Anahtar kelimeler: Konusuitirazın İlişin Eser Yüklenici Husumet Sınırlı Başlatılan Milleti Talepleriyle Bakiye

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2021
NUMARASI
:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalılarca yapılan itirazın iptali istemine ilişin olup; mahkemece davanın davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş. Yönünden kabulüne, diğer davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, dair verilen karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacı şirket ile davalılar arasında imzalanan "...' konulu yüklenici sözleşmesi gereği, davacı şirketin ilgili projenin; kaba inşaat işlerinin yapılıp teslim edilmesinin yüklenildiğini, işbu sözleşme gereği, işin teslim edldiğini, lakin davalının hak etmiş olduğu bakiye bedeli olan 59.117,07 TL cari hesap ekstrelerinin karşılığını ödenmediğini, davacı şirketin, davalılara Bakırköy ... Noterliği 21.01.2020 tarihli, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiği, işbu ihtarnamenin, 23.01.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ilgili bedeli tahsil edemeyen davacının önce 03.03.2020 tarihinde İstanbul 20. İcra Müdürlüğü ... Sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin, tüm yazışma ve sözleşme metinlerinde yer aldığı üzere Adi Ortaklık adına başlatıldığını, icra takibinde son derece kötü niyetli bir şekilde itirazda bulunulduğunu, bunun üzerine 23.06.2020 tarihinde İstanbul 20.İcra Müdürlüğü ... Sayılı dosyası ile 'tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile' ikinci kez icra takibine başlandığını, davalıların borca itiraz ettiklerini, takibin durduğunu belirterek; davalı borçluların İstanbul 20. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyasına tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu sözleşmenin, davacı şirket ile adi ortaklık arasında akdedildiğini, adi ortaklığın hisse devri ve unvan değişikliğine uğrayarak ... Ortaklığı unvanını aldığını, Adi Ortaklığı oluşturan şirketlerin ... Şirketi ve ... Şirketi olup; ... A.Ş. ve ... A.Ş.’nin işbu adi ortaklıkla ve sözleşme ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davanın ... A.Ş. ve ... A.Ş. açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin, eseri meydana getirme borcunu gereği gibi yerine getirmediğini, bu nedenle oluşan eksik ve kusurların düzeltilmesi amacıyla adi ortaklık tarafından yapılan masrafların ve meydana gelen zararın davacı şirketin hak edişinden kesildiğini, belirterek; davanın öncelikle ... A.Ş. ve ... A.Ş. açısından husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının sözleşme’den doğan borcunu gerektiği gibi yerine getirmediğinin tespiti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 05.10.2021 tarihli karar ile; bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda; davacı yan ile davalı yanlar arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı, sözleşmenin dava dışı ... Ortaklığı ile yapıldığı, 01.08.2018 tarihinde yapılan hisse devri sözleşmesiyle ...Şti ortaklıktan çıkartılarak hisselerini davalı ... A.Ş” ne devrettiği ve adi ortaklığın ... Adi ortaklığı olarak devam ettiği, hak ediş faturalarının da ... ortaklığı adına düzenlendiği, incelemelerin davacı yan ile dava dışı ... ortaklığı ticari defterleri üzerinde yapıldığı, incelenen davacı şirkete ait 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran 23.06.2020 takip tarihi itibariyle; dava dışı... ortaklığından 59.117,07 TL alacaklı göründüğü, incelenen dava dışı adi ortaklığa ait 2019-2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava dışı adi ortaklığın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran; davacı yana 59.117,07 TL borçlu olduğu ve tarafların cari hesap ekstrelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, davalılar vekili tarafından, davacı yüklenicinin sözleşmeden doğan borcunu gerektiği şekilde ifa etmemesi sebebiyle oluşan eksik ve kusurların düzeltilmesi amacıyla adi ortaklık tarafından yapılan masraf ve meydana gelen zararın bedelinin, davacının hak edişinden kesildiğini beyan etmişse de dava dosyasında bu masrafların neler olduklarına dair bilgi ve bu masraflara ilişkin fatura ve ödeme belgelerine rastlanmadığının tespit edildiği, rapora taraflarca itiraz edilmiş ise de; raporunun dosya kapsamında toplanan delillere uygun olması nedeniyle Mahkemece tarafından davalılar vekilinin yeniden rapor alınması talebinin reddedildiği, tüzel kişiliği bulunmayan bir adi ortaklığın davada taraf olarak yer alması mümkün olmayıp; ancak adi ortaklığı oluşturanların davada taraf olabileceği, davacı ile dava dışı ... Adi Ortaklığı arasında ticari ilişki mevcut olup icra takibine konu alacağın iş bu ticari ilişkiden kaynaklandığı, ... Adi Ortaklığı'nın tüzel kişiliği olmaması nedeniyle davacı tarafından icra takibi ve iş bu dava adi ortaklığı oluşturan şirketlere karşı yöneltildiği, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin incelenmesinde; ... Adi Ortaklığını oluşturan şirketlerin ... A.Ş. ve ... A.Ş. olduklarının tespit edildiği, davalı iş sahiplerinin inşaatın tesliminde gecikilmesinden dolayı müspet zarara uğradıklarını iddia etmişlerse de müspet zarar iddiasının ispata muhtaç olduğu, davacı tarafından dava dışı ... ortaklığı adına hak ediş bedeli olan 59.117,57 TL'nin ödenmesi için ihtarname gönderildiği ve ihtarnamenin 29.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, böylelikle ... ortaklığını oluşturan şirketlerin temerrüde düşürüldükleri ve davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasındaki itirazlarının iptali ile takibin koşulları ile devamına, alacağın %20'si oranındaki 12.481,91-TL icra inkar tazminatının davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.'de müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;
1-Kararı, husumet yönünden davanın usulden reddine karar verilen kısım yönünden istinaf ettiklerini,
2- Taraflarınca 'Adi Ortaklık' çatısı altında açılmış olan ilk icra takibine karşı tarafça husumet itirazı ileri sürülmüş ve tarafın hangi şirketler olması gerektiğinin dile getirildiğini, gerek itirazları ve gerekse sundukları vekaletnameleri ile hangi şirketlerin taraf olması gerektiğini kendilerinin bildirdiklerini, 2. icra takibinin ise işbu beyan üzerine, işbu beyana uygun şekilde açıldığını,
3- Davalılarca İstanbul 20. İcra Müdürlüğü nezdinde ... numarası ile başlatılan takip ile işbu davaya konu icra takibinin konusuyla aynı olduğunu ileri sürmüşler ise de tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip başlatıldığını, ilk takipte takip borçlusu olarak ... Ortaklığı gösterildiğini, zaten ilk icra dosyasına davalının, tüzel kişiliği olmadığından bahisle sıfat yokluğunu gerekçe göstererek itiraz ettiğini,
4-Davalılar tarafından ... A.Ş. ve ... A.Ş. için husumet itirazında bulunmuş ise de davacı ile eser sözleşmesi akdeden tarafın ... Ortaklığı olduğunu, sözleşmenin akdedilmesinden sonra ... Şirketi payını ... Anonim Şirketi'ne devrettiğini, devire ilişkin davacıya herhangi bir bildirim ya da ihbarda bulunulmadığını, davalı şirketlerin tümünün İstanbul Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarında da görüleceği üzere aynı adreste ve aynı sektörde faaliyet gösteren ve aralarında organik bağ olan şirketler olduğunu, organik bağ nedeniyle davalı şirketler arasında ileri sürülen husumet itirazının dinlenemeyeceğini, davalı şirketlerin tümünün yönetim kurulunda ... adındaki şahsın yer aldığını,
5-Adi ortaklık ortakların üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu düzenleyen TBK 636. maddesinde yer alan "Çıkan veya çıkarılan ortak, ortak olduğu dönemde henüz sonuçlanmamış işlerden doğan kâra veya zarara katılır." kuralı ve TBK 638. Maddesinde yer alan "Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar." hükümleri gereği, tüm davalıların borçtan sorumlu olduklarını,
6- Gerekçeli kararın 4. sayfasının sondan bir önceki paragrafında; "'mahkememiz tarafından türkiye ticaret sicili gazetesi müdürlüğü tarafından mahkememize gönderilen evrakların incelenmesi neticesinde ... adi ortaklığını oluşturan şirketlerin ... A.Ş. Ve ... A.Ş oldukları tespit edilmiştir." denilmiş ise de; yaptıkları incelemelerde Ticaret Sicil Müdürlüğünden bu yönde bir evrak mevcut olmadığını gördüklerini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesi ile;
1-Davacının eseri meydana getirme borcunu gereği gibi yerine getirmediğini,
2- Eksik ve ayıplı işe ilişkin tüm unsurları barındıran eserin davacı tarafından; teslim edilmek istenmiş ise de; Adi Ortaklık tarafından işbu eksik ve kusurlu ifa, tam bir ifa olarak kabul edilmediğini ve Sözleşme’nin Geçici Kabul başlıklı 24.maddesi’ne uyularak taraflar arasında Geçici Kabul Tutanağı düzenlenerek; davacı şirket’e eksik ve kusurlu işlerin düzeltilmesi için 15 (onbeş) gün süre verildiğini ve bu durumun ihtaren noter marifetiyle de bildirildiğini,
3-Davacı Şirket’in, meydana getirdiği eserin mevcut durumunu tespit etmek amacıyla Beşiktaş ... Noterliği nezdinde tespit yapıldığını ve inşaatın 30 adet fotoğrafı çekilerek; mevcut durumu gösterir Noter Tespit Tutanağı tutulduğunu, Sözleşme’nin 24.3.maddesinde yer alan “Eksik ve kusurlu işler tamamlanmazsa, yüklenici nam ve hesabına yaptırılarak, bedeli istihkakından kesilir.” hükmü uyarınca ayıplı inşaat işlerinin başka firmalara yüklü bir masraf karşılığında tamamlattırıldığını, eksik ve kusurların düzeltilmesi amacıyla adi ortaklık tarafından yapılan masraf ve meydana gelen zararın davacının hak edişinden kesildiğini,
4-Davacı tarafından yapılan kusurlu ve eksik işlerin tamamlanması amacıyla her ne kadar Adi Ortaklık tarafından, davacı, geçici kabule davet edilmiş ise de; davacının geçici kabul toplantısına gelmediğini, bu nedenle geçici kabul tutanağının davacı yetkililerine e-posta yolu ile tebliğ edildiğini,
5-E-postaya cevaben; davacı yetkilisi tarafından gönderilen geçici kabul eksikliklerinin giderilmesine ilişkin e-posta uyarınca; davacı tarafından ilgili geçici kabul tutanağının kabul edildiğini ve ilgili geçici kabul tutanağında “tespit edilen eksikliklerin” teminat bedeli üzerinden kesilerek ödeneceğinin de kabul ve beyan edildiğini, ilgili e-posta yazışmasının dosya içerisindeki mübrez olduğunu,6-Mahkemece uyuşmazlığın asıl sebebi olan eksik işlerin tespit edildiği noter tespit tutanağının incelenmediğini ve bu noter tespit tutanağının inşaat uzmanı bilirkişiler tarafından incelenerek bilirkişi raporu alınmasına ilişkin taleplerinin haksız ve gerekçesiz olarak reddedildiğini, 7-Kararın sadece ticari defter kayıtlarına dayalı verildiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalılardan; ... Şirketi iş sahibidir.Davacı ile davalılardan ... Şirketinin oluşturduğu adi ortaklık arasında; 14.04.2018 tarihli kaba inşaat işleri yüklenici sözleşmesi akdedilmiştir.Somut olayda; davacı yüklenici vekili, sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini buna rağmen cari hesaba göre alacağının ödenmediğini, bu nedenle başlattığı takibe haksız yere itiraz ettiklerini belirterek, iş bu itirazın iptali davasını ikame etmiştir, her ne kadar davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde dosyada bulunmadığını iddia ettiği ancak yapılan inceleme de dosya içerisinde bulunduğu görülen Ticaret Sicil Kayıtlarından; ... adi ortaklığını oluşturan şirketlerin ... A.Ş. Ve ... A.Ş olduklarının görüldüğü, bu nedenle mahkemece davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı yanın ticari defter kayıtlarında 23.06.2020 takip tarihi itibariyle; adi ortaklıktan 59.117,07 TL alacaklı göründüğü, adi ortaklığa ait ticari defterlerde de , adi ortaklığın davacı yana 59.117,07 TL borçlu olduğu ve tarafların cari hesap ekstrelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, davalılar vekili tarafından, davacı yüklenicinin işi eksik ve ayıplı yaptığından, kusurların düzeltilmesi amacıyla adi ortaklık tarafından yapılan masrafların bedelinin, davacının hak edişinden kesildiğini beyan edildiği ancak buna dair fatura ve ödeme belgeleri sunulmadığı, davalı yanın eksik ve kusurlu işleri belirttiğini beyan ettiği geçici kabul tutanağının imzasız ve kaşesiz olduğu, ancak davalı yanın bir kısım eksiklikleri davacı yana mail ile bildirdiği, davacının ise bu eksikliklerin, ... adlı kişi tarafından giderileceğini, bunun bedelinin de davalı yana verdikleri teminat mektubundan kesilmesini kabul ettiklerini bildirdiği ve bu şekilde eksikliklerin giderilmiş olduğu, bilirkişi raporu ile yapılan tespit ile 30.03.2019 tarihli, her iki yan tarafından imzalanmış 8 nolu hak ediş raporunda davalının davacıya 112.468,28 TL ödeneceğinin belirtildiği, icra takibinde davacı yüklenicinin mahkemece yapılan tespitlere uygun olarak, 59.117,07 TL asıl alacak ve 3.292,49 TL faizi olmak üzere toplam 62.409,56 TL cari hesaptan ve hak edişten kaynaklı alacağını talep ettiği ve davasını ispatladığı anlaşıldığından; mahkemece davanın davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş. Yönünden kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL nisbi istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş.'den alınması gereken 4.255,71 TL nisbi istinaf karar harcından davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan 1.066,00 TL ve 133,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.056,71 TL harcın; davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş.'den alınarak HAZİNEYE GELİR İRADINA,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!