Anahtar kelimeler: Tapusu Hissenin Mutabakata Ödeyeceği Edimlerini Akabinde Varıldığı Payına Kambiyo Parselde

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davalının sözleşme edimlerini yerine getirmediği; davacının, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin olarak tapu tahsis hakkı sahibi olduğu; bu taşınmazda kendisi adına tapusu çıkartılacak hissenin bedelinin davalı şirket tarafından ödenmesine karşın bunun akabinde davalı şirket ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanması hususunda mutabakata varıldığı; davalı şirketin davacıya ait tapu tahsis hakkının tapuya çevrilmesi için .. Dairesi Başkanlığı’na, davacının payına düşen 35.000,00 TL’yi ödeyeceği, bunun akabinde tarafların bu taşınmaza ilişkin olarak Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalayacağı; bu hususların taraflar arasında imzalanmış olan 13.04.2016 tarihli protokolle kayıt altına alındığı; ... 4. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı; kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe konu edilemeyecek bir evrakla takip başlatıldığı; davalı tarafından takibe konulan ve davacı tarafından imzalanan evraklarda vade bulunmadığı; takibe konu evrak, bono niteliği arz etmediğinden kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilemeyeceği öne sürülerek davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmektedir.CEVAP
:Davalı şirketin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kentsel dönüşüm çalışmaları yürüttüğü; davacıya ait taşınmaza ilişkin tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi amacıyla ...’ne başvuruda bulunulduğu; söz konusu taşınmaz satışının davacıya yapıldığı; ...’ye ödenecek bedelin davalı şirket tarafından ödendiği; bu konuya ilişkin olarak öncesinde taraflar arasında 13.04.2016 tarihli protokol akdedildiği; davalı şirketin taraflar arasında akdedilen protokol kapsamında davaya konu taşınmazın tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi için toplamda 296.700,00 TL tutarında ...’ye ödeme yaptığı; bu ödemeye karşılık davacının kendi hissesine isabet eden 35.000,00 TL tutarında bonoyu davalı şirkete teslim ettiği; davalı şirket tarafından yapılan ödemelere karşılık olarak taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca davacının hissesine ipotek tesis edilemediği; taraflar arasında akdedilen protokol kapsamında davalı tarafından, davacının taşınmazda yer alan hissesine ipotek tesis edilebilmesi için davacı dahil diğer hissedarlar tarafından verilen ... 9. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile 27.10.2016 tarihinde ... Tapu Müdürlüğüne başvuru yapıldığı; ancak ... Tapu Müdürlüğünün, vekaletnamede yer alan “... bu taşınmazın adıma tescili için tapuları belediyeye ödenen bedeli ile sınırlı olmak kaydıyla” ilişkin ibare sebebiyle “... başvuru no ile 27.10.2016 tarihinde vekalette yetki olmayışı” gerekçesiyle başvuruyu reddettiği; davacı taraf dâhil diğer tüm hissedarlarla yapılan tüm görüşmelere rağmen hissedarların vekâletnamelerini yenilemediği gibi bizatihi tapuya gelerek ipotek tesis işlemine de katılmadıkları; tüm hissedarlara iyiniyetli bir şekilde ... 4. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek senetlerin yenilenmesi hususunun ihtar edildiği; hissedarlardan ... ile yapılan görüşmeler neticesinde ipotek tesisi işlemine ilişkin yetkiyi içeren ... 4. Noterliğinin ... tarihli ve ... nolu vekâletnamesini verdiği; söz konusu vekâletname ile dava dışı hissedarlardan .. hissesine ... Tapu Müdürlüğünde ipotek işlemi tesis edildiği; ... hakkında herhangi bir takip başlatılmadığı; hissedarlardan ... dışında davacı dâhil hiçbir hissedarın vekâletnamelerini yenilemediği gibi senetlerini de yenilemediği; davacı yanın takip konusu bonoda vade bulunmadığından bahisle kambiyo senedi olmadığı yönündeki iddiasının yersiz olduğu öne sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmektedir.TANIK BEYANLARI
:Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı ...; "ben davalı şirkette iş geliştirme uzmanı olarak görev yapmaktayım, davacının da tapu tahsis belgeli taşınmazında kentsel dönüşüm projesi için kendileri ile anlaştık ancak proje alanınındaki bir kısım araziler tapulu olmayıp tapu tahsis belgeli idi, büyükşehir belediyesinden ve tapudan tapu tahsis belgeli taşınmazların mülkiyetinin resmi olarak hak sahipleri üzerine geçirilmesi için kendilerinden yetkilendirdiğimizi gösterir vekaletname aldık, davacı adına olan taşınmaz da tapu tahsis belgeli idi, taşınmazın tapudan üzerine tescili için davacının kendisinden ve ayrıca diğer tapu tahsis belgesine sahip arsa sahiplerinden vekaletname aldık, davacı özelinde tapu tahsis belgesine istinaden tescil işlemlerini yapmak ve akabinde taşınmaz üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca ipotek koymak üzere tapuya gittiğimizde davacının bize verdiği vekaletnameye istinaden tescil işlemlerini yaptık bunun içinde bir takım harçlar ödendi ancak miktarını bilmiyorum harçları davalı şirket davacı nam ve hesabına ödedi ancak taşınmaza ipotek koymak istediğimizde vekaletnamede ipotek yetkisi olmadığından tapu işlem yapmadı, sonrasında davacıdan içerisinde ipotek yetkisisin de olduğu yeni bir vekaletname istedik ancak davacı buna yanaşmadı, sonrasında davalı şirket davacı adına ödenmiş olan harç miktarı kadar bir senet istedi davacı da bu senedi verdi ancak günü geldiğinde davacı senedin bedelini ödemedi bildiklerim bundan ibarettir dedi. Biz vekaletnameyi alırken vekaletname içeriğinde ipotek yetkisinin bulunmadığını fark etmedik, hukuk birimi ilgilenmişti" şeklinde beyanda bulunmuştur.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 6.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin UYAP kayıtları ve ... Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevaplarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; her şeyden önce taraflar arasında, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 5183 Ada, 5 Parselde kayıtlı davalıya ait taşınmazın tapu tahsis hakkının tapuya çevrilmesi ve akabinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılması konusunda 13.04.2016 tarihli protokol yapıldığı, bu protokole göre ... Mesken Dairesi Başkanlığı’na davacı payına düşen 35.000,00 TL.'nin davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının anılan bedeli ödediği, bu ödemenin teminatı olarak davacı tarafından davalıya dava konusu bononun verildiği, taraflar arasında bu protokol uyarınca 03.05.2016 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacının iddiası, taraflar arasındaki protokol ve sözleşme uyarınca gerekli vekaletnamelerin noterde düzenlenerek davalıya verildiği, bütün yükümlülüklerine yerine getirilmiş olunduğu halde davalının teminat olarak verilen bono nedeniyle haksız olarak takip başlattığı, bonoda vade bulunmadığı, teminat amacıyla verildiği bu bakımdan kambiyo sebebiyle takip yapılmasının mümkün olmadığı, yapılan takibin iptal edilmesi ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönündedir. Öncelikle, açık poliçeye ilişkin TTK. m. 680 hükmüne göre: “Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun”. Anılan hüküm dikkate alındığında, tamamen doldurulmamış bir poliçenin karşı tarafa verilmesi ve karşı tarafın iradesiyle doldurulmasına imkan verilmesi mümkündür. Bu hüküm TTK. m. 778/2-f hükmünü yollamasıyla bono için de uygulama alanı bulmaktadır. TTK. m. 777/2 hükmüne göre de “vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır”. Dolayısıyla davacının, dava konusu bononun vade içermediği bazı unsurlarının boş olarak davalıya verildiği bu bakımdan bono vasfını taşımadığı yönündeki iddiası yerinde olmadığı, yine, bononun unsurlarına ilişkin TTK. m. 776 hükmüne göre: “(1) Bono veya emre yazılı senet; a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, c) Vadeyi, d) Ödeme yerini, e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f) Düzenlenme tarihini ve yerini, g) Düzenleyenin imzasını, içerir”. Dava konusu senedin anılan unsurları taşıdığı, iddia edilenin aksine senet metninde herhangi bir şartın yer almadığı, senet metninin kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içerdiği görülmektedir. Senedin geçersizliğine sebep olacak olan şart, senet metninde yer alması gerekir. Bu bakımdan, dava konusu bedelin şart içerdiği dolayısıyla geçersiz olduğu yönündeki iddia da yerinde değildir. Akdedilen protokolün 2. maddesine göre: “Ödünç alan, yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca yapılacak toplam 296.700,00 TL tutarındaki ödemeden kendi hissesine isabet 35.000,00 TL tutarındaki ödemenin teminatı olmak üzere 1.3. maddesi hükmü uyarınca Ödünç Veren’e, 35.000,00 TL tutarında bono verecektir”. Yine, protokolün 1.3. maddesinde “Ödünç veren tarafından yapılacak ödemelere karşılık ve yapılan ödemelerin teminatı zımnında, 13.04.2016 Tarihli, 35.000,00 TL. (OtuzbeşbinTürkLirası) tutarlı ve keşidecisinin de Ödünç Alan olacağı BONO, işbu protokolün imzası ile birlikte Ödünç Veren’e teslim edilmiştir” denmektedir. Nihayet, protokolün 1.4. maddesinde “Taraflar arasında ön sözleşme olarak imza edilen 03.03.2016 tarihli protokol ekinde bulunan Kat Karşılığı İnşaat Yapı ve Gayrimenkul Arsa Payı Satış Vaadi Sözleşmesinin imza edilmemesi, herhangi bir sebeple fesih olunması yahut işbu protokolde bahsi geçen ipoteğin Ödünç Veren yararına herhangi bir sebepten ötürü tesis olunmaması halinde işbu protokol ekinde teslim olunan bono herhangi bir hüküm alınmasına yahut ihtara gerek kalınmaksızın muacceliyet kesbedecektir” ifadesine yer verilmiştir. Anılan hükümler uyarınca dava konusu bononun teminat olarak verildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nde “Herhangi bir sebeple inşaat projesinin gerçekleşmemesi yahut sözleşmenin taraflarının karşılıklı anlaşmaları ile ikale yoluyla feshedilmesi veya herhangi bir sebeple hükümsüz kalması durumlarında Yüklenici tarafından ...Gecekondu Mesken Müdürlüğüne ödenen tapu (satın alma) bedellerinin Yükleniciye iade olunacağı” hüküm altına alınmıştır. Yine, yukarıda yer verdiğimiz protokolün 1.4. maddesinde “Taraflar arasından sözleşme olarak imza edilen 03.03.2016 tarihli Protokol ekinde bulunan “Kat Karşılığı İnşaat Yapı ve Gayrimenkul Arsa Payı Satış Vaadi Sözleşmesinin” imza edilmemesi, herhangi bi sebeple fesih olunması yahut işbu Protokol’de bahsi geçen ipoteğin Ödünç Veren yararına herhangi bir sebepten ötürü tesis olunmaması halinde, işbu protokol ekinde teslim olunan bono herhangi bir hüküm alınmasına yahut ihtara gerek kalınmaksızın muacceliyet kasbedecektir” denilmiştir. Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmemesi özellikle de “ipoteğin Ödünç Veren (davalı) yararına herhangi bir sebepten ötürü tesis olunmaması halinde,… teslim olunan bono herhangi bir hüküm alınmasına yahut ihtara gerek kalınmaksızın muacceliyet kasbedecektir”. Somut olayda, davalının dava konusu bedeli davacı yararına ödediği, ödemeye dayanılarak taraflar arasında akdedilen Protokol kapsamında davacının taşınmazda yer alan hissesine ipotek tesis edilebilmesi için davacı dahil diğer hissedarlar tarafından verilen ... 9. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile 27.10.2016 tarihinde Kağıthane Tapu Müdürlüğü’ne başvurduğu, tapu müdürlüğü tarafından “ ...bu taşınmazın adıma tescili için tapuları belediye'ye ödenen bedeli ile sınırlı olmak kaydı ile” ilişkin ibare sebebiyle “... başvuru no ile 27.10.2016 tarihinde vekalette yetki olmayışı” gerekçesiyle başvuruyu olumlu neticelendirmediği, davacının tapuya gitmek suretiyle ipotek tesis etmediği, bu konuda davalıya yeni bir vekaletname de vermediği görülmektedir. Davalının 05.04.2017 tarihli ihtarnameyle senetlerin yenilenmesi talebinde bulunduğu ancak bu talebinin de davacı tarafından olumlu karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak davalı tarafından davalı yararına dava konusu tapu tahsis bedelini ödemiş olduğu halde, davacının ipotek tesis etmediği anlaşıldığından, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle dava konusu bono bedelini ödemesi gerektiği netice olarak davalı tarafından davalı yararına dava konusu tapu tahsis bedelini ödemiş olduğu halde, davacının ipotek tesis etmediği, davacının sözleşmeden kaynaklanan bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle dava konusu bono bedelini ödemesi gerektiği, kötü niyet tazminatı talep etme koşullarının da oluştuğu, sonuç ve kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Davanın; ... 6. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.... 6. İcra Müdürlüğü' nün ...esas sayılı İcra dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davalı ..., borçlunun ise davacı ... olduğu, davacı alacaklı tarafça 35.000,00 TL ana para ve 10.019,59 TL işlemiş faiz ve 105,00 TL komisyon olmak üzere toplam 45.124,59 TL için başlatılmış olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından taraflar arasında, ,,, İli, ,,, İlçesi, ,,, Mahallesi, ... Ada, 5 Parselde kayıtlı davalıya ait taşınmazın tapu tahsis hakkının tapuya çevrilmesi ve akabinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılması konusunda 13.04.2016 tarihli protokol yapıldığı, bu protokole göre... Mesken Dairesi Başkanlığı’na davacı payına düşen 35.000,00 TL.'nin davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının anılan bedeli ödediği, bu ödemenin teminatı olarak davacı tarafından davalıya dava konusu bononun verildiği, taraflar arasında bu protokol uyarınca 03.05.2016 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı taraf, taraflar arasındaki protokol ve sözleşme uyarınca gerekli vekaletnamelerin noterde düzenlenerek davalıya verildiği, bütün yükümlülüklerine yerine getirilmiş olunduğu halde davalının teminat olarak verilen bono nedeniyle haksız olarak takip başlattığı, bonoda vade bulunmadığı, teminat amacıyla verildiği bu bakımdan kambiyo sebebiyle takip yapılmasının mümkün olmadığı, yapılan takibin iptal edilmesi ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönündedir.Taraflar arasında akdedilen protokolün 2. maddesine göre: “Ödünç alan, yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca yapılacak toplam 296.700,00 TL tutarındaki ödemeden kendi hissesine isabet 35.000,00 TL tutarındaki ödemenin teminatı olmak üzere 1.3. maddesi hükmü uyarınca Ödünç Veren’e, 35.000,00 TL tutarında bono verecektir”. Yine, protokolün 1.3. maddesinde “Ödünç veren tarafından yapılacak ödemelere karşılık ve yapılan ödemelerin teminatı zımnında,13.04.2016 Tarihli, 35.000,00 TL. (OtuzbeşbinTürkLirası) tutarlı ve keşidecisinin de ödünç alan olacağı bono, işbu protokolün imzası ile birlikte Ödünç Veren’e teslim edilmiştir” denmektedir. Nihayet, protokolün 1.4. Maddesinde “Taraflar arasında ön sözleşme olarak imza edilen 03.03.2016 tarihli protokol ekinde bulunan Kat Karşılığı İnşaat Yapı ve Gayrimenkul Arsa Payı Satış Vaadi Sözleşmesinin imza edilmemesi, herhangi bir sebeple fesih olunması yahut işbu protokolde bahsi geçen ipoteğin Ödünç Veren yararına herhangi bir sebepten ötürü tesis olunmaması halinde işbu protokol ekinde teslim olunan bono herhangi bir hüküm alınmasına yahut ihtara gerek kalınmaksızın muacceliyet kesbedecektir” ifadesine yer verilmiştir. Anılan hükümler uyarınca dava konusu bononun teminat olarak verildiği anlaşılmaktadır.Yine taraflar arasında yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nde “Herhangi bir sebeple inşaat projesinin gerçekleşmemesi yahut sözleşmenin taraflarının karşılıklı anlaşmaları ile ikale yoluyla feshedilmesi veya herhangi bir sebeple hükümsüz kalması durumlarında Yüklenici tarafından ... Mesken Müdürlüğüne ödenen tapu (satın alma) bedellerinin Yükleniciye iade olunacağı” hüküm altına alınmıştır. Yine, yukarıda yer verdiğimiz protokolün 1.4. maddesinde “Taraflar arasından sözleşme olarak imza edilen 03.03.2016 tarihli Protokol ekinde bulunan “Kat Karşılığı İnşaat Yapı ve Gayrimenkul Arsa Payı Satış Vaadi Sözleşmesinin” imza edilmemesi, herhangi bi sebeple fesih olunması yahut işbu Protokol’de bahsi geçen ipoteğin Ödünç Veren yararına herhangi bir sebepten ötürü tesis olunmaması halinde, işbu protokol ekinde teslim olunan bono herhangi bir hüküm alınmasına yahut ihtara gerek kalınmaksızın muacceliyet kasbedecektir” şeklinde anlaşıldığı görülmüştür.Davacı tarafça ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E ve... K. Sayılı dosyasında, sözleşmenin diğer tarafları ile birlikte, Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptali ve menfi zarar tazmini için dava ikame edildiği ve davanın kısmen kabulü ile sözleşmenin iptaline, menfi zarar taleplerinin reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Dosyada alınan bilirkişi raporu, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; taraflar arasında, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 5183 Ada, 5 Parselde kayıtlı davalıya ait taşınmazın tapu tahsis hakkının tapuya çevrilmesi ve akabinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılması konusunda 13.04.2016 tarihli protokol yapıldığı, bu protokole göre ... Mesken Dairesi Başkanlığı’na davacı payına düşen 35.000,00 TL.'nin davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının anılan bedeli ödediği, bu ödemenin teminatı olarak davacı tarafından davalıya dava konusu bononun verildiği, her ne kadar davacı taraf davalı tarafından takibe konulan ve davacı tarafından imzalanan evraklarda vade bulunmadığını, takibe konu evrakın bono niteliği arz etmediğinden kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilemeyeceğini beyan etmiş ise de, TTK'nın 776. maddesinde bononun zorunlu unsurları gösterilmiş olup, vadenin isteğe bağlı unsurlardan olduğu, bonoda vadenin gösterilmesi zorunlu olmayıp TTK'nın 777. maddesinin 2. fıkrasına göre “vadesi gösterilmemiş olan bononun, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayıldığı, TTK 778/1-b atfıyla aynı kanunun 704/1- maddesi uyarınca; görüldüğünde ödenmek üzere düzenlenen poliçenin ibrazında ödenmesi gerektiği, böyle bir poliçenin düzenlenme gününden itibaren bir yıl içinde ödenmesi için ibrazı gerektiği, somut olayda , görüldüğünde ödenmek üzere düzenlenen takip dayanağı bononun süresinde düzenleyene ibraz edilmediği, ibraz süresinin 13.04.2017 tarihinde sona erdiği bu tarihten itibaren işlemeye başlayan 3 yıllık zaman aşımı (TTKm.749) süresi içinde takibe geçilmediğinden takip dayanağı bononun zamanaşımına uğradığı, kambiyo vasfını yitirdiği, ancak bononun taraflar arasında temel ilişki bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, yine taraflar arasındaki 13.04.2016 tarihli protokol uyarınca davalı yüklenicinin ...’ye taşınmazın tapuya dönüşüm bedeli olarak ödediği 35.000 TL’nin davacı hissesine düşen kısmı ileride davacı tarafından davalıya iade edilecek olup, bono bu belirli para borcunun ifasını temin amacıyla düzenlendiği, temel ilişkinin, alacaklı lehine ileride doğacak zararları güvence altına alan veya para dışı bir edimin teminatı niteliğinde olmadığı, protokolde açıkça "Ödünç Veren tarafından, yapılacak bu ödemelerin" "yapılacak ödemelere karşılık ve yapılan ödemelerin teminatı zımnında" denilmekle, davacı adına yapılacak ödemelerin ödünç niteliğinde olduğu ve ödünç olarak ödenen bedellerin ipotek tesisi, bu mümkün olmaz ise senet ile ifasını teminen düzenlendiği, belirlenen meblağ ve ödeme yükümlülüğünün belirli bir para borcunun karşılığı olduğu, ödünç mahiyetinde ödenen bedele karşılık ipoteğin de verilen vekaletnamede sınırlı ve şartlı bir yetki verildiğinden tesis edilmediği, taraflar arasında temel ilişki sebebiyle davacının borçlu olduğu bu nedenlerle senedin bedelsiz olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 38,62-TL'nin yatıran tarafa iadesine,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."