Anahtar kelimeler: Menî Holding Epdk Erzurum Pasif Fiilden Tazminine Dairece Ret Husumet

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Esastan ret/Pasif husumet yokluğundan retTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen müdahalenin menî ve haksız fiilden kaynaklı maddi zararın tespiti ve tazminine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılardan EPDK Başkanlığı yönünden esastan reddine, davalı ... Holding A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Erzincan ili, ... ilçesi, ... köyü civarında baraj sahası kamulaştırma işlemlerinin yürütüldüğünü, baraj gölü su toplama çalışmalarına başlanıldığını, ancak baraj gölünde toplanan su seviyesinin yükselerek kamulaştırma alanı dışında kalan müvekkillerine ve köy tüzel kişiliğine ait saha ve yerleşim alanlarına ulaştığını, su seviyesinin yükselmesi ile taşınmazlarda kayma ve çatlamaların oluştuğunu, müvekkilleri adına kayıtlı 1 15... parsel sayılı taşınmazın da olumsuz etkilendiğini neticeten el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile 7103 sayılı Kanun uyarınca değiştirilen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 12 nci maddesinin altıncı fıkrası ve aynı Kanun'a eklenen Geçici 13 üncü maddesi uyarınca işlem yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın kamulaştırılması için davacının Valilik komisyonuna başvurduğu, ilgili komisyonun 14.10.2014 tarihli kararı ile kamulaştırma talebinin reddine karar verildiği anlaşıldığından davanın esasının görülmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı EPDK Başkanlığı yönünden davanın esastan reddine, davalı ... Holding A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece İlçe Milli Eğitim/İl Milli Eğitim Müdürlüklerine müzekkere yazarak ya da kolluk araştırması ile okul kapatma işleminin gerekçe ve tarihi hakkında kayıtların celp edilmesi gerektiğini, eksik inceleme ve yetersiz raporlar doğrultusunda maddi gerçeğe ulaşılamadığını, el atmayı önleyecek tedbirlerin alınmadığını, davalıların birlikte kusursuz sorumlu olduklarını, davalı vekillerinden duruşmaya katılım olmadığı halde ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını, barajın yapılması ve akabinde baraj gölünün su tutarak yükselmesinin akabinde (baraj gölü kenarında ve bir yükselti üzerindeki mahalle boyutundaki 10 parsel üzerindeki yapıların) eş zamanlı olarak hasar görmesinin hayatın olağan akışı içerisindeki yerinin anlaşılamadığını, detaylı ve yetkin bilirkişilerce yapılacak ve illiyet hususunu netleştirecek bilirkişi raporları alınması gerektiğini fiili el atmanın mevcut olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.