Anahtar kelimeler: Kahramankazan Ret Hakkın İrtifak Sayisi Esastan Dayanan Ankara Derece İstinaf
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  2026/7 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kahramankazan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ilçesi, .... köyü, 1 24... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde; kapitalizasyon faiz oranının düşük, irtifak değer düşüklüğü oranının yüksek alınmak suretiyle fazla bedel tespit edildiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, arazi olarak kabul edilmesi halinde ise sulu arazi olup verim ve fiyat unsurlarının düşük belirlendiğini, az bedel tespit edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak Yargıtay nezdinden başka kamulaştırma kapsamında geçen civardaki 2. sınıf sulu tarım arazilerinde esas alınan ve uygun bulunan bostan verimleri de dikkate alındığında ve aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaz yönünden de bostan veriminin 2250 kg alınması ve kg satış fiyatları ile giderlerin 2022 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine uygun şekilde alınarak hesaplama yapılması gerektiğinden ek rapor alındığı; ancak ek raporda düşürülmesi talep edilmediği hâlde, objektif değer artışının %150 yerine %100 uygulanmak suretiyle düşürüldüğü ayrıca 2022 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre ve aynı yer dosyalarında bilirkişilerce buğday fiyatının 7,00 TL, bostan fiyatının 4,50 TL olarak alınıp bedel hesaplandığından, yeknesaklık ilkesi de gözetilerek aynı değerlerin esas alınması gerektiğinden ek rapordaki diğer unsurlar korunarak resen buğday kg fiyatının 7,00 TL, bostan fiyatının 4,50 TL ve objektif değer artışı oranının %150 olarak alınmak suretiyle metrekare değerinin 358,00 TL olarak belirlendiği buna göre irtifak kamulaştırma bedelinin 89.133,18 TL olduğu anlaşıldığından mahkemece bloke edilen kısmın mahsubu ile kalan 26.927,10 TL süresi içerisinde bedel bloke edildiğinden, bedel yönünden yeniden karar verilmesi gerektiği 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki "Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından, kamulaştırma bedeline, dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulanması kabul edilmiş olup, faize yönelik düzenleme usul hükümlerine ilişkin olduğundan derhal uygulanması gerektiğinden, Daire tarafından bloke ettirilen fark 26.827,10 TL'lik kısma dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, Anayasa Mahkemesinin 2942 sayılı Kanun'daki yasal faize ilişkin düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesinin yasal dayanağının kalmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alındığında 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince tespit edilen bedele 09.03.2023 tarihinden 10.06.2025 tarihine kadar yasal faizi işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde ''dava tarihinden iş bu karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faize'' hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (B) 1- a ) numaralı bendindeki "kalan 26.827,10 TL'sine dava tarihinden iş bu karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine," ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "kalan 26.827,10 TL'sine 09.03.2023 tarihinden 10.06.2025 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!