Anahtar kelimeler: Bam Cismani Esaskarar Başkan Yazim Mahal Katip Ölüm Üye İhbar

T.C. .... BAM ...... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../...-.../...
T.C.....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A..... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: .../....KARAR NO
: .../....BAŞKAN
: ........ÜYE
: ..........ÜYE
: ............KATİP
: ........İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: .../....KARAR NO
: .../....KARAR TARİHİ
: ........İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: .........DAVACI
: ...........VEKİLİ
: Av. ..........DAVALILAR
: 1-.........VEKİLLERİ
: Av. ...........Av..............2-..........3-.............4-...........5-..........6-...........VEKİLİ
: Av. .............İHBAR OLUNAN
: ............DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)B.A.M. KARAR TARİHİ
: .........KARAR YAZIM TARİHİ
: ..........Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı .......... vekili ile davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, motorsikleti ile gazete dağıtım işi yapan evli ve bir çocuk babası olan davacının kullanmış olduğu ..........plakalı motorsiklet ile, davalı ......... yönetimindeki ....plakalı aracın yaralamalı trafik kazası yaptığını, kazanın oluş şekli ve tutulan tutanağa göre, davalı sürücü .............'nin tek yön olan ve taşıt giremez tabelası bulunan yöne girmek suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini, birden fazla kural ihlalinde bulunmak suretiyle tamamen kusurlu olduğunu, ruhsat sahibinin ......... ve ......... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının da .............. olduğunu, davacının kaza sebebiyle sol bacağında ciddi kemik kırıkları oluştuğunu ve birden fazla operasyon geçirdiğini, bacağına platin takıldığını, ameliyatlardan sonra fizik tedaviye başladığını, kazanın üzerinden 19 ay geçmesine rağmen hala dahi aksayarak yürüdüğünü, 6 ay evde tedavi edildiğini, yaklaşık bir sene de rapor verildiğini, kaza tarihinde 2.200 TL maaşla gazete dağıtım elemanı olarak çalışan davacının tedavi olduğu ve rapoarlu olduğu için işe gidemediğini, hem maaşından hem de fazla mesai dahil tüm kalemlerden mahrum kaldığını, gelir kaybına uğradığını, tedavisi devam eden davacının eski sağlığına kavuşmasının mümkün olmadığını, bu durumun gazete dağıtım elemanı olarak çalışan davacının çalışma koşullarını da etkileyeceğini, kazaya ilişkin ilgili sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve hasar dosyası açıldığını ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, yaşanan kaza ve yarattığı ekonomik sıkıntılar ile birlikte davacının psikolojisinin bozulduğunu belirterek fazlaya ait hakların saklı kalmak kaydı ile; 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlarının 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlenerek, davalı sigorta şirketi için sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren, diğer davalılar için olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, 10.000,00-TL'lik manevi tazminatın gerçek kişi olan davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin davalılar tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ............vekili cevap dilekçesi ile; davacının devam eden kazaya ilişkin tazminat talepli tahkim Sigorta Tahkim Komisyonu ........ ve ......... sayılı iki adet dosyası olduğundan mükkerrer açılan davanın derdestlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının işi davası niteliğinde olduğunu, ayrıca SGK kayıtlarının da araştırılması gerektiğini, davacı tarafından çalıştığı iş yerine iş davası açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı ile iş yeri arasında açılmış bir dava bulunuyor ise bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmitir.Davalılar ...........ve ................. vekili cevap dilekçesinde; davalı sürücünün kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi ters yöne girmediğini, bu hususun aracın duruş şeklinden de belli olacağını, davalının duramayarak kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında da üzerine düşen yükümlükleri yerine getirdiğini, davacı ve ailesiyle ilgilendiğini, davacının ailesi tarafından ''davacının gözlerinin görmediği, kulaklarının duymadığı ve sürekli bu tarz kazalar yaptığını, davacının motor kullanmasını bu sebeple istemediklerini, davalıdan herhangi bir talepte bulunmayacaklarını'' beyan ettiklerini, davalının bu nedenle kaza tespit tutanağına bir itirazda bulunmadığını, davacının ehliyeti de olmadığını, ayrıca davacının ailesinin söylediği gibi kulaklarında işitme kaybı, gözlerinde görme bozukluğu olan bir kişinin trafiğe çıkmasının kamu güvenliği ve sağlığını tehlikeye attığını beyan ederek davanın reddi ile harç masraf ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Mahkemece; geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat istemine yönelik davanın kabulü ile; 43.294,12-TL maddi tazminatın davalı ......... A.Ş yönünden █████/2019 temerrüt tarihinden itibaren; diğer davalılar yönünden dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi tazminat isteminin reddine, Manevi tazminat istemine yönelik davanın kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ................'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile; 21.04.2018 tarihinde yaşanan kazanın çift yönlü yoldan sola dönüş yaptığı sırada davalının karşı yönden gelerek davacının motosikletine çarpması suretiyle taraflar arasında trafik kazası yaşandığını, kaza sonucunda davacı ..................ın bacağında ve kalçasında kırıklar meydana geldiğini ve bir kaç ay bakıma muhtaç şekilde yaşadığını, yerel mahkemece alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalı Halil İbrahim Reşadiyeli'nin asli yönden ve %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, yerel mahkeme tarafından maddi tazminat taleplerinin reddedildiğini, ancak TBK. m. 54'de ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar bedensel zarar olarak düzenlenmiştir. Buhükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyleekonomik geleceği sarsılmış olabileceği, bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veyakısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasınınmeydana getirdiği zararlardan olduğunun düzenlendiğini, çalışma gücünde meydana gelen azalma veya kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar birbirinden farklı kavramlar olduğunu, bu hususa ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarihli ██████████ esas, █████████ sayılı kararı bulunduğunu bildirmiş ve ilk derece mahkemesince verilen maddi tazminatın reddine hükmünün kaldırılarak davanın maddi tazminat yönünden de kabul edilmesini talep etmiştir.Davalı ............ vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde; ilk derece mahkemesince verilen karara hem usul hem de esas yönünden itiraz ettiklerini, davacının devam eden kazaya ilişkin tazminat talepli tahkimde Sigorta Tahkim Komisyonu ....... ve ........ sayılı iki adet dosyası bulunduğunu, bu nedenle eldeki davanın mükerrer olduğunu ve derdestlik nedeni ile reddinin gerektiğini, ayrıca davacının motosikleti ile gazete dağıtıcılığı yaptığı ve kazanın işini icra ederken meydana geldiğini, bu yönüyle davanın iş davası niteliğinde olduğunu ve mahkemece bu hususun araştırılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu raporunun hatalı olduğunu, davacının kaza sonrası oluşan yaralarının iyileşme süresinin 9 ay olduğunu ve 3 ay süre ile bakıcıya muhtaç olduğunun bildirildiğini, davacının bakımı için bakıcı tutulduğunun belgelendirilememesi halinde ve belirlenecek oranın bekar ve çocuksuz kişiler için geçerli olmak üzere % 50 üzeri özürlülük halinde hesaplamanın yarısı ile sorumlu olmasına göre sürekli maluliyeti olmayan davacıya ödenecek bakıcı giderinin Sigorta Şirketi yönünden talep edilemeyeceğini, davacının bakıcı giderlerinin belgelendirilmesi ve mahkemece bu hususta detaylı araştırma yapılması gerektiğini, alınan kusur raporunun da hatalı olduğunu, davacının sürücü belgesinin dahi bulunmadığını, yerel mahkemece hem sürekli işgöremezlik hem de efor kaybı tazminatına hükmedildiğini, bu hususun da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davayı kısmi dava olarak açtığını ve ıslah tarihi itibarı ile ıslahın zaman aşımının dolduğunu, mahkemece zaman aşımı itirazlarının reddedildiğini belirterek, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan, itirazları değerlendirilmeden verilen mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:Dava , haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.█████/2018 tarihinde davacının ............. plakalı motosikletle seyahat halindeyken, davalı ......... sevk ve idaresinde olan, davalı .......... adına kayıtlı, diğer davalı ............... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan ..............plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen kaza neticesinde yaralandığı uyuşmazlık konusu değildir.Davalı .................. vekilince, davacının Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvurusunun bulunduğu, derdestlik nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 30 maddesi ile, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden faydalanacak kişiler arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta Birliği nezdinde ihtiyari Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulduğu, davacı tarafça tahkime 1.000,00 TL 'lik kısmi alacak için başvurulduğu, bu karar aleyhine Sigortacılık Kanunu █████ maddesi uyarınca, ancak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yoluna başvurulabilecek ve itiraz hakkında da ancak itiraz hakem heyeti tarafından karar verilebilecek olduğu, kısmi alacak istemli davada tek hakem tarafından verilen kararın kesin nitelikte olup olmadığı hususu itiraz hakem heyetince karara bağlanacak olduğu, işbu davada da fazlaya ilişkin saklı tutulan kısımlar için talepte bulunulduğu anlaşılmakla (Yargıtay 11 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam, Yargıtay 11 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam) davalı Türkiye Sigorta AŞ vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir.6098 sayılı TBK 72 maddesi gereği, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı süresi tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve eylem tarihinden itibaren 10 yıldır. 2918 sayılı KTK 109 maddesi ile motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü, öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve kaza gününden başlayarak 10 yıl içerisinde zaman aşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımını öngördüğü bir fiilden kaynaklanıyorsa, ceza zaman aşımı uygulanacaktır. Tazminat davalarında ceza zaman aşımının uygulanması için fail hakkında ceza davası açılması ya da mahkumiyet kararıyla sonuçlanan ceza davasının varlığı aranmayacaktır. Haksız fiilin, suç niteliğini taşıması yeterli olacaktır (Yargıtay HGK ███████-157 E-████████ K sayılı ilam).Somut olayda, davacının yaralandığı trafik kazasının █████/2018 tarihinde meydana geldiği, kazaya sebep olan davalı Halil İbrahim'in eyleminin, 5237 sayılı TCK 89/4 maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçuna vücut verdiği, 5237 sayılı TCK 66/1-e maddesi gereği söz konusu suçun 8 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, gerek dava, gerek ıslah tarihi itibarıyla zaman aşımı süresinin korunduğu anlaşılmakla davalı Türkiye Sigorta AŞ vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.2918 sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir.Kaza tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge niteliğinde (Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam) olmakla birlikte, kaza tespit tutanağının aksini ispat olanağının tanınması gerekecektir.Mahkemece yapılan keşif sonrasında düzenlenen █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü Halil İbrahim'in %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur raporunun █████/2018 tarihli kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, davalı sürücünün 2918 sayılı KTK 84/b, 56/a ve 47/c ve d maddelerine aykırı davranmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği, davacıya kazanın meydana gelmesine yönelik kusur izafe edilmeyeceği, kaza tespit tutanağının aksinin ispatlanamadığı anlaşılmakla davalı Türkiye Sigorta AŞ vekilinin kusura yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.6098 sayılı TBK 52 maddesi gereği, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hakim, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. Zarar görenin kendi menfaatlerini korumak için makul bir insanda beklenen davranışta bulunmayarak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olması müterafik (bölüşük) kusur olarak adlandırılır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma, bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir (Yargıtay 4 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).█████/2018 kaza tespit tutanağının incelenmesinde davacının kaza esnasında kask ve/veya dizlik takıp takmadığının belirlenemediği, ancak davacının yaralandığı bölgeler göz önüne alındığında, kask ve/veya dizlik takmasının zararlı sonucun ortaya çıkmasında veya artmasında etkisi olmamakla davacının müterafik kusurlu olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. Davalı Türkiye Sigorta AŞ vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir.Maluliyete ilişkin alınacak raporlar █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).Davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı varsa hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu ve süresi hususlarında rapor alınmalıdır (Yargıtay 17 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).Somut olayda, davacının yaralanmasına neden olan kazanın █████/2018 tarihinde meydana geldiği, bu durumda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasının gerekeceği, ATK ......... İhtisas Kurulu tarafından yöntemince rapor düzenlendiği anlaşılmakla davalı ............... vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir.Davacının maddi tazminat talebi geçici iş görmezlik, maluliyet ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat kalemlerinden oluşmaktadır.Geçici iş görmezlik tazminatı, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerin talep edebileceği (efor tazminatı) tazminat türüdür. Geçici iş göremezlik zararı; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebilecektir. 6098 Sayılı TBK 54 maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı KTK 90 maddesi gereğince, sigortacının sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı KTK 92 maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi sorumlu tutulabilecektir. 2918 Sayılı KTK 98 maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu ileri sürülmüş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı KTK 98 maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır (Yargıtay 17 HD ██████████ E- ████████ K sayılı ilam). Davalı ................ vekilinin, geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıkları yolundaki istinaf sebebi yerinde değildir.Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarih- ███████-███████ sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 17 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).Hükme esas alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda yöntemince hesaplama yapıldığı, davacının gelirinin asgari ücret üzerinden değerlendirilip, ıslah dilekçesi kapsamında hüküm kurulduğu göz önüne alındığında davalı ...........vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir.Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlal nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir.Vücut bütünlüğü ihlal edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlalden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır. Hatta bu kişiler ihlal fiili neticesinde işlerinden tamamen de çıkarılabilirler.Vücut bütünlüğünün ihlali nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması özellikle mesleği nedeniyle bazı kişiler bakımından ayrıca önem arz etmektedir. Örneğin, vücut bütünlüğü ihlal edilen bir sinema sanatçısının, halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin yüzünde sabit bir iz kalması bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmalarını imkansızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur ( Yargıtay 17 HD █████████ E █████████ K sayılı ilam, (Oğuzman Kemal/Öz Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. bası, İstanbul 2009, sf 562).Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin motosikletle ve yürüyerek gazete dağıtımı yaptığını, bacak ve kalça kemiğinden yaralanan müvekkilinin kazadan önce yapabileceği birçok işi kazadan sonra yapamadığını ileri sürmüş olup, davacının geçimini sağladığı işe yönelik her hangi bir sertifika, kalifiye belgesi vs bulunmadığı, davacının yaralanmasına neden olan kazanın █████/2018 tarihinde meydana geldiği, UYAP'tan celbedilen SGK hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, kaza tarihinde çalıştığı ............... bünyesinde 2019 yılı Kasım ayına kadar sigortalı olduğu, 2019 yılı Kasım ayından 2020 yılı Şubat ayına kadar ...................bünyesinde sigortalı olduğu, yaralanmanın derecesi de göz önüne alındığında ekonomik geleceğin sarsılmasından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir.Dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olup, davanın haksız fiile dayandığı, sigorta şirketi dışında kalan davalılar bakımından haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden işleyecek faize hükmedilmesi isabetsiz ise de, davacı tarafça bu hususta istinaf yoluna başvurulmamakla yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranların sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, istinafa konu kararda dosya kapsamına, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, istinafa gelen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin........arih, .../... esas, ..../... sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılması gereken 3.64053-TL istinaf karar harcından peşin alınan 752,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.888,53-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Karar tebliği, gider avansı iadesi ve harç tahsil işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.........Başkan................Üye..................Üye-......................Katip............