Anahtar kelimeler: Tırla Seferlik Eur Kaçırdığını Serviste Servise Satımdan Arıza Tevzi Mutabakat

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiDAVA
: Davacı vekili █████/2021 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; --------- plakalı aracı aldığını, araçta birden fazla kez arıza çıktığını, bu nedenle aracı iade etmek istediğini, birçok kez servise gittiğini, sonrasında usulsüz bir mutabakat imzalandığını, sonrasında ilk aracı iade ettiğini, ikinci bir araç aldığını, aracın 145.000 TL olmasına rağmen 191.000 TL den satıldığını, ilk aracın 6 ay serviste kalması sebebiyle aylık 15.000 TL' den 90.000 TL zarara uğradığını, ilk aldığı tırla ilgilenmek zorunda kaldığından 13 seferlik işi kaçırdığını 1850 EUR' dan 24.050 EUR zarara uğradığını, ikinci araç için fazladan ödediği 63.000 TL menfi zararın davalı şirketten tahsilini, ilk araç için sarf edilen 41.000 TL servis gideri, 5.500 TL çalışma evrakı, 6000 TL servis ücreti, 5.000 TL su kabı, 70.000 TL çamurluk; ödemek zorunda kalınan maddi zararlardan aracın serviste kaldığı ve çalışamaması ile müvekkilinin iş kaçırması nedeniyle 330.000 TL lik zararın şimdilik 20.000 TL sinin, ayıplı tıra ilişkin 70.000 TL servis ücretinin şimdilik 10.000 TL' sinin, ikinci tıra ilişkin fazladan ödediği 63.000 TL lik menfi zararın şimdilik 5.000 TL sinin; 13.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilinİ talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada, davacının HMK.' nun 107. maddesine atıf yaparak belirsiz alacak davası açtığından bahsettiyse de dava dilekçesinin netice-i talep kısmından da çok açık bir biçimde anlaşılacağı üzere, davacının talepleri belirsiz olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının zarar iddiasına ilişkin taleplerinde bir belirsizlik söz konusu olmadığını, aksine dilekçeden anlaşılabildiği kadarıyla davacı zaten iddiasına konu zarar tutarını 330.000 TL + 70.000 TL + 63.000 TL olmak üzere toplam 463.000 TL olarak belirlediğini, bu nedenlerle davacının belirsiz alacak olarak açılan davası, kendisinin de ikrarında olduğu üzere belirlenebilir nitelikte olduğundan, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından yerleşik yargıtay içtihatları gereği davanın usulden reddi gerektiğini, aracın yüksek KM'li olması ve müşterinin bir takım onarım işlemlerinden kaçınması sebebiyle arızaların yaşandığını, müşteri memnuniyeti çerçevesinde, davacının müvekkili servisinde yaptırdığı işlemlerle ilgili kulans uygulandığını ve indirim/iade yapıldığını, davacı müşteriden parça parça fiyat farkı ve iskonto faturaları aldığını, müşteriye yapılan indirimlere istinaden davacıdan alınan faturalar sebebiyle, davacı ile müvekkili arasında 06.09.2019 tarihinde servis ve alım yapılan araçlar ile ilgili herhangi bir talepte bulunmayacağına dair protokol imzalandığını, davacı da müvekkili de tacir olduğunu, evvelce basiretli tacir olan taraflarca imzalanan protokolün geçersiz olduğu iddiasının mesnetten tamamiyle yoksun olduğunu beyanla haksız davanın reddini savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Taraflar arasında 16.09.2019 tarihli ‘--------- bugünden itibaren geri dönük servis ile ilgili herhangi bir talepte bulunmayacaktır. Alım yapmış olduğu araçlar içinde herhangi bir talepte bulunmayacağım. -------- ve --------- plakalı araçlar içindir.’ Şeklinde mutabakat bulunduğu görülmüştür.█████/2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir kusur ve hasar konusunda uzman makine mühendisi ile bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve █████/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; "Dava konusu aracın 37 gün servise farklı tarihlerde servise giriş yaptığının kabulü ile dikkate alındığında Satılanın teslimi sırasında onun muayene edilmesine gerek olmaksızın belli olan ayıplar OLMADIĞI,Davaya konu araçta açıkça belli olmayan ayıp BULUNDUĞU, ( Satılanın teslimi sırasında açıkça belli olmayan fakat olağan bir muayene ile meydana çıkacak ayıplar) ,Davaya konu araçta GİZLİ AYIP bulunduğu, sorunun satıcıdan kaynaklı olduğu kanaatinin oluştuğu, ( Maddi ve olağan bir muayene ile meydana çıkmayan , zamanla kullanım ile ortaya çıkabilecek ayıp)Söz konusu ayıpların davacı tarafından bilinerek satın alındığı, başka bir deyişle aracın davacı tarafından ayıplı haliyle kabul edildiği iddiasına yönelik dosya muhteviyatında bilgi, belge ve doküman bulunmadığı, aracın piyasa rayiçleri altında satılmış olmasının teknik anlamda davacının arızalardan haberi olduğu anlamını taşıyamayacağı,Ancak aracın 14.03.2018 tarihinde satın alınmasına müteakip 22.03.2018 tarihinde (Satıştan 8 gün sonra) servise girmiş olduğu hususunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, Kök raporun yazımı sırasında davacının 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerine ilişkin herhangi bir veri sunmadığı, davacının kök rapora itiraz dilekçesi ekinde de anılan yıllar ticari defterlerine dair tespite elverişli herhangi bir belge sunmadığı,Davalının itiraz dilekçesinde yer verdiği KDV farkı hususunda kök raporun "fatura incelemesi" başlığında değinildiği, faturalarda hesaplanan KDV tutarlarının ilgili tarihlerde yürürlükte olan mevzuata uygun olduğu, ilgili mevzuatlara göre düzenlenen faturalarda belirtilen KDV yönünden ayrıca bir KDV farkının taraflarının birbirinden talep etmesinin 3065 sayılı katma değer vergisi kanun hükümleri ile kanun ruhuna aykırı olduğu, yine davalının vadeli satış yönünden değerlendirme yapılmadığı yönünde kök rapora itiraz ettiği ancak vadeli satışta hangi kriterlerin uygulanacağını dair taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, bu yönüyle itiraza konu vadeli satış yönünden ayrıca bir hesaplama ya da değerlendirme yapmanın teknik olarak mümkün olmadığı,Davacının faiz hesaplanması gerektiği yönünde itirazda bulunduğu, davalının hangi tarihte temerrüde düşürüldüğünü gösterir tespite elverişli herhangi bir belgenin dosya içeriğinde tespit edilememesi nedeniyle faiz hesaplamasının yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı,Bu neden/ nedenler ile yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından dikkate alınmasını, bunun haricindeki Kök Rapor görüş ve kanaatlerimizin aynen devam ettiğini, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.Somut olayda davacı tarafça aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak --------- plakalı aracın serviste kaldığı dönemde çalışamaması ve kaçırdığı işler nedeniyle oluşan zarar, onarım için ödenen servis masrafı ve ---------- plakalı ikinci araç alımı için fazladan ödenen bedele ilişkin alacak talebinde bulunduğu ancak ---------- plakalı araç yönünden taraflar arasında yukarıda bahsedildiği üzere araç alım satım ve servis işlemlerinden çok sonrasına ilişkin 16.09.2019 tarihli mutabakatname bulunduğu davacı tarafça bahse konu mutabakata yönelik usulsüzlük iddiası bulunsa da iddianın soyut kaldığı bu haliyle taraflar açısından geçerli ve bağlayıcı olduğu bu nedenle ---------- plakalı araç yönünden taleplerin yerinde olmadığı ikinci araç olarak belirtilen ----------- plakalı araç yönünden ise her ne kadar davacı tarafça 145.000 TLye satın alınmış ise de 191.000 TL fatura kesildiği ve fazla ödeme alındığı iddia edilmiş ise de davacı tarafça dava konusu aracın --------- Noterliği 20.11.2018 tarih ve ---------- yevmiye nolu araç satış sözleşme ile 191.022,00 TL bedelle davalı taraftan satın alındığı bu sözleşmenin aksine haksız bir şekilde fazla ödeme yapıldığı yönünde davacı tarafça iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı bu haliyle davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 341,55 TL harç ile 257,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 598,55 TL'den düşümü ile geri kalan 133,45 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 35.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026