Anahtar kelimeler: Durdurduğunu Ferilerine Kazaya Kasko Başlattığını Kambiyo Faize Karıştığını Borca Poliçe

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 25.02.2026KARAR TARİHİ
: 07.05.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı sigorta şirketi aleyhine ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile 423.068,09-TL asıl alacak ve 65.929,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 488.997,17-TL tutarında icra takibi başlattığını, davalı borçlunun takibe, borca, faize ve tüm ferilerine haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının yetki itirazında bulunmasına rağmen yetkili icra dairesini açıkça göstermediğini, müvekkiline ait ----- plakalı aracın 21.02.2025 tarihinde kazaya karıştığını, aracın davalı nezdinde ----- poliçe numaralı kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, kaza sonrası ---- numaralı hasar dosyasının açıldığını, aracın ------ tarafından onarıldığını, 15.04.2025 tarihli 423.068,09-TL tutarlı onarım faturasının müvekkili tarafından 07.05.2025 tarihinde kredi kartı ile ödendiğini, davalı sigorta şirketinin söz konusu hasar bedelini müvekkile ödemediğini, yapılan tüm görüşmelere rağmen ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız itirazda bulunduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle; davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, alacak likit olduğundan davalı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle reddinin gerektiğini, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin değil Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, dava dilekçesinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. Maddesinde öngörülen zorunlu unsurların bulunmadığını, davacının iddialarını somutlaştırmadığını, davanın kötü niyetle ikame edildiğini, sigortalı aracın hasar işlemlerine başlanmış olmasına rağmen davacının ödeme sürecini beklemeden dava açtığını, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 09.04.2025 tarihli kararı uyarınca müvekkili şirketin yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, ödemelerin kamu otoritesinin iznine tabi olduğunu, bu nedenle gecikmeden dolayı şirketin sorumlu tutulamayacağını, tazminata hükmedilmesi halinde poliçedeki kloz ve muafiyetlerin uygulanması gerektiğini, hasar tazmin yöntemi ile parça tedariki hususlarında poliçe şartlarının esas alınması gerektiğini, sigorta sözleşmelerinin sigorta ettirenin zenginleşmesine yol açmaması gerektiğini, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporundaki rayiç bedellerin gerçeği yansıtmadığını, sigorta şirketi tarafından düzenlenen eksper raporunun esas alınması gerektiğini, gerçek zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, herhangi bir temerrüt durumu oluşmadığından faiz sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kanaatte olunması halinde dahi yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddini, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; davacıya ait olup davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası ile sigortalanan hususi otomobil niteliğindeki ----- plakalı araç ile dava dışı kişiye ait araç arasında 21.02.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçtaki hasar bedeli ve hasar bedeline işleyen faizin davalıdan tahsili için yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacıya ait --- plakalı ---- marka hususi araç, ----- poliçe numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile 27.11.2024 tarihi ile 27.11.2025 tarihi arasında davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır.Davacıya ait------ plakalı araç ile dava dışı kişiye ait araç arasında 21.02.2025 tarihinde trafik kazası meydana gelmiştir. Gerçekleşen kaza sonucu sigortalı araçtaki hasar için davacı araç maliki tarafından 423.068,09 TL hasar ödemesi yapılmıştır.Davacının hasar bedeli zararının kasko sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine --- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra dosyasında icra takibine geçilmiş, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmiş, davacı tarafça itirazın iptali talep edilmiştir. █████/2013 tarihli ----- Gazete'de yayımlanan ve █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesinde, kanun'un kapsamı “bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Somut olayda, davacı ile davalı şirket arasında Genişletilmiş Kasko Poliçesi imzalandığı, davacının söz konusu poliçe kapsamında ödenmeyen hasar bedelinin tazminini talep ettiği, sigorta sözleşmesine konu aracın hususi otomobil olduğu, davacının gerçek kişi tacir olmadığı, davacının tüketici konumunda bulunduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin ----- Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine,2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.