Anahtar kelimeler: Ederiz Satımdan Tevzi Yana Kısmına Esasının Borcun Anadolu Borcunun Devamına

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
: Davacı vekili █████/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar Arasında Ticari İlişkinin Mevcut Olduğunu davalı tarafın davacı yana borcunun olduğunu , davalı tarafından söz konusu borcun ödenmediğini ve bunun üzerine -------- İcra Dairesi ---------- Esas takip başlatıldığını davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığını, tüm bu hususlar neticesinde kısmına ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ederiz.
CEVAP
: Davalı Vekili Tarafından Sunulan 23.09.2025 Tarihli Cevap Dilekçesi Özetle; Davacı, müvekkilimizin borca itirazını kötü niyetle yaptığını ileri sürmektedir. Oysa müvekkilimiz, teslimatın ayıplı ve eksik olması nedeniyle haklı gerekçelerle itiraz etmiştir. Dolayısıyla somut olayda müvekkilimizin kötü niyetli olduğundan bahsedilemez. Davacının kötü niyet iddiası mesnetsizdir. Müvekkilimiz, teslimatın ayıplı ve eksik olması nedeniyle borca itiraz etmiş olup kötü niyetli değildir. Dolayısıyla likit olmayan, yargılamayı gerektirir bir alacak söz konusu olduğundan icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmamıştır. Yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin Davacıya tahmil edilmesine karar verilmesini, vekaleten saygıyla arz ve talep ederim.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağından kaynaklı başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı hakkında -------- İcra Dairesinin ---------- esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği, davacı tarafından süresi içerisinde kısmi itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.
Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak birbiriyle uyumlu olup davacı lehine delil teşkil ettiği ve 595.809,38 TL yönünden kayıtların birbirini doğruladığı görülmekle davacının 595.809,38 TL alacaklı olduğu görülmüştür.Her ne kadar davalı tarafça eksik ve ayıp iddiası ileri sürülmüş ise de ayıplı olduğunun ispat külfeti davalı üzerinde olduğu davalının bu iddialarını yazılı delille kanıtlayamadığı bununla birlikte davalının bu yönde başkaca herhangi bir delil sunmadığı ve iddialarının soyut kaldığı anlaşılmakla itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı yanca faturalara TTK'nın 1530. Maddesi uyarınca faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Davacının tacir vasfına haiz anonim şirket davalıların da tacir vasfına sahip anonim ve limited şirket oldukları görülmektedir. Davacı ve davalı tacir olduğundan söz konusu hükmün somut olaya uygulanma olanağı yoktur. Davacı basiretli tacir gibi davranması gereken kimselerden olup alacağın muacceliyeti ve temerrüdü farklı kavramlardır. Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. İşlemiş faiz talebi açısından takip öncesinde 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesine uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından temerrüdün takip ile gerçekleştiği görülmekle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Takip ve dava konusu alacak miktarı davalı borçlu tarafından bilindiğinden, “likit” yani muayyen ve belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, icra inkâr tazminatının yasal koşullarının oluştuğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile;-------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 595.809,38 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 595.809,38 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 40.699,73 TL harçtan peşin alınan 8.718,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.981,61 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 8.718,12 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 95.329,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 474,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.474,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 6.993,59 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 3.796,38 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 803,62 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!