Anahtar kelimeler: Açacaklarını Duyması Bahanesi Muhtarı Tenkis Kişiden Kardeşlerinden Kız Üzerlerine Ölümü

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.Asıl davada davacılar vekili; mirasbırakan ...'ın, kayden maliki olduğu 1 19... , 4 ve 8 parsel sayılı taşınmazlarını yaşlılık aylığı alınacağı bahanesi ile eski köy muhtarı olan davalı ... adına 03.05.2011 tarih ve 1531 yevmiye nolu işlem ile tapuda satış göstererek devrettiğini, murisin ölümü ile davalı iki erkek kardeşin davacı kız kardeşlerinden mal kaçırmak amacıyla bu kişiden 24.02.2012 tarihinde ... yevmiye nolu işlem ile taşınmazları kendi üzerlerine aldıklarını, davalılardan ...'ın müvekkillerinin dava açacaklarını duyması üzerine 26.02.2016 tarihinde 1 19... parsel sayılı taşınmazın tamamını ve 1 19... parsel sayılı taşınmazda kendisine ait 1/2 hissesini 957 yevmiye nolu işlem ile davalı ...'nin dünürünün kardeşinin oğlu olan diğer davalı ...'a satış gösterdiğini, ...'ın köyde değil Kutlukent'te ikamet ettiğini, murisin maddi imkanlarının ortalama olduğunu, o tarihte yer satmayı gerektiren bir durumu bulunmadığını, taşınmazların devir tarihinden sonra dahi hep muris ve oğulları tarafından kullanılmaya devam edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ve miras payları oranında müvekkilleri adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.Birleştirilen davada davacılar vekili; muris ...'ın, adına kayıtlı 1 41... parsel sayılı taşınmazını yaşlılık aylığı bağlatılması bahanesi ile devir tarihinde köy muhtarı olan davalı ... adına 03.05.2011 tarihinde tapuda devrettiğini, murisin vefatı ile davalı ...'ın davacılardan mal kaçırmak için taşınmazı 24.02.2012 tarihinde diğer davalılar üzerine devrettiğini ve daha sonra davalılardan ...'ın 26.02.2016 tarihinde dava konusu taşınmazı ...'a devrettiğini, yapılan bu devir işlemleri davacılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığından davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.Asıl davada davalılar vekili; taşınmazları davacıların evlenip gitmelerinden sonra müvekkilleri ... ve ...'ın köyden taşınan ... ...'dan satın aldıklarını, taşınmazların müvekkilleri tarafından bedeli karşılığında satın alındığını herkesin bildiğini, örf, adet ve saygıdan dolayı babaları ... adına tescil ettirdiklerini, murisin uzun yıllar çocuklarından ayrı yaşaması, eşini uzun yıllar önce kaybetmiş olması, kendisiyle çocuklarının hiçbirinin ilgilenmemesi, ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle çocuklarının satın aldığı taşınmazları istemeyerek davalı ...'ya sattığını, daha sonra davalıların ve murisin istekleri üzerine davalı ...'ın taşınmazları satın aldığı bedel karşılığında diğer davalılar ... ve ...'a devrettiğini, müvekkillerinden ...'nin çok ağır hastalıklar ve büyük ameliyatlar geçirdiğini ve ekonomik sıkıntıya düştüğünü bu nedenle 1 19... parseli davalı ...'a sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Birleştirilen davada davalılar vekili; dava konusu taşınmazın davalılardan ... tarafından dava dışı şahıstan bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını ancak babaları adına tescil edildiğini, buna rağmen babaları tarafından davalı ...'ya taşınmazın satıldığını, murisin uzun yıllar çocuklarından ayrı yaşaması ve eşinin de vefat etmesiyle çocuklarının kendisi ile ilgilenmemesinden dolayı üzüntü içinde olduğunu ve maddi zorlukları nedeniyle taşınmazı davalı ...'a sattığını, ...'ın muristen dava konusu taşınmazı diğer parselleri ile birlikte aldığını, daha sonra muris ile davalıların baskı, tehdit ve duygusal tutumları ile aldığı fiyata diğer davalılar ... ve ...'a sattığını, daha sonra davalılardan ...'nin çok ağır bir hastalık geçirdiğini ve büyük ameliyatlar olduğunu, bu nedenle 1 41... ve 1 19... parsel sayılı taşınmazları davalı ...'e bedeli karşılığında sattığını, muris adına kayıtlı başkaca taşınmazların da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Dahili davalı ... vekili; müvekkilinin söz konusu olaylardan herhangi bir haberinin olmadığını, taşınmazın devrini gerçekleştiren kişinin muvazaalı işlem yapıldığı iddia edilen müteveffa ... olmadığını, müvekkilinin satışlar için 80.000,00 TL ödediğini, paranın bir kısmını elden bir kısmını nakit olarak ödediğini ve taşınmazları ... mirasçılarından satın aldığını, ... mirasçılarının 6-7 yıldır Samsun merkezde ikamet ettiklerini, müvekkilinin hafta sonları taşınmaza gittiğini ve taşınmazdan yararlandığını, davacı ...'nin eşi ...'ın 20 19... . ayına kadar müvekkilinin işçisi olarak çalıştığını, müvekkilinin muvazaalı işlem yapmadığını bildiklerini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, amacının muvazaalı işlem yapmak olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanları, murisin tüm malvarlığı, davaya konu taşınmazların satış tarihlerindeki değeri, müzekkere cevapları, bilirkişi raporları gereğince, mirasbırakan ...'ın davaya konu satış sözleşmelerini yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunmayışı, temlik edilen taşınmazların satış bedeli ile orantısızlığı, dava konusu taşınmazların temlik tarihleri itibarıyla temlik edilen taşınmazların mirasbırakanın tüm mamelekine oranı göz önüne alındığında murisin temlik ettiği taşınmazların makul karşılanabilecek düzeyde olmaması, devir tarihinde murisin taşınmazının satımını haklı gösterecek boyutta maddi bir ihtiyacının bulunmadığı, taşınmazların rayiç değerinin altında bedelle satılmış olduğu, ara malik ...'nın taşınmaz bedelini ödediği hususunun ispat vasıtası bulunmadığı, ara malikin köy muhtarı olduğu, taşınmazları davalılar ... ve ...'a tekrar devrettiği, yine ... tarafından davaya konu 1 41... parselin adına kayıtlı olan 1/2 hissesinin ve 1 19... parseldeki hissesinin 26.02.2016 tarihinde dünürünün kardeşinin oğlu olan ...'a muvazaalı şekilde devredildiği, murisin dava konusu taşınmazları diğer mirasçıları kızlarından mal kaçırmak kastı ile hareket ederek gerçekte yakın ilişki içinde olduğu oğlu olan davalılara bağışlamak istediği, dava konusu taşınmazları muvazaalı olarak satış yolu ile emanetçi konumunda olduğu anlaşılan ...'ya muvazaa ve benzeri davaların önüne geçmek amacıyla tapuda devretmiş olduğu, bilahare bu kişinin yine rayiç değerinin fahiş derecede altında bedelle taşınmazı murisin oğullarına devrettiği, bu devirde satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı sabit olduğundan, bu hali ile 01.04.1974 gün ve 1/2 sayılı İBK’nda sözü edilen muris muvazaasının somut olayda gerçekleşmiş olduğu, dahili davalı ...'ın ise dava devam ederken 10.12.2020 tarihinde davaya konu ... Mahallesi 1 19... parsel ve 1 19... parsel sayılı taşınmazları ... mirasçılarından devraldığı, ...'ın davalı ...'ın eşi ...'ın yeğeni olduğu, davadan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşınmazların bilirkişi raporu ile belirlenen değerleri ile satış bedeli arasında da fahiş fark bulunduğu, dahili davalının iyiniyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesi ile adlarına taşınmaz kayıtlı olan davalılar yönünden davanın kabulüne, tapu maliki olmayan ... ve ... hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ile dahili davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değil ise de anılan husus temyiz konusu yapılmadığından yanlışlığa değinilmiş olmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 25.793,72 TLbakiye onama harcının temyiz eden davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'tan; 13.386,44 TL bakiye onama harcının temyiz eden dahili davalı ...'tan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.