Anahtar kelimeler: Markadan Yidk Sınai Sınıflar İbareli Markanın Fikri Aşnin Bankası Ret
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
:████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
:Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
:Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
:████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... ..." ibareli markanın 35... . sınıflar kapsamında tescili talebine davalılar ... Bankası ile ... Sigorta A.Ş.'nin itirazı sonrasında bir kısım mal ve hizmetin markadan çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, taraf markalarının bulundurdukları ibareler, oluşturuluş biçimleri, içerdikleri görseller ve yazı tipleri itibariyle farklı olduklarını, yine telafuzlarındaki farklılık nedeniyle işitsel bir benzerlikten de söz edilemeyeceğini, “... ...” markasının ayırt edicilik bakımından bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, "..." ibaresinin markaya ayırt edicilik kattığını, Türk kültürünün bir parçası olan, herkes tarafından kullanılan "..." ibaresinin davalıların tekeline bırakılamayacağını, ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanın da yer aldığını ve dolayısı ile tescile gerek kalmadan korunması gerektiğini ileri sürerek YİDK'in 2022-M-4326 sayılı kararının iptali ile ██████████ sayılı marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davaya konu markanın "..." ibaresi ile başlaması nedeniyle markalar arasında ayniyete varan görsel, işitsel ve kavramsal bir benzerliğin söz konusu olduğunu, müvekkilinin markasının 36. sınıfta yer alan hizmetleri ile davalının markasının kapsamında bulunan 36. sınıftaki hizmetlerin aynılık/benzerlik içerdiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "... ..." ibareli markasının koruma altında bulunduğunu, müvekkilinin bu markayı taşıyan kredi kartları ile tarımsal faaliyetlerde ihtiyaç duyulan tohum, fide, gübre, zirai ilaç, mazot (akaryakıt), yem, tarımsal ekipman vb. harcamaların finansmanını amaçladığını, davacının "..." esas unsurlu markasının müvekkilinin yoğun kullanım ve reklam faaliyeti ile bilinir hale getirdiği markası ile iltibas teşkil edecek kadar benzerlik arz ettiğini, davalının bu kullanımının müvekkilinin markasının itibarının zarar görmesine ve ayırt edici karakterinin zedelenmesine neden olacağını, taraf markalarının benzer ve ilişkili türden emtia ve hizmetleri kapsadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının esaslı unsurunu oluşturan “...” sözcüğünün Türkçe’de “birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi” yerleşik anlamını haiz, anlamı herkes tarafından bilinebilecek, kullanımı yaygın ve yarattığı algı aynı olan, ayırt edici niteliği ... ibare niteliğinde bulunduğu, bu tür ... ibareleri marka olarak seçen kişilerin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmesi gerektiği, davalı bankanın başta “... ...” olmak üzere “...” ibaresini içeren markalarının bankacılık sektöründeki ürün ve hizmetlerde Türkiye geneline yaygın, yoğun ve ciddi kullanım ve tanıtımı neticesinde, belirli bir ayırt edicilik kazandığı, bankanın “...” ibareli seri marka yarattığı, bunun sonucunda markalar arasındaki benzerliğin/ortaklığın dikkat çekici hale geldiği, davacının markasında “...” ibaresinin redde mesnet markalarda olduğu gibi yerleşik anlamı haiz başka kelimelerle aynı kompozisyonda kullanıldığından davalı bankanın “...”li markalarının serisinin bir devamı olarak algılanabileceği, markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal ve genel kompozisyon itibariyle benzerlik bulunduğu, her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından "karşılaştırılan markalar arasında, 35. Sınıf altındaki genel mağazacılık hizmetleri haricinde kalan, 35... . sınıflara giren tüm hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin (kısmen) bulunduğu" belirtilmiş ise de anılan nedenlerle taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin yanında mal ve hizmetler bakımından emtia ayniyeti/benzerliği şartı da gerçekleştiğinden karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortalama tüketicilerin, dava konusu başvuruyu davacının seri markalarından biri olarak algılayabilecekleri gibi başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı bulunduğunu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeler tarafından piyasaya sunulan hizmetler olduğunu düşünebilecekleri, bunun da karıştırılma tehlikesinin kabulü için yeterli bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik olmadığı iddiasında dayanan YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!