Anahtar kelimeler: Ziyanların Tahmiline Firmaya Rakamın Marifetiyle Niyet Cari Yazildiği Euro İyi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: Davanın kabulü ile sözleşmeye aykırılıktan doğan zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak belirsiz alacağın belirli hale getirildikten sonra ortaya çıkan rakamın davalıdan alınarak müvekkili firmaya ödenmesine karar verilmesine, tüm yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı firmaya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: davanın esastan reddine, aksi takdirde ise müvekkili şirketin 58.667,59 Euro cari hesap alacağı ile dava konusu sözleşmeden ve iyi niyet sözleşmesinden kaynaklı olarak uğradığı zarar ve ziyanların bilirkişi marifetiyle tespit edilip hesaplanmasını ve davacı şirketten tahsiline, davacı şirket kötü niyetli olarak hareket ettiğinden, aleyhine, talep konusu meblağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı tazminat davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arsında imzalandığı ihtilafsız olan █████/2021 tarihli 2.6MW Biyokütle Elektrik Üretim Santrali Mühendislik Tedarik İmalat Montaj Sözleşmesi kapsamında davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığı ve üzerine düşen edimleri yerine getirmediği iddiasına dayanan sözleşmeden kaynaklı zararların tazmini istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı vekiline cevap dilekçesinde ibraz ettiği iş takip ilerleme raporu, yakıt uygunsuzluk raporu, yakıt sistemi besleme raporu, sorun ve taleplere verilen cevap raporu, işletme hataları ve yakıt uygunsuzluk raporu, kum cüruf sistemi ile ilgili raporların asıllarını ve bu raporların davacıya bildirildiğine ilişkin delillerini ibraz etmek üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde yukarıda yer verilen bilgi ve belge asıllarının ibraz edilmemesi veya bu konuda kabul edilebilir bir mazeret bildirilmemesi halinde bu belgelere delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davalı tarafça ibraz edilen belgeler dosya arasına alınmıştır.
Mahkememiz dosyası taraflar arasındaki "Biyokütle Yakıtlı 2.6 Mwe Enerji Santrali Mühendislik, Tedarik, İmalat, Montaj, Devreye Alma Sözleşmesi" kapsamında davalı tarafça sözleşme kapsamında edimlerine yerine getirilip getirilmediği, varsa eksiklerin-ayıpların hangi sebeplerden kaynaklandığı, sözleşme kapsamında davalı tarafça edimler yerine getirilmemiş ise davalı tarafın cevap dilekçesinde iddia ettiği şekilde davacı tarafın bir kusurunun bulunup bulunmadığı, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenerek dava konusu sözleşme nedeniyle alacak - borç durumunun tespit edilmesi, neticeten sözleşme kapsamında her iki tarafın üzerine düşen edimleri yerine getirip getirmediği, varsa davacının sözleşme kapsamında talep ettiği zarar miktarının belirlenmesi amacıyla Biyokütle Yakıtlı Santraller alanında uzman makine mühendisi bilirkişi, bir elektik mühendisi bilirkişi ve bir SMMM bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; makina mühendisliği yönünden değerlendirmede, sistemin sözleşme süresinde tesliminin yapılıp yapılmadığı değerlendirildiğinde yapı ruhsatı onayının █████/2021 tarihinde geç verilmesi nedeniyle saha imalatı, montaj ve kurulumu geç başlanması ile sistemin sözleşmede belirtilen süresi içinde teslimi yapıldığı kanaatinin oluştuğunu, YEKDEM sistem kabul onayı █████/2022 tarihi sonrası, akışkan yatakta uygun özellikte biyoyakıt kullanılmaması ve beslemesinin düzgün yapılması sistemin çalışmamasına, arızaya geçmesine ve elektrik üretememesine neden olduğu değerlendirilmiş ve sistemin teslimi sonrası santralin işletme yükümlülüğünü üzerine alan davacı ...'un uygun özellikte biyoyakıt kullanılmaması ve beslemesinin düzgün yapılmasından kendisinin sorumlu olduğu görüşüne varıldığını, bu nedenle davacı ... 01.10.2022 tarihinde YEKDEM tarafından geçici kabul yapıldıktan sonra 30.05.2023 tarihine kadar geçen sürede enerji santralinin elektrik üretememesinin kendisinin sorumlu olduğu anlaşıldığını, davacı ....'un zarar talepleri değerlendirildiğinde, sözleşmenin 1.4 maddesine olan saha montaj vinçleri mevcut olmadığını, ünite montaj ve bakımları için takılması mutlaka gerekli olduğunu, bunun davalı tarafından yerine getirilmesi veya bedelinin davacıya iadesi gerektiğini, davacı ...'un zarar talepleri değerlendirildiğinde, sözleşmenin 2.4 maddesine olan türbin bypass sistemi mevcut olmadığını, türbin güvenliği için takılması mutlaka gerektiğini, bunun davalı tarafından yerine getirilmesi veya bedelinin davacıya iadesi gerekli olduğunu, davacı ...'un zarar talepleri değerlendirildiğinde, sözleşmenin 3. Maddesine olan torbalı filtre sistemde takılı olmadığını, takılması baca gazı temizliği için mutlaka gerektiğini, bunun davalı tarafından yerine getirilmesi veya bedelinin davacıya iadesi gerekli olduğunu, Elektrik Mühendisliği Yönünden Değerlendirmede, Keşif sırasında da yerinde görüldüğü üzere, Step Up transformatör, kablolama, pano ve özel teçhizatları ile birlikte davacının yaptığı 36.000 USD ödemeyi davalıdan talep edebileceğini, makine bilirkişisinin değerlendirmelerinde sistemin 01.10.2022 tarihinde YEKDEM tarafından geçici kabul yapıldıktan sonra 30.05.2023 tarihine kadar geçen sürede enerji santralinin elektrik üretememesinden davacı tarafın kendisinin sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup, keşif günü yapılan konuşmalarda kayıt altına alınmış ve .... sistemine dahil edilmiş, üzerinde işlem yapılabilecek bir üretim kaydının olmadığını, elektrik mühendisi bilirkişinin görüşüne sunulamadığını, davacı taraf, anahtar teslim sözleşmeye göre sistemin yönetmeliklere ve sözleşmeye uygun şekilde elektrik üretememesinin kusurunun kendilerinde olmadığını, santralin her alt biriminin kendi aralarında ve üst birimlerle uygun şekilde çalışmasını davalı tarafın tesis etmekle yükümlü olduğunu, eğer, sistemin kayıt altına alınabilecek elektrik enerjisi üretememesi davacı tarafın kusuru olacak şekilde uygun yakılacak pelet ve benzeri hammadde olduğu kesin olarak altına alınacak ise davacının elektrik enerjisi üretilememesinden dolayı herhangi bir zararından söz edilemeyeceğini, ancak, aksi durumda ilk imza altına alınan sözleşmeye uygun olarak detayları rapor içinde verildiği şekilde davacı tarafın dava tarihi itibariyle 52.061.432,40-TL maddi zararının meydana geldiğini, Mali Yönden Değerlendirmede; davacının 6102 sayılı TTK m. 64/3 ve VUK m. 182'ye göre bilanço esasına tabi olduğunu, davacının dava konusu cari hesap ilişkisini kapsayan ticari defterlerinin fiziki olarak tutulduğunu, yevmiye ve kebir defterinin ilgili yıl açılış tasdiklerinin ve yevmiye defteri kapanış tasdikinin zamanında yaptırıldığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadığını, ticari defterlerinin HMK m.222 gereğince davacı lehine delil takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, Mahkeme tarafından takdir edilmesi halinde davacı taraf ticari defterlerinin talimat yoluyla incelenebileceğini, davalının 6102 sayılı TTK m. 64/3 ve VUK m. 182'ye göre bilanço esasına tabi olduğunu, davalının dava konusu cari hesap ilişkisini kapsayan ticari defterlerinin elektronik ortamda yevmiye ve kebir defterinin ilgili yıl e-defter beratlarının zamanında ticari defterlerinin HMK m.222 gereğince davalı lehine takdirinin Mahkemede olduğunu, dava konusu sözleşme bedelinin 1.900.00-Euro olduğunu, davalı tarafından davacıya 1.445.000-Euro, 190.000-Euro ve 265.000-Euro olmak üzere toplam 1.900.000-Euro tutarında 3 adet fatura düzenlendiğini ve ticari defterlere kaydedildiğini, davacı tarafından 1.445.000-Euro ve 190.000-Euro olmak üzere toplam 1.635.000-Euro tutarındaki 2 adet faturanın ticari defterlere kaydedildiğini, 265.000-Euro tutarındaki faturanın ise ticari defterlere kaydedilmediğini, buna ilişkin ispat yükünün Mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 1.046.990,40-TL alacaklı olduğunu, davalı ticari defterlerine göre davalının davacıdan 1.169.532,48-TL alacaklı olduğunu, her iki cari hesap arasındaki farkın 2.216.522,88-TL olduğunu, iş bu farkın, kayıtlara alınmayan fatura (265.000-Euro karşılığı 2.973.697,50-TL) ve iade edilen çek bedelleri (291.893,90 TL) ile kur farkı vd. nedenlerden kaynaklandığını bildirmişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi, yapı ruhsat onayı ve kurulumun geç başlaması yönünden değerlendirme yapılması, kök raporda yer verilen saha montaj vinçleri, türbin bypass sistemi ve torbalı filtrenin dava ve sözleşme tarihi itibariyle değerlerinin sözleşme hükümleri de nazara alınarak belirlenmesi amacıyla dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi heyetine bir inşaat mühendisi ve bir borçlar hukukçusu bilirkişi eklenmek suretiyle heyet halinde rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; ...'un zarar talepleri değerlendirildiğinde, sözleşme'nin 1.4 maddesinde olan saha montaj vinçleri mevcut olmadı. sözleşmede fiyatının belirtilmedi saha montaj vinç fiyatının belirlenmesi için ne kadar ve hangi hacimde yük kaldıracağını, hangi marka ve tipte olması gerektiğinin açıklanması gerektiğini, bu bilgiler olmadan bilirkişilerce fiyatının belirlenemeyeceğini, dolayısıyla bu tesisin montajına uygun özelliklerde saha montaj vincin davacı tarafından belirlenerek ve ilgili şirketlerde 3 teklifin alınarak dava dosyasına sunmaları halinde bilirkişi heyetimizce bedelinin belirlenebileceğini, davacı ...'un zarar talepleri değerlendirildiğinde, sözleşme'nin 2.4 maddesine olan türbin bypass sistemi mevcut olmadığının tespit edildiğini, bu maddede belirtilen 32.000-Euro fiyatının piyasa rayicinde görüldüğünü, davacı ....'un zarar talepleri değerlendirildiğinde, sözleşmenin 3.maddesinde olan torbalı filtre sistemde takılı olmadığının tespit edildiğini, ilgili madde de fiyat belirtilmediğini, bu filtrenin fiyatının belirlenmesi için, atık gaz debisi, sıcaklığı ve partikül tutma verimi ve tutulması istenen partikül büyüklüğünün bilinmesi gerektiği ve ayrıca seçilecek filtrenin çalışma tekniğinin nasıl olduğunun belirlenmesi gerektiği bu hususta dava dosyasında bilgi olmadığını, en doğru yöntemin bu tesisi kuran şirketin sağlayacağı teknik bilgilerle birlikte belirlenecek tekniğe uygun olarak piyasada olan üretici şirketlerden en az 3'ünden alınacak teklifin dava dosyasına sunulması halinde bilirkişi heyetimizce rayiç fiyatı belirlenebileceği yönünde bir görüşe varıldığını, davacı tarafça 2,6 MWe çıkış elektriksel gücüne göre hesap yapılması istenmiş ise de, bu ve benzeri elektrik santrallerin hiçbir zaman sözleşmede belirtilen elektriksel güce göre çıkış vermesi, başka bir deyişle elektrik sistemine bu güçle orantılı elektrik enerjisi vermesinin mümkün olmadığını, elektromekanik sistemde senkron generatör verimi her ne kadar yüksek (%90 nın üzerinde) olsa de mekanik kısımlarda verim düşük olabileceği gibi, sisteme sürekli olarak pelet yüklemesi ve sürekli olarak ısı enerjisinin aynı düzeyde tutulması mümkün olmayıp, çıkış elektrik enerjisinin gün içinde değişimlere uğrayacağını, bu nedenle santral çıkışına sayaç konulup burada kaydedilen enerjiye göre fatura düzenlendiğini, YEKDEM'e kayıtlı olup elektrik enerjisi üreten santrallerin hiçbirinin çıkış enerjilerinin olabilecek maksimum değerlerine olmadığı dolayısıyla elektrik mühendisliği konuları açısından kök raporda değiştirilecek, ilave veya çıkartılacak bir husus olmadığını, davaya konu enerji santralindeki yapılara ait yapı ruhsatlarının ilgili belediyeden alınması sorumluluğunun (sadece işlemleri davalı yüklenici Siterm şirketi tarafından takip edilecek şekilde) davacı işveren ... şirketine ait olduğunu, enerji santralindeki inşaat ve imalatın yapılabilmesi için ön şart olan yapı ruhsatlarının (davacı işveren ... şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine) ilgili belediye tarafından ancak 22.06.2021 tarihinde verilmiş olduğu ve de sıralanan tüm bu sebepler ile davanın tarafları arasında imzalanan sözleşme gereğince sözleşme süresi olan 4 ay, 10 günlük sürenin inşaat ve imalatın yapılabilmesi için ön şart olan yapı ruhsatlarının alınma tarihi olan 22.06.2021 tarihinden itibaren başlatılması gerekeceğini ve taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği sistemin devreye alınıp, bakanlığa kabule hazır hale getirilmesi gereken son tarihin 22.06.2021 + 4 ay, 10 gün = 01.11.2021 tarihi olarak hesaplanabileceğini, sözleşmenin 5. maddesi gereği davalı yüklenici ... Sanayi Şirketi tarafından davacı işveren ... şirketine ödenmesi gereken gecikme cezasının 01.11.2021 - 01.10.2022 tarihleri arasında 91.200 Euro (KDV hariç) olarak hesaplandığı ve sözleşme bedelinin yüzde beşi olan 95.000 Euro tutarı aşmadığını, sözleşmenin 3 ve 5. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde yapı ruhsatının iş sahibi davacı şirket tarafından alınacağını, davalı yüklenici tarafından da takip edileceğinin kararlaştırıldığını, yapı ruhsatının iş sahibi davacı tarafından alınması gerektiğinden ve inşaat ruhsatı işlemleri kamu düzenine ilişkin olduğundan davacı tarafça sözleşmenin 5. Maddesindeki sürenin 31.05.2021 tarihini aşamayacağı düzenlemesine dayanılamayacağını bildirmişlerdir.
Dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek sunulan belgeler ve tarafların hukuki nitelikte olmayan teknik itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanzimine karar verilmiş olup, düzenelenen █████/2025 tarihli ek raporda özetle; Dava konusu torbalı filtrenin sözleşmenin 3. maddesi kapsamında sistemde mevcut olmadığı kök raporda tespit edilmiş olup, ancak filtrenin bedeli sözleşmede tanımlanmadığından sağlıklı bir fiyat tespiti yapılabilmesi için öncelikle uygun filtre seçiminin yapılması, bu seçimin ise sistemdeki gaz debisi, gaz sıcaklığı, tutulması gereken partikül boyutu, hedeflenen partikül tutma verimi ile filtrenin hangi çalışma prensibine göre tasarlanacağına ilişkin teknik verilerin belirlenmesini gerektirdiğini, bu teknik parametreler dava dosyasında bulunmadığından, tesisi kuran firmadan temin edilecek bilgiler doğrultusunda uygun filtre tipinin netleştirilmesi ve üretici firmalardan üç adet karşılaştırılabilir teklif alınarak dosyaya sunulması hâlinde bilirkişi heyetince rayiç bedelin hesaplanabileceği değerlendirileceğini, bu kapsamda davacı tarafından sunulan torbalı filtreye ilişkin güncel tarihli proforma fatura incelenmiş ve piyasa değerleriyle birlikte yapılan değerlendirme sonucunda torbalı filtrenin bedelinin 1.250.000,00-TL (KDV dâhil) olduğu kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; Trafo (...) ilişkin 100-TL olan talebini dava tarihi itibariyle (1$=19.10-TL) 36.000,00 $ = 687.600,00 TL'ye, filtre bedelinin dava tarihinde talep edilen 100-TL harca esas değerini dava tarihi itibariyle (1€=20.70-TL) 30.000,00€ = 621.000,00-TL'ye, Türbin Baypas Sistemi bedelinin dava tarihinde talep edilen 100-TL harca esas değerini dava tarihi itibariyle (1€ =20.70-TL) 32.000,00€=662.400,00-TL'ye, dışarıdan vinç getirilmesi sebebiyle şirket için oluşan ek maliyetin ve tavanın kırılması sebebiyle oluşan zararın tazmini talebini 4500-TL'den 1.200.000,00-TL'ye, sözleşme gereğince teslim edilmesi gereken █████/2021 tarihte teslim edilememiş olması ve █████/2022 tarihinde teslim edilmiş olması nedeniyle arada geçen sürede tesisin çalışmaması nedeniyle oluşan gelir kaybına ilişkin dava tarihi itibariyle istenilen 500,00-TL talebini 26.039.571,84-TL'ye yükselttiğini beyanla ıslah harcını da yatırmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, alınan raporlar ve sözleşme kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; 2.6.... Elektrik Üretim Santrali Mühendislik Tedarik İmalat Montaj Sözleşmesi'nin imza altına alındığı ihtilafsızdır. İşbu sözleşmenin içeriği nazara alındığında uyuşmazlığın çözümünde eser sözleşmesine ilişkin hükümlerin irdelenmesi gerekmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.
Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.
Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir.
Bilindiği gibi açık ayıp meydana gelen eserde basit bir muayene ile ve çıplak gözle tespit edilebilen ayıplardır. Açık ayıplarda iş sahibi, eserim tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirip varsa açık ayıpları tespit ve ayıpları uygun süre içerisinde iş sahibine bildirmek zorundadır. Eski Borçlar Kanunu ve yeni Türk Borçlar Kanunu'nda muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup işin niteliği ve olayın özelliği ve imal edilen şeyin büyüklüğü, genişliğine göre süreler farklı olacak ve olayın niteliğine göre belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi iş sahibi bizzat yapabileceği gibi 818 sayılı Borçlar Kanunu 359/2 ve Türk Borçlar Kanunu 474/2 maddesi hükümlerine göre mahkeme aracılığı ile tespit ettirebilir.
Açık ayıplarda iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.
Gizli ayıp ise eserde basit bir muayene ile tespit edilemeyen, çıplak gözle görüşüp saptanamayan, kullanım sırasında ortaya çıkan veya kullanım sırasında gelişen bir durum nedeniyle ortaya çıkan ayıplardır. Bu ayıplarla ilgili BK 359/1, TBK 474/1 maddelerindeki makul sürede muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Ancak BK 362/3 ve TBK 474/3 maddeleri hükümleri gereğince eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bildirmezse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilmek suretiyle gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etme yükümlülüğünü yüklemiştir.
Gerek 818 sayılı BK gerekse 6098 sayılı TBK'da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye ihbarının şekli ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılmış olması ihbar kolaylığı sağlar ise de sözleşmede veya eklerinde bu husus kararlaştırılmamışsa taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille, tanık beyanı ile de ispatlanabileceği Yargıtay tarafından içtihatlar ile kabul edilmiştir. ( Örn. Yargıtay. 15 H.D █████/2011 █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı )
Ayıbın varlığı ve ihbarı bir itiraz niteliğinde olmayıp ancak taraflarca ileri sürülmesi halinde değerlendirilebilecek bir defi niteliğindedir. Taraflarca usulüne uygun olarak süresi içerisinde ileri sürülmedikçe ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığının Mahkeme tarafından re'sen gözetilmesi mümkün değildir. ( Örn. Yargıtay 15 H.D. █████/2016 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı )
Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Bu seçimlik hakların dışında ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması halinde iş sahibinin genel hükümlere göre diğer zararlarını isteme hakkı vardır.
Uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında eksik iş, eser sözleşmelerinde yapılıp teslim edilen eserde yapılması kararlaştırılan bazı iş ve işlemlerin yapılmamış ya da olması gereken işlerin yapılmamış olması şeklinde tanımlanmaktadır. Özel hüküm bulunmamakla birlikte Yargıtay içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde işin eksik ifası sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilmekte ve TBK 112. maddesi ( BK 96 ) gereğince borcun ifa edilmemesinin sonucu zararın istenebileceği kabul edilmektedir. Burada istenebilecek zarar da eksik işlerin giderim bedeli olup, olumlu zarar kapsamındadır.
Eksik işlerin giderim bedelinin tespit edilebilmesi için eseri teslim alırken itirazi kayıt konulmasına ( eksik işlerin giderim bedelinin saklı tutulmasına ) gerek yoktur. İş sahibi zamanaşımı süresi içerisinde eksik işlerin giderim bedelinin talep edebilecektir.
Eksik işlerin giderim bedeli olarak talep edilebilecek miktar da eksik bırakılan işlerin mahalli piyasa rayiçleri ile giderim bedeli kadar olacaktır. Eksik işlerin giderim bedeli ile ilgili alacak teslimle istenebilir hale geldiğinden, iş sahibi teslimden itibaren makul süre içerisinde eksikleri tespit edip talep etmelidir. Aksi halde zamanaşımı süresi içerisinde eksik işlerin giderim bedelini talep edebilir ise de; davayı gecikerek açması nedeniyle giderim bedelinin artmasına sebep olacağından haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler sözleşmeye aykırılık halinde de uygulanacağından TBK 114/2 yollaması ile 52/1 maddesi gereğince giderim bedeli dava tarihine göre değil, teslimden itibaren tespit ve dava açmak için teslim tarihine eklenecek makul süre sonundaki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek ve ödenecektir.
İşbu açıklamalar kapsamında davacının iddialarının değerlendirilmesinde; davacı tarafın iddailarının sözleşme kapsamında takılması gereken Step-Up trafosunun arızalı olduğu, garanti kapsamında değiştirilmesi gerektiği, torbalı filtrenin takılmadığı, türbin bypass sisteminin kurulamadığı, türbin tavan vincinin 10 tonluk yapılmadığı ve sözleşmenini zamanında ifa edilmemesi nedeniyle kazanç kaybına uğranıldığı hususlarına dayanmaktadır.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından sözleşmeye konu tesisler incelenmiş, yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere dava ve keşif tarihi itibariyle sözleşme 1.4 maddesinde yer alan saha montaj vinçlerinin mevcut olmadığı, yine sözleşmenin 2.4 maddesinde yer alan türbin bypass sisteminin mevcut olmadığı, sözleşmenin 3. Maddesinde yer verilen torbalı filtre sisteminin takılı olmadığı ve yine sözleşmenin 4.2 maddesine göre takılması gereken Step-Up trafonun arızalı olmasına rağmen değiştirilmediği, davacı tarafın satın aldığı yeni trafo ile tesisi çalışır hale getirdiği sabittir.
Bu haliyle davalı tarafın sözleşmede yüklenici sıfatıyla yer verilen işbu eksikler nedeniyle borcu eksik ifa ettiği, işbu hususların eksik iş kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizce taraf vekillerine işbu eksikler yönünen emsal ve rayiç değer tespiti amacıyla piyasadan temin edecekleri teklifleri ve ilgili ürünlere ilişkin piyasa rayiçlerine ilişkin bilgi ve belgelerini ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde ibraz edilen belgeler kapsamında bilirkişilerden ek rapor tanzimi istenmiştir.
Alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere sözleşmenin 2.4 maddesinde yer alan türbin bypass sistemi 32.000,00 Euro piyasa rayicinin bulunduğu, sözleşme 1.4 maddesinde yer alan saha montaj vinçlerinin yönünden 1.200.000,00 TL bedelin piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu, yine sözleşmenin 3. Maddesinde yer alan torbalı filte sistemi yönünden 1.250.000,00 TL bedelin piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu, bunun yanında davacı tarafın arıza nedeniyle piyasadan temin ettiği Step-Up trafonun davacı tarafından ödenen bedelin 36.000,00 USD olduğu sabittir.
Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yer verilen bu hususların eksik iş kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı yüklenicinin işbu eksiklikler nedeniyle edimlerini eksik ifa ettiğinin kabulü gerektiği, davacı iş sahibi tarafından eksik işlere ilişkin bedellerin talep edilmesinin yerinde olduğu görülmekle, davacı tarafın ıslah dilekçesi doğrultusunda taleplerle bağlı kalınarak 3.171.000,00 TL bedel yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında bir diğer talebi sözleşme kapsamındaki edimlerin davalı iş sahibi tarafından teslim edilmesi gereken tarihte teslim edilmemesi nedeniyle kar / gelir kaybına uğradığı iddiasına dayanmaktadır.
Bilindiği üzere ifa yerine geçen olumlu zararın istenmesi durumunda, yanlar arasındaki sözleşme yürürlükte kalır, ancak alacaklı sözleşmenin aynen yerine getirilmesi isteminden derhal vazgeçtiğini borçluya bildirerek onun yerine olumlu zararının ödetilmesini ister ve kusuru ile temerrüde düşen borçlu da BK’nın 96 ve devamında yer alan maddeler gereğince alacaklının olumlu zararını tazminle sorumlu tutulur. Burada alacaklının isteyebileceği olumlu zararının konusu ifadaki çıkarı, yani sözleşmede yüklenilen edimin tümüyle yerine getirilmesi halinde elde edeceği yarardır. Olumlu zarar tutarının tesbitinde ise yüklenilen edimin yerine getirilmesi gereken tarih esas alınır. Başka bir anlatımla zarar, borçlunun temerrüde düştüğü güne göre hesaplanır. Arsa sahibince anılan seçimlik hakkın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri sahasında mevcut davadaki şekliyle kullanılması durumunda ise, arsa sahibine isabet eden bağımsız bölümlere ilişkin arsa paylarının veya olaydaki gibi temlikini taahhüt ettiği bakiye arsa payının davalı yükleniciye devri karşılığında o bölümlerin teslimi gereken tarihteki bitmiş haldeki rayiç bedeline hükmedilir. Daire’mizin yerleşen uygulaması da ifade edilen doğrultudadır. (Y.15.H.D. 18.03.1998 T., ███████ E., █████████ K., 14.10.2005 T., █████████ E., █████████ K.,). Yine bu kapsamda iş sahibi bu seçimlik hakkını kullandığında olumlu zararlar tazmin ettirilmiş olacağından eksik ve ayıplı işlerin giderimi bedeli sözleşmede aksi hüküm yok ise gecikme tazminatı ve ifaya ekli cezai şart alacaklarının talep edilmesi mümkün değildir.
Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşme kapsamında tarafların sözleşmeden dönme ya da fesih iradesinin bulunmadığı, dava dosyasına bunun aksi bir iradenin yansıtılmadığı, sözleşmenin halen ayakta olduğu, sözleşmede taraflarca gecikme cezasının kararlaştırıldığı ancak davacı tarafın dava dilekçesindeki talep ve iddialarının gelir kaybına yönelik olduğu, gecikme cezası yönünden talebinin bulunmadığı, yukarıda belirtildiği şekilde davacının seçimlik hakkı kapsamında eksik ve ayıplı işlerin giderilerek olumlu zararını tazmin ettiği, işbu talepler yönünden olumlu zarar kapsamındaki gelir kaybı talebinin yerinde olmadığı Mahkememizce kabul edilmiş, işbu talep yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-3.171.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gereken 216.611,01-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL ile ıslah harcı 498.843,55-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 282.412,44-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri olan 216.970,81-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 454.230,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 1.316.395,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı 118.711,00-TL yargılama giderinden kabul oranı (%10,86) ret oranı (%89,14) dikkate alınarak hesaplanan 12.892,02-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%10,86) göre hesap edilen 338,70-TL'sinin davalıdan, 2.781,30-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.
█████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!