Anahtar kelimeler: Avmdeki Çıkınca Gizlice Mağazasında Götürdüğü İşlenmiş Evinde İkrar Marifetiyle Zamanlarda
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E. ████████ K.
SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan şirketin ... AVM'deki mağazasında satış sorumlusu olarak çalışan sanığın, iş yerindeki bazı ürünleri değişik zamanlarda gizlice alıp götürdüğü, olay ortaya çıkınca suçunu ikrar edip evinde bulundurduğu ürünleri kolluk marifetiyle katılana iade ettiği, böylece zincirleme şekilde nitelikli hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği, yapılan yargılama sonunda Mahkemece eylemlerin zincirleme şekilde işlenmiş hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabul olunduğu olayda;
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede,
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Her ne kadar Mahkemece, iş yerinde 23.000,00 TL stok açığının bulunduğu ve sanığın aldığı ürünlerin bir kısmını iade etmeyip elden çıkarmak suretiyle paraya çevirdiği, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına katılanın muvafakat etmediği gerekçe gösterilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 168. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, sanık aşamalardaki savunmasında, atılı suçu ikrar ederek eşyaları iş yerinden nasıl çıkardığını anlattığı ve olay günü mağaza müdürü kendisini çağırdığında yanında polisi görünce aldığı eşyaların tespit edildiğini anladığını, iş yerinden alıp evine götürmek üzere başka bir mağazanın deposu önündeki acil girişine koyduğu eşyaları gösterdiklerini, gösterilen eşyaları kendisinin aldığını doğrulayıp mağazadan aldığı eşyaları evinde bulundurduğunu polise kendisinin söylediğini, bunun üzerine evinde arama yapıldığını ve eşyaların yerini polise göstererek kendisinin teslim ettiğini, eşyaları ticari bir amaç ile almadığını, kullanmadığını, satmadığını, hediye vermediğini, etiketli ve barkotlu şekilde iade ettiğini, aldığı malzemeleri evinden başka bir yere koymadığını savunmuş olup 19.07.2014 tarih ve 21:00 saatini havi kolluk tutanağı ile eşyaların kutulu ve bozulmamış vaziyette tespit edilerek katılan şirket adına mağaza müdürüne teslim edildiğinin toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanığın aldığı tüm eşyaları iade ettiğine yönelik savunmasının aksine, bir kısım eşyaları iade etmediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, hakkında 5237 sayılı TCK'nin 168/1 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle anılan hükmün uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!