Anahtar kelimeler: Sürmene Yayla Kadim İlanlarının Askı Orta Vasfıyla Şahıs Trabzon İli

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sürmene Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadim kullanıma dayalı olarak kamu orta malı-yayla vasfıyla sınırlandırıldığı, askı ilanlarının 26.12.2007-24.01.2008 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava dışı ... isimli şahıs tarafından açılan davada Sürmene Kadastro Mahkemesinin 24.03.2008 tarih ve 2008/1 Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla husumet nedeniyle davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 02.05.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu, zira dava konusu taşınmazın ırmak ve Hazine arazileri ile çevrili yaklaşık dört dönümlük kısmının çok eski dönemlerden beri davacı tarafından ziraat arazisi olarak ve hayvancılıkta kullanıldığını ileri sürerek taşınmazın kesin sınırları keşifte gösterilecek olan kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili; açılan davanın yersiz olduğunu, talep edilen kısmın neresi olduğunun dava dilekçesinden anlaşılamadığını, talebin açıklattırılması gerektiğini, yayla vasfındaki taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Başkanlığı vekili; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ileri sürülen iddiaların geçerli bir yönünün bulunmadığını, çekişmeli taşınmazın mera vasfı taşıdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Başkanlığı vekili; davacının talep ettiği yerin mera kapsamında olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, bilirkişi raporlarının taşınmazın mera vasfında olduğunu doğruladığını, bu nitelikteki taşınmazlarda belediyelerin malik sıfatının bulunmadığını, dolayısıyla Belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; jeodezi unvanı bulunan harita mühendisi ve kadastro bilirkişisi tarafından sunulan 19.04.2021 tarihli raporda 1960, 19 73... tarihli hava fotoğraflarının incelendiği, taşınmazın dava edilen kısmında tarım yapıldığına dair işaretin bulunmadığı ve bu kısmın yayla parseli ile arazi yapısı olarak bütünlük arz ettiği hususlarının bildirildiği, yine ziraat mühendislerinden oluşan heyetten alınan ek ve kök rapordan da anlaşılacağı üzere 1 01... parsel sayılı taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamındaki alanlardan olduğu, dava konusu edilen yerin taşınmazın tamamıyla birlikte toprak ve üzerindeki çayır ve otsu bitkilerin bütünlük oluşturduğu, tarıma uygun olmadığı, bu hususun dinlenen bilirkişilerce de doğrulandığı, dava konusu edilen kısmın yayla parselinin ortasına denk geldiği ve komşu parsellerin de yayla ya da mera vasfıyla tespit gördüğü, yayla olduğu sabit olan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın dava konusu edilen ve (A) harfi ile gösterilen 8.309,87m²'lik kısmının 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca özel mülkiyete geçirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.