Anahtar kelimeler: Ştine Şubesince Bankanın İstinaden Kredi İlamda Müşterek Bedelle Kullandırıldığını Özetle

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinde kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ...Şubesince dava dışı asıl borçlu .... Şti.'ne 500.000,00 TL ve 5.500.000.-TL bedelle iki adet kredi çerçeve sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalıların ise kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi hesabının kat edildiğini, borcun muaccel olduğunu, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun ödenmemesi üzerine 734.821 ,06.-TL nakit, 65.600,00.-TL gayrinakit alacak için ....Noterliğinin 19.09.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 09.10.2019 tarihinde 1.554.062.13.-TL. nakit 2.225 TL gayri nakit alacak üzerinden icra takibine geçildiğini, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girmeyi kabul etmişse alacaklının, borçlu hakkında icra takibi başlatmadan, ipoteği paraya çevirmeden kefili takip edebileceğini ancak bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğini, imzalanan genel kredi sözleşmelerinde alacak miktarının belirli ve muaccel olduğu ve müteselsil kefilleri de kapsayıp kapsamayacağı hususunda açık hüküm bulunmadığını, borcun ipotek teminatı altında olduğu halde mükerrer icra takibi yapıldığını, davacı bankanın asıl borçlu şirketin ödeme güçlüğü içine düşmesi ve akabinde İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında 17.09.2020 tarihinde iflasına karar verilmiş olduğundan müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, davacı bankanın .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, takibin başladığı tarih itibariyle banka ile 18.12.2019 tarihli yapılandırma sözleşmesi bulunduğunu, müvekkillerinin ödemeleri yaparken bankanın kötü niyetle ilamsız icra takibi başlattığını, korona virüsü devam ederken mücbir sebep içinde olan müvekkilleri aleyhine fahiş faiz talebi ile icra takibi başlattığını, hesap kat edildikten sonra asıl borçlu ile anlaşma yapıldığını, kefillerin sorumluluklarının sona erdiğini savunarak, davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davacı banka ve dava dışı .... Şti. arasında 13.09.2012 tarihli 500.000,00-₺ bedelli ve 26.01.2015 tarihli 550.000,00-₺ bedelli genel kredi sözleşmeleri akdedilmiş olduğu, davalıların söz konusu genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, sözleşmelerde kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 586. maddesindeki yasal koşulları kapsadığı, TBK 584 maddesi uyarınca eş muvafakatinin bulunduğu, ayriyeten davalı ...'ın imza tarihinde dava dışı borçlu şirketin yetkilisi olduğu, bu durumda onun açısından eş muvafakatinin aranmayacağı, dava dışı şirketin kredilerine davalı ... ile ...'ın kefalet limitinin 1.050.000,00-₺, ... ile ...'ın kefalet limitinin ise 550.000,00-₺ olduğu, diğer yandan davacı banka tarafından asıl borçlu şirket hakkında İİK 45 maddesine göre .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 1.700.000,00-₺'lik ipotek tesisi üzerinden takip yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından hesap kat edilerek .... Noterliği'nden 19.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, █████/2018 tarihinde davalılara tebliğ edildiği ve verilen 1 günlük süreye göre davalıların █████/2018 tarihinde temerrüde düştükleri anlaşılmış olup, yukarıda yazılı olan ve mahkememizce benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı bankanın davalılardan ... ile ...'dan 742.122,03-₺ asıl alacak, 771.958,00-₺ işlemiş faiz, 38.597,50-₺ gider vergisi, 755,09-₺ ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 629,20-₺ masraf talebinde haklı olduğu, yine davalılardan ... ve ...'dan (kefalet limitleri kapsamında) 550.000,00-₺ asıl alacak, 650.512,50-₺ işlemiş faiz, 32.525,62-₺ gider vergisi, 755,09-₺ ihtiyati haciz vekalet ücreti, 629,20-₺ masraf talebinde haklı olduğu anlaşılmıştır. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçluların itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı toplamının %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Somut olayda icra takibinde kısmen haklı çıkan davacı/alacaklının bakiye kısım için icra takibinde kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden reddedilen kısım yönünden davacı banka aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek ve kefil olan davalıların kefalet limitleri ile sınırlı olmaları kaydı ile davalılar ... ve ...yönünden davanın kabulü ile davalılar ... ve ...'ın .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazların iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davalılar ... ve ...'ın .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazların kısmen iptali ile takibin 550.000,00 TL asıl alacak, 650.512,50-TL işlemiş faiz, 32.525,62-TL gider vergisi, 775,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 629,20-TL masraf ile asıl alacağa takip tarihinden ödeninceye kadar işleyecek %57 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacak 742.122,03-TL ve işlemiş faiz miktarı olan 771.958,00-TL'nin toplamı olan 1.514.080,03-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 302.816,01-TL icra inkâr tazminatının tamamından davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (240.102,50-TL'sinden davalılar ... ile ...'ın sorumlu olmaları kaydı ile) davacıya verilmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalılar ... ve ...yönünden davanın kabulü kısmına katılmakla birlikte davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulü şeklinde verilen kararı kabul etmenin mümkün olmadığını, mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen davanın kısmen reddi kararının gerekçesinin kabul edilebilir hiçbir yanı bulunmadığını, davalılar ... ve ... yönünden kısmen red kararının eksik inceleme neticesinde verildiğini, gerekçesini açıklıkla ortaya koyamadığını, eksik inceleme neticesinde oluşturulmuş bilirkişi raporunun mahkemece hükme esas tutulmasının kabul edilebilir olmadığını, takip tarihindeki toplam alacak miktarının 1.554.062,13 TL nakit 2.225,00.-TL gayri nakit alacak olduğunu, bu toplam alacaktan kefillerin sorumluluğu kredi çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluk tutarları ve bu tutarların faiz ve masrafları olduğunu, davalıların iş bu kredi sözleşmelerini müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarından borcun tamamından sorumlu olduğunu, dolayısıyla başlatılan icra takibinde belirtilen tutarlar kredi çerçeve sözleşmesinden kaynaklı doğru ve gerçek sorumluluk bedeli olup tüm davalıların sorumluluğu borcun tamamından olacak şekilde olduğunu, ancak mahkemece davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilerek kısmen red kararı verildiğini, eksik bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, incelemede davalılardan ... ve ... yönünden kefalet limitinin eksik ve hatalı tespit edildiğini, raporun bu yönü ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, ek raporda da yine aynı şekilde bu hususta itirazların hiçbirinin dikkate alınmadığını, hiçbirine değinilmediğini, müşterek ve müteselsilen imzaladıkları için iş bu nakdi ve gayri nakdi alacakların hepsi için sorumlulukları bulunduğunu, davanın tümden kabulü gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın davalı müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 742.122,03 TL asıl alacak, 771.958,00 TL işlemiş faiz, 38.597,90 TL BMSV, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, ve 629,20 TL masraf olmak üzere toplam 1.554,062,13 TL nakit alacak, 2.225,00 TL gayri nakti alacak yönünden 09.10.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak ....Noterliğinin 19.09.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, 13.09.2012 tarih ve 500.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesi, 26.01.2015 tarih ve 550.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesinin gösterildiği, ödeme emrinin davalılara 14.10.2020 tarih ve 15.10.2020 tarihlerinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından 16.10.2020 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. TBK'nın 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Somut olayda davacı, genel kredi sözleşmelerinden doğan borcun ödenmemesi üzerine müteselsil kefiller aleyhine başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine eldeki davayı açmış olup dosya kapsamına göre, davacı ile davalı asıl borçlu şirket arasında 13.09.2012 tarihinde 500.000 TL limitli, 26.01.2015 tarihli ve 550.000 TL limitli iki ayrı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılardan ... ve ...'ın 1.050.000 TL limitle, davalı ... ve ...'ın 550.000 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefalet sözleşmesinin el yazısıyla, miktar belirtilerek imzalandığı, buna göre TBK'nın 583/1 maddesine göre davalı gerçek kişinin müteselsil kefaletinin geçerli olduğu görülmektedir. Davacı banka sözleşme kapsamında kullandırılan kredi geri ödemelerinin yapılmaması üzerine 17.09.2018 tarihinde hesabı kat ederek davalılara ....Noterliğinin 19.09.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı kat ihtarnamesini göndermiş, kat ihtarnamesinde 734.821,06TL nakti, 65.600.00 TL gayri nakti alacağın alacağın ödemesini talep etmiş, kat ihtarnamesi davalılara 1.09.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, davalılar 23.09.2018 tarihinde temerrüte düşmüştür. Mahkemece, bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca davanın davalılar ... ve ...yönünden kabulüne ve takibin aynı şartlarla devamına; davalılar ... ve ... yönünden nakti alacağın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili, davanın davalılar ... ve ... yönünden de tam kabulü gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Yukarıda da ifade edildiği gibi bu iki davalının 13.09.2012 ve 26.01.2015 tarihli genel kredi sözleşmelerine 550.000 TL limitle müteselsil kefil oldukları dosyaya sunulan genel kredi sözleşmesi ve ve kefalet sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Bu sebeple bilirkişilerce, ... ve ... yönünden kefalet limitiyle sınırlı olarak hesaplama yapılması yerinde olup mahkemece de bu hesaba dayalı olarak adı geçen davalılar yönünden talep edilen nakti kredi alacağının kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Davalılar ... ve ... tarafından imzalanan kefalet sözleşmelerinin 1.maddesi incelendiğinde müteselsil kefillerin gayri nakti alacaktan sorumlu olacaklarına dair bir hüküm bulunmadığı, Yargıtay uygulamasına göre müteselsil kefillerin gayri nakti alacaktan sorumlu olması için sözleşmede açık düzenleme bulunması gerektiği, ancak somut olayda bu yönde bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşıldığından davanın nakti alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Karar davacı vekilince istinaf edilmiş olup, davalılar ... ve ...'ın istinaf talebi olmadığından, bu davalılar bakımından gayri nakdî alacak bakımından inceleme yapılmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 570,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!