Anahtar kelimeler: Müstehcenlik Süreç Görüşü Hukukî Neticesinde Yoksunluklarına İlamı Geçildi Cezalandırılmasına Sayisi

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: MüstehcenlikHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 226/3-2, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanunun 226/5, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ancak ve 1412 sayılı Kanunun 326/son maddesi gereğince verilen ilk karara karşı yalnızca sanık müdafiinin temyizi bulunduğundan kazanılmış hakkının korunarak infazının 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi, somut olaya uyguladığı kanun maddelerinde hataya düşmüş, olayla uygulanan kanun maddeleri arasında açık bir farklılık bulunduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın ele geçirilen dijital materyalleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde sanığa ait olan bilgisayarda çok sayıda çocuk pornografine konu fotoğraf ve video ele geçirilmiş, yapılan araştırma neticesinde sanığın skype isimli uygulama üzerinden üçüncü kişilere ilgili müstehcen içerikleri gönderdiğinin tespit edildiği olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 226/5. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık hakkında mahkumiyetine dair verilen ilk mahkumiyet kararına karşı yalnızca sanık müdafii tarafından kararın temyiz edilmesi sonrası ilgili kararın bozulmasına karar verildiği, 1412 sayılı Kanunun 326/son maddesi gereğince, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilerek aynı madde uyarınca kazanılmış hak nedeniyle netice cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi yerine "2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi kararının 1412 sayılı Kanunun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 7. paragrafı hükümden çıkarılarak yerine "1412 sayılı Kanunun 326/son. maddesi uyarınca sanık hakkında kazanılmış hak nedeniyle, neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.