Anahtar kelimeler: Sbm Tevzi Hasarlı Kasko Poliçesi Masrafı Esasının Plakalı Maliki Anadolu

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
: Davacı vekili █████/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin maliki olduğu--------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine -------- sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ve ---------- sayılı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ----------- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiştir. SBM kayıtlarına göre kaza sonrası müvekkil kusurlu olarak belirlenmiştir. Davalı şirket tarafından --------- İcra Dairesi-------- esas sayılı dosya kapsamında müvekkil hakkında icra takibi yapılarak asıl alacak olarak 278.833,70-TL ve yargılama masrafı kapsamında 39.270,00-TL müvekkilden tahsil edilmiştir. ----------- başvuru sayılı dosya kapsamında kusura yönelik belirlemenin hatalı olduğunu belirterek müvekkilin aracında oluşan hasar ve değer kayıplarının tazmini hususunda başvuruda bulunulmuştur. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkilin olayda kusurunun olmadığı ve------- plakalı araç sürücüsünün ise %100 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemi bilirkişi raporu doğrultusunda kararını vermiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5A/1. Maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan tarafımızca 17.02.2025 tarihinde arabulucuya başvurulmuştur. -------- Arabuluculuk Bürosu --------- arabuluculuk nolu dosya kapsamında arabuluculuk süreci başlatılmıştır. 14.04.2025 tarihli görüşme sonunda anlaşamama tutanağında davalı vekilinin 11.04.2025 tarihinde 278.833,70-TL bedelin tahsilat yapılan kredi kartına iade edildiğini, nakit olarak tahsil olunan 39.270,00-TL bedelin ise 32.000,00-TL olarak müvekkil hesabına iade edildiğini bildirdiği belirtilmiştir. Bu hali ile müvekkilden 7.270,00-TL fuzulen tahsil edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 77. ve 82. maddeleri arasında Sebepsiz Zenginleşme hükümleri düzenlenmiş ve böylelikle TBK’da, sözleşmeden doğan borç ilişkileri ve haksız fiillerden doğan borç ilişkilerinin ardından, üçüncü bir borç ilişkisi hüküm altına alınmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 maddesinde, "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur." hükmüne yer verilmiştir. İlgili maddeden anlaşılacağı üzere sebepsiz zenginleşme, bir kişinin sebepsiz yere -hukuken kabul edilebilir bir neden olmaksızın – zenginleşmesi ve bu sebeple bir başkasının, malvarlığı, para ya da emeğinde azalma meydana gelmesi halinde ortaya çıkmaktadır. Bir diğer deyişle sebepsiz zenginleşme aşağıdaki hallerin varlığı halinde ortaya çıkar; Yukarıda belirtildiği üzere sebepsiz zenginleşme, geçerli olmayan, gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir hukuki ilişki uyarınca meydana gelir ve bu durumda fakirleşenin iade talebi hakkı ortaya çıkar. Yukarıda yapılan hukuki açıklamalar bağlamında, müvekkil 11.05.2024 tarihli kazada müvekkilin kusurunun olmadığı yapılan bilirkişi incelemesi ile Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan yargılamada belirlenmiştir. Bu hali ile davalı şirketçe hukuken korunabilir herhangi bir gerekçe olmaksızın aktifinde zenginleşme gerçekleşmiştir. Tüm bu sebeplerle, 11.05.2024 tarihli kazada müvekkilin kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında hukuka aykırı şekilde müvekkilden fuzulen tahsil edilen 7.270,00-TL'nin sebesiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde müvekkile iadesine karar verilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5A/1. Maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan, Mahkemenize iş bu davayı açmadan önce tarafımızca arabulucuya başvurulmuştur. --------- Arabuluculuk Bürosu ----------arabuluculuk nolu dosyada, davalı sigorta şirketi ile anlaşılamadığına dair █████/2025 tarihli tutanak düzenlenmiştir. " denmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Müvekkilin davacı aleyhine %50 kusura dayanarak ikame ettiği --------- İcra Dairesi -------- E. Sayılı dosya açılış tarihi █████/2024 iken , davacının işbu davasına dayanak teşkil eden kusur değişimi sonrası kusurunun olmadığının tespitine dair Sigorta Tahkim karar tarihi █████/2025 olup kusur değişim değerlendirmesi davacı lehine icra takip tarihinden sonra gelişmiştir.İcra takibine geçişte kötüniyetle hareket edildiği iddia olunmaz; zira %50 kusur SBM tespitine dayanmaktadır. İcra ve İflas Kanunu 15/1 maddesindeki bütün harç ve masraflar borçluya aittir ifadesi uyarınca ---------- İcra Dairesi --------- E. Sayılı icra dosyası açılışında sarfolunan 1.880,88TLharçlar+350,00TLtebligat gideri+96,00TLbaropulu gideri TOPLAMI 2.326,88TL açılış masrafı ile haricen tahsil beyanı ile icra dosyası işlemden kaldırılırken icra harç hesabına ödenen %2,27 oranlı 4.943,28TL tahsil harcı dosya borçlusu/işbu davanın davacısı uhdesinde sarf giderleridir. Davacı aleyhine açılan --------- İcra Dairesi ------- E. Sayılı ilamsız icra dosyasının henüz ödeme emri tebliğini dahi beklemeden ve kesinleşme süresi içinde menfaatine olacak şekilde dosyayı haricen ödeyerek kapatma beyan ve talebi işbu davanın davacısı -------- tarafından gelmiştir ki ödeme anı itibariyle %50 kusurlu olduğunu kabullenerek açılış masrafları ile kapanışta ödenen tahsil harcını kabullenmiştir.Dosyanın ilamsız ve itiraz ile durdurulabilecek oluşu da nazara alındığında icra açılış masrafları ile tahsil harcına tekabül eden 7.270,00TL nin fuzulen tahsil olunduğu ileri sürülemez. Keza fuzulen tahsil olunduğu ileri sürülen tutarlar yoğunlukla devletin kasasına giren harç ve sarfolunan tebligat gideridir ki müvekkilin hesabına dahil olmayan tutarlar ile sebepsiz zenginleştiği de ileri sürülemez.Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerle haksız ve mesnedsiz açılan davanın reddine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederim." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kusur değişimi nedeniyle hasar bedeline yönelik ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 11.05.2024 tarihli meydana gelen kaza sebebiyle davacının davalıya hasar bedeline yönelik ödenen bedeli TBK m 77 gereği sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep edip edemeyeceği noktasında ihtilafın toplandığı görüldü.Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; somut olayda davalı şirket tarafından icra yoluyla davacıdan zarar tazmini yoluna gidilmiş ise de --------- Sayılı karar ile meydana gelen kazada --------- plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği taraflar arasında kusur oranı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı bu haliyle sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davalının davacıdan elde ettiği bedeli eksiksiz bir şekilde iade etmekle yükümlü olduğu görülmekle dava konusu edilen ve bakiye bedel olan 7.270,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 06.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulüne; 7.270,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 06.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harç ve 125,00 TL ıslah harcının toplamı olan 740,40 TL'den düşümü ile geri kalan 8,40 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 116,60 TL ıslah harcı ve 615,40 TL başvurma harcı ve 109,50 TL posta giderinin olmak üzere toplam 1.456,9 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 7.270,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!