Anahtar kelimeler: Münfesih Adıyla İhyası İlanı Gazetesi Sicilden Ünvanını Borçlusu İhtar Terkin

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ihyası talep edilen şirketin borçlusu olduğunu -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyasında alacaklı olduğunu, münfesih ---------, 17.05.2002 tarihinde ---------- adıyla kuruluş ilanı ile tescil edilerek, ----------- sicil numarasıyla ticari faaliyetine başladığını, 01.04.2005 tarihinde yayınlanan --------- ile ticaret ünvanını ----------- Şti. Olarak değiştirdiğini, münfesih şirketin , Ticaret Sicil Müdürlüğünce kendisine yapılan ihtar ve 24.02.2015 tarihli -------- sayılı --------- ilanı uyarınca süresinde bildirimde bulunmadığını, bu sebeple 18.02.2015 tarihli ticaret sicil gazetesi uyarınca resen sicilden terkin edildiğini, tüm bu sebeplerden dolayı ---------- Şti.'nin ihyasını ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye/iflas masasından alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve---------- sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılığın bulunmamakta olduğunu , dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının gerekmekte olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, resen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu, davacı vekilince resen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediğini, tüm bu sebeplerden dolayı haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava; 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava konusu şirket hakkında dava dilekçesinde belirtilen icra takip dosyasının yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.--------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca 18.02.2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.--------- İcra müdürlüğünün --------- Esas sayılı UYAP sisteminden celp edilerek incelenmiş davacının alacaklı ihyası istenen şirketin borçlu olduğu görülmüştür.TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmüne haizdir. İstinaf daireleri önceki kararlarında TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal ---------- sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal ---------- sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin -------- E- --------- K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin --------- E- -------- K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle, Daireler eski uygulamalarından dönmüştür. Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.Tüm dosya kapsamından ihyası istenen şirketle ilgili derdest icra takibi olduğu bu nedenle davacının ihya isteminde hukuki yararı olduğu sonucuna varılmış davanın kabulüne karar verilmiştir. TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkarasına 23.05.2024 tarihli ve 7511 sayılı Kanun'un 16.maddesi ile eklenen, "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmünün derhal yürürlüğe girmiş olması ve davalının yasal hasım olması nedeni ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne şirketin ihyasına karar verilmiş, şirketin ortak ve yetkilisi olan -------- tasfiye memuru olarak atanmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.G.D1-DAVANIN KABULÜNE, --------- Ticaret Sicil müdürlüğünün ---------- sicil nosuna kayıtlı bulunup 18.02.2015 tarihinde sicilden terkin edilen ----------ŞTİ hakkında derdest olan --------- İcra Müdürlüğünün---------- Esas sayılı icra takip doyasının yürütülmesi, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,2-Tasfiye Memuru olarak şirketin ortağı ve yetkililerinden olan ----------- TC kimlik numaralı ---------- atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,3-Kararın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine,4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, gerekçede anlatılan nedenlerden ötürü lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026