Anahtar kelimeler: Cirosu Çekte Çeke Nöbetçi İstirdat Kimliği Kambiyo Gönderdiğini Tutarları Ödeneceğinden

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İSTİRDAT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 30.07.2025
KARAR TARİHİ
: 01.06.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İSTİRDAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyasından başlatılan icra takibi neticesinde takibe konu çekte müvekkilin cirosu bulunduğunu, buna istinaden söz konusu icra dosyasına müvekkili tarafından 30.06.2025 tarihinde Bursa Nöbetçi İcra Dairesi aracılığı ile esas icra dairesine gönderilmek üzere dilekçe verdiğini, borç tutarları müvekkil tarafından ödeneceğinden çek tazminatının müvekkilden tahsil edilmemesi gerektiğine dair dilekçe gönderdiğini, ancak alacaklı tarafından söz konusu çeke ilişkin başlatılan icra takibine istinaden çek tazminatının müvekkilinden tahsil edildiğini, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin tamamı icra dosyasına yapılmış olmakla birlikte toplamda 1.723.521,17 TL'lik ödeme yapıldığını, Türkiye ...Bankası A.Ş.'nin Bursa Şubesi'ne ait, █████/2025 keşide tarihli, ... seri numaralı, 1.350.000,00 TL bedelli çeke dayalı başlatılan icra takibi neticesinde, çek tazminatı bedeli olan 135.000-TL ve bu çek tazminatı nispetinde hesaplanan işlemiş faiz ve vekalet ücreti icra tehdidi altında müvekkilinden haksız ve hukuksuz şekilde tahsil edildiğini, çek tazminatının, Türk Ticaret Kanuna göre muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin %10’unu ödemekle yükümlü olmasından başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eden bir kavram olduğunu, hüküm kapsamında hamilin (çeki elinde bulunduran), düzenleyen kişiden (keşideciden) çekin bedelinin yanında, ödenmeyen çek bedelinin yüzde onu oranında çek tazminatı talep edebileceğini., ancak hükümde sayılanların dışında kalanların söz konusu çek tazminatını ödeme yükümlülüğü bulunmadığını (Emsal; Yargıtay 12. HD., 01.10.2013, E. 22295/K. 31010), yapılacak bilirkişi araştırması neticesinde tespit edilen çek tazminatı, çek tazminatına işleyen faiz ve çek tazminatına isabet eden vekalet ücreti kısımlarının hesap edilerek müvekkile iadesine karar verilmesi gerektiğini, bu sebeple tarafımızca bu hesaplama yapılamayacağından huzurdaki davanın kısmi olarak açıldığını, daha sonra tespit edilen değere üzerinden davanın ıslah edileceğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 135.000-TL'nin en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... Faktoring A.Ş ile ... Limited Şirketi arasında faktoring sözleşmesi imzalandığını, Faktoring sözleşmesi gereği borçlu ... Limited Şirketi'nden faturalar ile tevsik edilmiş alacak temlik alındığını, ödeme aracı olarak Keşidecisi ...Anonim Şirketi olan, ... 9278-Bursa Şubesine ait ...seri no'lu 1.350.000,00 TL'lık 10.06.2025 keşide tarihli çekin müvekkili şirkete ciro edildiğini, çekin yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edildiğini, karşılıksız çıktığını, davacı borçlu adına İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, istirdat davasının şartları oluşmadığını, istirdat davası açabilmek için, Borç olmayan bir paranın ödenmiş olması, Paranın icra takibi sırasında ödenmiş olması, Paranın cebri icra tehdidi altında ödenmesi, İstirdat davası bir yıl içinde açılmış olması gerektiğini, huzurdaki davada paranın cebri icra tehdidi altında ödenmiş olmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, İcra tehdidi altında ödemeden anlaşılan; bu ödemenin borçlunun ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup itirazın kesin kaldırılması yüzünden yapılmış olması gerektiğini, yani borçlunun kesinleşen icra takibi dolaysıyla ödemiş olması gerektiğini, ancak borçlu bu parayı daha beş günlük itiraz süresi içinde ödemişse burada istirdat davası açamayacağını, çünkü borçlunun itiraz etme hakkı varken yapmış olduğu ödeme, cebri icra tehdidi altında yapılmış bir ödeme sayılmayacağını, burada borçlu ancak bir sebepsiz zenginleşme davası açabileceğini, davacıya, davaya konu icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin 19.06.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, 5 günlük itiraz süresince itiraz etmeyip ödeme yapmaya başlandığını (Emsal; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ E. ██████████ K. sayılı 16.10.2014), çekin muhatap bankaya ibraz edilmiş olmakla TTK.nun 808 nci maddesi gereğince davacının çek tazminatı ve komisyon ve işlemiş faizi ödemekle mükellef olduğunu, davaya konu icra dosyası için yapılan ödemelerin aval ... adına yapıldığını, müvekkili şirketin icra takibine devam ederken dava dışı borçlu ...Limited Şirketi yetkilisi ve çeke aval veren ...ile iletişim kurulduğunu, avalin çek tazminatından ve komisyon bedelinden sorumlu olduğunu, harici yolla yapılan görüşmelerde avale indirimli bir rakam verildiğini, ancak daha sonra avalin garip bir şekilde kötü niyetli hareket ederek davacı şirket hesaplarından icra dosyasına ödeme yaptıklarını, ardından da huzurdaki davayı ikame ettiklerini, art niyetli yapılan ödemenin davacı şirkete olan güveni sarstığını, etik kurallarına aykırı hareket edildiğini, çek tazminatının istirdatı durumunda istirdat edilen bedelin çeke aval veren ve davacı şirket ile arasında organik bağı bulunan ...'e karşı icra edileceğinin de kanun koyucu tarafından kendilerine verilen bir hak olduğunu, davacı şirketin hukuki bir yararı da bulunmadığını, 6361 sayılı finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri kanunu madde 9/3’e göre kambiyo senedi ciro yoluyla müvekkili şirkete devredildiğinden kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişinin, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri müvekkili Faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra inkâr tazminatına ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; dava konusu çeke ilişkin çek tazminatından sorumlu olmadığı haldi icra baskısı altında ödenmesinden kaynaklı İİK.nun 72/7.maddesine göre açılmış Menfi Tespit ve İstirdat davasıdır.
Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 13.06.2025 tarihinde, davacı ile dava dışı ... Limited Şirketi,..., ...Anonim Şirketi aleyhine, █████/2025 günlü ... Seri Nolu 1.350.000,00 TL bedelli çeke dayanarak, 1.200.000,00.-TL asıl alacak (çek alacağı), 4.050,00.-TL Komisyon, 135.000,00.-TL Çek Tazminatı, 4.728,08.-TL Takip Öncesi Faiz olmak üzere toplam 1.343.778,08.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, (Örnek No:10) ödeme emrinin borçlu/davacıya 19.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği, icra dosyasının 07.07.2025 tarihinde İnfazen kapatıldığı, dosyasında tahsilatların incelenmesinde ve icra müdürlüğünün 01.08.2025 tarihli cevabi yazı içeriğine göre ödemelerin 20.06.2025 tarihinde ... tarafından 400.000 TL, 26.06.2025 tarihinde ... tarafından 400.000 TL, 07.07.2025 tarihinde ... tarafından 400.000 TL, 07.07.2025 tarihinde ... tarafından 499.364,25 TL ve 08.07.2025 tarihinde ...tarafından 24.156,92 TL yatırılmış olduğu, tahsilat makbuzlarına "Alacaklıya verilmek üzere ... TİCARET ANONİM ŞİRKETİ tarafından .......TL yatırılmıştır." şeklinde şerh düşüldüğü, reddiyatlarda da borçlu olarak davacı şirketin isminin yer aldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında doğrudan ticari ilişki olmasa da dava ve takip konusu çek üzerindeki kayıtlar üzerinde ve çek bedelinin takibe konulduğu icra dosyasına davacının ödeme yaparak dosyanın infazen kapatıldığı hususlarında tartışma yoktur.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu çeke ilişkin olarak davacı tarafından yatırılan "Çek Tazminatı"ndan davacının sorumlu olup olmadığı, yapılan ödemenin icra tehdidi altında yapılıp yapılmadığı, yatırılan bu bedelin davalıdan istirdat edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Mahkememizce alınan 02.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda;
Dava konusu çek tazminatı olan 135.000,00.-TL'ye isabet eden vekalet ücreti, masraf ve harç tutarının hesaplanması sonucunda; Dosya kapak hesabında yer alan toplam fer'i giderlere, tespit edilen %10,0463 oranı uygulanarak çek tazminatına isabet eden paylar bulunmuştur, denilerek yapılan hesaplama ile İcra Vekalet Ücreti Payının 200.128,93.-TL x 0,100463 = 20.105,56 TL, Masraf Payının 28.057,00.-TL x 0,100463 = 2.817,19.-TL, Tahsil ve Başvurma Harcı Payının 122.283,81 TL x 0,100463 = 12.287,46.-TL olmak üzere toplam ferilerin 37.338,83.-TL olduğu hesaplanmıştır.
Davacı vekili de bu miktarlar üzerinden 06.04.2026 tarihinde, kısmi alacak (tazminat) davası açtığından talep sonucunu bu miktarlara göre ıslah ederek harcını yatırmıştır.
Çek bedelinin çek tazminatı ve ferileriyle birlikte davacı adına farklı tarihlerde yatırılarak dosyanın kapatıldığı yukarıdaki icra dosyasındaki bilgilerden anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK.nun "Karşılık" başlıklı 783.maddesi gereğince;
"(1) Bir çekin düzenlenmesi için, muhatabın elinde düzenleyenin emrine tahsis edilmiş bir karşılık bulunması ve düzenleyenin bu karşılık üzerinde çek düzenlemek suretiyle tasarruf hakkını haiz olacağına dair muhatapla düzenleyen arasında açık veya zımni bir anlaşma bulunması şarttır. Ancak, bu hükümlere uyulmaması hâlinde senedin çek olarak geçerliliği etkilenmez.
(2) Düzenleyen, muhatap nezdinde çekin ancak bir kısım karşılığını hazır bulundurduğu takdirde, muhatap, bu tutarı ödemekle yükümlüdür.
(3) Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder."
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Yukarıda da belirtildiği üzere 6102 sayılı TTK.nun 783/3.maddase gereğince çek tazminatından dava dışı keşideci ... Anonim Şirketi sorumludur. Buna rağmen çek tazminatını davacı taraf icra tehdidi altında ödemiştir. Bu nedenle bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada bir maddi hataya rastlanmadığından davanın135.000,00.-TL çek tazminatı ve bu tazminata isabet eden 20.105,56.-TL İcra Vekalet Ücreti, 2.817,19.-TL Masraf, 12.287,46.-TL Tahsil ve Başvurma Harcı olmak üzere 172.338,83.-TL'nin 135.000,00.-TL'sine ödeme tarihi olan 26.06.2025 tarihinden, kalan 37.338,83.-TL'nin de 06.04.2026 ıslah tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
172.338,83.-TL alacağın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Bu miktarın 135.000,00.-TL'sine 26.06.2025 ödeme tarihinden, kalan 37.338,83.-TL'nin de 06.04.2026 ıslah tarihinden geçerli yasal faiz UYGULANMASINA,
1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 11.772,46-TL olup, peşin alınan 2.305,47-TL ve 639,00-TL ıslah harcı toplamı olan 2.944,47-TL'nin mahsubu ile bakiye 8.827,99-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 315,00-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 12.315,00-TL yargılama gideri ile 615,40-TL başvuru harcı, 2.305,47-TL peşin harç ve 639,00-TL ıslah harcı toplamı 15.874,87-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!