Anahtar kelimeler: Konusualacak Satımdan Uğranılan Tazmini Eser Feshi Anadolu Zararların Sınırlı Milleti

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2021
NUMARASI
:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin haklı feshi nedeni ile uğranılan zararların tazmini tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacının, taraflar arasındaki 25.01.2018 ve 06.11.2018 tarihli sözleşmelere dayalı olarak alt yüklenici sıfatıyla hizmet verdiğini, birim fiyatlar ve maliyetler konusunda tarafların aralarındaki yazışmalar suretiyle anlaşıp; mutabakata vardıklarını, davacının, davalıdan 25.01.2018 tarihli sözleşmeye istinaden toplam 400.000.- TL, 06.11.2018 tarihli sözleşmeye dayalı olarak alması gereken 175.000- TL tutarın da 10.000.- TL 'sını elden teslim aldığını, davalı yanın 06.11.2018 tarihli sözleşme nedeniyle ödemesi gereken meblağın 165.000.-TL'sini ödemeyerek; temerrüde düştüğünü, davacının 165.000- TL ödemeyi alamadığından; yapması gereken işlere devam edemediğini ve haklı olarak sözleşmeleri fesih hakkının doğduğunu, davacının taahhüt edilen işleri tamamlayabilmek için üçüncü şahıstan kiralamak suretiyle inşaat alanına kurduğu, inşaat iskelesinin sökülmesine de cebren engel olduğunu, bu sebeple davacının üçüncü şahıs iskele sahibine karşı, ağır zarara girmesine neden olduğunu, işbu davanın açıldığı tarihte dahi iskelenin davalı tarafından işbu dosyada anılan inşaatla kullanıldığı; davacının inşaat ince işlerini de yaptığı ancak ödemesini alamadığını, bu sebeple de bu işlerle ilgili olarak SGK ödemelerini yapamadığını, bu dönemde davacının teklif sunmuş olduğu ve son kabul/imza aşamasına gelinmiş olan; "... binası izolasyonu, çelik güçlendirme, ıslak hacimler, zemin iyileştirmesi" işlerinde SGK ödemelerini gerçekleştirememiş olması ve borcu yoktur yazısı veremiyor olması sebebiyle, ilgili üçüncü şahıs makamların, ihale konusu işleri davacıya vermekten vazgeçtiklerini, bu sebeple davacının 250.000-TL kar kaybı oluştuğunu, davacının verdiği inşaat hizmetlerinin neler olduğu ve bedelleri hususunda; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D.İş dosyası ile davacının yaptığı işlerin bedellerinin KDV dahil 514.421 .-TL olduğunun tespit edildiğini belirterek; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D.İş dosyası ile tespit olunan iş bedeli tutarının, bakiye 104.421.-TL sının, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D.İş dosyası için yaptığı masraf olarak 5.481 -TL sının, üçüncü şahıslara karşı taahhütleri nedeniyle kur farkından kaynaklı inşaat maliyetlerinin artışından ötürü uğradığı zararının, üçüncü şahıs inşaat iskelesi sahibinin alacağından ötürü fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak ve şimdilik olmak kaydıyla 1.000.- TL sının, davalıdan tahsil edemediği alacağı nedeniyle ödeyemediği SGK borcuna bağlı olarak kaybettiği ... binası izolasyonu, çelik güçlendirme, ıslak hacimler, zemin iyileştirmesi ihalesinden kaynaklı kar kaybından ötürü 250.000.TL' den fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak ve şimdilik olmak kaydıyla 1.000.- TL sının, davacının kusuru olmaksızın ilerleyememiş inşaat nedeniyle uğranılan telafisi imkansız itibar kaybı nedeniyle 5.000.- TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari bankaların Türk Lirasına uyguladıkları en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davalı şirketin, davaya konu işin yapıldığı dava dışı arsa malikleri ile imzaladıkları Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesiyle "... adıköy/İstanbul" adresinde 8 daireli konut inşaatı yapmayı üstlendiklerini; bu nedenle davacı firma ile yapımını üstlendiği inşaatın "alüminyum doğrama, çatı ve cephe ile çevre düzenlemesi dahil ince işçiliklerinin imalatlarının malzemeli ve işçilikli olarak anahtar teslimi haliyle yapılması" hususunda 25.01.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, işbu sözleşmeye göre işin anahtar teslimi haliyle yapılıp tamamlanma süresinin, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 75 gün olarak belirlendiği, ancak davacı taraf bu süre içinde yüklendiği işi sözleşmeye uygun yapmadığı ve teslim etmediğini; bu nedenle inşaatın tamamlanmasının yaklaşık 1 yıl kadar geciktiğini dolayısı ile bu süre içinde davalı şirketin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği, kat maliklerinin kira bedellerini düzenli olarak ödemek zorunda kaldığını, ayrıca davacı tarafından tamamlanmayan işlerin başka firmalara yaptırıldığını; davacı tarafından üstlenilen işlerin tamamlanmaması üzerine, İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş sayılı dosyası üzerinden taraflarınca tespit talep edildiği, bu dosya üzerinden yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile davacının üstlendiği işlerden hangilerini sözleşmeye uygun yerine getirmediğinin belirlendiğini; davacının davada yer alan taleplerinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğu belirterek; asıl davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece 04.11.2021 tarihli karar ile; Davacı tarafından yapılan imalatların bedelinden davalı şirketçe ödenmeyen bakiye tutar olan 104.421 TL talep edilen bedel yönünden; taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, işin bedeli ve yapılan ödemelerin toplamı konusunda uyuşmazlık olmadığı, ihtilafın; yapılan işin miktarına göre, süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkin olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda, eksik işler de dikkate alınarak; yüklenici tarafından yapılan işin miktarı ve bedelinin KDV dahil 538.021,00 TL olarak belirlendiği, davacının söz konusu talebinin; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiği, mahkemece aldırılan █████/2020 tarihli bilirkişi heyet kök raporu ve █████/2021 tarihli bilirkişi heyet ek raporundaki tespitler ve dosyaya kazandırılan sözleşmeler nazara alındığında; taraflar arasında 25.01.2018 ve 06.11.2018 tarihli sözleşmelerin tanzim edildiği; 06.11.2018 tarihli sözleşmenin 25.01.2018 tarihli sözleşmenin imzalanan sözleşmenin devamı niteliğinde olduğu, tüm sözleşmeler ve teklif keşfinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, 06.11.2018 tarihli sözleşmenin başlangıç tarihinin imza tarihi olup; işin tamamlanma süresinin 45 ile 70 gün arasında olduğu; sözleşmenin toplam 175.000,00 TL bedelli tanzim edildiği, sözleşme imzalandığı tarih itibariyle 10 gün içinde yükleniciye ödeneceği hükme bağlandığı, ödeme edimi yükümlülüğü altında bulunan iş sahibinin işbu edimini zamanında eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatlayamadığı, fakat davacı tarafından yapılan imalatların toplam tutarının KDV dahil 538.021,00 TL olduğunun davacı tarafından ispatlandığı anlaşılmakla; davacının davasının bu kısmının kabulüne karar verildiği, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı dosyası kapsamında yapmış olduğumuz 5.481 TL talep edilen bedel yönünden; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarihli müzekkere cevabı ve eklerine göre yapılan harcamanın 5.088,40 TL olduğunun anlaşıldığı, davacının talep ettiği bedel hakkında karar verilmesine yer olmadığına, söz konusu 5.088,40 TL harcama kaleminin yargılama giderleri içerisinde kabul red oranına göre değerlendirilmesine karar verildiği, davacının inşaat faaliyetlerini devam ettirirken kur farkından dolayı uğramış olduğu zarar talebi yönünden; davacı vekilinin █████/2021 tarihli dilekçesi ile; davacının inşaat faaliyetlerini devam ettirirken kur farkından dolayı uğramış olduğu zararı talep ettiği, bu zarar tutarının, davalı tarafça inşaat faaliyetleri bakımından ödenmeyen bakiye bedel olan 104.421 TL tutara dahil olduğundan kur farkından dolayı ek bir talepte bulunulmadığı şeklindeki beyanları ile taleplerinin olmadığını bildirdikleri anlaşıldığından; bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiğini, davacının; davalı şirket lehine inşaat faaliyetlerini devam ettirirken kullandığı inşaat iskelesine ilişkin kira bedelleri yönelik 53.100 TL tutar talebi yönünden; █████/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Şubat 2018 tarihi itibariyle kurulu iskele tutarı her ne kadar tespit raporunda kurulumdan itibaren aylık 4.350 TL olmak üzere kurulum masrafı da dahil toplam 62.250-TL olarak hesaplanmış ise de dosyada bulunan 19.02.2018 tarihli iskele kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 3.000,- TL+KDV olarak belirlendiği, sözleşme tarihi ile dava tarihi arasındaki 15 aylık kira bedeli 3.540,00 TL/ay x 15 ay = 53.100,00 TL (Kdv dahil) olduğu;"nun tespit edildiği, davacı vekilinin rapor doğrultusunda talebini arttırdığı, anlaşılmakla davacının bu talebinin kabulüne karar verildiği, ... binası ihalesini işbu davadaki alacakların tahsil edilememiş olması sebebiyle kaybedilmesinden kaynaklı yoksun kalınan kârdan dolayısı ile 1.000 TL tutarında tazminat talebi yönünden;davacın iddiasını ispatlayamadığı, davacının işbu davaya konu alacaklarını tahsil edememesi ile yurt binası ihalesi arasında illiyet bağının ortaya konulamadığı, benzer konuya ilişkin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi █████████ eses ve █████████ karar sayılı ilamında; "Davacı vekili yediemin depo ücreti talep etmiştir. İlgili zararın dava konusu edilen olaydan dolayı doğduğu, illiyet bağının bulunduğu, dolaylı zarardan da davalının sorumlu tutulabileceği anlaşıldığından, 413,00 TL depo ücreti talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 15 H.D. █████████ E. - ████████ K.)" şeklinde kararı bulunduğu, gerekçesi ile bu talebin reddine karar verildiği, davalı tarafın inşaat bedellerini ödememesi sebebiyle davacının projeyi tamamlayamamasından ötürü yaşadığı itibar kaybı sebebi ile 5.000 TL tutarında manevi tazminat talebi yönünden; davacının tacir sıfatına haiz olduğu, bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, bu çerçevede bütün tedbirleri almak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre davalının davacıya karşı herhangi bir haksız fiilinin olmadığı, inşaat bedellerini ödememesinden dolayı davacının ne gibi bir ticari itibar kaybına uğradığının dosya kapsamı ile tespit edilemediği, gerekçesi ile manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı, gerekçesi ile 104.421 TL'nin dava tarihi █████/2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,53.100 TL alacağın, 1.000 TL 'lik kısmının dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren; 52.100 TL'lik kısmının ise harç tamamlama tarihi olan█████/2021 tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ... binası ihalesini kaybetmelerinden dolayı yoksun kalınan kârdan nedeniyle 1.000 TL tutarında tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;
1- İşin sözleşmeye uygun şekilde yapılmaması ve süresinde teslim edilmemesi nedeniyle davalı şirketin ciddi zarara uğradığını,
2- inşaatın tamamlanmasının yaklaşık 1 yıl kadar geciktiğini, bu süre içinde davalı şirketin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği kat maliklerinin kira bedellerini düzenli olarak ödemek zorunda kaldığını ve tamamlanmayan işler, başka firmalara yaptırılmış ve bu suretle zarara uğradığını,
3- İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D. İş sayılı dosyası üzerinden yaptırdıkları tespit ile davacının üstlendiği işlerden hangilerini sözleşmeye uygun yerine getirmediğinin belirlendiğini,
4-Bilirkişi Raporlarında tarafların ticari defter ve belgelerinin incelendiği, incelemeye ilişkin olarak "... A.Ş. nin 2018 ve 2019 yılına ait defterlerinin lehe delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu" buna karşın;"... Mühendislik-...’ın 2018 yılına ait ticari defterlerinin lehe delil niteliğinde olduğu ancak 2019 yılı defterlerinin lehe delil olarak kullanılma niteliğinde bulunmadığının, tarafların 2019 yılı kayıtları arasında 514.421,00.TL farkın bulunduğu, bu farkın; davacı tarafından 2019 yılında, davalı adına düzenlenen 3 adet faturadan kaynaklandığının görüldüğü, davacı şirketin, davalı ... A.Ş.’ ne 2019 yılında düzenlediği toplamı 514.421,- TL olan 3 adet faturanın açıklamalarında belirtilen malzeme ve hizmetlerin, sözleşme şartlarına göre gerçekleştirdiğine ve söz konusu faturaların davalı şirkete teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda olduğunun tespit edildiğini, söz konusu faturaların; davacı tarafça "keyfi ve gerçeğe aykırı açıklamalarla, davalı şirketin bilgisi dışında, yapıldığı iddia edilen işleri ilişkin hiçbir hak ediş işlemi yapılmadığı halde hak ediş işlemi yapılmış gibi gösterilmeye çalışılarak, düzenlendiğini, bu faturalara itirazlarına dair; noter belgelerinin tarih ve yevmiye numaralarının delil listesinde bildirdiklerini,
5-Taraflar arasında geçerli olan sözleşmenin "25.01.2018 Tarihli Sözleşme" olduğu, "06.11.2018 Tarihli Sözleşmenin" hiçbir zaman yürürlüğe girmediği, davacı tarafça bu sözleşme kapsamında hiç bir iş veya imalat yapılmadığına dair itirazlarına rağmen; Mahkemenin bu sözleşmeyi de karara dayanak aldığını,
6-Davacı tarafça yapıldığı iddia edilen işlerin tamamının davacı tarafından yapılmadığını, davacının eksik bırakıp yapmadığı işlerin başkalarına yaptırıldığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; Davalının dava dışı arsa malikleri ile imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapımını üstlendiği binadaki bir kısım inşaat işlerinin yapımı konusunda; 25.01.2018 tarihli ve bu sözleşmenin devamı niteliğinde 06.11.2018 tarihli eser sözleşmeleri akdedilmiştir.Somut olayda, davacı yüklenici vekili; davacının, taraflar arasındaki 25.01.2018 ve 06.11.2018 tarihli sözleşmelere dayalı olarak alt yüklenici sıfatıyla hizmet verdiğini, birim fiyatlar ve maliyetler konusunda tarafların aralarındaki yazışmalar suretiyle anlaşıp; mutabakata vardıklarını, davacının, davalıdan 25.01.2018 tarihli sözleşmeye istinaden toplam 400.000.- TL'sinin ödendiğini ancak 06.11.2018 tarihli sözleşmeye dayalı olarak alması gereken 175.000- TL tutarın sadece 10.000.- TL 'sını elden aldığını, bakiye 165.000.-TL'sini ödemeyerek; temerrüde düştüğünü, davacının 165.000- TL ödemeyi alamadığından; yapması gereken işlere devam edemediğini ve haklı olarak sözleşmeleri fesih hakkının doğduğunu, davacının taahhüt edilen işleri tamamlayabilmek için üçüncü şahıstan kiralamak suretiyle inşaat alanına kurduğu, inşaat iskelesinin sökülmesine de davalının cebren engel olduğunu, işbu davanın açıldığı tarihte dahi iskelenin davalı tarafından işbu dosyada anılan inşaatla kullanıldığı; davacının inşaat ince işlerini de yaptığı ancak ödemesini alamadığını, bu sebeple de bu işlerle ilgili olarak SGK ödemelerini yapamadığını, bu dönemde davacının teklif sunmuş olduğu ve son kabul/imza aşamasına gelinen; "... binası izolasyonu, çelik güçlendirme, ıslak hacimler, zemin iyileştirmesi" işine dair ihaleyi, SGK ödemelerini gerçekleştiremediğinden; borcu yoktur yazısı alamaması sebebiyle, davacıy vermekten vazgeçtiklerini, bu sebeple davacının 250.000-TL kar kaybı oluştuğunu, davacının verdiği inşaat hizmetlerinin neler olduğu ve bedelleri hususunda; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D.İş dosyası ile davacının yaptığı işlerin bedellerinin KDV dahil 514.421 .-TL olduğunun tespit edildiğini belirterek;
a- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D.İş dosyası ile tespit olunan iş bedeli tutarının, bakiye 104.421.-TL sının,
b- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D.İş dosyası için yaptığı masraf olarak 5.481 -TL sının,
c- Üçüncü şahıslara karşı taahhütleri nedeniyle kur farkından kaynaklı inşaat maliyetlerinin artışından ötürü uğradığı zararının, üçüncü şahıs inşaat iskelesi sahibinin alacağından ötürü fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak ve şimdilik olmak kaydıyla 1.000.- TL sının,
d-Davalıdan tahsil edemediği alacağı nedeniyle ödeyemediği SGK borcuna bağlı olarak kaybettiği ... binası izolasyonu, çelik güçlendirme, ıslak hacimler, zemin iyileştirmesi ihalesinden kaynaklı kar kaybından ötürü 250.000.TL' den fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak ve şimdilik olmak kaydıyla 1.000.- TL sının,
e-Davacının kusuru olmaksızın ilerleyememiş inşaat nedeniyle uğranılan telafisi imkansız itibar kaybı nedeniyle 5.000.- TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari bankaların Türk Lirasına uyguladıkları en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesinde; davalı şirketin, 8 daireli konut inşaatı yapmayı üstlendiği inşaattaki "alüminyum doğrama, çatı ve cephe ile çevre düzenlemesi dahil ince işçiliklerinin imalatlarının malzemeli ve işçilikli olarak anahtar teslimi haliyle yapılması" hususunda, davacı ile 25.01.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, işin süresinin 75 gün olarak belirlendiği halde davacının işi yaklaşık 1 yıl kadar geciktiğini, bu nedenle asıl yüklenici olarak kendilerinin asra maliklerine fazladan kira ödemek zorunda kaldıklarını, davanın tamamlamadığı işleri de İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş sayılı dosyası ile tespit talep edildiğini belirterek; karşı dava açmış ise de mahkemece davalının zararlarını talep ettiği karşı davası iş bu davadan tefrik edilmiş, tefrik edilen dosyada davada arabulucuya başvurulmamış olması sebebi ile usulden red kararı verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.Mahkemece 04.11.2021 tarihli karar ile; davacı yanın bakiye iş bedeli talebi olan 104.421 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, inşaat iskelesinin kira bedelinden kaynaklanan 53.100 TL alacağın, 1.000 TL 'lik kısmının dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren; 52.100 TL'lik kısmının ise harç tamamlama tarihi olan█████/2021 tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının ihalesini davalının zamanında ödeme yapmaması sebebi ile SGK ödemelerini yapamadığından kaçırdığını belirttiği işe dair yoksun kalınan kârdan nedeniyle 1.000 TL tutarında tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında 25.01.2018 tarihli 400.000 TL bedelli ve 06.11.2018 tarihli 175.000 TL bedelli eser sözleşmeleri bulunduğu, davacı yanın işleri tamamladığı halde davalının bakiye 165.000 TL yi ödemediğini belirterek; şimdilik 104.421,00 TL sini talep ettiği,mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda; yüklenici tarafından yapılan işin miktarı ve bedelinin KDV dahil 538.021,00 TL olarak belirlendiği, hükme esas alınan bu raporlarda her iki tarafın yaptırdığı tespit raporlarının dikkate alındığı ve değerledirildiği, eksik işlerin de dikkate alınarak düzenlendikleri, 06.11.2018 tarihli sözleşmenin; 25.01.2018 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde olduğu, tüm sözleşmeler ve yapılan işlerin bir bütün olarak değerlendirildiği, 06.11.2018 tarihli sözleşmede, işin süresinin 45 ile 70 gün olduğu; sözleşme bedeli olan 175.000,00 TL' nin sözleşmeden 10 gün içinde davacı yükleniciye ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının bu ödemeyi 10 gün içinde ödediğini ispatlayamadığı, davacı yanın ise dava dilekçesinde bu bedelin 10.000 TL sini elden aldığını beyan ettiği, denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacı tarafından yapılan imalatların toplam tutarının KDV dahil 538.021,00 TL olduğunun belirlendiği, tarafların defter kayıtlarının incelenmesinde 2018 yılında tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu ve davacının davalı yana 402. 400 TL borçlu göründüğü, 2019 yılı davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 111.921 TL alacaklı olduğu, davalının defterine göre ise davalının davacıdan aynı 2018 yılındaki gibi 402.400 TL alacaklı olarak göründüğü, aradaki farkın 3 adet faturadan kaynaklandığı, davacının ise bilirkişi raporu ile yaptığı işlere ilişkin tespit ettiği iş bedelinin 538.21,00 TL olduğunun tespit karşısında; davacının ise alacağının 104.421,00 TL lik kısmını talep edebileceği anlaşıldığından; mahkemece bu bedel üzerinden, bakiye alacak talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.Mahkemece; davacı yanın değişik iş dosyasında yaptığı masraf talebi için, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarihli müzekkere cevabına göre davacı yan tarafından yapıldığı anlaşılan 5.088,40 TL'nin yargılama giderleri içinde değerledirilmiş olması de usul hukuku açısından doğrudur Davacının inşaat faaliyetlerini devam ettirirken kur farkından dolayı uğramış olduğu zarar talebi ile birlikte aynı zamanda kendisinin kiraladığı inşaat iskelesinin kendisine iade edilmemesi sebebi ile uğradığı zararı aynı talep maddesi içinde istemiş ise de ; davacı vekilinin █████/2021 tarihli dilekçesi ile; bu zarar tutarının, davalı tarafça inşaat faaliyetleri bakımından ödenmeyen bakiye bedel olan 104.421 TL tutara dahil olduğundan kur farkından dolayı ek bir talepte bulunulmadığı şeklindeki beyanları ile taleplerinin olmadığını bildirdiği gibi aynı zamanda aynı madde içinde talep ettiği bu kalem için harca esas değerleri ayrıştırmadığı dolayısı ile davacının inşaat faaliyetlerini devam ettirirken kur farkından dolayı uğramış olduğu zarar talebine ilişkin zaten harçlandırılmış bir davası da bulunmadığı anlaşıldığından; mahkemece bu kalem yönünden; hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararda isabetli olmuştur.Mahkemece davacının davalının işyerinde kurduğu ancak başka bir firmadan kiraladığı anlaşılan inşaat iskelesi bakımından alacak istemi konusunda; dosyada bulunan 19.02.2018 tarihli iskele kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 3.000,- TL+KDV olarak belirlendiği, sözleşme tarihi ile dava tarihi arasındaki 15 aylık kira bedeli 3.540,00 TL/ay x 15 ay = 53.100,00 TL (Kdv dahil) olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, ıslah doğrultusunda bu bedeli kabulüne karar verilmiş olması da isabetli olmuştur. Davacı yüklenici yanın; ... binası ihalesini işbu davadaki alacakların tahsil edilememiş olması sebebiyle kaybedilmesinden kaynaklı yoksun kalınan kârdan dolayısı ile 1.000 TL tutarında tazminat talep ettiği ve bu taleplerini ıslah etmediği, bu konudaki iddiasının SGK borçlarını ödemeyemediğinden borcu yoktur yazısı alamaması sebebi ile işin kendisine verilmesinden vazgeçildiği, basiretli bir tacirin başka işlerin sermayesini sadece bir işten gelecek bir meblağa bağlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, SGK borcunu ödeyemeyen davacının , almak istediği işin kapsamı dikkate alındığında; devamında bu işi de sağlıklı şekilde yürütmesinin de kendisinden beklenemeyeceği, dolayısı ile davacının uğradığını iddia ettiği kar kaybı ile illiyet bağının da bulunmadığı anlaşıldığından; mahkemece bu talebinin reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Yukarıdaki madde de belirtilen gerekçe ile, davacının inşaat bedellerini ödememesi sebebiyle projeyi tamamlayamamasından ötürü yaşadığı itibar kaybı sebebi ile 5.000 TL manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi de isabetlidir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 7.992,27 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.630,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.362,20 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!