Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Maliki Usulden Kaybı Derdestlik İnşaat Yüklenicinin Şartı Arsa Sınırlı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:████████KARAR NO
:████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2025NUMARASI
:████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava; taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kira kaybı alacağının tahsili için davacı arsa maliki tarafından başlatılan icra takibine; davalı yüklenicinin yaptığı, itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın derdestlik dava şartı nedeni ile usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Daha sonra davalı vekili tarafından katılma yoluna ile istinaf talebinde bulunulmuş ise de buna ilişkin harç ve giderleri yatırmadığından davalı yanın katılma yolu istinafı kabul edilmeyerek; incelenmemiştir. Davacı vekili; taraflar arasında 15.11.2016 tarihinde, davacının arsa sahibi, davalı tarafın ise yüklenici olduğu eser sözleşmesi niteliğinde " İnşaat Yapım Sözleşmesi" imzalandığını, akabinde işbu davaya dayanak, icra takibine konu, 05.09.2020 tarihli ek sözleşme ile asıl sözleşmenin, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dönüştürüldüğünü, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile borç ve alacaklar tamamı ile yeni sözleşmeye uyarlanarak değişikliğe uğradığını, iş bu sözleşme uyarınca davacı şirketin, nakdi ödeme yerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği, inşaatın yapılacağı taşınmazın 2/3 payı ve başkaca taşınmazların devri ile edimlerin yerine getireceğinin kararlaştırıldığını, davacının tüm edimlerini yerine getirdiği, 05.09.2020 tarihli sözleşmede inşaatın anahtar teslim tarihi 28.02.2021 olarak gecikme halinde günlük 5.000,00-USD kira kaybı alacağının da arsa sahibi davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlendiğini, bu nedenle başlattıkları icra takibine, davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek; Bakırköy 16.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde: davaya dayanak icra takibinde davacı tarafın 05.09.2020 tarihli Sözleşme uyarınca kira kaybı alacağı talebinde bulunduğunu, kira kaybı tazminatı isteminin dayanağı olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123,124 ve 125. Maddelerinde borçlunun temerrüde düşmesi durumunda, alacaklının borcun ifası ile birlikte gecikme sebebiyle tazminat isteyebileceği seçimlik bir hak olarak öngörüldüğünü, davacı tarafın Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ile taraflar arasındaki 05.09.2020 tarihli sözleşmenin ileriye etkili feshini ve dava konusu taşınmazın 28.02.2020 teslim tarihinden işleyecek kira kaybı alacağını ve 28.03.2020 tarihinden işleyecek ipotek cezası alacağının işbu tarihlerden itibaren başlatılarak taşınmazın davacı adına ipotekten ari bir şekilde tescil tarihine kadar işleyecek temerrüt faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile davalının üstlendiği inşaatın %60 seviyesinde tamamladığının tespit edildiğini, sözleşmenin geçerliliğinin, tarafların sözleşmeye uygun davranıp davranmadığının ve sözleşmenin akıbetinin mezkur dava dosyası kapsamında yapılacak olan yargılama neticesinde ortaya çıkacağını, sözleşmeden dönme durumunda sözleşmenin baştan itibaren geçersiz hale geleceği ve buna bağlı olarak da, sözleşme ile belirlenen fer 'i nitelikteki cezai şart ve diğer taleplerin ileri sürülmesi olanağı ortadan kalkacağını,belirterek; derdestlik itirazının gözetilerek davanın usulden reddine, aksi halde ise mahkemenin görevsizliğine, esas bakımından davanın esastan reddine, takipte ve davada kötü niyeti sabit olan davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın ilk olarak açıldığı Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E, ████████ sayılı, █████/2022 tarihli kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin ücret mukabilinde inşaat yapım sözleşmesi iken daha sonra arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine tebdil edilerek imza altına alındığı, davacının alacak talebine dayanak teşkil eden sözleşmenin işbu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu, her iki tarafın ticaret şirketi olmakla tacir sıfatını haiz olduğu, sözleşmenin tarafların ticari işletmelerini ilgilendirdiği ve davanın nisbi ticari dava niteliğinde olduğu ve asliye ticaret mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği ,gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizce ████████ E., ████████ K., 18.04.2023 tarihli karar ile; davalı vekilinin göreve yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E., ████████ K11.07.2023 tarihli kararı ile;takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği ve harca esas Türk Lirası karşılığının da yazılmadığı anlaşılmakla usulüne uygun icra takibi yapılmadığından ve bu husus yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiğinden davanın İİK. 67 .ve HMK 114-(2) maddeleri uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartıdır yokluğu nedeniyle HMK. 115. maddesi uyarınca usulden reddine, karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizce ███████E., ████████ K.10.09.2024 tarihli kararı ile; Mahkemece ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemesi gerekçesi ile davanın reddinin doğru olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi █████████E., █████████ K., 12.12.2024 tarihli ilamı ile, "alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmemektedir. Ödeme emriyle ilgili 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 60. maddesinde de, alacağın TL karşılığının ödeme emrinde belirtilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Esasen alacağın TL karşılığının gösterilmesi zorunluluğun konuluş nedeni de icra dairesinde takip başlatıldığında borcun dolayısıyla icra harçlarının hesaplanması ile ilgili olduğundan, ödeme emrinde böyle bir kaydın bulunmasına gerek yoktur.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında düzenlenen 05.09.2020 tarihli sözleşme ile, gecikme halinde günlük 5.000,00-USD kira kaybı alacağının da arsa sahibi davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığını, kira kaybı alacağının ödenmediği ileri sürülerek icra takibi başlatıldığı, takip talebinde 991.471,90 USD toplam alacağın takip tarihindeki kur karşılığı 8.377.937,56 Türk Lirası harca esas değer gösterilerek, tahsilinin istendiği görülmektedir. O halde; mahkemece; davacı tarafından takip talebinde talep edilen yabancı paranın Türk Lirası karşılığı gösterilmekle, usulüne uygun icra takibi başlatıldığına göre, işin esası yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile Dairemiz kararının kaldırılmasına kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 29.05.2025 tarihli karar ile; iş bu davanın; █████/2022 tarihinde ikame edildiği, davanın; itirazın iptaline konu edilen Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibin 05.09.2020 tarihli sözleşmede yer alan günlük 5.000 USD tutarlı kira kaybı tazminatına ilişkin olduğu, davacı tarafın, aynı alacağı sözleşmeden dönme iradesini ileri sürdüğü Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamıyla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ sayılı esasına kaydının yapıldığı, iş bu esasın görevsizlik kararı verilerek Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esasına kaydının yapıldığı ve yargılamanın bu esas üzerinden devam ettiği, ayrıca Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasının da bu dosya ile birleştirildiği ve talebin 05.09.2020 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmesinin ileriye etkili olarak feshi ile birlikte tapu iptal ve tescil ve tüm alacak ve zararın tahsili talepli olduğu, davaya konu, takip talebinde de █████/2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesine dayandığı, sözleşmenin geçerliliğinin tespiti ile sözleşmenin feshi taleplerinin geçmişe etkili olarak feshinin de takibe konu alacağın ve sözleşmenin fer-i niteliğindeki alacak kalemlerinin de, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası bakımından değerlendirme yapılması gerektiği, ve o davanın daha önce açıldığı ve kesinleşmediği anlaşılmakla, HMK 114/1-ı ile 115/1,2 maddeleri gereğince, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olduğu, gerekçesi ile davalının derdestlik itirazının kabulü ile HMK 114/1-ı ile 115/1,2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; işbu davanın; Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında 14.09.2021 tarihinde başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, söz konusu icra takibine konu alacağın, taraflar arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan gecikme cezasının (kira kaybı bedelinin) takip tarihine kadar işlemiş kısmına ilişkin olup; bu haliyle muaccel, belirli ve bağımsız bir alacak niteliği kazandığını, icra takibinin başlatıldığı 14.09.2021 tarihi itibariyle, taraflar arasında sözleşmenin feshi veya sözleşmeden dönmeye ilişkin herhangi bir dava olmadığını, sözleşmenin feshi istemine ilişkin davanın, davalı yüklenicinin edimini ifa etmemesi ve inşaatı sözleşmede öngörülen sürelerin üzerinden 10 ay gibi uzun zaman geçmesine rağmen yalnızca %60 seviyesinde bırakması üzerine, 22.12.2021 tarihinde, yani icra takibinden yaklaşık 4 ay sonra açıldığını, bu nedenle mahkemenin derdestlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle; birlikte derdestlikten söz edilebilmesi için; tarafların aynı olması, dava konusunun aynı olması, dava sebebinin aynı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesinin zorunlu olduğunu, somut uyuşmazlıkta ise bu unsurların hiçbirinin birlikte mevcut olmadığını, dava konularının farklı olduğunu, zira huzurdaki davanın; icra takibine konu edilen ve 14.09.2021 takip tarihine kadar işlemiş gecikme cezası (kira kaybı) alacağının tahsiline ilişkin olduğunu, diğer davanın ise; sözleşmenin feshi, tapu iptal ve tescil ile sözleşmenin tasfiyesine bağlı alacak taleplerine ilişkin olduğunu, ayrıca her iki dava dosyasında; alacak kalemleri ve dönemlerinin de farklı olduğunu, huzurdaki icra takibinin 14.09.2021 tarihine kadar işlemiş alacakları kapsadığını, fesih davasında ise: bu tarihten sonraki dönemlere ilişkin zarar ve alacakların ayrıca talep edildiğini ve buna göre harçlandırıldığını, mahkemece daha önce verilen kararın; Yargıtay tarafından bozulduğunu, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğini, bozma doğrultusunda esasa girilerek inceleme yapılması gerekirken, yeniden ve aynı hukuki yanılgıya dayalı şekilde usulden ret kararı verildiğini, davanın esası hakkında inceleme yapılarak nihai kararın Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilmesine, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan 15.11.2016 tarihli "İnşaat Yapım Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan arsa maliki, davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında, 15.11.2016 tarihli "..." ve 05.09.2020 tarihli “15.11.2016 tarihli ...” başlıklı sözleşme akdedilmiştir. Somut olayda; mahkemece her ne kadar iş bu itirazın iptali davasına konu alacağın; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası bakımından değerlendirme yapılması gerektiği, ve o davanın daha önce açıldığı ve kesinleşmediği, HMK 114/1-ı ile 115/1,2 maddeleri gereğince, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olduğu, gerekçesi ile davalının derdestlik itirazının kabulü ile HMK 114/1-ı ile 115/1,2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, karar verilmiş ise de;Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında devam eden davada aynı davacının ındaki 05.09.2020 tarihli sözleşmenin ileriye etkili feshini ve dava konusu taşınmazın 28.02.2020 teslim tarihinden dava tarihine kadar (22.12.2021 tarihine kadar) işleyecek kira kaybı alacağını ve 28.03.2020 tarihinden işleyecek ipotek cezası alacağının işbu tarihlerden itibaren başlatılarak taşınmazın davacı adına ipotekten ari bir şekilde tescil tarihine kadar işleyecek temerrüt faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, bu dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyası ile birleştiği, ████████ E sayılı dosyada aynı taraflar arasında görülen 2 davanın daha birleştirildiği, dosyanın 09.12.2024 tarihinde karara çıktığı, kararın istinaf edilmesi sonucu Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin ████████ E,- ████████ K 09.05.2025 tarihli kararı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın derdest olduğu, davacı yanın iş bu itirazın iptali davasına konu takipte 01.03.2021- 13.09.2021 tarihleri arası günlük 5000 USD kira kaybını talep etmiş iken, Gebze de görülen davada 28.02.2020- 22.12.2021 tarihleri arasındaki kira kaybını talep ettiği, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada sözleşmenin feshi de talep edildiği, her iki davada da iç içe geçen ancak tarih aralıkları farklı olan zaman dilimine ait kira kaybının talep edildiği, bu durumda Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın bekletici mesele yapılması ya da usul ekonomisi gereği birleştirilerek görülmesi gerekirken, mahkemece derdestlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.