Anahtar kelimeler: İlıcabaşı Nedenli Bson Bulvarı Aydın Denizli Cümle Sıralarında Yazim Ölümlü

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: Aydın Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: █████████ Esas - ████████ KararKARAR TARİHİ
: █████/2022DAVA
: Maddi ve Manevi Tazminat (Ölümlü Trafik Kazası Nedenli)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D ÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2021 günü saat 08:20 sıralarında Ilıcabaşı Mahallesi Denizli Bulvarı ... önünde meydana gelen ölümlü trafik kazasında, davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyonet cinsi araç ile seyir halinde iken ... önüne geldiğinde, bisikleti ile yaya geçidinden karşıya geçmek isteyen müvekkilinin 9 yaşındaki oğlu ...'ya çarptığını ve müvekkilinin oğlunun kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak vefat ettiğini, Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda ve ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda bu kazanın oluşumunda ... plakalı kamyonet sürücüsü davalı ...'nın 2918 sayılı KTK'nun 52/1-a maddesini ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğunu ve Aydın 5.Asliye Mahkemesinin █████/2021 tarihli █████████ E. █████████ K. Sayılı gerekçeli kararı ile taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, davalı şirket ... Anonim Şirketi ile ölümlü trafik kazası neticesinde oluşan maddi tazminat alacağı taleplerine ilişkin müvekkil tarafından yapılan başvuru sonucunda 320741 numaralı hasar dosyası oluşturulmuş ve müvekkiline 30.924,00 TL ödeme yapıldığını, miktarı az bulan müvekkilinin arabuluculuk başvurusunda bulunmuş ve ███████████ arabuluculuk numaralı ve █████/2021 ile █████/2021 tarihleri arasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucu arabuluculuk süreci █████/2021 tarihinde Anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, müvekkilinin 9 yaşındaki oğlunun hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan dava konusu trafik kazası sonucu TBK kapsamında belirtilen cenaze giderleri, destekten yoksun kalma tazminatı ve mahkeme tarafından takdir edilecek diğer maddi tazminat kalemleri için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın davalı işleten ( ... ) ve sürücü yönünden ( ... ) olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olarak davalılardan tahsiline, 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen aracın sürücüsü ve işleteni olan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ
:Davalı ... ile ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili ...'nın kusuru bulunmadığını, olayda maktülün illiyet bağını kesecek nitelikte ağır kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek, davacının haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı tüm iddia ve talepler ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı sigorta vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı yanca müvekkili şirkete başvuru yapıldığını ve hasar dosyası açıldığını, söz konusu hasar dosyasında incelemeler yapılarak aktüer raporu alındığını, ...'nın vefatı nedeniyle davacıya 05.10.2021 tarihinde 30.924,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile müteveffanın babasına da 26.10.2021 tarihinde 20.120,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, ayrıca müvekkilinden temerrüt tarihinden faiz istenebileceğini, olay tarihinden faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.DELİLLER
:Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ esas █████████ karar sayılı dosyası, Aydın 4. Noterliğinden █████/2021 tarih 02341 yevmiye nolu araç satış sözleşmesinin fotokopisi, davalı ... A.Ş'ye müzekkere yazılarak kazaya ilişkin açılan 320741 sayılı hasar dosyası, yapılan ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler, Adli Tıp Kurumundan yüzdelik kusur tespiti raporu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "mahkemece meydana gelen kazada, kazaya karışanların kusur durumuna ilişkin Ankara ATK'dan rapor tanzimi sağlandığı, dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilerek hesap yapıldığı, celse arasında davacı vekilince sunulan dilekçe ve duruşma esnasında alınan beyanında maddi tazminat bakımından sigorta şti. ile anlaşma sağlandığı bu nedenle maddi tazminat taleplerinden feragat edildiğinin bildirildiğinden, davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine; meydana gelen ölümlü trafik kazasında davacının oğlunu kaybettiği, kazaya karışanların kusur durumları ve kazanın oluş şekli de nazara davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı lehine 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıla verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece manevi tazminat miktarı tesis edilirken yapılan değerlendirme ve incelemenin hatalı olduğunu, davalı araç sürücüsünün dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek elim kazanın oluşumuna asli ve ağır kusuru ile neden olduğunun açıkça ortada olduğunu, Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı kararı ile taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, ceza dava dosyası içerisinde yer alan raporda da davalı sürücünün yüksek hızla değil hız sınırına uyarak gelmesi ve dikkat ve özen yükümlülüğüne uyarak çocuğu fark etmesi gerekirken hızını azaltma ya da şerit değiştirme tedbirine başvurmadığının ortada olduğunu, bu durumun da, davalı sürücünün ölümle sonuçlanan trafik kazasında ağır ve tam kusurunun olduğunu gösterdiğini, dava dosyasında çok küçük yaştaki müteveffanın ölümünün hiç kuşkusuz annesi olan müvekkilinde ölçülemeyecek derecede büyük elem ve keder doğuracağının kuşkusuz olduğunu, manevi tazminat takdir edilirken kişilerin duydukları zararın şiddeti, zarara uğrayan ile arasındaki yakınlık, bağ, zarar verenin kusurunun dikkate alınması gerektiğini. Manevi tazminat davasının kısmen kabulü nedeniyle davalı taraf lehine 9.200,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve manevi tazminat davasının tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalılar vekili davacının istinaf dilekçesine cevap ve istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu olayda fiil ile netice arasında uygun illiyet bağı ve kusur sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilin fiiliyle gerçekleşen netice arasındaki illiyet bağı müteveffanın ağır kusuru ile kesildiğini, alınan raporlarda müvekkiline atfedilen kusura ilişkin müvekkilinin söz konusu kuralları ihlal ettiğine ilişkin hiçbir delil bulunmadığını, dosya kapsamındaki tüm açıklama, beyan ve delilleri ile müvekkilinin hızlı olmadığı ve üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirdiğinin ispatlandığını, kaldı ki dosya kapsamında tanzim edilen son bilirkişi raporunda müvekkilinin fiilinin ihlal ettiği hiçbir hukuk kuralı belirtilmemiş olması karşısında fiilin hukuka aykırılık vasfının bulunmadığının da açık olduğunu, iş bu 03.08.2021 tarihli son raporda müvekkilinin ihlal ettiği hukuk kuralı belirtilmeden ve fiilinin hukuka aykırılığına ilişkin hiçbir tespit yapılmadan varsayımdan hareketle müvekkiline kusur izafe edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olup, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hiçbir hukuki altyapıya dayandırılmadan, bilirkişi raporlarında kusura ilişkin çelişkiler giderilmeden müvekkilinin sorumluluğuna gidilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, ceza yargılamasında müvekkiline kusur atfedilmiş olsa dahi hukuk mahkemesi hakimini bağlamadığını, davacı tarafın söz konusu trafik kazası sebebiyle sigorta şirketinden hakkaniyete uygun bir tazminat almış olmakla maddi-manevi zararının karşılandığını belirterek, davacı tarafın haksız ve kötüniyetli istinaf başvurusunun esastan reddine, maddi tazminat talebinin reddi ve vekalet ücretinin davacı tarafından ödenmesine dair hükmün onanmasına, manevi tazminat talebine ilişkin kararın kaldırılarak esastan reddine karar verilmesini istemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda gösterilen gerekçelerle davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile sürücü ve işleten davalılar vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56/2. maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Kural olarak, 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır.Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından HAGB kararı kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir.Somut olayda, trafik kazası tespit tutanağında; 18.06.2021 günü saat 08:19 sıralarında davalı sürücü ...'nın idaresindeki ... plakalı kamyonet ile Denizli Bulvarı üzerinde jandarma kavşağı istikametinden Forum Kavşağı istikametine doğru seyir halindeyken Aydın Ticaret Odası önünde bulunan yaya geçidine geldiği esnada aracının sol ön far ve kaput kısımlarıyla, Posta Caddesi istikametinden gelip Denizli Bulvarı üzerinden yaya geçidini kullanarak Gıda Çarşısı istikametine doğru karşıya geçmek isteyen bisiklet sürücüsü ...'ya gidiş yönünne göre sol şerit yaya geçidi üzerinde sol yan kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ... plakalı kamyonet sürücüsü ...' ın 2918 sayılı KTK'nda yer alan sürücülere ait kusurlardan 52/1-a (Aracının hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken yaya geçitlerine, hemzemin geçitlerine, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken azaltmamak), bisiklet sürücüsü ...'nın ise 56/1-a (şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.Dava konusu olaya ilişkin Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile davalı sürücü ...'nın ██████████ tarihinde kullanmakta olduğu ... plakalı araçla tali kusurlu olarak olarak bisikletle gider maktül ...'ya çarparak ölümüne neden olduğu sabit olduğundan, neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB'na karar verildiği anlaşılmıştır.Ceza mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hukuk hakimini bağlayıcı değilse de; hukuk hakimi ceza dosyasındaki delilleri serbestçe değerlendirebilecektir. Kusur yönünden; ceza dosyasında olay yerinde yapılan keşif sonucu trafik bilirkişisinden alınan █████/2021 tarihli rapor ve İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan █████/2019 tarihli rapor ile eldeki davada İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan █████/2021 tarihli ve █████/2022 tarihli raporların birbiri ile uyumlu olduğu ve bu raporlarda; davalı sürücü ...'nın idaresindeki kamyonet ile olay mahalli yol bölümünden seyri sırasında mahaldeki yaya geçidini de dikkate alarak hızını uygun seviyeye düşürmesi, yolun sağında sola manevrayla istikamet şeridine katılan bisiklet nedeniyle zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek mevcut seyri ile geldiği olay mahallinde istikamet şeridine katılan bisiklete çarptığı olayda tali kusurlu olduğu, 2012 doğumlu müteveffa sürücü ...'nın idaresindeki bisiklet ile seyrini olay mahalli bölünmüş yolun sağından araç trafiğini de dikkate alarak müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek sol gerisinden yaklaşmakta olan araca rağmen sola manevraya geçerek sol gerisinden yaklaşmakta olan aracın seyir istikametini kapatması sonucu gerçekleşen olayda yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerine asli etken olduğunun belirtildiği, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden son olarak alınan █████/2022 tarihli raporda sonuç olarak; gerçekleşen olayda; davalı sürücü ...’nın %20 oranında kusurlu olduğu, 2012 doğumlu müteveffa sürücü ...'nın yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerine %80 oranında etken olduğu kanaatinin bildirildiği ve ilk derece mahkemesince kusur yönünden hükme esas alınan bu raporlardaki tespit ve değerlendirmelerin trafik kazası tespit tutanağına, kamera görüntülerine ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, hükme esas alınmalarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, taraf vekillerinin kusurun tespiti ile oranına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. █████/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu ilkeler kaplamında; davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, ceza mahkemesi kararı, davalı sürücünün tali kusurlu, ölenin asli kusurlu bulunması, ölenin yaşı, davacılara yakınlığı, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, hak ve nesafet kaideleri, davalı tarafın eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının az olduğu, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olacağı anlaşıldığından, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmüş, davalılar vekilinin manevi tazminat talebinin tümden reddi gerektiğine yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin istinafına gelince; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 10/2 maddesine göre; davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına Tarifenin 3. kısmına göre hükmedilecek ücret davacı vekili lehine belirlenen vekalet ücretini geçemeyeceğinden reddedilen miktar yönünden davalı lehine 24.900,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu yöne ilişkin davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Davacı vekilinin manevi tazminat davasının reddedilen miktarı yönünden davalılara vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin istinafına gelince; davacının zararından davalıların müteselsilen sorumlu oldukları, müteselsil sorumlu davalılara reddedilen miktar üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak Dairemizce manevi tazminat miktarı yönünden yeniden karar verildiğinden, yeniden hüküm altına alınan manevi tazminat miktarına göre taraflar lehine ve aleyhine hüküm altına alınacak yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretleri de değişeceğinden ve █████/2025 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi kararına göre manevi tazminat davasının kısmen reddi halinde davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu sonuca etkili görülmemiştir.Tüm bu nedenler ve dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından; davalılar ... ile ... vekilinin tüm istinaf nedenleri, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenleri dışındaki istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle;-Davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalılar ... ile ... vekilinin tüm istinaf nedenleri, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenleri dışındaki istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE,3-İlk Derece Mahkemesi olan Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas - ████████ Karar sayılı █████/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;a)Davacının maddi tazminat davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,b)Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,c)Alınması gereken 3.415,50 TL karar ve ilam harcından 344,97 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 3.070,53 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, mahsubuna karar verilen 344,97 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,ç)Davacı tarafından yapılan 2.653,00 TL yargılama giderinin tamamının Anayasa Mahkemesinin █████/2024 tarih, ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı uyarınca davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,d)Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının yargılama gideri olarak Anayasa Mahkemesinin █████/2024 tarih, ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı uyarınca davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,e)Davalılar ... ve ... tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,f)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı üzerinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,g)Anayasa Mahkemesinin █████/2024 tarih, ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... yararına reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,6-Davalılar ... ve ... tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 341,55 TL karar ve ilam harcının alınması gereken 1.366,20 TL'den mahsubuyla, bakiye 1.024,65 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,7-Davacı tarafından yapılan 1.175,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,9-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,10-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda █████/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.