Anahtar kelimeler: Uyarılara Defalarca Kurulumu Yaşandığını Getiremediğini Yazılımının Kalıcı Üretilemediğini Altyapı Ciddi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 11.04.2023KARAR TARİHİ
: 07.05.2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 27.05.2021 tarihinde Satın Alma Sözleşmesi’nin imzalandığını, davacı ile davalının ----" yazılımının kurulumu, teknik altyapı ve danışmanlık hizmetlerinin sağlanması hususunda anlaştığını ancak davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının sözleşmede öngörülen hizmetleri kullanıma hazır hale getiremediğini, işlerin gerçekleştirilmesinde ciddi gecikmeler yaşandığını, defalarca uyarılara rağmen kalıcı çözümler üretilemediğini, eksik ve gecikmeli hizmetlerin sözleşmenin ihlali niteliğinde olduğunu işbu sebepten dolayı sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiklerini, tüm bu nedenlerle; sözleşmenin feshi gereğince davacı tarafından yapılan ödemenin şimdilik 100,00-TL'lik kısmının işleyen ticari faiziyle, davacı şirket tarafından işin tamamlanabilmesi için üçüncü kişilere yapılan masraflar için şimdilik 100,00-TL'nin işleyen faiziyle, sözleşme bedelinin %10'u tutarındaki cezai şart için şimdilik 100,00-TL'nin işleyen faiziyle davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların 27.05.2021 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, davalının sözleşmeye konu yerine getirilmesi gereken tüm sorumluluklarını yerine getirdiği, Teknik Şartnameye göre davalı tarafın sorumluluğu yazılımsal hizmetin sağlanması olup teknik altyapının davacı tarafından karşılanacağının öngörüldüğünü, davalı tarafından davacıya sunulan hizmetlerde davacı tarafından ödemelerin geciktirildiğini, davacı şirketin davalı şirkete ilk ödeme olarak KDV dahil 88.500,00-TL ödeme gerçekleştirdiğini ayrıca sözleşmenin 11.3 maddesi incelendiğinde her ne kaynaktan kaynaklanırsa kaynaklansın davalının tazmin sorumluluğunun davacının fiilen ödediği miktar kadar olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen sözleşme bedelinin iadesi, dava dışı kişi ile davacı arasında yapılan sözleşme sebebiyle davacı tarafından üçüncü kişiye ödenen iadesi ve sözleşmenin feshi sebebiyle cezai şartın iadesi talebine ilişkindir. Somut davanın taraflar arasında 27.05.2021 tarihli satış+hizmet sözleşmesinin haklı feshi iddiasına dayalı fazladan yapıldığı iddia edilen ödemenin iadesi, üçüncü kişilere yaptırıldığı iddia edilen işler bedeli ve cezai şart tahsiline dayalı alacak davasıdır. Taraflar arasında 27.05.2021 tarihli sözleşme yapıldığı, 27.05.2021 tarihli sözleşmenin niteliği itibariyle satış+hizmet sözleşmesi niteliğinde her iki tarafa borç yükleyen karma bir sözleşme olduğu, davalının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, satış ve hizmet edimlerinde eksik ifa söz konusu olup olmadığı, eksik varsa hangi edimlerde olduğu, davacının kısmi veya tamamen bir ödemede bulunup bulunmadığı, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, haklı nedene dayanıyorsa davacının fazladan yapıldığını iddia ettiği ödemenin iadesi, üçüncü kişilere yaptırdığını iddia ettiği işler bedelinin tahsili ve cezai şart tahsili istemlerinde yasal koşulların oluşup oluşmadığı konusunda ihtilaf bulunmaktadır.Davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının ise edimini gereği gibi ifa etmediğini iddia etmiştir. Davalı taraf ise sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.Dava dilekçesinde belirtildiği üzere sözleşmenin fesih başlıklı 6.2.maddesi ile satın alma genel şartları 5.1 maddesi gereğince sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiştir. Sözleşmeye dair fesih bildirimi,--- Noterliği'nin 05.10.2022 tarih ve ---- yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya bildirilmiştir.Davalı taraf, ---- Noterliği'nin 28.09.2022 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini davacıya bildirmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, hazırlanan rapora göre, tarafların ticari defter ve kayıtları ile Ba/Bs formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, dava tarihi itibariyle tarafların birbirinden alacağı/borcu olmadığı, davacı tarafından davalıya iade faturası düzenlenmediği anlaşılmıştır. Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kâr mahrumiyeti müspet zarar kalemlerinden biridir. Davacının mamelekinde, sözleşme yerine getirilseydi bulunacağı duruma göre bir azalma olmuştur. Müspet zarar bu iki bedel arasındaki farktan ibarettir.Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı olmaktadır. Burada borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir. Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar. Bu husus BK’nun 108. Maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmıştır. Burada alacaklı sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır.Dosyaya sunulan asıl ve ek rapor niteliğindeki teknik raporlardan ve tanık beyanlarından; sözleşme konusu hizmetin davalı tarafından yerine getirildiği, hizmetin ifası kapsamında eksik kalan hususların davalı tarafından giderildiği, bu hususun taraf tanıklarının beyanlarından anlaşıldığı, davacının kullanım hatasından kaynaklı zararlardan davacının sorumluluğunun bulunmadığı, buna göre davacı tarafından yapılan sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığı, zarar iddiasının somutlaştırılmadığı, bu haliyle davacı tarafça iddianın ispat edilemediği, davacı tarafça cezai şart talebinde bulunulmuş ise de taraf iradesi ile feshedilen sözleşmeye dayanılarak sözleşmede düzenlenen cezai şart talebinde bulunulamayacağı sonucuna varıldığından, yapılan ödemenin iadesi, cezai şart ve üçüncü kişiye ödendiği iddia edilen bedellerin iadesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından 168,00-TL vekalet harcı, 250,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 418,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.