Anahtar kelimeler: Card Business Gayrinakdi Kredili Finans Nakdi Borçluya Diş Yazim İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 21.01.2026
NUMARASI
: ████████ D.iş E. - ████████ D.iş K.
TALEBİN KONUSU
: İhtiyati Haciz (Finans)
KARAR TARİHİ
: 22.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 22.05.2026
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.01.2026 tarih ████████ D.iş E. - ████████ D.iş K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, müvekkil banka ile borçlu ...arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ve Business Card Sözleşmesi imzalandığını, borçluya ticari kredili mevduat, ticari kredi kartları ve bireysel kredi kartı tahsis edildiğini, karşı taraf ... tarafından Genel Nakdi ve Gaynakdi Kredi Sözleşmesinin müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kefil ...'in yalnızca ...numaralı ticari kredili mevduat borcundan sorumlu olduğunu, borçluların kredi borçlarını ifa etmediklerini, müvekkili banka tarafından karşı tarafa Ödemiş 2. Noterliği'nin 05.12.2025 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, 05.12.2025 tarihi itibariyle ... numaralı ticari kredili mevduat borcu için 35.697,49 TL, ...numaralı ticari kredi kartı borcu için 62.038,20 TL, ... numaralı ticari kredi kartı borcu için 106.668,44 TL olmak üzere toplam 204.404,13 TL borcun muaccel hale geldiğini, ayrıca Kadıköy 34. Noterliği'nin 05.12.2025 tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini, 05.12.2025 tarihi itibariyle.... numaralı bireysel kredi kartı borcu için 562.574,82 TL borcun muaccel hale geldiğini, ancak borçlu ve kefilir ihtarnamenin tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, borçlunun hesapları kat edilerek kapatıldığını iddia ederek, başvuru tarihine kadar toplam 810.968,49 TL'ye ulaşan borç hakkında asıl borçlu...'in taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, kefil ...'in yalnızca .... numaralı ticari kredili mevduat borcundan sorumlu olduğu dikkate alınarak, başvuru tarihine kadar 38.157,38 TL ile sınırlı olmak kaydı ile taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, talep dilekçesi ve ekleri incelendiğinde, asıl borçlu ...ile ilgili sadece 500.000,00 TL'lik kefalet limiti bulunduğu, ... hakkında kefalet evrakının bulunamadığı, 05.12.2025 tarihli ihtarnamelerde....'in bireysel kredi kartı ihtarı hakkındaki müstakil ihtarnamede alacak kalemlerinin yer almadığı ve hesap kat anlamında temerrüdün sebebinin somut olarak yer almadığı, bu itibarla temerrütün ne zaman nasıl gerçekleşeceğinin belli olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz talep eden banka vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: İhtiyati haciz talep eden banka vekili, ilk derece mahkemesi kararında ...için sadece 500.000,00 TL'lik kefalet limiti bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de, ....'in kefil değil asıl borçlu olduğunu,....'in imzalamış bulunduğu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi kapsamında yer alan 500.000,00 TL'lik limitin müvekkili banka tarafından keşide edilen Ödemiş 2. Noterliği'nin 05.12.2025 tarihli ihtarnamesinde yer alan borç kalemleri ticari kredili mevduat ve ticari kredi kartlarının toplam tutarı olan 204.404,13 TL'yi kapsadığını, yani söz konusu borç kalemlerinin 500.000,00 TL'lik limiti aşmadığını, ayrıca borçlu ...ile yapılmış olan Kredi Kartı Sözleşmesi'nden kaynaklanan 562.574,82 TL borcun mevcut olduğunu, söz konusu borca ilişkin olarak da Kadıköy 34. Noterliği'nin 05.12.2025 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, öte yandan ilk derece mahkemesi kararında ... hakkında kefalet evrakının bulunamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ise de, Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nde müşterek müteselsil kefil ...'in kendi el yazısı ile usulüne uygun olarak imza altına almış olduğu kefil beyanı kapsamında talebe yeter miktarda kefalet mevcut olduğunu, sözleşmede 500.000,00-TL miktar ile sorumlu olduğuna ilişkin imzası bulunmakta ise de ihtiyati haciz talebinde belirtildiği üzere ...'in söz konusu sözleşme uyarınca .... numaralı ticari kredili mevduat borcu olan 35.697,49 TL'den sorumlu olduğunu, mahkemece dava dilekçesinde belirtilen hususlarda yeterli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Talep, ihtiyati hacize ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin █████/2019 tarih ve █████████ E. - █████████ K).
İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir. Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir. Buna göre, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, müteselsil kefiller hakkında uygulanmaz. Rehin, müteselsil kefilin, kendi kefaletinin teminatı olarak verilmişse, müteselsil kefil asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi artık müteselsil kefil hakkında da uygulama alanı bulacaktır.
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 586/1 maddesi gereğince kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Bu çerçevede, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir. ( Yargıtay 11. HD'nin 01.11.2016 tarih ██████████ E. - █████████ K. )
Davacı tarafça davalı asıl borçlu .....'e Ödemiş 2. Noterliğinden gönderilen 05.12.2025 tarihli ihtarnamede 1252967 nolu kredili mevduat hesabı kapsamında ana para, faiz ve BSMV ayrı ayrı belirtilmek suretiyle toplam 35.697,49 TL ile iki ayrı şirket kredi kartı nedeniyle ana para, faiz ve BSMV ayrı ayrı belirtilmek suretiyle toplam 168.706,64 TL borcun ödenmesi ihtar olunduğu ve bu ihtarnamenin asıl borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakta olup, ilk derece mahkemesince bu ihtarnamede bildirilen borç tutarı yönünden asıl borçlu ve kefil yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince deliller toplanmadan ve gösterilen deliller değerlendirilmeden karar verildiğinden istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.01.2026 tarih ve ████████ D.İş sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 22.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!