Anahtar kelimeler: Avlulu Kerpiç Ölçümlü Çine Murisi Yüz Vasfıyla Kök Noterliğinin Nedene

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çine 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro çalışmaları sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 1 31... parsel sayılı taşınmaz, avlulu kerpiç iki ev vasfıyla ve 297,64 metrekare yüz ölçümlü olarak ... ... adına tespit ve tescil edilmiş, kadastro tespiti itiraz edilmediğinden 05.09.1980 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dava ise 01.10.2018 tarihinde açılmıştır.Davacılar vekili; 1 31... parsel sayılı taşınmazın tarafların kök murisi ... ... adına kayıtlı olduğunu, ... ...'nin mirasçıları olarak davacılar murisi ... ile davalıların murisi ... ... 'nın kaldığını, ... ile davalıların murisi ... ... arasında ... Noterliğinin 24.10.1956 tarihli "Resen Zilyetliğin Devri Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme uyarınca ... ...'nin, murisi ... ...'den kendisine intikal eden dava konusu taşınmazdaki payını davacıların murisi ...'ye bedeli mukabilinde devir ve temlik ettiğini, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren dava konusu taşınmazın ... ve ölümünden sonra da davacılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında davacılar ve mirasçı (dahili davacı) ... ... adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında muris ...'nin terekesine davacı ... tereke temsilcisi olarak atanmış, bilahare ...'ün ölümü nedeniyle bu kez davacılardan ... temsilcisi olarak tayin edilmiştir.Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... davayı kabul ettiklerini bildirmişler, diğer davalılar savunma getirmemişlerdir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davayı kabul ettiklerini beyan eden davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulüne; diğer davalılar yönünden ise zilyetliğin devri sözleşmesinin murisler arasında 24.10.1956 tarihinde yapıldığı, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosunun ise 05.09.1980 yılında kesinleştiği, dava konusu talebin tespit öncesi miras payının devrine ilişkin olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle diğer davalılar yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı tereke temsilcisi vekili ve bir kısım davalılar ... vd. vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığı, tüm davalılar yönünden hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın reddi gerekirken, bir kısım davalılar yönünden kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, verilen kararın kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle, ... ... mirasçıları olan davalıların ... ... terekesine el birliği halinde malik oldukları, el birliği mülkiyetine sahip olan bir kısım davalıların kabul beyanlarının sonuç doğurmayacağı gözetilmek suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olduğuna göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 672,70 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.