Anahtar kelimeler: Sinai Sınai İstemli İzinsiz Fikri Yazim Haklar Markasını Layihalar İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2025 tarih ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait ██████████ ve ██████████ numaralı ... markasını davalı şirketin izinsiz kullandığını, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, sahte ürünlerle ilgili ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verildiğini, taraflar arasında 2010 yılında düzenlenen ve 2020 yılı Ekim ayında sona eren tek satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketin ... ibaresini ürünlerinde kullanmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu iddia ederek, tecavüzün tespiti, önlenmesi ve men-i'ne, ürünlerin toplatılmasına, ürünler üzerinde müvekkili şirket lehine mülkiyet hakkı tesisine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6769 sayılı Kanunun 151 vd. md uyarınca hesaplanacak 25.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline, ayrıca 25.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket yetkilisi ve sahibi ....'nun 13.10.2010 tarihinde tek satıcılık sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme ile müvekkili şirketin "... marka kıvılcım çıkarmaz el aletleri (... ...)" ürünlerinin yurtiçi ve yurtdışında 10 yıl süreyle satış ve dağıtımını üstlenmesi hususunda tarafların anlaştıklarını, akabinde "Tek Satıcılık Sözleşmesi"ne ek protokol akdedildiğini, bu protokole göre sözleşmenin 13.10.2020 tarihinde ihbar ve ihtara gerek olmaksızın sonlandırılacağını ve 10 yıl daha uzatılmayacağının kararlaştırıldığını, bu tarihe kadar imalatçı firmaya verilen bütün siparişler ve piyasaya verilen süreli tekliflerin onaylanması halinde, davacı tarafından müvekkili şirkete eksiksiz ve sözleşme şartlarında teslim edileceğine dair maddenin yer aldığını, davacının rızası dışında müvekkili şirketçe malların üretilip satıldığı iddiasının kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin tek satıcılık sözleşmesi süresi içinde 06.05.2020 tarihinde dava dışı ....A.Ş.'ye teklifte bulunduğunu, bu şirket yetkilisinin 27.07.2020 tarihinde müvekkili şirket yetkilisine gönderdiği e-posta ile siparişin onaylandığını, ürünleri teslim alacaklarını bildirdiğini, davacının eldeki davada ürünleri müvekkili şirkete satmadığını iddia ettiği halde, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında dürüstlük kuralına aykırı olarak bu ürünlerin bedelinin ödenmediği iddiasıyla itirazın iptali davası açtığını, dava konusu ürünlerin markalaması işinin davacı şirket tarafından dava dışı.... Şti.'ne yaptırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan raporda, tarafların yasal defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı firmanın tecavüzlü dönem olan 19.01.2021 ihtiyati tedbir talep tarihi ile dava tarihi arasında yoksun kaldığı kârın 79.055,67 TL olduğunun tespit edildiği, tek satıcılık sözleşmesinin SMK’da düzenlenen lisans
sözleşmesinden farklı bir sözleşme olduğu, SMK’nın lisans hükümlerinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygulanmasının mümkün olmadığı, davalının tek satıcılık sözleşmesinin dışına çıkarak sadece davacıya ait orjinal ürünleri satması gerekirken kendisinin ürünleri üretip markasını bastığı, davalının sattığı ürünleri davacıdan temin ettiğine dair somut delilleri dosyaya sunamadığı, davalının sözleşme dışına çıkarak davacı markasına tecavüz ettiği, davacının SMK m.151/2-a uyarınca yoksun kalınan kazancının 79.055,67 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının eylemlerinin, davacının markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, men'ine, davacı markasına tecavüz oluşturan davalıya ait ''...'' ibareli ürünlerin toplanmasına, toplam 79.055,67 TL maddi tazminatın 25.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 54.055,67 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ
: Dairemizin 12.09.2024 tarihli ████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile, davacı adına 03.12.2013 tarihinde yenilenen 2003-32684 sayılı "..." markasının 8 ve 21. sınıflarda, ayrıca 12.03.2020 tarihinde başvurusu yapılıp 15.10.2020 tarihinde tescil edilen 2020-32201 sayılı "..." markasının 8. sınıfta tescilli olduğu; taraflar arasında 13.10.2010 tarihli, ... marka kıvılcım çıkarmaz el aletlerinin 10 yıl süre ile münhasıran satış ve dağıtımı konusunda tek satıcılık sözleşmesi imzalandığı, yine taraflar arasında imzalanan ek protokolde tek satıcılık sözleşmesinin 13.10.2020 tarihinde ihbar ve ihtara gerek olmaksızın sonlandırılıp uzatılmayacağının hükme bağlandığı, bu tarihe kadar imalatçı firmaya verilen bütün siparişler ve piyasaya verilen süreli tekliflerin onaylanması halinde davacı tarafından davalı tek satıcıya eksiksiz ve sözleşme şartlarında teslim edeceğinin kararlaştırıldığı; davacı tarafın talebi üzerine İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.İş sayılı dosyasında, davalı şirketin mal sattığı dava dışı ....A.Ş.'ye ait bakım atölyesinde 03.02.2021 tarihinde keşif yapıldığı, düzenlenen 08.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda, keşif yapılan işyerinde kullanıma hazır ... markalı ürünler tespit edildiği, bu ürünlerin keşif yerinin sahibi olan dava dışı .... A.Ş. tarafından kendi ürünlerinin üretimi ve tamiri aşamasında kullandığının tespit edildiği, tespit edilen ürünlerin davacı adına tescilli ██████████ ve ██████████ numaralı markalar ile birebir aynı olduğu, iltibas bulunduğu, dava dışı .... A.Ş.'nin tespit konusu ürünleri davalı şirketten 15.01.2021 tarihinde satın aldığını gösteren sevk irsaliyesi sunduğu; sınai mülkiyet uzmanı bilirkişiden alınan raporda, davalı tarafından satılan ve dava dışı .... A.Ş.’de tespit edilen ürünlerde ... markasının kullanıldığı ve dava dışı .... A.Ş.’de ele geçen el aletlerinin davacı adına tescilli markalar kapsamında bulunan malların aynısı olduğu, ancak bu ürünlerin niteliği konusunda kesin bir bilgi bulunmadığı, taraf beyanlarının da birbiriyle çeliştiği, davacı taraf söz konusu ürünlerin sahte olduğunu beyan ederken davalı tarafın bu ürünlerin stok fazlası orijinal ürünler olduğunu ve ürünlerin bir kısmının ise davacı tarafından temin edilmemesi nedeniyle piyasadan temin edilen ürünler olduğunu ve bu ürünlerin taklit olup olmadığı konusunda kendilerinin herhangi bir bilgisinin ve sorumluluğunun olmadığını beyan ettiği, ... marka ürünlerin 10 yıllık süre boyunca tek satıcılığını yapan davalının ürünlerin taklit olup olmadığı konusunda bilgisinin bulunmayacağını kabul etmenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dava dışı ....A.Ş.’de tespit edilen ürünlerin orijinal olmadığının tespit edilmesi durumunda davalının da bu durumdan haberdar olduğunun ve bu eylemden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği; ancak bu ürünlerin orijinal olup olmadığı konusunda teknik bir inceleme yapılmadığı belirtilerek, olasılıklara göre görüş bildirildiği; dava dışı.... ..A.Ş.’de tespit edilen ürünlerin orijinal ... marka ürünler olmaması durumunda bu ürünler üzerinde kullanılan ... markasının davacı adına tescilli markalardan doğan hakları ihlal edeceği, ürünlerin orijinal ... marka ürünler olması durumunda ise bu ürünler üzerinde kullanılan ... markasının davacıya ait markalardan doğan hakları ihlal etmeyeceği yönünde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesince, davalı şirket tarafından dava dışı .... A.Ş.’ye gönderilen ve İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.İş sayılı dosyasında tespiti yapılan ürünlerin orijinal ... marka ürünler olup olmadığı hususunda tereddüte mahal bırakmayacak şekilde teknik bilirkişi ve marka patent uzmanı bilirkişi refakatinde teknik inceleme yapılarak, bu ürünlerin orijinal ürünler olduğunun tespit edilmesi halinde, taraflar arasında düzenlenen ek protokol uyarınca dava dışı ...A.Ş.’ye teslim edilen dava konusu ürünlere ait siparişlerin tek satıcılık sözleşmesinin sona ermesinden önce onaylanıp onaylanmadığı ve bu durumun davacının markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı hususları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi; ürünlerin orijinal ürünler olmadığının tespiti halinde ise 6769 sayılı SMK'nın 149. vd maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile davalının tek satıcılık sözleşmesinin dışına çıkarak ürünleri üretip markasını bastığı, davalının sattığı ürünleri davacıdan temin ettiğine dair somut delilleri dosyaya sunamadığı, davalının davacı markasına tecavüz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; davalının 06.05.2020 tarihli teklif metninde yer alan ürünlerin davalı şirket tarafından piyasadan temin edildiği, temin edilen bu ürünlerin 12.11.2020 tarihli faturalar ile 336.668,40 TL bedelle dava dışı ... AŞ.'ye fatura edildiği, faturaya konu bu ürünlerde ... ibareli yazı olsa da orijinal ürünler olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı tarafından davacının rızası dışında orijinal olmayan ürünlerin kullanıldığı ve piyasaya sürüldüğü, eylemin markaya tecavüz teşkil ettiği, İzmir 4 ATM ████████ E. sayılı dosyasına konu edilen 18 adet ... marka ürünlerin orijinal ürünler olduğu, yapılan takip miktarının da 96.507,47 TL olduğu, söz konusu davanın taraflar arasında başka alacaktan kaynaklandığı, eldeki dava ile bağlantısının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait markaya tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüze konu ... ibareli ürünlerin toplatılmasına, davacının maddi tazminat (YKK) talebinde yer alan 25.000,00 TL'nin dava tarihinden, 54.055,67 TL'nin ıslah tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulüyle 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili, mahkemece bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden, çelişkili raporlar doğrultusunda gerekçeli karar tesis edildiğini, 12.06.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda taraflar arasında devam eden itirazın iptali davasının incelendiğini, dava konusu edilen ürünlerin müvekkili şirket tarafından 2020 yılı Ağustos/Eylül ayları içince davacı şirketten satın alındığı ve 12.11.2020 tarihinde de satıldığı, netice itibari ile davaya konu ürünlerin davacı şirket tarafından müvekkili şirkete teslim edildiği ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz yaratacak nitelikte olmadığı ve haksız rekabet oluşturmadığının tespit edildiğini, akabinde mahkemece dosyanın üçüncü defa bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, aynı heyetin itirazın iptali davasına ilişkin geçerli bir inceleme yapmaksızın tam tersi yönde rapor düzenleyerek, müvekkil firmanın eylemlerini tecavüz yaratacak mahiyette tespit ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun taklit ürün gerekçelerinin mesnetsiz olduğunu, ürünlerin taklit olduğuna ilişkin tespitin ürünler üstünde kullanılan yazı türünün farklı olması, yazılarının silik olması ve ürünlerin üstündeki çizikler olduğunu, bu verilerin bir ürünün taklit olduğu anlamına gelmeyeceğini, müvekkil şirketin üretici firma olmayıp yalnızca satıcı firma olduğunu, bu nedenle marka tecavüzünden söz edilemeyeceğini, taraflar arasında düzenlenen tek satıcılık sözleşmesinin ek protokol gereğince 30.10.2020 tarihinde son bulduğunu, müvekkili şirketin sözleşme süresi içerisinde davacının marka hakkına sahip olduğu malların satışını yapmak adına ... A.Ş. ile anlaşma yaptığını, ancak davacının sözleşme neticesinde üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesi sebebiyle ... A.Ş. tarafından sipariş edilen ürünleri zamanında tedarik edemediğini, davacının fason üretici konumunda bulunduğundan dava konusu ürünleri müvekkili şirket harici başka firmalara da sattığını, ürünleri alan diğer firmaların satılan ürünlerin stoklarını ellerinde bulundurabildiklerini, müvekkili şirketin hem davacının markasının, hem kendi ticari güvenilirliğini korumak adına sipariş verilen ürünleri 30.10.2020 tarihinden önce davacının piyasaya vermiş olduğu orijinal ürünlerden tedarik ettiğini, satımı yapılan ürünlerin yine ... markasına ait olan orijinal ürünler olması sebebiyle herhangi bir tecavüz durumunun oluşmadığını, hükme esas alınan hesaplamaların hatalı olduğunu, sözleşme bitiminden sonra müvekkili tarafından dava konusu ürünlere ilişkin satış işlemi gerçekleştirilmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, eldeki davada işbu ürünleri müvekkiline satmadığını iddia ederken İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyada bahse konu ürünlerin teslim edildiği iddiasıyla itirazın iptali davası açtığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, markaya tecavüzün tespiti ile bu eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dairemizin kaldırma kararı uyarınca marka vekili, mali müşavir ve makine mühendisi bilirkişilerden alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarında, heyetçe yapılan orijinal ve şüpheli ürün incelemesinde, davacı şirketin ürünleri ile davalı şirketin ürünlerinin birbirine benzerlik gösterdiği ancak, davalının ürünlerinin orijinal olmadığı; davalı vekilince dosyaya sunulan 06.05.2020 tarihli teklif mektubunun dava dışı ... A.Ş.'ye verildiği, teklif mektubunda yer alan ürünlerin 15.01.2021 tarihli sevk irsaliyeleri ile ... A.Ş.’ye sevkinin yapıldığı, 06.05.2020 tarihli teklif mektubunda yer alan ve dava konusu edilen ürünlerin tek satıcılık sözleşmesinin sona ermesinden önce onaylandığı, ancak raporun teklif mektubunda yer alan ve dava konusu edilen ürünlerin davalı şirket tarafından davacı şirketten satın alınmadığı, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan ve ürünlerin satın alındığı beyan edilen şirketlerin de davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığı, davalı şirketin tek satıcılık sözleşmesinin dışına çıkarak ürünleri üretip markasını bastığı, davalı şirketin sattığı ürünleri davacı şirketten temin ettiğine dair somut delillerin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafça satışa sunulan ürünlerde iltibasa yol açacak şekilde kullanımın mevcut olduğu, tek satıcılık sözleşmesinin 13.10.2020 tarihinde sona ermiş olmasına rağmen davalının davacının tescilli marka işaretlerinin benzerini ürünleri üzerinde iltibas yaratacak şekilde kullanmaya devam ettiği, davacı şirketin talep edebileceği maddi tazminat tutarının 79.055,67 TL olabileceği yönünde görüş bildirilmiş olup, ilk derece mahkemesince bilirkişi asıl ve ek raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının "..." markasının davalı tarafça piyasadan temin edilen ürünler üzerine basılarak satışa konu edildiğinin ve bu durumun davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 7.108,04 TL'den peşin alınan 1.777,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.330,64 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!