Anahtar kelimeler: Alınırken Tedbire Aydin Aydın İhtirazi Yazim Oyçokluğu Olağanüstü Hakkaniyete İhtiyati

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 04.03.2026
NUMARASI
: ███████ E.
TALEBİN KONUSU
: İhtiyati Tedbire İtiraz
KARAR TARİHİ
: 20.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 20.05.2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.03.2026 tarih ███████ E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, 28.11.2025 tarihli olağanüstü genel kurul neticesinde alınan kararların hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğu, kararların oyçokluğu ile alınırken, müvekkillerin ihtirazi kayıt şerhi düşmek suretiyle toplantı tutanağını imzaladıkları, iş bu GK kararının Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.09.2025 gün, ████████ E. ████████ K. Sayılı kararındaki tespitler nedeniyle de hukuka ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğu, söz konusu mahkeme kararına dayanak sebepler ve dosyaya kazandırılan bilirkişi raporundaki tespitlerine rağmen çıkar grubu haline gelen çoğunluk hisse sahiplerinin mahkeme kararını hiçe saydıkları, bir hakkın sadece şekli şartlara uygun olarak kullanılmasını değil, aynı zamanda bu kullanımın dürüstlük kuralına ve hakkın özüne uygun olmasını da emrettiği,.... 'ün müdürlük iş ve eylemlerinin "ağır ihlal" kapsamına girdiği hususu söz konusu ilam ile tespit edilmiş iken yeniden müdür seçilmesine yönelik kararın hukuku dolanmak olduğu, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralının genel kurul kararlarının geçerliliği için de temel bir ölçüt olduğu, bir genel kurul kararının şeklen gerekli nisapla alınmış olması, o kararın her zaman hukuka uygun olduğu anlamına gelmediği, bu nedenle, suç ortaklığı niteliğindeki bu oylama neticesinde alınan kararların iptali, hukuk güvenliği açısından bir zorunluluk olduğundan, davalı şirketin 28.11.2025 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan tüm kararların, dürüstlük kuralına, kanuna, esas sözleşmeye ve kesinleşmiş mahkeme tespitlerine açıkça aykırı olması nedeniyle iptaline, şirket malvarlığının korunması ve telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla, HMK M. 389 ve TTK M. 449 uyarınca dava sonuna kadar şirket yönetimine yönetim veya denetim kayyumu atanmasına, kayyum atanması talebimizin kabul görmemesi halinde, davalı müdürün şirketi borç altına sokacak işlemleri ile malvarlığı üzerindeki her türlü tasarrufunun davacılardan birinin onayına bağlanması şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirket adına kayıtlı taşınmaz ve araçların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla sicil kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 03.02.2026 tarihinde şirket adına kayıtlı araçlar ile gayrimenkul malların satışının engellenmesine, diğer taleplerin reddine dair ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından karara yönelik itirazda bulunulmuş ise de mahkemece █████/2026 tarihli ara kararla itirazın reddine karar verilmiştir.
Gerek davacı yanca talebin reddedilen kısımı yönünden gerekse de davalı yanca itirazın reddedilen kısmına yönelik istinaf isteminde bulunulmuştur.
Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf isteminden vazgeçilmesine dair sunulan █████/2026 tarihli istinaftan feragat dilekçesi üzerine Dairemizce ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilam ile davacı yanın istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda incelemenin davalı yan istinaf itirazları kapsamında inceleme yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, mahkemece verilen kararın hakkaniyetsiz ve davalı şirketin zararına olduğunu, şirketin tüm taşınır/taşınmaz malların devrinin engellenmesinin, şirketin günlük ticari faaliyetlerinden, ileri tarihli kararlarına dahi sirayet ettiğini, ayrıca bir hükmi şahsın sahibi bulunduğu mallar üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlamanın yasalara aykırı olduğunu, davacıların iddialarının, yargılamayı gerektiren, esasa ilişkin ve henüz ispatlanmamış hususlar olduğunu, salt iddia üzerine, telafisi güç zararlar doğuracak şekilde ağır bir tedbir kararı verilmesinin, hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığını, davalı şirketin taşınır-taşınmaz malları üzerine tedbir konulması kararının, ancak tedbir miktarının şirket mal varlığı değerinin en az %20'si oranın olması halinde bir anlam ifade edebileceğini, şirket malvarlığı değerinin yaklaşık 78.450.000,00 TL iken sadece 100.000,00 TL teminat yatırmak suretiyle mallar üzerindeki şirket insiyatifinin kısıtlanmasının kabul edilemeyeceğini, işbu tedbirin verilebilmesi için davacıların en az malvarlığı değerinin %20'si nisabında teminat yatırması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Talep, ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince tedbire itiraz üzerine itirazın reddine dair karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde her ne kadar davalı yanca aleyhe verilen tedbir kararının yasal şartları taşımadığı, davacılar iddiasının soyut olmasına rağmen mahkemece dikkate alınmış olmasının yerinde olmadığı, mahkemece verilen tedbir kararının şirketin günlük faaliyeti etkilediği gibi esasen sonraki tarihli kararların dahi etkilediği, mallar üzerinde tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasının yasaya aykırı olduğu gibi davacı iddiasının yargılamayı gerektirmesi bununla birlikte mahkemece tedbirin varlığı yönünde değerlendirme yapılmasında ısrarlı olunur ise belirlenen teminatın son derece hatalı olduğu yönünde iddialar kapsamında itirazın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı belirtilmiş ise de dosya kapsamında ileri sürülen iddia ve savunmaların içeriği, iş bu dosyada yargılama konusu değil ise de Aydın ATM'nin ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamının içeriği ve söz konusu ilamın esastan reddine dair Dairemiz (Dairemizin █████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamı) kararının iptale konu GK'da alınan kararların içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davacı lehine tedbir kararı verilmesinin yerinde olduğu gibi belirlenen teminatın takdir mahiyetinde olduğu gibi teminatın alınma amacının da teminatın haksız olması ve teminat sebebiyle zarara uğranması halinde zararın öncelikle bu teminattan karşılanması olduğundan belirlenen teminat miktarının da yerinde görüldüğü değerlendirilmekle ileri sürülen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 474,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!