Anahtar kelimeler: Mercii Samsun Adalet Evrakı Görüşü Hakimliği Hakimliğinin Başvuran İstemi Bakanlığının

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI
: █████████ Değişik İşSUÇ
: DolandırıcılıkKARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddiBAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıSamsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2025 tarihli ve ██████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Samsun 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.04.2025 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.04.2025'de kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemiYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,Somut olayda, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; müştekinin 06... Plaka ve 2004 model ... aracını 450.000,00 Türk lirası karşılığında şüpheliye satmak için anlaştıklarını, şüphelinin 105.000,00 Türk lirasını ödediğini, geri kalan paranın ise hazır olduğunu bildirerek aracın satışını almak istediğini, şüphelinin parayı emaneten ikisinin de tanıdığı ...’e verdiğini söylemesi üzerine müştekinin ...’ı aradığını, ...'ın paranın kendisinde olduğunu, dükkanında bulundurmasının sıkıntılı olacağından Bankaya yatırdığını söylemesi ve makbuzu göndermesi üzerine müştekinin sabah saatlerinde .... Noterliğinin █████/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşmesiyle aracın satışını yapmasını takiben ...’dan parayı istediğinde, ...’ın şüphelinin sabah saatlerinde kendisinden parayı aldığını söylemesi üzerine müştekinin hemen şüpheliyi aradığını, ancak şüphelinin telefonunun kapalı olması sebebiyle şüpheliye ulaşamadığını, bunun üzerine ... İcra Dairesinde ██████████ Esas takip dosyasıyla şüpheli aleyhine takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini ancak bu defa 09.09.2024 tarihinde şüpheli tarafından Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████████ esasına kayden menfi tespit davası açıldığını, Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında usul eksikliği sebebiyle davanın kabulüne karar verildiğini, bu şekilde şüphelinin, hile ile haksız kazanç elde ettiğini ve müştekinin dolandırıldığını iddia ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2025 tarihli kararı ile uyap sorgulamasında şüpheli hakkında benzer suçtan başkaca soruşturma/kovuşturma bulunmadığının görüldüğü, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılıp, onun veya başkasının zararına olarak bir yarar sağlanması gerektiği, haksızlık içeren her fiilin ceza kanunlarında suç olarak tanımlanmadığı taraflar arasındaki ilişkinin hukuki nitelik arz eden ihtilaf olduğu ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de şüphelinin ve tanık olarak ismi bildirilen ...'in ifadelerine başvurulması, Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir....“Şeklinde düzenlenmiştir.3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.(3)(Değişik
: 18/6/2014-███████ md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.(4) (Değişik
: 25/5/2005 - ███████ md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir....“Hükümleri yer almaktadır.4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçiye ait 06 (...) (..) plaka sayılı aracın 450.000,00 TL bedelle şüpheliye satışı konusunda tarafların anlaştıklarının, şüphelinin 105.000,00 TL ödeme yaptığının, bir süre sonra şikâyetçiyi arayarak kalan parayı ortak arkadaşları olan ...'e bıraktığını söyleyip aracın devrini talep ettiğinin, .... Noterliğinin 16.07.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı sözleşmesiyle aracın satış işlemlerinin tamamlanmasını müteakip şikâyetçi parayı almak üzere arkadaşı ile iletişim kurduğunda, şüphelinin araç satış bedelini geri aldığını öğrenmesi üzerine dolandırıldığını anladığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şüphelinin olayla ilgili ifadesinin alınması, tarafların ortak tanıdıkları olan ...'in tanık olarak bilgisine başvurulması, taraflar arasındaki Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas ile ... İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...olayın karşılıklı olarak anlaşma yapan iki taraftan birisinin edimini yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesine dayalı hukuki nitelik arz eden bir ihtilaf olduğu, müştekinin şüpheliye karşı zararını telafi etme noktasında hukuk mahkemeleri eli ile dava açabileceği olayda atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.II. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Samsun 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.04.2025 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.03.2026 tarihinde karar verildi.