu, davacı öğrenci olarak geçici süre bulunduğu o ilde fazla kalamamış ve Kayseri'ye ailesinin yanına gelmiş olduğunu, bu nedenle soruşturma dosyasını yakından takip edemediğini, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülmekte olup soruşturma numarasını henüz taraflarınca bilinmemekte olduğunu, bu hususta ilgili CBS'ye müzekkere yazılarak taraflarına adına iş bu dava konusu olay hakkında açılmış olan bir soruşturma olup olmadığının sorulmasını ve varsa ilgili evrakların celp edilmesi talep ediyor olduklarını, kaza sonrasında Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi'ne kaldırılan davacının beyin kanaması geçirmiş ve acil ameliyata alınmış olduğunu, davacının hayati tehlike geçirmiş, bir süre de yoğun bakımda kalmış olduğunu, davacının boyun, sırt ve bacak gibi vücudunun farklı bölgelerinde çok sayıda yaralanma / zarar meydana gelmiş olduğunu, aynı zamanda kafasını kaldırıma çarpması sonucunda kafa içi yaralanma, baş dönmesi ve geçici hafıza kaybı gibi hasarlar da oluşmuş olduğunu, davacının kazadan itibaren 6 ay geçmesine rağmen halen kendisine gelebilmiş olmadığını, doktor kontrollerine gitmeye devam etmekte olduğunu, bu süreçte davacının eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmış arkadaşları ile başlamış olduğu eğitim öğretim yılı 1 yıl aksamış olduğunu, geçirmiş olduğu hafıza kaybı eğitim öğrenimine de etki etmiş olduğunu, aynı zamanda hafıza kaybı geçirmiş olması bu süreçte eğitim öğrenim gördüğü şehri bırakıp tekrar memleketine dönmesine sebebiyet vererek maddi ve manevi olarak davacı ve ailesini çok yıpranmış olduğunu, ciddi bir fiziki yaralanmaya maruz kalan davacı, ayrıca yine psikolojik sıkıntılar da yaşamakta olduğunu, yaşamış olduğu kaza ve kafasına almış olduğu darbeden dolayı davacının de ciddi anksiyetik durumlar ortaya çıkartmış olduğunu, davacı uzun bir süre dışarı çıkamamış arabaya binememiş toplu taşıma kullanamamış olduğunu, bu durum da davacıyı psikolojik olarak çok yıpratmış olduğunu, kendisini tabiri caizse adeta evde tıkılı kalmış hem sosyal hayatından hem de eğitim hayatından uzaklaşmış olduğunu, davacının hayati tehlike geçirmesi, birden çok bölgesinde ciddi kırık ve yaralanmalar olması, ameliyat olması, halen hafıza kaybı geçirmesinin etkilerinin devam ediyor oluşu, genç oluşu, eğitimini tamamlayıp ara vermek zorunda kalması, bu sebeple hayata geç atılma endişesine girerek psikolojik yönlerden ağır zarara uğraması, uğranılan zararın büyüklüğü ve müvekkilde bu psikolojik olarak yaşadığı hareket kısıtlılığın kalıcı olma ihtimalinin verdiği huzursuzluk, sosyal ve ekonomik durum, gibi hususlar düşünüldüğünde yüksek miktarlı manevi tazminat hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, bu aşamada, manevi tazminat talep etmek haklarını saklı tutuyoruz ve kusur durumu netleştikten sonra birleştirme talepli dava açacaklarını beyan ettiklerini, davacı Fırat Üniversitesi İnsani ve Sosyal Bilimler Fakültesi / Coğrafya Bölümünde öğrenci olduğunu, ancak tedavisi halen devam etmekte olup geçirmiş olduğu hafıza kaybı ve anksiyetik durumlar nedeniyle eğitiminin yarıda kalmış olduğunu, 6 aydan fazla süreyle okula gidemediği için okulu en az bir dönem uzamış olduğunu, aynı zamanda kendisi hafıza kaybı geçirdiği için eğitim noktasında da zorluklar yaşamakta olduğunu, yaşamış olduğu kaza sonrası rahatsızlıkları sebebiyle gelinen bu noktada eğitimi yarıda kalmış, ne zaman okulunu tamamlayacağının da şu aşamada belli olmadığını, davacının okulda başarılı bir öğrenci olduğunu, okulunu tamamlayınca coğrafya branşında öğretmenlik yapmak için kazadan önce çalışmaların başlamış olduğunu ancak gelinen bu aşamada kendisinin maddi anlamda hayata geç atılmak zorunda kalacağını, bu nedenle hayata geç atılma (kazanç kaybı) tazminatı talep ettiklerini, gerekli emsal ücret araştırmaları yapılarak davacının ileride coğrafya öğretmeni olacağı, bu nedenle coğrafya öğretmenlerinin emsal geliri araştırılıp tespit edilerek emsal gelir üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, yine davacının bu süreçte gerek hastanede gerekse de hastane dışında uzun bir süre bakıma muhtaç halde yaşamış, yakınları ve kendisinin ciddi bir tutarda yol, ulaşım, ameliyat, refakatçi, yemek, hastane, ilaç, ameliyat ücreti, pansuman masrafları gibi tedavi zararları oluşmuş olduğunu, sgk kapsamında olmayan tüm tedavi zararlarının tahsilini, geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı zararlarını talep ettiklerini, ... plakalı aracın sürücüsü ..., aracın eğitmeni olan ve fren gaz pedalları ayağının altında bulunan bu saikle de sevk idareden kendisi de sorumlu olan ... olduğunu, aracın maliki, işleteni davalı ... Eğitim İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. olduğunu, Elazığ Belediyesi de yoldaki kusurdan ve şirkete verdiği güzergah izinlerinden dolayı yine davacının zararlarından sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi ise, ZMMS poliçesi kapsamında zararlardan poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, bu nedenlerle, maddi ve (davası açılacak olan) manevi zararların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasını talep ettiklerini, davadan önce sigorta şirketine 13.10.2024 tarihli ptt kep üzerinden başvuru yapılmış, maddi ve manevi tüm zararlar talep edilmiş olduğunu, başvuru dilekçesi sigorta şirketine 13.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, başvuru dilekçesinin davalı sigorta şirketine tebliğ tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen 21.10.2024 tarihinde temerrüt oluşmuş olduğunu, bu temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep ettiklerini, dava konusu olan tüm talepler arabuluculuk aşamasında da davalı ... Sigorta A.Ş. (ZMMS poliçesinden dolayı) ve Araç İşleten ... Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den talep edilmiş ise de anlaşılamamış olduğun belirterek, davacının, halen öğrenci olup herhangi bir geliri olmadığını, bu saikle öncelikle ADLİ yardım talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, belirsiz alacak davası olarak açtıkları iş bu davada, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve tutar artırım hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00- TL. maddi tazminatın, (100,00 TL'si Geçici İş Göremezlik; 100,00-TL'si Sürekli İş Göremezlik; 100,00-TL'si Bakıma Muhtaçlık; 100,00-TL'si SGK tarafından karşılanmayan Özel Tedavi Zararı; 100,00-TL'si de Hayata Geç Atılma Tazminatı olmak üzere) sigorta şirketi yönünden 21.10.2024 temerrüt tarihinden ve poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, diğer davalılar yönünden 03.05.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.CEVAP
:Davalı ... Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: Zamanaşımı, derdestlik, husumet, hukuki yarar, kesin hüküm vb. itirazları olduğunu, kazanın meydana geldiği yol, Elazığ Belediyesi’nin yol çalışması nedeniyle daraltılmış olup, normalde bölünmüş bir yol olan bu güzergah geçici olarak çift yönlü kullanıma tahsis edilmiş olduğunu ancak belediye tarafından gerekli trafik düzenlemeleri yapılmamış, güvenlik bariyerleri yerleştirilmemiş ve yaya geçitlerinin çizgileri belirgin hale getirilmemiş olduğunu, bu durum trafik güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye düşürmüş olduğunu, davacı, trafik kurallarına açıkça aykırı bir şekilde refüjden aniden yola çıkmış ve davacıya ait aracı kullanan sürücünün olaya müdahale etmesine imkan bırakmadan kazanın meydana gelmesine neden olmuş olduğunu, olayın hemen ardından kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda davacının tamamen kusurlu olduğunu açıkça ortaya koymuş olduğunu, bu tutanak, davacının trafik kurallarını ihlal ettiğini ve kazanın meydana gelmesine neden olduğunu ispat etmekte olduğunu, tutanakta, davacının dikkatsiz hareketi ve trafik kurallarına aykırı davranışı net bir şekilde belirtilmiş olduğunu, davalı şirketin, sürücü adaylarının eğitimi için tüm yasal düzenlemelere uygun olarak faaliyet göstermekte olduğunu, kazaya karışan araç, sürücü eğitimi sırasında kullanılmakta olup, tüm teknik kontrolleri yapılmış ve herhangi bir eksiklik ya da ihmal bulunmamakta olduğunu, araçta, eğitimi veren ... tarafından gerekli güvenlik tedbirleri alınmış, ancak davacının dikkatsiz ve öngörülemez davranışı kazayı kaçınılmaz hale getirmiş olduğunu, eğitim aracı, hız limitine uygun şekilde seyir halinde bulunmakta olduğunu ancak davacının yola aniden çıkması, eğitmen ve sürücü adayının durumu önleyici bir aksiyon almasını imkânsız hale getirmiş olduğunu, olayın hemen ardından kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı, kazanın oluşumunda davacının tamamen kusurlu olduğunu açıkça ortaya koymuş olduğunu, bu tutanağın, davacının trafik kurallarını ihlal ettiğini ve kazanın meydana gelmesine neden olduğunu ispat etmekte olduğunu, tutanakta, davacının dikkatsiz hareketi ve trafik kurallarına aykırı davranışı net bir şekilde belirtilmiş olduğunu, davacının, yolun karşısına geçmek amacıyla yaya geçidini kullanmamış, trafik güvenliği için düzenlenmiş hiçbir işaretleme veya geçiş noktasını tercih etmemiş olduğunu, olay anında, yolun güvenli bir geçiş için uygun olup olmadığını kontrol etmeden, refüjden aniden yola çıkmış olduğunu, davacının, hızla hareket eden bir araç trafiği içerisinde yola aniden adım atması, kazanın önlenmesini imkansız hale getirmiş olduğunu, davacının bu dikkatsiz ve tedbirsiz hareketi, kazanın asıl sebebi olduğunu, davacının yolun çift yönlü kullanım için tahsis edildiği bir güzergah üzerinde, refüjden yola çıkması, hem kendi can güvenliğini riske atmış hem de trafik düzenini tehlikeye sokmuş olduğunu, bu tür bir davranış, yayaların trafik kurallarına uyma yükümlülüğüne açıkça aykırı olduğunu, kazanın ardından düzenlenen kaza tespit tutanağı, davacının yaya güvenliği kurallarına aykırı davranışını ve kazaya sebebiyet verdiğini net bir şekilde ortaya koymakta olduğunu, tutanakta, davacının kusurlu olduğu açıkça belirtilmiş olduğunu, bu tespit, davacının sorumluluğunu doğrulayan resmi bir belge olduğunu, Belediyenin yol çalışması yaptığı alan, sürücülerin ve yayaların güvenliğini sağlamak için yeterli düzenlemelerden yoksun olduğunu, çift yönlü olarak kullanılan yol üzerinde herhangi bir bariyer veya yeterli işaretleme bulunmamakta olduğunu, bu durumun, kazanın meydana gelmesinde etkili bir faktör olduğunu, yolun fiziki durumu, trafik ışıklarının bulunmaması ve yaya geçitlerinin silik olması gibi unsurlar, belediyenin açık bir kusurunu oluşturmakta olduğunu, davacının kazanın meydana gelmesindeki asli kusuru, kolluk kuvvetlerince düzenlenen kaza tespit tutanağı ile açıkça ortaya konulmuş olduğunu, davacı, yaya güvenliğini sağlamak amacıyla uyulması gereken trafik kurallarını ihlal etmiş, yaya geçidi veya uygun bir geçiş noktasını kullanmayarak dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde yola çıkmış olduğunu, bu dikkatsizlik, kazanın meydana gelmesine doğrudan sebebiyet vermiş olduğunu, davalının ... Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte, yolun düzenlenmesindeki eksiklikler nedeniyle kazaya katkı sağlayan asli kusur da belediyeye ait olduğunu, davacının trafik güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve yolun fiziki şartlarından kaynaklanan olumsuzluklar birlikte değerlendirildiğinde, davanın dayanağının bulunmadığı ve davalıya atfedilecek bir kusurun mevcut olmadığı açıkça görülmekte olduğunu, zaten kaza tespit tutanağında da açıkça kusurun yayada olduğu belirlenmiş olduğunu, bu nedenle davacının taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarını saklı tutarak; Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, 2918 sayılı KTK m.90/1-c gereğince "Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak" hesaplanır hükmünü getirmiş olduğunu, Resmi Gazetenin 04.12.2021 tarihli nüshasında yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar tebliği uyarınca sürekli sakatlık tazminatı hesaplamalarında kullanılacak hesaplama yöntemi tebliğ ekinde belirlenmiş olduğunu, daha önceden davacıya aynı zarar nedeniyle zarar sorumluları, davalının ve sgk dahil üçüncü kişiler tarafından ödenen tazminat ödemelerinin de belirlenmesi durumunda bu ödemeler davacının uğradığı zararı tamamen karşılıyorsa davanın reddine, aksi takdirde ise, bu ödemelerin güncellerek tespit edilen zarar tutarından tenzil edilmesi gerekmekte olduğunu, davalı ... sigorta'nın mesuliyeti kusur oranı ve teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, maluliyet oranı tespiti kaza tarihinde yürülükte olan mevzuat hükümlerine göre yapılması gerektiğini, bu kapsamda yargıtay 4. hukuk dairesi 02.06.2021 tarihli █████████ e. - █████████ k. sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, maluliyet incelemesinin yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında ifade edildiği üzere adli tıp kurumu ilgili ihtisas dairesi veya üniversitelere bağlı adli tıp ana bilim dalında görevli uzmanlardan oluşturulacak heyet tarafından yapılması gerekmekte(yargıtay 17.hd t. 26.06.2013, e. ██████████, k. █████████) olduğunu, yargıtay 17. hukuk dairesi 04.02.2021 tarihli ██████████ e. - ████████ k. sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri, rapor /cenaze ve defin / ulaşım / yemek giderlerinin tazmini yönündeki talepler teminat dışında olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla eğer ki mahkemece geçici iş göremezlik noktasında bir inceleme yapılacak olursa, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının mahkemece araştırılması gerekmekte olduğunu, davacının tüm talepleri zamanaşıma uğramış olup davanın reddi gerekmekte olduğunu, davalı ... sigortanın başvuru tarihinde temerrüde düşmüş olmadığını, dava haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davacının faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.Davalı Elazığ Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı davada haksız olduğundan usul ve yasaya aykırı, yersiz davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacının talebi idare açısından zamanaşımına uğramakla birlikte zenginleşme amacı taşıyan, afaki olduğundan somut verilerden uzak talepler olduğunu, bu sebeple davanın reddini talep ettiklerini, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, kazanın olduğu yer elazığ olup, elazığ mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca davacı davasında hizmet kusuruna dayandığından idari yargının görevli olduğunu, ayrıca davaya karşı husumet itirazları olduğunu, davanın yalnızca araç sürücüsüne karşı açılması gerekmekte olduğunu, davanın tarafları açısından usulden reddi gerektiğini, kaza davacı tarafın kusurundan kaynaklı olduğunu, gerek kaza tespit tutanağında gerekse kazaya karışan araç sürücüsü ve şahitlerin ifadelerinden de anlaşılacağı üzere davacı aniden yola çıkmış ve yaya iken uyması gereken kurallara uymamış olduğunu, dikkat ve özenli davranmamış olduğunu, kazanın oluşumunda kurumlarının kusuru olmadığını, illiyet bağı kurulamamış olduğunu, zira kaza tarihinde kazanın meydana geldiği yolda Belediyece yapılan bir çalışma olmadığını, ayrıca kazayla ilgili mobese kamerası görüntüleri varsa bu görüntülerin incelenmesini talep ettiklerini, tüm bu sebeplerden dolayı davalı idare aleyhine açılan davanın önce usulden; olmadığı takdirde esastan reddine; aksi yönde karar verilecekse de yukarıda arz ettikleri hususlarda gerekli incelemelerin yapılmasını arz ve talep ettiklerini belirterek, davanın öncelikle usulden, Mahkemenizin aksi kanaatte olması durumunda ise esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça tazminat davası açılmış ise de Elazığ Trafik Tescil Ve Denetleme Şube Müdürlüğü nün raporuna göre davacı tarafın kusurlu olduğunu, kendisinin kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığını, davacının Elazığ'da ikamet ediyor olması sebebi ile davaya yetki itirazının olduğunu, davacının yaya geçidini kullanmadığı ve araç sürücüsünün de hız kuralları dışına çıkmadığı gerekçesi ile suçlu tarafın davacı taraf olduğunu, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyasında da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.YARGILAMA VE GEREKÇEDava, █████/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri zararı olup olmadığı, varsa miktarı, davalıların bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Fırat Üniversitesine, Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine, Elazığ C.Başsavcılığına, davalı sigorta şirketine, SGK'ya yazılan müzekkerelere cevapların verilmiş olduğu görülmüştür.Mahkememiz █████/2024 Tarihli ara karar evrakı ile davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür.Mahkememiz █████/2025 Tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereği Elazığ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak, trafik makine mühendisi bilirkişi eşliğinde olay yerinde keşif yapılıp rapor düzenlenmesine karar verildiği, Elazığ 6. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzii olunan talimat dosyasında █████/2025 Tarihinde keşif yapıldığı, bilirkişi raporunun █████/2025 Tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle, "Yüz metrelik alan içerisinde yaya yolu olmasına rağmen yol çalışmasının olduğu alandan gelerek orta refüj üzerinde ki direğin ardından kontrolsüz bir şekilde karşı istikamete geçmek için yola katılım sağlayarak bu kazanın oluşumuna sebebiyet veren Yaya: ...'ın 2918 sayılı Kara Yolları Trafik kanununda yer alan 68/b (Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yayalar, bu yerlerden geçerken; Ancak, yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler.) maddesini ihlal ettiğinden Asli Ve Yüzde Yüz Kusurlu, Diğer; Sürücüler, yolun durumunu, trafik akışını kontrol edip, gerek fren tedbirine başvurması, gerekse hızını herhangi bir tehlike anında durabilecek seviyede tutması zararlı sonucu önleme adına alınabilecek tedbirlerdendir. Sürücülerin “yaygın dikkat halinden toplu dikkat haline geçmesi ve bu nedenle aracının hızını tehlike anında güvenli şekilde durdurabilecek bir limite düşürmesi yasal zorunluluktur.” Hukuk, tehlike ve sorumlulukların arttığı her alanda bireylerden yüksek özen bekler. Bu nedenle motorlu araç sürücüleri hem kurallara uyma hem de olası kazaları önleme konusunda yüksek özen göstermekle yükümlü iken ... tescil plakalı araç Süri ...'ün bu kaza özelinde kontrolsüz bir şekilde yola katılım sağlayan yayaya, çarpmaması için alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.█████/2025 Tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verildiği, adli tıp kurumu raporunun █████/2025 Tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Aday sürücü ...'ün kusursuz olduğu, Eğitmen ...'un kusursuz olduğu, Davacı yaya ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça █████/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri zararı olduğu iddia edilerek davalılar hakkında maddi tazminat davası açılmış ise de, delillerin toplanmasından sonra meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti için talimat yolu ile mahallinde keşif yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve alınan █████/2025 tarihli raporda, davacı ...'ın 2918 sayılı Kara Yolları Trafik kanununda yer alan 68/b maddesini ihlal ettiğinden Asli Ve Yüzde Yüz Kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Rapora itiraz edilmesi üzerine Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden █████/2025 tarihli rapor alındığı ve söz konusu bu raporda da, aday sürücü ...'ün kusursuz olduğu, Eğitmen ...'un kusursuz olduğu, davacı yaya ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmekle birbiri ile uyumlu raporlara itibar edilmiş, davacının meydana gelen olayda tamamen kusurlu olması nedeni davasını ispat edemediği ve bu hali ile davalılardan maddi tazminat talep edemeyeceği anlaşılmış ve böylece davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davanın REDDİNE,2-Davanın adli yardım talepli olarak açıldığı anlaşıldığından 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; karar tarihi itibariyle alınması gerekli 732,00-TL başvurma harcı ve 732,00-TL peşin harç toplamı olan 1.464,00-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılması gereken ancak adli yardım talebinin kabulü nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 2 adet posta evrakı, 3 adet kep evrakı ücreti, 15 adet e-tebligat ücreti, 11 adet normal tebligat ücreti, 1 keşif harcı, 1 adet adli tıp faturası olmak üzere toplam 12.177,5-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ... Eğitim İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara verilmesine,7-Davalılar ... ve ... kendilerini bir vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,Dair, davacı ve davalı Elazığ Belediyesi vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026Katipe- imzalıdırHakime- imzalıdır