Anahtar kelimeler: Satımdan Cebri Haczi Tehdidi Menkul İlgisinin Ödemek İstirdat Görüleceği İhtirazı

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davalı ... A. Ş. tarafından ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyası ile diğer davalı ... Tic. A. Ş. aleyhine icra takibi başlatıldığı, söz konusu takip dosyasından haciz talimatı alınarak ... 6. İcra Müdürlüğü’nün ... T. sayılı dosyası ile takip dosyasında 3. Kişi durumunda bulunan davacı şirketin adresine menkul haczi ve muhafaza yapılmak istendiği, cebri icra tehdidi altında kalan davacının ihtirazı kayıtla dosya borcunu ödemek zorunda kaldığı, davacı şirketin icra dosyasında taraf olmadığı gibi icra dosyasına konu borç ile herhangi bir ilgisinin de bulunmadığı, İcra dosyasındaki haciz tutanaklarının incelendiğinde görüleceği üzere alacaklı vekil ve icra memurunca davacı şirketin o tarihteki ...adresine, bu adresin borçlu firmaya ait olduğu düşüncesi ile menkul haczi için gelindiği, davacı şirket tarafından bu adresin davacıya ait olduğu, borçlu şirket ile ilişkisinin bulunmadığının beyan edildiği, buna ilişkin ticaret sicil kaydı, vergi levhası ve kira sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, alacaklı tarafın bu adreste bulunan menkul malların borçluya ait olduğunu öne sürerek haciz yapılmasını talep ettiği, davacı tarafından beyana itiraz edilerek haciz yapılamayacağını beyan ettiği, hal böyle iken davalı taraf haciz esnasında borçlu ... A. Ş. tarafından üretilen ürünlerin bulunduğunu iddia ederek haciz ve muhafaza yapılmasını istediği, söz konusu ürünlerin sahte olduğu ve ilgili firmaya açılacak davaya delil olarak kullanılmak üzere davacı şirket çalışanı tarafından marketten satın alındığının belirtilmesine ve buna ilişkin fotoğraf ve belgeler ibraz edilmesine rağmen icra memuru tarafından haciz yapıldığı, bunun üzerine haciz edilen menkullerin davacı şirkete ait olduğu, borçlu şirket ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı belirtilerek haciz esnasında istihkak iddiasında bulunulduğu, ancak dosyada vergi levhası, kira sözleşmesi, sahte ürünlere ilişkin fiş ve fotoğraflara rağmen ve de borçlu şirketin bu adreste faaliyet gösterdiğine karine olacak herhangi bir belge ve bilgi olmamasına rağmen ... İcra Hukuk Mahkeme’sinin istihkak iddialarını reddettiği ve iş bu kararın taraflarına tebliğ dahi edilmeden alacaklı tarafından ikinci kez hacze gelindiği, davacı şirketin borçlu şirket ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığına dair tüm beyanlara rağmen, alacaklı tarafın kamyon ve nakliye elemanlarını getirerek mal kaldırmaya çalışması üzerine alacaklı tarafın cebri icra tehdidi karşısında ihtirazı kayıtla borcu ödemek zorunda kaldığı, davacı şirketin ...adresinde faaliyet gösterdiğinin resmi kayıtlar ile sabit olduğu, davacı şirketin adresinin borçlu şirket adresinden farklı olduğu, borçlu şirketin adresinin ...olduğu, kaldı ki alacaklı tarafın haciz talimatında da borçlu adresinin ... un yer aldığı, öte yandan her iki şirketin adresleri farklı olduğu gibi yetkililerinin de farklı olduğu, hal böyle olmasına rağmen, hiçbir somut delil ileri sürmeksizin her iki şirket arasında organik bağ olduğunu iddia eden alacaklının talimatı ile usul ve yasaya aykırı olarak davacı şirkete ait gayrimenkullerin haczedildiği, sonrasında da muhafaza altına alınmak istendiği, davacının borçlu şirket ile herhangi bir ilgisi olmamasına rağmen muhafaza altında borçlu olmadığı parayı ihtirazı kayıtla ödemek zorunda kaldığı, davacı şirketin 2017 yılında kurulduğu, satış ve pazarlama konusunda uzman olduğu, sahip olduğu dağıtım ağı ile temizlik ürünlerinin satışını yaptığı, satış ve pazarlamasının yaptığı ürünlerin marka hakkına sahip olmak için de ürünlerin üzerinde bulunan markaları, markaların sahibi olan şirketten satın aldığı, hatta davacıya markalarını devreden ... A. Ş. nin devir bedelinin ödenmesini garanti altına almak için devre konu markalar üzerine rehin koyduğu, alacaklı tarafın haciz esnasında iddia ettiği gibi söz konusu markaların borçlu şirketten devir alınmadığı, öte yandan Türk Patent ve Marka Kurumunun kayıtlarının açık olduğu, davalı tarafın inceleme yapmış olması halinde söz konusu markaların borçlu şirketten devralmadığının tespit edilmesinin mümkün olacağı, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşılamadığı ifade edilerek; davanın kabulü, ihtirazı kayıt ile ödenen 38.539,35 TL nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdadı, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davacı şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ tespit edildiğinden dolayı mahkeme kararıyla davacı şirketin adresine hacze gidildiği, davacı şirketin adresinde, borçlu şirketin ürettiği ürünlerin bulunduğu, bu durumun davacı şirketin borçlu şirketin borçlarından kurtulmak amacı ile kurulduğunu gösterdiği, haciz işlemi sırasında davacı şirketin istihkak iddialarının mahkeme tarafından incelendiği ve istihkak iddiasının kesin olarak reddedildiği, davalı firmanın borçlu ... A. Ş. den alacağının bulunduğu, borçlu firmanın borçlarından kurtulmak amacı ile mevcut adresinde başka bir şirket adı ile faaliyetine devam ettiğinin öğrenildiği, mevcut adreste bulunan Davacı ... A. Ş. adıyla faaliyetine devam etmesi sebebiyle ... adresine haciz işlemi için gidildiği Davacı şirketin haciz işlemi esnasında istihkak iddiasında bulunduğu, ... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından davacının istihkak iddiasının incelendiği,...D. İş. ... kara numaralı 27.11.2019 tarihli kararı ile talebin kesin olarak reddedildiği, davacı şirketin adresinde borçlu şirketin çok sayıda ürününün bulunduğu, bu hususun haciz tutanaklarında da yer aldığı, ürünlerin bulunması üzerine şirket yetkilisine borçlu şirket ile bağlantılarının sorulduğu, şirket yetkilisinin organik bir bağ bulunmadığı, mevcut ürünlerin sahte olduğu için dava açılacağını ürünlerin de delil olarak kullanılacağını ifade ettiği, ancak ürünlerin şirketin farklı yerlerinde bulunmuş olduğu, ürünlerin satın alındığına dair bir faturaya rastlanmadığı, aynı zamanda ürünlerin marka devrinden sonraki tarihte üretilen ürünler olduğu, davacı şirketin borçtan kurtulmak için ürünlerin sahte olduğunu iddia ederek haciz işlemini engellemeye çalıştığı, davacının ürünleri marketten aldığını iddia etmesine karşılık iddiasına dayanak olacak bir belge sunmadığı, dolayısı ile davacının, borçlu şirketin devrinden sonraki tarihte ürünlerini üretmeye devam ettiği, bu durumun borçlu ve davacı şirket arasında organik bir bağın bulunduğunu gösterdiği, davacı şirketin adresinde başka şirkete ait kaşe ve faturaların bulunduğu, muhasebe yetkilisinin masasında ... Pazarlama A. Ş. ye ait kaşe ve faturalar bulunduğu, İTO ve TSG kayıtları sorgulandığında şirketin yetkilisinin ... olduğu, Bu kişinin aynı zamanda davacı ... A. Ş. şirket çalışanı olduğu, haciz işlemi esnasında bulunan telefon rehberinde iletişim bilgilerinin bulunduğu, TGS kayıtları sorgulandığında davacı ... A. Ş. ve borçlu ... A. Ş. şirketlerinin ticari merkezlerinin Ataşehir’de olduğunun görüleceği, şirketlerin çalışma alanlarının incelendiğinde temizlik ürünleri olduğunun görüleceği, aynı zamanda şirket yetkililerinin diğer şirketlerde de çalıştığının görüleceği bunun organik bağın göstergesi olduğu, borçlu şirketin borçtan kaçmak için diğer şirketleri kurduğu, borçlu şirket ... A. Ş. nin devrinden sonra 17.07.2017 tarihinde ... A. Ş. 27.07.2017 tarihinde davacı ... A. Ş. nin kurulduğu, ticari merkezleri aynı olan şirketlerin çalışma alanlarının da aynı olduğu, haciz işlemi için gidildiğinde ilgili şirketlerin tek bir çatı altında yönetildiğinin görüldüğü, davacı şirketin, borçlu şirketin borçlarından kurtulmak amacı ile kurulduğu, borçlu şirketin ürünlerini üretmeye devam ettiği, aralarında organik bağ bulunduğu, davacı şirketin istihkak davasının reddedildiği, gerekli işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, davacının istirdat davası açmakta hukuki bir yararının bulunmadığı, korunacak bir hukuki yararının olmadığının dikkate alınarak dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddinin gerektiği, davacı ile kendileri arasında yargılaması devam eden bir istihkak davasının bulunduğu, aynı taleplerin mahkeme tarafından önceden ret olduğu, davacı tarafın istihkak iddialarının kesin olarak reddedilmesine karşılık aynı beyanlar ile ... İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile dava ikame edildiği ifade edilerek; davanın reddi, mahkeme giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmektedir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası ve ... 6. İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyalarına yazılan müzekkere cevaplarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2022 tarihli raporda özetle; ...İstirdat davası için ilk şart, geri verilmesi istene paranın icra takibi sırasında ödenmiş olunmasıgerekir. Para, borçlu tarafından icra dairesine ödenmiş olabileceği gibi borçlunun malları haczedilip satılması suretiyle de ödenmiş olabilir. Somut olay yönünden bu şartı karşılanmış olduğu değerlendirilmektedir.Borcun cebri icra tehdidi altında ifa edilmiş olunması gerekir. Buna göre, borçlunun yapmış olduğu ödemenin, ödeme emrine itiraz etmemiş olması, ya da itiraz etmekle beraber bu itirazın kesin olarak kaldırılmış olunması sebebiyle gerçekleşmiş bulunması lazımdır. Süresinde ödeme emrine itiraz etmeyen ve bu nedenle, hakkındaki ilamsız takibi kesinleşmiş olan borçlunun bu takibi durdurabilmek için borcu ödemekten başka çaresi yoktur. Yani süresinde ödeme emrine itiraz etmemiş olan borçlu, borcu cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olabilir. Yoksa, takibe itiraz edilmemiş olunması, cebri icra tehdidi şartının da gerçekleşmeyeceği anlamına gelmez (Baki Kuru, İcra Hukuku El Kitabı; İstanbul 2004; s. 343).ayrıca yine somut olay bakımından da geçerli olacak şekilde ticari itibarını veya mallarını haciz baskısından kurtarmak maksadı ile borç ile maddi hukuk bakımından ilişkisi olmayan 3. kişi tarafından borcun ifa edildiği durumlarda da borcun cebri icra tehdidi altında ifa edilmiş olduğundan söz etmek gerekir. Somut olayda davacı bakımından bu şartın da sağlanmış olduğu görülmektedir. Ancak tekrar belirtmek gerekir ki, davacı ile davalılardan ... arasında bir organik bağın tespiti sayın mahkemece takdir edilmesi halinde borçtan müteselsilen sorumlu olacakları için davacının istirdat edebileceği bir haktan söz etmek mümkün olamayacaktır. Davacı istirdat davası açabilmek için, borçlu olmadığı bir parayı ifa etmiş olması gerekir. davacı ile davalılardan ... arasında bir organik bağın tespiti sayın mahkemece takdir edilmesi halinde borçtan müteselsilen sorumlu olacakları için davacının istirdat edebileceği bir haktan söz etmek mümkün olamayacaktır. ancak davacı ile davalılardan Vissplus arasında bir organik bağın sayın mahkemece tespit edilememesi halinde davacının borçtan müteselsilen sorumlu olması söz konusu olmayacağına davacının istirdata hakkı olacağı değerlendirilmektedir .Somut olay yönünden ... icra Hukuk Mahkemesi’nin ...esas ve ... tarihli kısa kararı ile verilmiş olan hacizlerin kaldırılmasına ilişkin kararın kanun yolu aşamasının da beklenmesi Usul ekonomisi bakımından dikkate alınabilecek olan bir başka husus olarak karşımıza çıkmaktadır. zira istihkak davasına ilişkin bu kararın kesinleşmesi, derdest dava bakımından da birçok hukuki tespitin sağlıklı olarak yapılabilmesi bağlamında kesin delil oluşturabileceğinden söz konusu kanun yolu aşamasının derdest dava yönünden bekletici mesele yapılmasının da göz önünde bulundurulması uygun olabilecektir. Bununla birlikte takdir sayın mahkemenindir. Yukarıda detaylı açıklanan sebeplerle Somut olay yönünden davacı ile davalılardan Vissplus bakımından bir organik bağın bulunup bulunmadığı meselesi hukuki niteleme mahiyetinde olup sayın mahkemenin takdirindedir. Sayın mahkemece davacı ile davalılardan Vissplus bakımından bir organik bağın varlığı kabul edildiği takdirde davacının istirdat talebinin dinlenemeyeceği, aksi halde kabul edilebileceği mütalaa edilmektedir... şeklinde tespitlerde bulundukları anlaşılmıştır.... İcra Dairesi ... Esas dosyası celbedilmiş, incelenmesinde alacaklının davalılardan ...borçlunun ise diğer davalı ... olduğu, davalı alacaklı tarafça 21.972,00 Asıl Alacak , 179,43 İşlemiş Faiz 2.197,20 Çek Tazminatı toplam 24.348,63,14 TL için takip başlatıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamından, davalı ... A.Ş. tarafından söz konusu takip dosyasından haciz talimatı alınarak ... 6. İcra Müdürlüğü’nün ... T. sayılı dosyası ile takip dosyasında 3. kişi durumunda bulunan davacı şirketin adresine menkul haczi ve muhafaza yapılmak istendiği, davacı tarafın ihtirazi kayıtla dosya borcunun kapatılarak infaz edildiği, akabinde haksız haciz nedeni ile ödenmiş olan paranın istirdadı için iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce, davacı tarafın ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E ... K sayılı dosyası ile açmış olduğu istihkak davasının neticesi davamızı etkileyeceğinden kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiştir.İlgili istihkak davasında mahkeme ''...dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı gibi takip talebinde davalı-borçlunun adresinin de farklı adres olduğu, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı, haczin haciz adresinde faaliyet gösteren davacı 3. Kişinin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup davanın İİK m. 96 gereğince 3. kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Mahkememizce Davalı- alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilemediği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...'' şeklindeki gerekçe ile istihkaka davasının kabulüne karar vermiş, kararın istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ... E ...K sayılı ilamı ile, ''... Taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine dava konusu menkullerin değerinin de belirlenmiş olması gerekir ki haciz tutanağında mahcuz menkullerin değerinin belirlendiğine dair kayıt mevcut olmadığı gibi, daha sonra gerek icra takip dosyasında gerekse mahkeme safahatında kıymet takdiri yapıldığına dair kayda da rastlanmamıştır. Karara yönelik istinaf veya temyiz kanun yolunun belirlenebilmesi için de haczedilen mahcuzların değerinin belirlenmesi gerektiğinden öncelikle dava konusu mahcuzlarının değerlerinin belirlenerek maktu veyahut nispi harca tabi olduğunun takdiri mahkemeye ait olmak üzere varsa eksik karar ilam harcının tamamlatılması gerektiği ve muhakeme muamelelerinin bu suretle eksik bırakıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin isitinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler inceleme konusu yapılmaksızın HMK 355 maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a-4 maddesi nazara alınarak ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasnıa belirtilen eksiklikler giderilerek yargılamaya devam edilebilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine...'' şeklinde karar verilmiş ve yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece eksik hususlar giderilmiş ve bozma öncesi gerekçelerle ''...somut olayda; ... İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyası █████/2019 tarihli haciz tutanağında adresin "..." olduğu, ödeme emrinde borçlu adresinin ise "..." olduğu, dava konusu haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı, haczin haciz adresinde faaliyet gösteren davacı 3. Kişinin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde yapıldığı nazara alındığında İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay 8 HD. ... E.... K ve Yargıtay 8 HD. ... E. ...) Yasal karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. İspat yükü altında olan alacaklı karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı kanaatiyle davanın kabulüne...'' karar vermiş ve karar Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ... E ... K sayılı ilamı ile davalı tarafların istinaf taleplerinin reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.Toplanan deliller, bilirkişi raporu, ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... K. Sayılı dosyası ve tüm dosyası kapsamından, davalılardan ...nin diğer davalı ...aleyhine ... İcra Dairesi ... Esas dosyası ile takip başlattığı, bu takip nedeni ile 3 şahıs konumunda olan ve davalılarla herhangi bir ilgisi bulunmayan davacıya ait mahalde haciz işlemi gerçekleştirdiği, davacının haciz baskısı altında ve ihtirazi kayıtla dosya borcunu ödemek zorunda kaldığı, akabinde davacının ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... K. Sayılı dosyası ile istihkak davası açtığı, davanın kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiği, dolayısı ile davacının haksız yere ödemek zorunda kaldığı bedelin istirdadında haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, icra dosyasına ödenmiş olan 38.539,35 TL alacağın ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,-38.539,35 TL alacağın ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.632,62-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 658,16-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.974,46-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 38.539,35-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 658,16-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.800,00-TL Bilirkişi ücreti, 425,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 2.937,56 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır