Anahtar kelimeler: Münhasır Hapse Adlî Çevrileceğine Sanıktan İsteklerinin Güveni Görüşü Ödenmemesi Nedeninin
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2020/2 E., ████████ K.
SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
Kovuşturma aşamasında sanıktan şikâyetçi olduğunu ve kamu davasına katılma talebinin bulunduğunu beyan eden ...'nın 10.09.2014 tarihli duruşmada katılan sıfatıyla kamu davasına kabulüne karar verildiği belirlenmekle, katılan vekilinin temyiz nedeninin katılan lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi talebine münhasır olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve ███████-463 Esas, ███████ Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği ve sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1 maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yargılama giderlerine hükmedilen (10) numaralı paragrafa; "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1 maddesi fıkrası uyarınca 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren katılana ödenmesine," ibaresinin eklenmesi eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
23.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!