Anahtar kelimeler: Mercii Yenilenmesi Sistemlerinin Adalet Görüşü Başvuran İstemi Kurumlarının Bilişim Kredi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik İşSUÇ
: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkKARAR
: Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazın reddi kararıKANUN YARARINABOZMA YOLUNABAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıHükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.08.2025 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2025 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.09.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.02.2026 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2026 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemiYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2026 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, müştekinin ... isimli internet sitesinde ilanını gördüğü satılık cep telefonu ile ilgili olarak sanık ile irtibat kurduğu, cep telefonu bedeli olan 320,00 TL'yi sanığın ... Bankası ... Şubesi'ndeki hesap numarasına gönderdiği, aynı gün sanığın gönderilen paranın 300,00 TL'sini çektiği, bu suretle sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davası sonunda, sanığın ... adlı siteye cep telefonu ilanı verdiği ve irtibat için telefon numarası olarak 53...82 yazdığı, bu ilan üzerine müştekinin sanığı aradığı ve 320,00 Türk lirası karşılığında anlaştıkları, müştekinin havale ettiği paranın sanık adına havale edildiği ve 300,00 Türk lirasının ATM cihazından, geriye kalan 20,00 Türk lirasının ise 53...82 telefon numarasına kontör yükleme işleminin gerçekleştirildiği, sanığın cep telefonu göndereceği vaadinde bulunmasına rağmen cep telefonunu göndermeyip müştekinin aramalarına cevap vermeyip irtibatı kestiği, tüm bu eylemler neticesinde sanığın hileli hareketlerle müştekiyi kandırıp yatırılan paranın tamamını kullanmak suretiyle haksız menfaat temin ettiği sabit olduğundan bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmesini müteakiben, sanık tarafından sunulan 03.01.2024 tarihli dilekçede, yargılama esnasında kendisi tarafından yapılan satışlara ilişkin kargo teslim fişlerini bulamadığı için mahkemeye sunamadığını ancak hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra yaptığı araştırmalar neticesinde müştekiye gönderilmesi gereken ürünü 03.08.2012 tarihinde ... Kargo ... Şubesine teslim ettiğine dair ambar tesellüm fişini bulduğunu beyan ettiği ve düzenleme tarihi 03.08.2012 olan ... Kargo Konak Şubesi tarafından düzenlenen, göndericisi sanık olan, alıcı bilgilerinde müştekinin adı ve adresinin yazılı olduğu Ambar Tesellüm Fişinin suretini ibraz ederek yapmış olduğu yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebinin ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.08.2025 tarihli ek kararı ile reddine ve anılan ek karara karşı yapılan itirazın da ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2025 tarihli kararı ile reddine karar verilmiş ise de,... 3. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamaya konu suç tarihinin 02.08.2012 olduğu ve sanık tarafından ibraz edilen Ambar Tesellüm Fişinin düzenlenme tarihinin 03.08.2012 olduğu gözetilerek sanık tarafından yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. 5271 sayılı Kanun'un "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311/1-e. maddesi;"(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:...e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa."Şeklindedir.2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve ███████-574 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir. Delil ve olayların, yargılanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir. Buradaki yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen deliller yeni delil veya olay kapsamındadır. Yenilik açısından önemli olan delil vasfına sahip olacak biçimde içerikteki yeniliktir. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılanın yenilenmesi nedeni olabilecektir. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda önemli de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller ile birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nın 318. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir... " denilmektedir.3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.08.2025 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın, mercii ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2025 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmesini müteakip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2026 tarihli ve KYB-██████████ sayılı tebliğnamesi ile ".... 3. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamaya konu suç tarihinin 02.08.2012 olduğu ve sanık tarafından ibraz edilen Ambar Tesellüm Fişinin düzenlenme tarihinin 03.08.2012 olduğu gözetilerek sanık tarafından yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesi gerektiğinden..." bahisle itirazın reddine dair merci kararının kanun yararına bozulması talep olunmuş ise de; hükümlü tarafından sunulan ambar tesellüm fişinin, gönderilen ürünün niteliği konusunda herhangi bir bilgi içermediği anlaşılmakla, dosya kapsamına ve ileri sürülen hususlara göre 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden herhangi birisinin somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.II. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.03.2026 tarihinde karar verildi.