Anahtar kelimeler: Satımdan Durmasına Davalıborçlu Emrine İtirazda Ferilerine Yazildiği Faize Alımı Borca

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile taraflarınca icra takibi başlatılmış, davalı borçlu tarafından ödeme emrine, borca, takibe, faize ve takibin tüm ferilerine itirazda bulunularak takibin haksız olarak durmasına sebebiyet verilmiş olduğunu, bunun üzerine dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketten mal ve hizmet alımı talebinde bulunmuş olup işbu talebine ilişkin faturalar tutarı toplam 81.180,00-TL (faiz ve masraflar hariç) olan mal ve hizmetin davalı tarafa sunulmuş olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı firmaya ürünler teslim edilmiş olup, teslim edilen ürünlerin bedelinin müvekkili firmaya ödenmemiş olduğunu, bu nedenle davalı firmaya karşı taraflarınca icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının, takibi durduran itirazında "Müvekkilimizin, alacaklı gözüken tarafa takibe dayanak kılınan bir borcu da bulunmamaktadır." beyanında bulunmuş, ancak müvekkilinin sunduğu mal ve hizmete ilişkin kesilen fatura karşılığı malların tamamının davalıya teslim edilmiş, yine faturanın davalı tarafça kabul edilmesinin ardından herhangi bir şekilde iade veya itirazda da bulunulmamış olduğunu, nitekim davalı tarafça borcun olmadığına ilişkin hiçbir belge sunulmamış olup, itirazın soyut iddiadan öte bir değer taşımadığını, davalı tarafın, yukarıda bahsi geçen ve usulüne uygun olarak tebliğ edilen faturalara yasal süresi içinde itiraz etmeyerek ekte sunulan faturaların içeriğini kabul etmiş olup, faturaya konu borcu vadesinde ödemeyerek temerrüde düşmüş olduğunu, davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla gerçekleştirilmiş olduğunu beyanla; davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 44.340,00 TL 03.12.2024 tarihli fatura, 36.840,00 ÜM 04.03.2025 tarihli fatura, 6.909,00 TL gecikmiş gün faizi, 3.500,00 TL gecikmiş gün faizi olmak üzere toplam 91.589,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görüldü.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde █████/2025 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, davacı vekilinin bu yöndeki talebi uyarınca davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin yerinde incelenmesi hususunda bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ..... █████/2026 tarihli raporunda özetle; DEFTER USUL YÖNÜNDEN: davacıya ait 2024 yılına ilişkin e-Defter beratlarının
yasal süresi içerisinde alınmış olduğunu, bu yönüyle 2024 dönemine ait defter
kayıtlarının usul şartları bakımından süresinde oluşturulduğunun anlaşılmış olduğunu, buna
karşılık, davacıya ait 2025 yılı Ocak ayına ilişkin e-Defter beratlarının yasal süresi
içerisinde alınmadığının tespit edilmiş olup, bu durumun özellikle 2025/Ocak dönemine
ilişkin defter kayıtlarının usulüne uygunluğu, delil niteliği ve davacı lehine sonuç
doğurup doğurmayacağı yönünden hukuki değerlendirmesinin ve takdirinin mahkememize ait olduğunu, ALACAK YÖNÜNDEN: davacı ile davalı arasında inceleme konusu dönemde ticari
bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına
faturalar düzenlendiğinin anlaşılmış olduğunu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve
uyuşmazlığa konu edilen faturaların toplam bedelinin 81.180,00 TL (KDV dâhil)
olduğunun tespit edilmiş olduğunu, tarafların ilgili dönem karşılaştırmalı alış-satış analizinde, dava konusu faturaların hem davacı hem davalı tarafından karşılıklı olarak beyan edildiğinin, bu durumun fatura
ilişkisini vergisel beyanlar yönünden desteklediğinin tespit edilmiş olduğunu, dosya içerisinde belgeler incelendiğinde, söz konusu 81.180,00 TL tutarı tamamen karşılayan veya azaltan bir ödeme ya da mahsup kaydına rastlanılmamış olduğunu, FAİZ YÖNÜNDEN: dosyada temerrüde esas alınabilecek tebliğ şerhli bir ihtarname
bulunmamakla birlikte, faturalarda yer alan “60 gün vade” kaydı esas alınarak yapılan teknik hesaplamada, takip tarihine kadar 7.297,05 TL tutarında yasal faiz hesaplanmış
olup, faizin başlangıç tarihi, türü ve kabul edilip edilmeyeceği hususunun mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Dosyanın tarafların beyan ve itirazları, davacı vekilinin defterlerin açılış ve kapanış usulüne ilişkin itirazı ve 2024 yılına ait BA-BS kayıtlarının karşılaştırılarak esas hakkında ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi █████/2026 tarihli ek raporunda özetle;
dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde, davacı .... Kimya
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı ..... Sanayi A.Ş. arasında inceleme
konusu dönemde ticari nitelikte bir ilişkinin bulunduğu ve bu ilişki kapsamında davacı
tarafından davalı adına faturalar düzenlendiğinin anlaşılmış olduğunu, incelenen 03.12.2024 tarihli
ve 04.03.2025 tarihli faturaların toplam bedelinin KDV dahil 81.180,00 TL olduğunun tespit
edilmiş olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı ve
ekleri incelendiğinde; davacı ...... Kimya Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’nin yalnızca 2025 yılı Mart dönemine ilişkin karşılaştırmalı alış-satış analiz
tablosunun iletildiğini, 2024 yılına ilişkin karşılaştırmalı alış-satış verilerine ise söz konusu
yazı eklerinde yer verilmediğinin anlaşılmış olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı Güneşli Vergi
Dairesi Müdürlüğü’nün 11.11.2025 tarih ve ..... sayılı yazısı ile ise, .....
vergi kimlik numaralı .... Sanayi A.Ş.’nin 2024 yılı ve 2025 yılı Mart
dönemine ait karşılaştırmalı alış-satış analiz formlarının gönderildiğini, bu kapsamda davalı
şirket tarafından 2024 yılında 3 adet belge karşılığında KDV hariç 147.650 TL tutarında
mal veya hizmet alımı beyan edildiğinin tespit edildiğinin (KDV dahil 177.180 TL)
görülmüş olduğunu, söz konusu veriler tarafların vergisel beyanlarına ilişkin olup, mal
tesliminin kesin ispatı niteliğinde olup olmadığı hususunun hukuki değerlendirmesinin mahkememize ait olduğunu, dava konusu e-irsaliyeler incelendiğinde; sevk tarihi, sevk zamanı, sevk adresi ve taşıma
bilgilerine ilişkin kayıtların bulunduğunun, ancak teslim alan veya teslim eden kişilere ait
imza, kaşe ya da tesellüm kaydının bulunmadığının tespit edilmiş olduğunu, bu nedenle malların
fiilen teslim edilip edilmediğine ilişkin nihai hukuki değerlendirmenin yapılmasının mahkememiz takdirinde olduğunu, davacı şirkete ait e-Defter kayıtları incelendiğinde; 2024 yılına ilişkin e-Defter
beratlarının yasal süresi içinde alındığının, 2025 yılı Ocak dönemine ilişkin e-Defter
beratlarının ise Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 03.06.2025 tarihli ve VUK-████████-10
sayılı sirküleri ile getirilen süre uzatımı dikkate alındığında yasal süre içerisinde alındığının anlaşılmış olduğunu, bu nedenle ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı ve sahibi
lehine delil teşkil edip etmeyeceği hususunun değerlendirilmesinin HMK m.222 kapsamında mahkememiz takdirinde olduğunu, dosya kapsamındaki icra takibinde davacı tarafından 81.180,00 TL asıl alacak ve 10.409
TL işlemiş faiz talep edildiğinin görülmekte olduğunu, davacı tarafça icra takibinde talep edilen
faiz türünün yasal faiz olması nedeniyle kök raporda yapılan hesaplamanın bu talep
doğrultusunda gerçekleştirilmiş olup, teknik hesaplamada takip tarihine kadar 7.297,05
TL yasal faiz oluştuğunun tespit edilmiş, ancak davacı tarafça icra takibinde talep edilen
faiz türü yasal faiz olduğundan, yapılan hesaplamanın bu talep ile sınırlı olarak
gerçekleştirilmiş olduğunu, faizin başlangıç tarihi ve uygulanacak faiz türüne ilişkin nihai
değerlendirmenin mahkememiz takdirinde olduğunu, mahkememizin ticari ilişki kapsamında temerrüt faizi uygulanması yönünde hüküm
kurması ihtimali göz önünde bulundurularak yapılan alternatif hesaplamada ise, 81.180,00 TL tutarındaki ana para üzerinden takip tarihine kadar 16.190,33 TL temerrüt faizi
oluştuğunun hesaplanmış olduğunu, bu hususun uygulanıp uygulanmayacağının da mahkememizin hukuki değerlendirmesine bağlı olduğunu, yapılan teknik inceleme sonucunda dosya kapsamında mevcut belgeler çerçevesinde taraflar
arasında ticari ilişki bulunduğunun, dava konusu faturaların toplam tutarının 81.180,00 TL olduğunun, bu tutarı tamamen karşılayan veya azaltan nitelikte bir ödeme veya mahsup kaydına dosya
kapsamında rastlanılmadığının görülmüş, ancak mal tesliminin ispatı, ticari defterlerin delil
niteliği, faizin başlangıç tarihi ve uygulanacak faiz türü gibi hususların hukuki değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın nihai olarak çözümlenmesinin mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ███████-172 E. - ███████ K. sayılı kararı )
Davacı tarafın delillerinde davacı ve davalıya ait ticari deftere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı ile davalı arasında inceleme konusu dönemde ticari
bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına
faturalar düzenlendiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve
uyuşmazlığa konu edilen faturaların toplam bedelinin 81.180,00 TL (KDV dâhil)
olduğu, tarafların ilgili dönem karşılaştırmalı alış-satış analizinde, dava konusu faturaların hem davacı hem davalı tarafından karşılıklı olarak beyan edildiği, bu durumun fatura
ilişkisini vergisel beyanlar yönünden desteklediği, dosya içerisinde belgeler incelendiğinde, söz konusu 81.180,00 TL tutarı tamamen karşılayan veya azaltan bir ödeme ya da mahsup kaydına rastlanılmamış olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmadığındın ticari defterlerin TTK hükümlerince birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, kayıtların düzgün tutulup tutulmadığı denetlenemediği gibi uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı da belirlenememiştir.
Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talebinini de yer aldığı görülmüş ise de dava değerinin işlemiş faiz hariç bedel üzerinden gösterildiği, dava değerine işlemiş faizin dahil olmadığı anlaşılmakla bu hususta ayrıca inceleme yapılmamıştır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 81.180,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 16.236,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin 81.180,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 16.236,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 5.545,41 TL harçtan peşin alınan 928,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.617,00 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.543,81 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.137,00 TL olmak üzere toplam 9.680,81 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma ortamında), davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ......
Hakim .....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!