Anahtar kelimeler: Demans Yatağa Okuması Götürerek Yazması Anlama Bahanesi Özürlü Hastası Doktora
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacı ...'in dava konusu taşınmazlarda 1/7 hisse oranında davalı ... ve diğer kardeşleri ile birlikte paydaş olduğunu, davalı ...'in davacının kardeşi, diğer davalı ...'nin ise ...'in yakın arkadaşı olduğunu, davacı ...'ın yatağa bağlı, orta düzeyde demans hastası, %88 özürlü, okuması-yazması olmayan biri olduğunu, bu durumları bilen davalı ... ile ...'nin el ve iş birliği ile, davacının eşinin ve çocuklarının bilgisi ve haberi olmaksızın davacıyı doktora götürme bahanesi ile yapılan işlemin niteliğini ve anlama yeteneğini bilmediği halde ... . Noterliğine götürerek davalı ... adına 21.03.2013 tarihli ... yevmiye nolu vekalet ile 25.03.20 13... yevmiye nolu düzeltme beyanını içerir düzenleme şeklinde satış vekaletini aldıklarını, davalı ...'in, davacının durumundan faydalanarak ve temin ettiği vekil ...'yı ... Tapu Sicil Müdürlüğüne götürerek 26.03.2013 tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile 488 parsel numaralı taşınmazda bulunan 1/7 hissesini 1.500,00 TL bedelle, 388 parsel numaralı taşınmazda bulunan 1/7 hissesini 3.000,00 TL bedelle, 400 parsel numaralı taşınmazdaki 1/7 hissesini 3.750,00 TL bedelle kendi adına temlik aldığını, davacının eşinin bu taşınmazlardan 388 parsel numaralı taşınmazda bulunan 1/7 hissesini davacının kardeşi ...'in oğlu ...'e satım konusunda anlaştığını ve demans nedeni ile kısıtlama işlemleri yapmadan önce taşınmazların tapu kaydını çıkartmak üzere ... Tapu Müdürlüğüne gittikleri zaman hem 388 parselin hem de diğer parseldeki hisselerin aynı gün içersinde davalının adına usulsüz olarak temlik edildiğini öğrendiğini, tüm taşınmazları aynı anda satmak için davacının paraya ihtiyacı olmadığı gibi satışın blok olarak yapılması ve satış bedelinin gerçek değerin 1/10 seviyesinde olmasının vekalet görevinin kötüye kullanıldığının en önemli delili olduğunu ileri sürerek 400, 4 88... parsel numaralı taşınmazlarda davalı ... adına kayıtlı olan 1/7 hissenin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; davacı ...'i davaya konu alım-satım esnasında hiç görmediğini, ... köyü muhtarının kendisine bir vekalet verdiğini ve bu vekalet ile tapu devri yapmasını istediğini, kendisinin de muhtar ile birlikte 2013 yılında hangi ay olduğunu hatırlamadığı bir zamanda ... Tapu Müdürlüğüne gittiklerini, bütün işlemlerin hazır olduğunu, kendisinin ismini bilmediği birisi adına tapu devri yaptığını, tapu devri nedeni ile para alışverişinin olmadığını, kendisinin ... köyü muhtarından para almadığı gibi ...'e de para vermediğini, ...'i sokakta görse tanımayacağını, davayı kabul ettiğini ancak davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ödemek istemediğini bildirmiştir.
Davalı ... vekili; davacının ne vekalet tarihinde ne de dava tarihinde demans hastası olduğunu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini, vekaletnameyi, okuma-yazma bilmeyen davacının işleminde iki tanığın da tanıklık ederek imzaladıklarını, noter tarafından işlemin sağlıklı olması açısından davacının sağlık raporu alması için ... Devlet Hastanesine gönderildiğini ve uzman hekimden alınan rapor sonrası vekalet verildiğini, davacının iddia ettiği gibi kandırma ve doktora götürme bahanesi ile alınmış bir vekaletin söz konusu olmadığını, davacının hile ve aldatma iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazların 1980 yıllarında müvekkili ve çocukları tarafından davacı ve dava dışı ...’ten satın alındığını, o dönemde intikal olmadığından dolayı tapu devirlerinin yapılamadığını, davalının oğlunun ev yapmak için müracaat ettiğinde belediye intikalin yapılarak mirasçılardan muvafakat alınması gerektiğini bildirince müvekkili ve oğlu tarafından intikal yapıldığını, intikal yapılınca daha önce satın almış oldukları hisseleri de üzerlerine almak istediklerini, müvekkillinin önce oğlu ... adına alınmasını istemişse de İlçe Tarım Müdürlüğünün izin vermemesi nedeni ile zorunlu olarak müvekkilinin adına alındığını, taşınmazların çok eski zamanda satın alındığının herkesçe bilindiğini, davacının da bu durumu bildiğini ve satışı bildiği için kardeşi ile birlikte gelerek vekalet verdiğini belirterek öncelikle hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ehliyetsizlik hukuki sebebi ispatlanamasa da hilenin bulunduğu ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, satın alanın fikir ve iş birliği içinde olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalılar (... hariç) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olup istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar (... hariç) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 33.133,20 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!