Anahtar kelimeler: Sgkna İdava Makinaları Yüklendiği Şirketçe Aydın İhalesini Sgk Alımı Primi
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Aydın 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 2010 - 2011 ...(109 Kişi ile 20 ... Makinaları ve ...Alımı İşi 26.04.2010 Sözleşme tarih ve İhale Kayıt No.(KİK No.) 2010/... ihalesini yüklendiği, söz konusu işin 49...03 ...-16 SGK işyeri sicil numarası ile şirketçe yapılırken, █████ 11... /2011 dönemlerinde, 5510 sayılı Kanunun 81/1 bendi uyarınca, SGK'na ödenmesi gereken işveren primi hissesinin, % 5 lik kısmının Hazine tarafından karşılanması hükmü uyarınca davacı şirket tarafından Hazine teşviki tutarında düşük olarak ödendiği, davacı şirketin teşvikten yararlanma şartlarını karşıladığı, ancak, 25.02.2011 tarihinde yayınlanan 6111 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinde yapılan değişik ile bu teşvikin 01.03.2011 tarihinden itibaren uygulanmayacağından bahisle Hazine yardımından yararlanamayacağı varsayımı ile hareket edilerek davacı için hak ediş tahakkukları düzenlendiği, oysa ki 6111 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesinin kanunun yayımı tarihine kadar ilan edilmiş veya yazılı olarak duyurulmuş ihaleler hakkında uygulanmayacağı hükmünü içerdiği, davacı şirketin ihale ve sözleşme tarihinin 6111 sayılı Kanun'un yayın tarihinden önce olması nedeniyle 6111 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca % 5 lik Hazine teşvikinden yararlanmasının yasal olduğu, dava konusuna ilişkin 20.06. 20... tarihli dilekçe ile Sosyal Güvenlik Müdürlüğüne başvuru yapıldığı iddiasıyla % 5 Hazine teşvikinden yararlandırılmamak suretiyle toplam 47.156.40 TL tutarında, haksız tahsil olunan primlerin ödeme tarihleri esas alınarak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... Hastanesi ... / Aydın adresinde kurulu temizlik hizmeti işi işyeri dosyası ile ilgili olarak yapılan araştırmada işyerinin 01.05.2010 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 31.12.2011 tarihinde kanun kapsamından çıktığı, iş yeri dosyasında yapılan incelemede 28.06.2016 tarihinde 8906953 sayılı yazı ile Kurum kayıtlarına giren dilekçesi ile % 5' lik indirimden faydalanmak için yapmış olduğu başvuruya 30.05.20 17... 91 sayılı yazı ile cevap verildiği, 7103 sayılı Kanun'un 70/1 fıkrasında 'Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmayan/dönemlerde gerekli tüm koşulların sayılanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.' hükmünün yer aldığı, anılan hüküm gereği de davacının beş puanlık indirimden yararlandırılması mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacı yanın talebinin 01.03.2011 tarihinden itibaren de 5 puanlık hazine prim desteğinden faydalanmak yönünde olmakla birlikte, 5510 sayılı Kanun'un 81/ı maddesine 6111 sayılı Kanun ile getirilen hüküm kapsamında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa istinaden yapılan alım işlerinde, hazine prim desteğinden yararlanılmasına imkan bulunmayacağı, 6111 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi hükmünün tamamının "Bu Kanunla 4734 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihine kadar ilan edilmiş veya yazılı olarak duyurulmuş ihaleler hakkında uygulanmaz" şeklinde olduğu ve istisnanın, tüm değişiklikler yönünden değil, 4734 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler için öngörüldüğü, buna göre 6111 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile yapılan düzenleme sonrasında 4734 sayılı Kanun'a göre yapılan alım ve yapım işleri 01.03.2011 tarihinden itibaren teşvik kapsamından çıkartıldığı, bu bağlamda bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davacı firmanın 01.03.2011 tarihinden itibaren, ... Hastanesine hizmet sunulmasına ilişkin ... işyeri sici numaralı mükellefiyeti sebebi ile hazine prim desteğinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçelerini tekrarla, teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiği iddiasıyla temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinin yararlandırılarak fark primlerin tahsiline ilişkindir.
1.Türk sosyal sigortalar sistemi, sürdürülebilirliğini büyük ölçüde sigorta primlerinin düzenli tahsilatına dayandırmaktadır. Kurumun aktüeryal dengesini koruması ve sosyal risklere karşı yardımları eksiksiz sunabilmesi için primlerin zamanında ödenmesi kritik önem taşır. Bu bağlamda devlet, işverenlerin üzerindeki ağır mali yükü hafifletmek, istihdamı artırmak ve kayıt dışılığı önlemek amacıyla çeşitli prim indirimleri ve teşvik mekanizmalarını yasal güvenceye kavuşturmuştur.
2.26.05.2008 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5763 sayılı Kanun) 01.10.2008 yürürlük tarihli 24. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin 1. fıkrasına (ı) bendi eklenmiş olup ilgili düzenleme; "ı) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre yapılandıran işverenler bu tecil ve taksitlendirme ile yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır. Bu Kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu fıkrayla sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir." şeklinde olmakla birlikte sonrasında bir çok kez değişikliğe uğramıştır.
3.İlgili madde yürürlüğe girdiği günden bu yana birçok kez revize edilmiştir. Yapılandırma kanunlarına göre borçlarını taksitlendirenlerin teşvikten yararlanmaya devam edeceği netleştirilmiş ve muhtasar prim hizmet beyannamesi gibi uygulamalar sisteme entegre edilmiştir. Son olarak, 15.01.2025 tarihinde yayımlanan 7538 sayılı Kanun ile hazinece karşılanan işveren hissesi tutarı "beş" puandan "dört" puana düşürülerek teşvikin kapsamı güncel ekonomik politikalara göre yeniden şekillendirilmiştir.
4.25.02.2011 tarihli ve 27857 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6111 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile yapılan değişiklikle 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin (ı) bendinde yer alan "Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz." cümlesi "Bu bent hükümleri; 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz." şeklinde; yine aynı bentte yer alan "Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır." cümleleri "Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır." şeklinde değiştirilmiş ve Kanun'un 215. maddesinde Kanun'un yayımını takip eden ayın 1. gününde bir diğer ifadeyle 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe gireceği öngörülmüştür.
5.İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Kuruma vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı süresinde ödemeleri, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması gerekmektedir. Ayrıca teşviklerden yararlanabilmek için Kurumca denetlenecek işverene, işyerine ve sigortalıya ait ayrı ayrı şartlar mevcuttur. Bu şartları denetleyecek olan ve denetleme sonucuna göre işverenlerin beş puanlık indirimden yararlanıp yararlanmayacağına karar verecek olan Kurum, 5510 sayılı Kanun’un 79. maddesine göre primleri tahsil etmekle yükümlü Sosyal Güvenlik Kurumudur. Kurum inceleme sonucu işverenin teşvikten yararlanamayacağına karar verdiği takdirde %5 puanlık primi işverenden tahsil edecek aksi hâlde bu miktarı Hazineden yani genel bütçeden alacaktır.
6.Söz konusu yasal düzenlemenin uygulama bulacağı işyerleri de ilgili bentte belirtilmiş ve 01.03.2011 yürürlük tarihi itibarıyla teşvikin uygulanmayacağı iş ve işyerlerinin kapsamı genişletilerek 21.04.2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 30. maddesinin 2. fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 08.09.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na (2886 sayılı Kanun), 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na (4734 sayılı Kanun) ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanun'dan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ve işler teşvik uygulaması kapsamından çıkartılmıştır.
7.Öte yandan 6111 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi ile “Bu Kanunla 4734 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihine kadar ilan edilmiş veya yazılı olarak duyurulmuş ihaleler hakkında uygulanmaz.” şeklinde düzenleme yapılmış ise de bu madde 4734 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklere ilişkin olmakla 5510 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerle ilgili olmadığı açıktır.
8.Öte yandan; ahde vefa ilkesi tarafların özgür iradeleriyle akdettikleri sözleşmelere sadık kalmaları gerektiğini ifade eden evrensel bir hukuk kuralıdır. Bu ilke uyarınca, hukuka ve ahlaka uygun olarak kurulan bir sözleşme, taraflar için bağlayıcı bir güç kazanır ve taraflardan birinin tek taraflı iradesiyle sözleşmeden dönmesi kural olarak mümkün değildir.
9.Somut uyuşmazlıkta davacı; bir kısmı 6111 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 01.03.2011'den önce ihale mevzuatı kapsamında akdedilen güvenlik ve hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde farklı iş yerleri tescil ettirmiştir. Davacı yüklenici, söz konusu işlerin yaklaşık maliyet hesaplamalarını ve teklif tutarlarını oluştururken, 5510 sayılı Kanun’un 81/ı maddesi uyarınca öngörülen %5’lik prim teşvikini yasal bir veri olarak nazara almış ve işçilik maliyetlerini bu indirimli oran üzerinden belirlemiştir. Sözleşme sürecinde ortaya çıkan mevzuat değişikliğinin devam eden ihaleli işe uygulanmasına ilişkin idari yorum farklılığı ile ihalenin kalan dönemi için ihaleli iş gerekçesiyle teşvikten yararlandırılmama yönünde tesis edilen işlemle ihale dokümanı ve sözleşme şartlarının bir parçası haline gelen teşvik hükümlerinin, uygulama devam ederken geriye dönük veya sürekliliği bozacak şekilde iptal edilmesi, devletin hukuki düzenlemelerine güvenerek uzun vadeli taahhüt altına giren tacirin ahde vefa ve hukuki güvenlik haklarını ihlal etmektedir. Bu itibarla, davanın esasına girilerek 01.03.2011 tarihinden önce akdedilen sözleşmelere dayalı işyeri yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!