Anahtar kelimeler: Mutasarrıfının Gaip Sahipsiz Vakfından Ölü Şerhinin Payının Adlarına Vakıflar Kayyım
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kayyım vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 17. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; 60 17... (eski 6 78... ) parsel sayılı taşınmazın ██████ payının ..., ██████ payının ... oğlu ölü ... ve ███████ payının ... oğlu ölü ... adlarına kayıtlı olduğunu, tapu kaydında "... Vakfından" şerhinin bulunduğunu, yapılan tahkikat neticesinde uzun zamandan beri sahipsiz kalan taşınmazın mutasarrıfının gaip olması nedeniyle 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi gereğince vakfı adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek hasımsız olarak tapu kaydının iptali ile vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin 12.11.2012 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, davanın hasımsız açılması nedeniyle çekişmesiz yargıya tabi olduğu ve sulh hukuk mahkemesinin görevinde bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 24.09.2013 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararıyla; davanın 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesinden kaynaklandığı ve taşınmazın aynına (mal varlığına) yönelik olduğu gözetildiğinde, olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 382. ve 383. maddelerinin uygulama yeri bulunmadığı, bu hali ile aynı Kanun'un 2. maddesi kapsamında kaldığı ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, öncelikle kayyımın davada yer alması sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması, ondan sonra işin esasının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bozmaya uyularak kayyım ... Defterdarının davalı olarak davada yer alması sağlandıktan sonra yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 07.04.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Kayyım vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 10.10.2018 tarihli █████████Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 24.02.2021 tarihli █████████ Esas, ████████ Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın ise davalı tarafından temyizi üzerine Dairenin 15.01.2024 tarihli █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle karar ikinci kez bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın paydaşlarından ..., ... oğlu ... ve ... oğlu ...'in yapılan araştırma neticesinde mirasçı bırakmadan öldükleri, paydaş oldukları taşınmazın ... Vakfından geldiği, bu kişilerin mirasçı bırakmadan ölmüş olmaları nedeni ile taşınmazdaki paylarının ... Vakfı adına tescili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Kayyım vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak; harç hususu kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi zorunlu olup dava konusu payların keşfen belirlenen değeri olan 174.240,00 TL üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, dava dilekçesinde bildirilen 42.042,00 TL üzerinden eksik karar ve ilam harcına hükmedilmesi isabetli değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına yerine “Alınması gereken 11.902,33 TL karar ve ilam harcından önceden peşin alınan 624,00,00 TL harç ile bozma öncesi ████████ Esas sayılı dosyaya 30.05.2018 tarihinde yatırılan 2.246,00 TL bakiye karar harcının mahsubunun ardından bakiye 9.032,33TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına” ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 438/7. maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!