Anahtar kelimeler: Bağlarının Akrabalık Çıkma Evli Onların Kız Hissedarı Kardeşi Bağı İhalelerine

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Şirket (şirketin feshi-çıkma )DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya -şirketin feshi ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle ; Şirket ortakları ile müvekkilin arasında akrabalık bağlarının mevcut olduğunu, şirket ortaklarından -------- müvekkilin kız kardeşi ile evli olduğunu, --------- ise kardeşi olduğunu, diğer ortak ---------- de onların kız kardeşi ile evli olduğunu ve müvekkili ile akrabalık bağı olduğunu, müvekkilin ortağı bulunduğu 4 şirketin daha olduğunu , davalı şirketlerin merkezinin mülkiyetinin şirket ortaklarına ait olduğunu, müvekkilin de bu taşınmazın %25 hissedarı olduğunu, davalı şirket ve diğer şirketlerde, devlet ihalelerine girilerek alınan bir çok işin tamamlanarak teslim edildiğini, müvekkilin 2017 yılında ortaklarıyla yaşamış olduğu güven sarsıcı olaylar nedeniyle şirketten ayrıldığını ve şirketlerle hiçbir bağının kalmadığını, akrabalık ilişkileri olan diğer ortaklara şirket ortaklığından çıkmak istediğini bu nedenle genel kurulun toplanmasını talep etmişse diğer ortaklar tarafından yerine getirilmediğini, Hisselerini devretmek istese de devredemediğini, Bu nedenle müvekkil şirketlerin tamamının tasviyesini talep ettiğini, Müvekkilin, şirketlerin aktif mal varlığı ve pasifini rahatlıkla karşıladığını ve geriye kalan miktarın da ortakların hisselerini oranında paylaştırılmasını talep etiğini ancak diğer ortaklar tarafından kabul edilse de sürekli olarak sürüncemede bırakıldığını, Müvekkilin şirketlerden ayrılmasının ardından, şirketlerde aktif hiç bir iş yapılmadığının bilindiğini, Müvekkilin, şirketlerin tasviyesini istese de münferiden müdür olan diğer ortak ---------- şirketleri kapatmak istemediğini, Müvekkilin ısrarları neticesinden şirketlerden biri olan " --------- ŞİRKETİ"'ni, oğlu --------- üzerine aldığını ancak müvekkil ve diğer ortaklara hisseleri oranında hiç bir ücret ödenmediğini, Ayrıca bu şirket adına, ---------- Bankası'ndan alınan teminat mektubuna karşılık şirket merkezlerinin bulunduğu taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu, Ancak ilgili işin bitmesine rağmen yıllardır bu ipotek çözdürülmemiş olduğundan ---------- İcra Dairesi'nde ---------- Esas sayılı İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip açıldığını, Bu açılan icra takibinde UYAP sisteminde, borçlulardan sadece müvekkilin TC numarası girildiğinden, şirket ortaklarından sadece müvekkilin ticari sicili bozulduğunu, bankalardan kredi kartı bile alamadığını, Teminat mektuplarının çözülmesi için her seferinde müvekkil ihtarda bulunsa da, Şükrü Kaya ve diğer ortaklar hiç bir işlem yapmadığını, Ayrıca yine ortakları oldukları " --------- ŞİRKETi"'ni , Münferiden Müdür ---------- kendisinin bulmuş olduğu ---------- isimli kişiye 01.03.2023 tarihinde toplanan genel kurul ile tüm hisseler 500.000,00 TL bedelle devredildiğini, Yine münferiden müdürün, müvekkile hissesi oranında devir bedelinden hiç bir ücret ödemediğini, Müvekkilin ortaklığı, 5 adet şirketten ikisinden bu şekilde sonuçlandığını ancak geriye kalan diğer üç şirketin ortaklığından müvekkil tüm talep ve ihtarlarına rağmen çıkamadığını, Tüm şirketlerin münferiden müdürünün --------- olduğunu, Münferiden müdür, görevinin gereğini yerine getirmediğini, genel kurul toplantı çağrısında bulunmadığını, şirketleri ve ortakları zarara uğratmış, uğratmaya da devam ettiğini. Müvekkilin, münferiden müdürden şirketler hakkında bilgi edinmek istese de; müvekkili bilgilendirmediğini, Müvekkilin şirketlerle hiç bir ilişkisi kalmadığından şirketlerde ne işlem yapıldığını bilmediğini, Müvekkilin şirketlere müdahalesinin engellendiğini, mal varlıklarının ne olduğunu bilmediğini, Alınan haricen haberlere göre; Münferiden müdür --------, borçları ödeme bahanesi ile 2017 yılından itibaren şirketlerin mal varlıklarını (araçlar, atölyeler, marangozhaneler,...vs) parça parça sattığını, ancak borçların ödenmediğini müvekkil haricen öğrendiğini, Müvekkile de bu satılan malların bedellerinden hiç bir ödeme yapılmadığını, Müvekkilin çaba ve ısrarlarıyla 2021 yılında toplanan genel kurul toplantısında; -------- Belediyesi'nden, tamamlanarak teslim edilen işten dolayı şirketin alacağının mevcut olduğunu, bu alacağı tahsil ederek şirketlerin mevcut borçlarının kapatılması gündeme getirildiğini, İlgili genel kurul toplantısının sonrasında --------- Belediyesi'nden ödeme alındığını ancak şirket borçlarının ödenip ödenmediğinin bilinmediğini, Müvekkilin, şirketlerin mali durumunu araştırmak için Mali Müşavir ile görüşmek istediğini ancak Münferiden Müdür tarafından şirketlerin mali müşavirinin değiştirildiğini, Şirket defterlerinin kime devredildiği bilinmediğini, Şirket yönetiminde yolsuzluklar yapıldığı kanaati olduğunu, şirket müdürü olan diğer ortak ---------, davalı şirketlerdeki görevini şahsi menfaatine kullandığını, görevinin gereklerini yerine getirmediğini, Diğer ortaklar --------- ile ----------- bu duruma sessiz kaldıklarını, Şirket merkezlerinin bulunduğu binanın ------------ tarafından kullanıldığını, Müvekkilin, şirket merkezine dahi alınmadığını, Şirket merkezinin anahtarının değiştirildiğini ve müvekkile verilmediğini, Müvekkilin maliki olduğu bu binayı kiraya vermeyi veya satmayı teklif ettiğini ancak --------- tarafından engellendiğini, Müvekkil hissesini satmak istediğini, ancak taşınmazın fotoğrafını çekmek isteyen emlak şirketi elemanını dahi binanın içine alınmadığını, Söz konusu taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi için ---------- Esas sırasında dava dosyası açıldığını, Müvekkilin, bu şirketler yüzünden aile bağlarının bozulduğunu, şirketlerin ortaklığından çıkmasının sürüncemede bırakılması nedeniyle de ticari kariyeri lekelendiğini, Müvekkilin 05.04.2018 tarihinden itibaren ----------- Ştii. isimli şirkette yönetici olarak çalıştığını, davalı şirket ve diğer şirketlerle hiç bir ilişkisi kalmadığını beyanla davanın kabulü ile müvekkilin davalı şirketlerin ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini, talebin kabulü halinde müvekkile ait boşta kalan tüm hisselerin diğer davalılar arasında hisseleri oranında paylaştırılması ile verilen hükmün ticaret sicil müdürlüğünce tescille ilanının yapılmasını, talebin reddi halinde şirketin tasfiye edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
:Dava dava dilekçesinde dile getirilen nedenlerden ötürü davacının şirket ortaklığından çıkmasına veya şirketin feshine karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Davalı şirketin davaya cevap vermediği, davayı inkar ettiği görülmüştür. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenmiş uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Davacı tanıkları davalı şirket müdürünün kendi kafasına göre iş yaptığını, bu güne kadar hiç genel kurul icra etmediğini, hiç kar payı almadıklarını, güven ilişkisinin ortadan kalktığını, ortaklar arasında bağ kalmadığını, şirketin garifaal olduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti raporunda özetle "......1. Davalı şirketin kuruluş tarihinde davacının 9650 pay oranı karşılığı 2.500,00 TL sermaye payı ile şirkete ortak olduğu, en son 11.01.2010 tarihinde şirket sermayesinin 1.600.000,00 TL'ye yükseltildiği, bu tarihte şirketin 4 ortağı bulunduğu ve davacının 9024 pay oranı karşılığı 384.000,00 TL sermaye payı ile şirkete ortak olduğu, huzurdaki dava tarihi itibariyle şirket sermayesinde bir değişiklik olmadığı ve davacının 384.000,00 TL sermaye payı ile şirkette ortaklığının devam ettiği,2. Davalı şirket defterlerinin 05.11.2025 tarihli günü saat 14:00'te mahkeme kaleminde hazır bulundurulması için ara karar kurulduğu, ancak belirtilen gün ve saatte davalı ticari defterlerinin hazır bulundurulmadığı gibi ayrıca yerinde inceleme de talep edilmediği, bu nedenle Vergi Dairesi tarafından gönderilen davalı şirketin 2020-2024 yıllarına ait Kurumlar Vergisi beyannameleri eklerinde bulunan mali tabloların incelemeye dahil edildiği,3. Davalı şirketin en son 16.03.2021 tarihinde olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirdiği, toplantıda ---------- isimli ortağın münferit yetki ile müdür olarak seçildiği, belirtilen tarihten sonra şirkette yapılan herhangi bir genel kurul toplantı tutanağının ticaret sicilinde tescil edilmediği, dosyaya sunulan 13.03.2023 tarihli Olağanüstü genel kurul toplantısında ise --------, ----------, ----------,---------- mevcut paylarını ----------- devrettiği yönünde karar alındığı, işbu kararın ticaret sicilinde tasdik ettirilmediği,4. Davalı şirketin 20.05.2025 tarihi itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumuna prim borcunun bulunmadığı, anılan tarih itibariyle şirkette sigortalı personel istihdam edilmediği,5. Vergi Dairesince 17.12.2025 tarihinde gönderilen müzekkere cevabında davalı şirketin borcu olup olmadığına dair herhangi bir ibarenin yer almadığı, ancak 2024 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde 58.954,99 TL borcu vergi borcu bulunduğunun belirtildiği,6. Şirketin 2020-2021-2022-2023-2024 yıllarında ana faaliyet konusu satış gelirinin bulunmadığı, 2020-2021-2022-2023 yıllarında zarar içerisinde olduğu, ana faaliyet konusu satışının bulunmamasına rağmen 2024 yılında yapılan enflasyon düzeltmesi işlemleri nedeniyle 43.614,07 TL kar elde ettiği,7. Şirketin Uzun yıllardır ana faaliyet konusu gelirinin bulunmadığı, şirketin ana sözleşmesinde bahsi geçen faaliyet konusunu gerçekleştirmekte yetersiz kaldığı ve atıl hale geldiği sonucuna gidildiği, bu minvalde davacının ortaklıktan çıkarılma talebine ilişkin nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,8. Davalı şirketin uzun yıllar ciddi ticari bir faaliyetinin bulunmaması sebebiyle TTK m.636/ITI uyarınca feshi şartlarının oluştuğu.." şeklinde görüş belirtmiştir.Haklı sebep, ortaklık işlerinden doğmuş olabileceği gibi, ortaklık ilişkisi dışında kişisel ilişkiden de doğmuş olabilir. Önemli olan husus; böyle bir olayın ortaya çıkması durumunda ortaklık ilişkisinin devamının objektif olarak çekilmez bir hal almasıdır. Şirketten çıkacak ortağın haklı sebebin meydana gelmesinde kusurlu olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Davacı pay sahiplerinden şirketin devamı objektif olarak beklenemez bir hal aldığı bir durumda haklı sebeplerin mevcut olduğu kabul edilebilir. Ayrıca haklı sebebin gerçekleştiği hususunun kabulünde davacı pay sahipleri dışında kalan diğer menfaat sahiplerinin (şirket, diğer pay sahipleri, çalışanlar) haklarının da dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla haklı sebep ve bunun devamında fesih, ancak bu kimselerin menfaatlerinin haleldar edilmemesi kaydı ile ve son çare (ultima ratio) olarak kabul edilebilir. Doktrinde anonim ortaklığın feshine ilişkin haklı sebep olarak nitelendirilen bazı örneklere bakacak olursak:- Şirketin, çoğunluk pay sahibi tarafından kötü yönetilmesi sebebiyle, mali sıkıntı içinde bulunması,- Şirket kasasının sistematik bir şekilde boşaltılması,- Mali açıdan hiçbir geçerli sebep bulunmamasına rağmen, en az 3-4 yıl boyunca kâr payı dağıtılmaması,- Azınlık pay sahiplerinin haklarının sistematik bir şekilde ve sürekli olarak kısıtlanması. Bunlar dışında, genel kurulun sürekli olarak toplantıya davet edilmemesi, şirket amacı ile bağdaşmayan faaliyetler, şirket organlarının çalışamayacak şekilde bloke edilmesi (toplanmasının ve/veya karar almasının engellenmesi) de diğer örnekler olarak sayılmaktadır.Yargıtay şirketin “uzun yıllar ciddi bir faaliyetinin olmamasının” haklı sebep olduğu görüşündedir.Konuya ilişkin karar örnekleri şu şekildedir:"...Şirketin uzun yıllar ciddi bir faaliyeti olmamışsa, fesih için yasal haklı nedenler oluşmuştur...” ---------“...şirketin faaliyete geçemeyip atıl durumda kaldığı, şirket giderlerini ortaklardan aldığı borçlarla kapatmaya çalıştığı, bu borçlara ilişkin icra takiplerine uğradığı ...o halde...feshi için kanuni haklı nedenlerin oluştuğu kabul edilmelidir...” ----------6102 sayılı TTK'nın 636. Maddesi " (1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmüne haizdir. Keza TTK'nın 636/3. Maddesi " Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmüne haizdir. Uygulamada öncelikle fesih olmadığı taktirde çıkma talep edilmektedir. Bu tür davalarda şirketin içinde olduğu durum, çıkma durumunda şirketin ayrılma akçesini ödeyecek durumda olup olmadığı, ticari faaliyetlerini devam ettirip ettirmediği, ticari, olarak faal olup olmadığı,çıkma durumunda diğer ortakların ve şirketin mevcut durumunun ağırlaşıp ağırlaşmadığı önem arz etmekte, hakimin hangi kararı vereceği hususunda belirleyici olmaktadır. Bu tür davalarda hakim duruma en uygun çözüme hükmetmelidir. Somut olayda davalı şirketin mali incelemede tespit edildiği üzere 2020-2021-2022-2023 yıllarında zarar içerisinde olduğu, 2024 yılındaki karın kaydi olduğu enflasyon düzeltmesinden kaynaklı olduğu, Uzun yıllardır ana faaliyet konusu gelirinin bulunmadığı, şirketin ana sözleşmesinde bahsi geçen faaliyet konusunu gerçekleştirmekte yetersiz kaldığı ve atıl hale geldiği açıkça tespit edilmiştir. Ortada yaşatılacak bir şirket kalmamıştır. Hali hazırda şirket atıl hale gelmiş, ticari açıdan hiçbir faaliyeti olmayan , kar dağıtmayan bir şirketin yaşatılması mümkün olmayıp davacının terditli ikinci talebinin haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davacının terditli birinci talebinin şirketin içinde olduğu mali durum nazara alınarak reddine karar verilmiş, terditli ikinci talebi kabul edilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davacının terditli birinci talebi olan çıkma talebinin şirketin içinde olduğu mali durum nazara alınarak reddine,2-Davacının terditli ikinci talebi olan fesih talebi yönünden; DAVANIN KABULÜNE;3-6102 sayılı TTK'nın 636. maddesi uyarınca ---------- Ticaret sicil müdürlüğünün sicil numarasında kayıtlı --------- ŞİRKETİ'nin FESİH ve TASFİYESİNE,4-Davalı şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere davacı şirket ortağı olan ---------- tasfiye memuru olarak atanmasına,5-Kararın kesinleşmesinden sonra, 6102 sayılı TTK'nın 283. maddesi uyarınca Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına,6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harcın peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,7-Davacı tarafından yapılan 615,40- TL başvuru harcı, 615,40- TL peşin harç, 30.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.529,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 33.760,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,8-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,9-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere,davacı vekilinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026