Anahtar kelimeler: Tanışıklığı Terekeden Tenkise Akrabası Baskısı Olmazsa Akrabalığı Devirler Çıplak Tenkis
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacı; muris babası ...’nin kayden maliki olduğu 19 97... parsel sayılı taşınmazını davalıların murisi olan ...’in baskısı ve etkisi ile ...’in eşinin akrabası olan dava dışı kişiye temlik ettiğini, terekeden mal kaçırıldığını, muvazaalı devirler nedeniyle miras hakkının zedelendiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; dava konusu taşınmazın intifa hakkının murisin eski eşi ...’ya verildiğini, çıplak mülkiyetinin dava dışı ...’a temlik edildiğini, ... ile ...’ın tanışıklığı ya da akrabalığı olmadığını, murisin ... ile birlikte ortak olduğu kolektif şirketi bulunduğunu, davacının ödenmesi imkansız şekilde piyasaya borçlandığını, murisin bu borcu kabul ederek şirketten hiçbir pay almadan davacının borçlarının şirketin diğer ortağının babası tarafından ödenmesini kabul ederek şirketten ayrıldığını, buna rağmen davacının borçları nedeniyle hacizler geldiğini, davacının cezaevine girdiğini, murisin çek senet mafyası ile karşı karşıya geldiğini ve taşınmazlarını kaybetmeye başladığını, taşınmazdaki intifa hakkının kaldırılması sözü ile taşınmazın dava dışı ...’ya temlik edildiğini, aradan dört sene geçmesine rağmen intifa hakkının kaldırılmaması üzerine taşınmazdan faydalanamayan ...’nın taşınmazı satılığa çıkardığını, taşınmazda ...’in annesi ...’nın intifa hakkı olması ve taşınmazın aile yadigarı olması nedeniyle taşınmazı almak istediğini, taşınmazı intifa hakkı ile ...’in satın aldığını, ...’in davacıdan mal kaçırmadığını ve muvazaa yapmadığını, ...’in davacıya verdiği vekaletname ile ona duyduğu güveni gösterdiğini, iyiniyetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; ara malik ...’nın temlik tarihinde taşınmazı alacak ekonomik gücü olmadığı, ... adına kayıtlı taşınmazı murisin vekaletname ile davalıların murisi ...’e devrettiği, ...’in de taşınmazı alacak ekonomik gücü olmadığı, davalılar tarafından sunulan belgelerde imza olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin 1982 yılında eşi ...’ya dava konusu taşınmazın intifa hakkını tesis ettiği, taşınmazın intifa hakkı ile üçüncü kişiye temlik edildiği, üçüncü kişiden de davalıların muris ...’in taşınmazı devraldığı, tanıkların murisin davacı ile husumeti olduğuna ya da oğlu ...’e ayrım yaptığına dair beyanı olmadığı, murisin taşınmazı devrettiği tarihlerde borcu olduğu, tanıkların da borçlar nedeniyle taşınmazın satıldığını beyan ettikleri, murisin mal kaçırma kastı ile taşınmazı devrettiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, murisin davacıya ait borçları ifa etmek suretiyle de hakkaniyete uygun denkleştirme amacıyla kazandırmada bulunduğu için davanın reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2025 tarihli ek kararı ile kesinlik nedeniyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, özellikle 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararı dava tarihi dikkate alındığında temyiz kesinlik sınırı üzerinde kalıyor ise de temyiz istemi süresinde olmadığından ek karar sonucu itibariyle doğru olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!