Anahtar kelimeler: Ohal Aidiyeti Müşaviri Fetöpdyye Talebiyle İltisakı Süreci İrtibatı Göreve Beşinci
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ
: Hukuk Müşaviri ...,
Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan Ufuk Sağlık ve Sosyal Hizmet Görevlileri Sendikasında Mart 2014-Haziran 2016 tarihleri arasında üyeliği bulunduğunun, FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile para gönderdiğinin anlaşıldığı belirtilmiş ve davacının FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikaya üye olduğu sabit olduğundan FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olduğu, bu nedenle de kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; Bank Asya'da hesabı bulunmasına karşın örgütsel mahiyette herhangi bir hesap hareketine rastlanmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, hakkında herhangi bir tanık beyanının bulunmadığı, davalı idarece herhangi bir somut bilgi veya belgenin dava dosyasına sunulamadığı, Ufuk Sağlık ve Sosyal Hizmet Görevlileri Sendikasına kuruluş tarihinden çok sonra üye olduğu, örgüt talimatıyla anılan sendikaya üye olduğunu gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, Kimse Yok Mu Derneğine insani duygularla yaptığı bağışın terör örgütüyle irtibat ve iltisakı ortaya koyan bir unsur olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik araştırma nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
█████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin █████/2023 tarihli ve E:███████, K:████████ sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Davalı idare bünyesinde hemşire olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Dava konusu işlemde, davacının Bank Asya'da █████/2014 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, mezkur hesaba █████/2014 tarihinde 1.904,71-TL, █████/2014 tarihinde 2.000,00-TL, █████/2014 tarihinde 600,00-TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Davacı tarafından bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle, faizsiz bankacılık hizmeti vermesi nedeniyle Bank Asya'da hesap açtığı, anılan bankada Umre parası biriktirdiği, örgüt talimatıyla hareket etmediği, başka bankalarda da hesabı bulunduğu, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda örgütsel mahiyette bir hesap hareketine rastlanmadığının belirtildiği ileri sürülmüştür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında ise, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararında; "...Bank Asya hesap hareketleri üzerine yapılan incelemede örgütsel mahiyette herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığı..." şeklinde tespitlerin olduğu belirtilerek davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görüldüğünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının tespiti bakımından; dava konusu Komisyon kararındaki Bank Asya'ya ilişkin tespitlerin değerlendirme dışı bırakıldığı belirtilmiştir.
FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği █████/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği █████/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.
Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesinin █████/2017 tarihli ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asya'ya para yatırma fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirildiği, ayrıca anılan Banka'ya eş adına para yatırılmasının da aynı kapsamda olduğu karara bağlanmıştır. Öte yandan Anayasa Mahkemesi de, örgütün mali kaynağını oluşturan ve bu yolla gelir elde ettiği anlaşılan Banka'ya, örgüt liderinin ve yöneticilerinin çağrıları üzerine para yatırmanın somut olayın koşullarına göre silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak değerlendirilebileceğini kabul etmiştir (AYM, Metin Evecen, B. No: ████████, █████/2018, § 59).
Dava dosyasının incelenmesinden; İdare Mahkemesince, davacının yukarıda belirtilen iddiaları dikkate alınarak hesap hareketleri hakkında somut herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.
Netice itibarıyla, Mahkemece, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna yapılan █████/2019 tarihli ara kararı neticesinde ilgili kurum tarafından █████/2019 tarihli cevabi yazı ekinde gönderilen bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının alınmasından sonra, davacının iddiaları da değerlendirilerek FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği █████/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği █████/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğine yönelik bir inceleme yapılması gerekmektedir.
Öte yandan UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası ekranında yapılan sorgulamada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı incelendiğinde, sanık N.K.'nin savunmasında davacı hakkında, ''... Diyarbakır ilinde kalacak yerim olmadığı için bir anlamda mecburen cemaat evinde kaldım. Evde kaldığım kişilerden sadece ... isimli kişiyi hatırlıyorum. O da benim gibi Çüngüş'lüdür. ..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu durumda Mahkemece anılan ceza davasında yer alan bu beyan da davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!