Anahtar kelimeler: Römorkör Tersanelerinden Önde İnşası Profesyonel Liman Denizcilik Satımdan Güvenilir Uzmanlaşmış

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA: Davacı Vekilinin Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin, -------- önemli liman işletmecilerinden biri olup ulusal ve uluslararası deniz taşımacılığı, liman işletmeciliği ve deniz hizmetleri alanında faaliyet göstermediğini, Müvekkil şirket, faaliyetleri kapsamında denizcilik sektöründe güvenilir, etkin ve teknik standartlara uygun hizmet sunduğunu, Davalı şirketin, --------- önde gelen tersanelerinden biri olup başta römorkör satış ve bakım hizmetlerini yürüttüğünü, Ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren Davalı Şirket, gemi inşası ve satışına ilişkin teknik bilgi ve tecrübeye sahip bu alanda uzmanlaşmış profesyonel bir ticari işletme olduğunu, Müvekkilin, bu faaliyetleri çerçevesinde, Davalı ile akdettiği 10.11.2016 tarihli sözleşme uyarınca, ---------- isimli, 93,89 gross tonluk ve 30 ton ileri çekme gücüne sahip açık deniz Römorkör'ü 1.820.000 Euro * KDV bedelle satın aldığını, İlerleyen süreçte Müvekkili Şirketin, Römorkör'ün gerekli tüm ana makine bakımlarını yetkili servis olan dava dışı ----------Ş.'ye yaptırdığını, Bakımlar kapsamında havuzlama süreci ve ilgili iş ve işlemler ise yine Davalı tarafından gerçekleştirildiğini, Bu kapsamda, Römorkör'ün --------- klas kuralları uyarınca yapılması gereken periyodik bakım ve denetimleri yapıldığını. Bu 5 yıllık Special Survey denetimlerinden, Römorkör'ün Müvekkil Şirket mülkiyetine geçmesinin ardından yapılan ilki 23.03.2020 tarihinde, Römorkör 5.392 çalışma saatindeyken gerçekleştirilmiş olup yalnızca yüzeysel kontrolleri kapsadığını, Bu tarihte gerçekleştirilen 5 Yıllık Special Survey kapsamında ana makinalardan ünite açılmamış ve/veya overhaul işlemi yapılmadığını, Tarih 24.03.2025'i gösterdiğinde tekrarlanması gereken beş yıllık denetim sürecinin başlatıldığını, -------- tarafından düzenlenen denetim kapsam mektubunda, “son ana makine oöverhaul raporuna istinaden makinaların üretici tavsiyelerine göre değerlendirilmesi ve bu raporun mevcut olmaması hâlinde motor ünitelerinin açılması gerektiğinin” açıkça belirtildiğini, Bu kapsamda Davalı Şirket'ten, Römorkör'e daha önce herhangi bir “overhaul” yapılıp yapılmadığına ve Denetim Kapsam Mektubu'nda belirtilen diğer hususlara ilişkin bilgi ve belge talep edildiğini, Ancak Davalı tarafından bu yönde herhangi bir bilgi ve/veya belge sunulmadığını, bunun üzerine, --------- Denetim Kapsam Mektubu'nda yer alan hususlar ile Römorkör'ün mevcut çalışma saati dikkate alınarak ayrıca Davalı tarafından daha önce “overhaul” yapılıp yapılmadığına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin de sunulmamış olması nedeniyle -------- talimatı doğrultusunda ana makinaların silindir kapaklarının ve ünitelerinin açılması zorunluluğu doğduğunu, Bu işlem sonucunda 08.04.2025 tarihinde kol yataklarda derin çizikler ve aşınmalar görüldüğünden ---------, “majör overhaul” yapılması gerektiği yönünde teklif sunduğunu, Bu noktada işbu terimler hakkında bilgi verilmesinde yarar olduğunu, Denizcilik sektöründe Special Survey, gemilerin belirli periyotlarla (genellikle 5 yılda bir) klas kuruluşları tarafından yapılan denetim ve muayene sürecini ifade ettiğini, Bu süreçte geminin güvenlik, teknik uygunluk ve denize elverişlilik koşulları incelendiğini, Majör overhaul ise, ana makinelerin ve ilgili aksamın üretici firma tavsiyelerine göre belirli çalışma saatlerinden sonra yapılan kapsamlı bakım ve yenileme işlemi olduğunu, Bu işlemin, önerilen saatten çok önce yapılmak zorunda kalıyorsa bu genellikle ciddi teknik arızalar ve/veya eksik/yanlış teknik vecmiş bilsisinden kaynaklı Overhaul süreci devam ederken bir ---------- çalışanından tesadüfen öğrenilen bilgiye göre Römorkör'ün motorları Davalı'nın mülkiyetinde bulunduğu 2013 yılında, yaklaşık 3.700 çalışma saati civarındayken ciddi bir arıza (“yatak sarma”) yaşamış ve kapsamlı bir overhaul işlemine tabi tutulduğunu, İşbu husus tamamen birkaç kişi arasında yaşanan maddi bir olaya dair olması nedeniyle tanık dinletilmesine muhtaç olduğunu, Davalı Şirket tarafından Müvekkil Şirket'in teknik evrak ve bilgiler ile ilgili bir çok sorusuna rağmen hiçbir şekilde Müvekkil Şirket'e bildirilmemiş ve paylaşılmadığını, Yetkili servis--------- sonradan tesadüfen öğrenilen bilgi doğrultusunda 2013 yılında yapılan bu revizyonda; sancak makinada krank, ana yatak, kol yatak, liner, biyel kolu, piston, segman, silindir kapağı, enjektör gibi kritik parçaların değiştiği; iskele makinada ise kol yatakların değiştirildiğinin anlaşıldığını, Bu kapsamda Römorkör Davalı'nın mülkiyetindeyken 2013 yılında gerçekleştirilen söz konusu kritik parça değişimlerine ve geçirilen majör overhaul'a ilişkin kayıtlar --------- e-posta yoluyla talep edilmiş ve Müvekkil Şirket'e iletildiğini, Müvekkilin , Römorkör'ün henüz 3.700 saatlik kullanım sonunda overhaul'a alındığı bilgisine vakıf olsaydı, aşağıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere bu Römorkör'ü satın almayacağı gibi üretici tavsiyelerine göre yaklaşık 22.500 saatte yapılması gereken major overhaul işlemini de vaktinden çok önce gerçekleştirmek zorunda kalmayacağını, Nitekim normal şartlarda tersanede yapılacak Special Survey kapsamında Müvekkil Şirket'in planlaması ana makine çalışma saatleri esas alınarak üretici firma tarafından önerilen --------- gerçekleştirilmesi yönünde olduğunu, Ancak Davalı Şirket'in bilgi ve belge saklaması nedeniyle ana makinelere geçmişte hangi işlemlerin yapıldığı tespit edilemediğini ve üniteler açıldığında --------- gerektiği anlaşıldığını, Bu durumun, tersane sürecinin öngörülen sürenin dışına taşmasına yol açtığını ve Römorkör --------- alınmasaydı yaklaşık 30 gün sürecek bakım süreci 60 günü aşkın bir süreye yayıldığını, Bu nedenle Müvekkil Şirketin, Römorkör'ün faaliyet dışı kalması sebebiyle kiralanan ikame römorkör bedeli ile Römorkör'ün tersanede fazladan kaldığı günlere ilişkin maliyetler gibi yüksek tutarlı zarar kalemlerine katlanmak zorunda kaldığını, Nitekim Müvekkil Şirket tarafından 30.04.2025 tarihli e-posta ile Davalı'ya; Römorkör'ün 3.700 çalışma saatinde kapsamlı bir revizyona tabi tutulduğuna ilişkin bilginin satın alma sürecinde paylaşılmamış olmasının hem --------- klas sörvey sürecini hem de tersane planlamasını doğrudan etkilediği, bu nedenle Römorkör'ün planlanan sürenin çok üzerinde tersanede kaldığı ve Müvekkil Şirket'in ikame römorkör kiralama bedeli ile tersanede fazladan bekleme giderleri şeklinde önemli mali yükümlülüklere katlanmak zorunda bırakıldığının açıkça bildirildiğini, Bu kapsamda Müvekkil Şirket, Davalı --------- keşide ettiği 21.05.2025 tarihli ----------- numaralı, 2.700.000,00 TL bedelli ve 26.05.2025 tarihli ----------- numaralı, 660.000,00 TL bedelli havuzlama ve gemi bakım-onarım faturalarını ödemek durumunda kaldığını, Böyle kötü niyetli eylemleri ile Römorkör'ün Davalı'nın ağır kusuru ile gizli ayıplı bir satışının gerçekleştirilmesi sonucunda, planlanan 30 günlük bakım süresini aşan döneme tekabül eden masraflar yönünden Müvekkil Şirket'in zararı doğduğunu, Bu nedenle söz konusu aşan süreye ilişkin tutarın “Römorkör'ün tersanede fazladan kaldığı gün bedeli” olarak Davalı'dan talep edilmesi gerektiğini, Somut olay sonucu ortaya çıkan diğer bir zarar kalemi ise Müvekkil Şirket'in ticari faaliyetlerine kesintisiz devam edebilmesi amacıyla dava dışı --------- Şti.'den römorkör kiralanması olduğunu, Davalının Römorkör kendi mülkiyetindeyken majör överhaul'a alındığına ilişkin bilgi ve belgeleri saklaması ve Römorkör'ün Davalı'nın ağır kusuru ile gizli ayıplı bir şekilde satışının gerçekleştirilmesi sebebiyle bakım süreci gereksiz yere uzamış; bu nedenle Müvekkil Şirket, planlanan 30 günlük bakım süresini aşan dönemde ikame römorkör kira bedeli olarak binlerce ABD doları ödemek zorunda kaldığını, Bununla birlikte Müvekkil Şirket, iyi niyetli olarak yalnızca 30 günü aşan süreye tekabül eden kiralama bedelinin Davalı'dan tazminini talep ettiğini, Bu doğrultuda Müvekkil Şirket, Davalı'nın Römorkör kendi mülkiyetindeyken overhaul'a alındığına ilişkin teknik bilgi ve belgeleri saklaması, ağır kusuru ile gizli ayıplı mal satması, Müvekkil Şirket'e vermesi gereken bilgileri iletmemesi ve bu sebeple Müvekkil Şirket'i aldatarak iradesinin sakatlanmasına yol açması gerekçeleriyle, --------- Noterliği'nin ---------- yevmiye numaralı 03.06.2025 tarihli ihtarname ile Römorkör'ün faaliyet dışı kalması sebebiyle kiralanan ikame römorkör bedeli ile tersanede fazladan kaldığı günlere ilişkin zararlarının toplam tutarını, ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte 7 gün içinde ödemesini talep ettiğini, Ancak Davalının, bu ihtara rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, --------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden Davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, Davalı, 7 Ağustos 2025 tarihinde haksız şekilde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu beyanla, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyasına vaki borçlunun itirazının iptaline, Takibin faizi ile birlikte takip talebindeki koşullar ile aynen devamına, Borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle: Somut uyuşmazlığın, satımı yapılan bir römorkörün teslim ve ayıp iddialarından kaynaklandığını, niteliği itibarıyla geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden doğduğunu, Bu tür uyuşmazlıklar TTK’nın Deniz Ticareti kitabında düzenlenen hükümler kapsamındadır ve TTK m. 1352/1-(y) hükmü uyarınca “geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlık” deniz ticareti işi sayıldığını, Dolayısıyla huzurdaki dava, TTK’dan doğan deniz ticaretine ilişkin bir hukuk davası olduğunu, Bu itibarla, TTK m. 5/2 hükmü uyarınca söz konusu uyuşmazlığın denizcilik ihtisas mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, işbu mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın görev yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Huzurdaki davanın, ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebiyle açıldığını, Buna göre dava, takipte ileri sürülen talepler ve takibe dayanak yapılan belgelerle sınırlı olduğunu, İcra takibine konu edilmeyen belge ve taleplerin, itirazın iptali davasında sonradan ileri sürülmesinin, davanın hukuki niteliğiyle bağdaşmadığın, Ne var ki Davacı tarafın, icra takibinde herhangi bir dayanak belge sunmamış olmasına rağmen huzurdaki davada yeni iddia ve belgelere dayanarak talep konusu meblağları gerekçelendirmeye çalıştığını, Oysa takip dayanağı oluşturması gereken belgelerin, icra dosyasında bulunmadığını, bu nedenle bu belgelerin ilk kez itirazın iptali davasında ileri sürülmesinin usulen mümkün olmadığını, Yargıtay uygulamasının da itirazın iptali davasında icra dosyasındaki dayanak belgelerle bağlılık bulunduğunu kabul ettiğini, Bu nedenle Davacı’nın icra takibine konu etmediği belgeler ile sonradan güçlendirdiğini iddia ettiği yeni taleplerin huzurdaki davada dikkate alınması usulen mümkün olmadığını, bu yöndeki taleplerin dinlenmemesi gerektiğini, taraflar arasındaki satım sözleşmesinin 10.11.2016 tarihinde akdedildiğini bu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, Bu nedenle Davacı’nın satım anına dayalı ayıp iddiası zamanaşımı sebebiyle ileri sürülemeyeceğini, Öte yandan Davacı tarafın, satım sırasında 2013 yılına ilişkin bazı belgelerin paylaşılmadığı gerekçesiyle aldatıldığını ileri sürdüğünü, Ne var ki irade sakatlığı hallerinde de TBK m. 39 uyarınca davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini. Davacının, Sözleşmenin imzalanmasından dokuz yıl sonra bu yönde talepte bulunduğunu, bu nedenle zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, Taraflar arasındaki Sözleşme’nin 4. maddesi uyarınca Römorkör’ün deneme seyirleri ile teknik muayenelerinin Davacı tarafından yaptırılacağını, bu incelemeler sonucunda herhangi bir aksaklık tespit edilmediği takdirde teslim alınacağı açıkça düzenlendiğini, Nitekim Sözleşme gereğince deneme seyrinin yapıldığını , muayenelerin tamamlanarak Davacı tarafından teslim alındığını, Bu süreçte ne deneme seyirleri sırasında ne de teknik muayenelerde satıma ayıp teşkil eder nitelikte bir kusur tespit edilmediğini, Somut olayda -------- survey kapsamında Römorkör’e gelmesi üzerine klas yetkililerinin, gemi personelinden ana makinelerin servis bakım kayıtlarını talep ettiğini; bu kayıtların ibraz edilmemesi üzerine parçaların sökülerek kondisyon kontrolü yapılmasını istendiğini, Bu aşamanın, satıcı Müvekkilin inisiyatifinde olmayıp, alıcı Davacı’nın kendi teknik işletme sürecinin parçası olduğunu, Akabinde Davacının, -------- Teknik Servisi ile anlaşarak makinelerin açılmasına ve kontrolüne karar verdiğini, Müvekkilinin söz konusu sürece dahil olmayarak, bakım kararı alıcı tarafından verilmiş ve süreç alıcı ile servis kuruluşu arasında yürütüldüğünü, Bu işlemlerin, satım sonrası işletme dönemine ilişkin olduğunu, satım anına ilişkin ayıp veya gizli ayıp teşkil etmesinin teknik olarak da hukuken de mümkün olmadığını, davacının bu yöndeki beyanlarının gerçeklikten uzak olduğunu, Davacının icra inkâr tazminatı talep etmekte ise de, bu talep yönünden yasal koşullar somut olayda gerçekleşmediğini, İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit nitelik taşıması, borçlunun itirazının haksız olması ve davanın tamamen kabul edilmesi gerektiğini ancak somut olayda bunların gerçekleşmediğini beyanla Öncelikle usuli itirazların irdelenmesini ve görev yeri itirazı doğrultusunda davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle reddine, Her halde haksız ve hukuka aykırı davanın tümden reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davacı’ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
:Dava davacının davalıdan satın aldığı geminin ( römörkorun ) davalının ağır kusuru ve gizli ayıplı olarak malı davacıya satması nedeni ile davacının uğradığı iddia olunan zararların tazminine ilişkindir. Davalı görevli mahkemelerin deniz ihtisas mahkemeleri olduğunu ileri sürmüştür.6102 sayılı TTK'nın 1352. Maddesinde deniz alacakları sayılmış olup maddenin "y " bendinde " Geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlık " deniz alacağı olarak tanımlanmıştır. Keza davalı yanca cevap dilekçesinde gemi satışından kaynaklı açılan davada görevli mahkemenin deniz ihtisas mahkemesi olduğuna dair emsal --------- Sayılı kararlarına atıf yapılmıştır. Gereksiz yer tutmaması amacı ile aynen alıntılanmayacaktır.6103 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Uygulanması ve Yürürlüğü Hakkındaki Kanunun 8. maddesi aynen "Deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davaları;(1) 6762 sayılı Kanunun 4.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurulmuş bulunan denizcilik ihtisas mahkemesinin görmekte olduğu davalar, Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından, Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevli kılınacak asliye ticaret mahkemesine devredilir.(2) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarını görmekte olan mahkemeler, yargı çevreleri içinde ve görev alanlarına giren sonuçlanmamış davaları ve işleri devredemezler." düzenlemesini içermektedir.6103 Sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince HSK'ca --------- İlinde 6102 Sayılı TTK'nun Denizcilik Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli özel yetkili ------ Denizcilik İhtisas Mahkemesi belirlenmiştir. Bu durumda, 01.07.2012 tarihinden sonra 6102 Sayılı Kanunun Deniz Ticaret Kitabından doğan uyuşmazlıklar ticari dava sayılacak, ticari davalar ise 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi gereğince ihtisas mahkemesi olan Denizcilik İhtisas Mahkemesince görülecektir.6102 Sayılı TTK’nın “Deniz Ticareti Sözleşmeleri” başlıklı 1119 vd. maddelerinde bu tür sözleşmeler düzenlenmiş olup uyuşmazlığın çözümünde anılan madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, davanın görülüp sonuçlandırılmasının denizcilik ihtisas mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekmekte olup mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekmektedir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı gereğince somut uyuşmazlığın çözümünde özel mahkeme olarak denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla---------- Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olduğundan mahkememiz görevsiz olması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre davacının iş bu davada davalıdan bir alacak talep edebilmesi için satım konusu geminin ayıplı olup olmadığı, gizli ayıplı olarak davacıya satılıp satılmadığı evleviyetle incelenmesi gerektiğinden ve gemi satışına dair sözleşmeden kaynaklı her türlü uyuşmazlık kanunda deniz alacağı olarak tanımlandığından görevli mahkeme ----------- Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine,6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5 maddeleri ile 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Uygulanması ve Yürürlüğü Hakkındaki Kanunun 8. maddesi gereğince görevli mahkeme --------- Denizcilik İhtisas Mahkemesi olması sebebi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden,İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli------- Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine, Aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtarat yapıldı)3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026