Anahtar kelimeler: Yağmaya Değişmediği Edenin Görüşü Fiili Teşebbüs Neticesinde Edilebilir Mahkûmiyet Sayisi
6. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suçun fiili şartları değişmediği halde, bozma öncesi 04.03.2016 tarihli kararda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca temel cezadan 3/4 oranında indirim yapıldığı halde; son kararda 1/2 oranında indirim yapılması hatalı ise de; kazanılmış hak nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz istemleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bozma öncesi sanık hakkındaki sonuç ceza miktarı ile ilgili kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi gerekirken "Sanık hakkında Mahkememiz █████/2016 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı mahkumiyet kararına karşı yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz yoluna başvurulduğu ve kararın bozulduğu, bozma öncesinde verilen kararın sonuç ceza ve erteleme hükümlerinin 5271 Sayılı CMK 283/1 maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği değerlendirilerek sanığın usuli kazanılmış hakkının korunmasına ve sonuç itibariyle sanığın cezasının neticeten 1 yıl 15 gün hapis cezası üzerinden infazına" karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2025 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "5271 Sayılı CMK 283/1 maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği değerlendirilerek sanığın usuli kazanılmış hakkının korunmasına ve sonuç itibariyle sanığın cezasının neticeten 1 yıl 15 gün hapis cezası üzerinden infazına" bendinin çıkarılması ve hüküm fıkrasına "Sanığın önceki hükümden kaynaklanan kazanılmış hakkı nedeniyle, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!