Anahtar kelimeler: Kitlerin Kitleri Amortisman Cihaz Devralıp Cihazı Firmadan Cihazın Devredebileceğini Koşulu

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı ----. arasında cihaz sözleşmesinin yapıldığını, bu sözleşmenin 9. maddesine göre sözleşme ile bağlı kalmak koşulu ile cihazın 3. kişilere devredebileceğini, aynı sözleşmenin 3. maddesine göre cihaz için davacıdan temin edilen kitlerin başka bir firmadan temin edilmesi halinde 1 yıllık cihaz amortisman bedelinin peşin olarak davacıya ödenmesi konusunda anlaşma yapıldığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı şirketin cihazı devralıp kullandığını ancak sözleşmeye aykırı olarak kitleri başka bir firmadan temin ettiğini, sözleşmenin tarafı olan ---- ile cihazı devralan davalı ----. arasında organik ve sözleşmesel bağ olduğunu, yönetim kurulu başkanlarının aynı kişi ---- olduğunu, iki şirketin bir süre aynı adreste faaliyet gösterdiği personellerinin aynı olduğu, tıbbi cihazların davalı şirketçe devralındığını; yani sözleşmenin tarafı olan ----- ticari işletmesini davalıya devrettiğini, TBK 202. maddesi gereği davalının devreden şirket borçlarından sorumlu olduğunu, cihaza ilişkin faturanın da davalı şirket adına düzenlendiğini, bunlara istinaden davalı adına kesilen 30.07.2019 tarihli faturaya rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle 19.08.2019 tarihli ihtarname çekildiğini, davalının ise 23.08.2019 tarihli cevabı ihtarnamesinde kendilerinde böyle bir cihazın olmadığını, bu cihazı kullanmadıklarını, sözleşmenin tarafı olmadıklarını belirterek faturayı iade ettiklerini, bunun üzerine --- İcra Dairesinde ---- Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek davanın kabulüne, itirazın iptaline, yürütülen takibin devamına dava konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava yetkisiz Mahkemede açıldığı için yetkisizlik yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, Müvekkili şirketin basiretli bir tacir olup sağlık hizmeti sunumu konusunda üzerine düşen görevi yerine getirmekte olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki yahut akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığından dava konusu talebin müvekkili şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmamakta olduğunu, talebin yöneltilmesi gereken tarafın bahse konu sözleşmenin tarafı olan dava dışı ---- olduğunu, bu nedenle davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davanın-----ihbarı gerektiğini, müvekkili şirketin --- faaliyet gösteren, başta ---- olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinden gelen hastalara hizmet sunan --- Hastanesi'nin tüzel kişiliği olduğunu, davacı tarafından dava dışı ----- ile "Cihaz Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşmenin 9. maddesine göre alıcı taraf, sözleşme ile bağlı kalmak koşuluyla cihazı 3. şahıslara devredilebileceğini, aynı sözleşmenin 3. maddesinde ise, müvekkili tarafından temin edilecek kitlerin başka bir firmadan temin edilmesi durumunda, 1 (bir) yıllık cihaz amortisman bedeli peşin olarak taraflarına ödeneceği hususunda mutabakat sağlandığı ileri sürülmüş olsa da işbu sözleşme ----İle ----. Arasında akdedilmiş bir sözleşme olup, 9. Maddede yer aldığı şekilde sözleşmenin müvekkili şirkete devredilmesi durumu da söz konusu olmadığını, cihazların da iddia edilenin aksine müvekkili şirkete devredilmediğini, buna ilişkin olarak müvekkili tarafından keşide edilen----. Noterliği 14.05.2018 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarname ile; ''Hastanemizde hali hazırda bulunan tarafınıza ait-------- İle Muhatap arasında 21.04.2015 tarihli bir Cihaz Sözleşmesi yapılmıştır. Ancak ---- mülkü keşideci tarafından kiralanmış ve ruhsat keşideci adına geçirilmiş olup, hastane tarafımızca işletilmektedir. Bu itibarla tarafı olmadığımız sözleşmenin Keşideci açısından herhangi bir bağlayıcılığı olmadığını, Muhatap'tan sözleşmede yer alan hizmeti almak istemediğini ve bu nedenle Hastanede bulunan yukarıda tanımı verilmiş olan cihazlarınızı en geç 2 gün içinde ---- Hastanesinden teslim ve iade almanızı, aksi takdirde gerekli hukuki yollara başvurulacağını tüm haklarımız saklı kalmak üzere ihtaren bildiririz.'' şeklinde davacıya bildirimde bulunulmasına rağmen cihazların teslim alınmamış, müvekkilinin tarafı olmadığı sözleşmeyle bağlı kalmaya zorlandığını, oysa ki müvekkili ile davacı arasında ne herhangi bir ticari ilişki ne de alacak borç ilişkisi bulunmadığını, buna istinaden müvekkili şirkete davacı şirket tarafından 30.07.2019 tarih ve ---- Sıra Nolu haksız ve hukuka aykırı faturayı kesildiğini, bu fatura ile müvekkili şirket tarafından davacı şirkete amortisman bedelini ödemesi talep edildiğini, fakat söz konusu sözleşmenin tarafı olmaması sebebiyle davacı şirkete iade faturası kesildiğini, bunun üzerine 19.08.2019 tarih ve ---- yevmiye numaralı ihtarname ile cihazın amortisman bedelinin ödenmesi gerektiği aksi halde yasal yollara başvurulacağı davacı tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini, müvekkili şirket ile ----- ile arasında herhangi bir organik ya da sözleşmesel bir bağ/bağlantı söz konusu değildir.----- Hastanesi'nin mülkü dava dışı---- keşideci müvekkil şirket tarafından kiralanmış ve ruhsat keşideci adına geçirilmiş olup, hastanenin müvekkili şirket tarafından işletilmekte olduğunu, zira her iki şirketin ticaret sicilindeki kayıtları incelendiğinde, dava dışı ---- ise, --- sayılı --- 16 Kasım 2017 tarih ve 317. sayfasında, "-- olan merkez adresini başka adrese taşıdığı görüleceğini, nitekim müvekkili şirketin, kuruluşu tescil edilmiş ve adresi "------" olarak tescil ve ilan olunduğunu, davacı tarafından iddia edilenin aksine tıbbi cihazları ve sair diğer ekipmanlarını da devralma gibi bir durum söz konusu olmadığını, tüm bu açıklananlar göz önüne alındığında iki şirket arasında sözleşmesel/organik bağ bulunmadığını, yalnızca Hastane mülkünün müvekkili tarafından kiralanıp, ruhsatının satın alındığını, bunun dışında dava dışı ---- ile herhangi bir ticari ilişkide bulunulmadığının açık olduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ----Noterliği 14.05.2018 tarih ve --- yevmiye numaralı ihtarname ile tarafı olmadığı sözleşmenin Keşideci açısından herhangi bir bağlayıcılığı olmadığını, müvekkilinin davacı şirkete borcu bulunmadığını beyan ederek davanın yetki yönünden reddine, davanın --- ihbarına, davanın müvekkili --- açısından husumet yönünden reddine, aksi kanaatte ise davacının haksız davasının ve tüm taleplerinin esastan reddine, icra takibinin iptaline, davacının kötüniyetli ve haksız icra takibi nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE
: Dava; Hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dosyanın ----Asliye Ticaret Mahkemesi --- Esas, ---- Karar sayılı Yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderilmiştir.
---. İcra Müdürlüğü --- Esas nolu dosyasının Uyap sureti,---Sulh Hukuk Mahkemesi ---- sayılı dosyasının uyap sureti, İlgili Vergi Dairesine müzekkere yazılarak tarafların BA/BS formları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere uzman bilirkişiden alanın █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davalı ---- 2019 yılında fiziki defter tuttuğu, 2020
yılında e-defter tuttuğu, fiziki defter tutulan 2019 yılında davalı şirketin yevmiye defterinin kapanış tasdikinin
yapılmadığı, 2020 yılına ait dönem başı, dönem sonu ve taraflar arası ticari işlemlerin gerçekleştiği dönemlere
ait e-defterlerinin zamanında GİB onaylarının yapıldığı, muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219
hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri’ne uygun şekilde tutulduğu ve kayıtların davalının
sunduğu cari hesap muavini ile uyumlu olduğu, takdir Sayın Mahkemenizin olmak üzere davalı şirketin
kapanış tasdiki yapılmayan 2019 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine sahip
olamayacağı, 2020 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine sahip olabileceği, tarafların
ticari defterlerin incelemesi belirlenen gün ve saatte davacı ---- katılımının olmaması, ticari defterlerini ibraz etmemesi ve yerinde inceleme talebinde
bulunmaması sebebiyle, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenemediği, davalı şirketin 2020 yılı e-defterlerine göre, takip tarihi ve 2020 yıl sonu itibariyle davalı şirketin
davacı şirkete herhangi bir borcu veya davacı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı,
30.07.2019 tarihli, ---- seri nolu, 70.800,00TL tutarındaki takip konusu fatura işleminin, davalı
şirketin kapanış tasdiki yapılmayan yevmiye defterinde ve davalının sunduğu cari hesap muavininde kaydının
bulunmadığı, davalının 2019 yılı BA formunda da bu faturaya ilişkin beyanda bulunmadığı, ayrıca davalı
şirketin kendisine düzenlenen bu faturanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren yasal süresi
içinde ihtarname ile itiraz ve iade ettiği, faturanın davacı tarafça BS formunda beyan edildiği,
Takip konusu faturanın, davacı şirket ve dava dışı -----arasında 21.04.2015 tarihinde imzalanan Cihaz Sözleşmesi’nin 3. ve 9. maddelerine
istinaden, önce dava dışı şirketin kullanımında olan cihazın sonradan davalı şirketçe dava dışı şirketten
devralındığı ve sözleşmeye aykırı olarak davalının cihaz kitlerini başka firmalardan temin ettiği
iddiasıyla davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenmesinde davacının haklı olup olmadığının
sözleşmesel ve hukuki değerlendirme gerektirdiği, ---. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin --- dosyasına sunulan 08.10.2019 bilirkişi
raporunda davalı şirketin adresindeki ----binanın zemin katında takip konusu faturaya konu cihazın monte edilmiş olarak
kullanılmakta olduğunun, ön kapakları açıldığında ekipmanların sağlam ve çalışır durumda olduğunun tespit
edildiğinin görüldüğü, fakat cihaz kitleriyle ilgili olarak bilirkişi raporunda bir değerlendirmeye
rastlanmadığı, davalı şirketin, bilirkişi raporundan yaklaşık 1,5 yıl önce ----. Noterliği, 14.05.2018 tarih,
---- yevmiye nolu ihtarname ile davacı şirkete söz konusu cihazı hastaneden alması için ihtarname
göndermiş olduğunun görüldüğü, " tespitinde bulunmuştur.
Tarafların beyan ve itirazları değerlendirilmek üzere █████/2025 tarihli bilirkişi heyetinden alınan ek raporda özetle; " Dava dosyası içeriğine göre; davacı ile davadışı---- Şirketi arasında, 21.01.2015 tarihli ve cihaz sözleşmesi başlıklı sözleşme akdedildiği, bu sözleşmenin hükümleri incelendiğinde; bu sözleşmenin niteliği itibariyle, “kullanım ödüncü (ariyet) sözleşmesi” ve “satın alma taahhüdü sözleşmesinin” hükümlerinin birbirleriyle birleştirilmesi suretiyle oluşturulmuş bir “birleşik sözleşme (atipik sözleşme)” niteliğinde olduğu, sözleşmeyle davacı, “kendi mülkiyetinde olan sözleşme konusu cihazları davalıya bedelsiz olarak kullandırma borcu” , davalı da “bu cihazların kullanımı için gerekli olan Kitleri davacıdan satın alma borcu” altına girdiği, bu sözleşmenin 2 ve 3 nolu maddesi hükümlerine göre; işbu sözleşme 5 yıl boyunca geçerli olacak ve bu 5 yıllık süre boyunca davalı, sözleşme konusu cihazların kullanımı için gerekli olan Kitleri davacıdan satın alacağı, davacının mutabakatı olmaksızın başkasından satın aldığı takdirde, anlaşma yazılı bildirimle feshedilecek ve yıllık Cihaz Amortisman Bedeli peşin olarak davalı tarafından davacıya ödeneceği, yani ödeme yükümlülüğü altına gireceği, davacının iddiasına göre; bu sözleşme akdedildikten ve davacıya ait sözleşme konusu cihazlar davalının ticari işletmesinde kullanılmaya başlandıktan sonra davalı ticari işletmesini davadışı---- Şirketi'ne devrettiği, davalının iddiasına göre ise; davalı, dava konusu cihazların kullanıldığı Hastaneyi davadışı---- Şirketi'nden kiraladığı, hangi tarafın beyanının doğru olduğu, dava dosyası içeriğinden anlaşılamamıştır. Ancak bir an için davalının beyan ettiği gibi, kiralanmış olduğu farz edilecek olursa, bu kiralama işlemi olsa olsa, TBK.md.357 ve devamında özel olarak düzenlenmiş olan “ürün (hasılat) kirası sözleşmesi” ile yapılmış olabileceği, Hastanenin kullanımının davalıya devri hangi sözleşme ile yapılmış olursa olsun, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili değerlendirmenin değişmeyeceği, davalı, söz konusu Hastaneyi kullanmaya başladığı için davacı ile davadışı şirket arasında akdedilmiş olan ve dava konusu “birleşik sözleşmenin” tarafı durumuna gelmediği, zira söz konusu Hastanenin kullanım hakkını davalıya devreden (geçiren) sözleşme, ister “ticari işletme devri sözleşmesi” niteliğinde olsun, ister “ürün kirası sözleşmesi” niteliğinde olsun, bu sözleşme ile davalı, davadışı şirket ile davacı arasında akdedilmiş olan dava konusu sözleşmenin tarafı durumuna gelmez, zira davalının dava konusu sözleşmenin tarafı haline gelmesi için kanunda bu durumu düzenleyen “özel bir hüküm” bulunması gerektiği, fakat kanunda bu durumu düzenleyen (yani Hastanin kullanım hakkını devralan davalının dava konusu sözleşmenin de tarafı olmasını düzenleyen) özel bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı ile davalı ve davadışı/şirket arasında, dava konusu sözleşmenin devrini konu edinen bir “sözleşmenin devri sözleşmesi (TBK.md.205)” akdedilmiş olduğu da anlaşılmadığından, sözleşmenin devri sözleşmesi ile davalının dava konusu sözleşmeyi devraldığı ve bu suretle dava konusu sözleşmenin tarafı durumuna geldiği de anlaşılmadığı, davacı bu hususu ispata yönelik somut delil sunmadığı, bu sebeplerle, dava konusu sözleşmenin tarafı haline gelmemiş olan davalının, tarafı haline gelmediği sözleşmenin 3 nolu maddesi hükmünde düzenlenmiş olan “davacıya ait Kitleri kullanma borcunun” da borçlusu (tarafı) haline gelmediği, dolayısıyla da, davacıya ait Kitleri kullanma borcuna aykırı davranmanın (borç ihlalinin) yaptırımı olarak öngörülmüş olan “Cezai Şartın” da borçlusu haline gelmediği (bu Cezai Şart ile bağlı olmadığı) kanaatine varıldığı, davalının dava konusu cihazı kullandığı kabul edilse bile; kanaatimizce, davacı ile davadışı/şirket arasında akdedilmiş olan dava konusu sözleşmenin 3 nolu maddesinde davacıya, Kitlerin başkasından satın alınması halinde davadışı/şirket ile aralarında akdedilmiş olan dava konusu sözleşmeyi feshetme hakkı tanınmış olduğu halde sözleşmeyi feshetmemiş olduğu, davalı tarafından davacıya keşide edilen 14.05.2018 tarihli İhtarname ile cihazları gelip alması bildirilmesine rağmen söz konusu cihazları gelip almamış olduğu ve bu suretle TTK'daki “basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne” ve TMK.md.2'deki “dürüstlük kuralına” aykırı davrandığı için; davalının, kullanımını devraldığı Hastanede bulunan bu Cihazları kullanması “hukuka aykırı bir davranış” olarak kabul edilmemesi gerektiği, sonuç itibariyle, yukarıda açıklanan gerekçelerle; davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle, dava konusu sözleşmenin 3 nolu maddesinde düzenlenmiş olan “amortisman bedelinin (cezai şartın)” ödenmesine ilişkin bir alacağının bulunmadığı, " tespitinde bulunmuşlardır.
Bilirkişi raporunun döndüğü taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;
Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, davacı tarafın yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmadığı görülmekle, 2019 yılına ait BS-BA analizlerinin incelenmesi neticesinde, davacı şirketin BS-BA bildiriminde bulunduğu dava konusu faturanın davalı şirketçe BA formu ile bildirilmediği, dolayısıyla davalı şirketin bu faturaya konu hizmeti davacıdan aldığını mali anlamda ispat edilemediği görülmüştür.
Davacı ile ihbar olunan ----şirketi
arasında, 21.01.2015 tarihli ve “Cihaz Sözleşmesi” başlıklı sözleşme akdedilmiş, bu sözleşmeyle davacı, “kendi mülkiyetinde olan sözleşme konusu cihazları davalıya bedelsiz
olarak kullandırma borcu” , ihbar olunan şirkette “bu cihazların kullanımı için gerekli
olan kitleri davacıdan satın alma borcu” altına girmiştir.
Bu sözleşmenin 2 ve 3 nolu maddesi hükümlerine göre; 5 yıllık süre boyunca ihbar olunan, sözleşme konusu cihazların kullanımı için gerekli olan kitleri
davacıdan satın alacaktır. Davacının mutabakatı olmaksızın başkasından satın aldığı takdirde,
anlaşma yazılı bildirimle feshedileceği ve 1 yıllık cihaz amortisman bedeli peşin olarak ihbar olunan
tarafından davacıya ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Davacı; sözleşme akdedildikten ve davacıya ait sözleşme konusu cihazlar
davalının ticari işletmesinde kullanılmaya başlandıktan sonra davalı ticari işletmesini İhbar olunan
--- Şirketi’ne devredildiği, davalı ise;
dava konusu cihazların kullanıldığı Hastaneyi ihbar olunan ---
Şirketi’nden kiraladığını iddia etmiştir.
Her halükarda bu sözleşme ile davalının, dava dışı ihbar olunan şirket ile davacı arasında akdedilmiş olan dava
konusu sözleşmenin tarafı durumuna gelmeyeceği, zira davalının dava konusu sözleşmenin tarafı haline gelmesi için sözleşmede ya da kanunda bu durumu düzenleyen “özel bir hüküm” bulunmadığı anlaşılmış, davacının yapılan ihtara rağmen cihazları teslim almadığı hususları gözetilerek haksız davanın ve haksız ve kötü niyetli icra takibi yapıldığı ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.005,91-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 273,91-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 450,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 83.287,47 TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı) 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!