Anahtar kelimeler: Esaskarar Fiilden Maliki Ankara Mali Karara Yazilma Yoluna Şartlarının Getirildiği

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.05.2022 tarihinde, davalı ...'in maliki olduğu, davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın davacıya ait araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydan geldiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL kazanç kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 05.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile araç değer kaybını 40.000,00 TL, araç mahrumiyeti zararını 27.500,00 TL olarak belirleyerek, araç değer kaybının davalılardan, kazanç kaybının davalı ...'ten temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; eldeki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte poliçe limitlerinde ve sigortalının kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, hasara ilişkin olarak davacı ve yetkili servislere 18.07.2022 tarihinde 5.200,00 TL, 27.06.2022 tarihinde 354,00 TL ve 829,30 TL ödeme yapıldığını, davalı şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, aracın önceki kazalarının dikkate alınmasının ve gerçek zararın belirlenmesinin gerekeceğini, faiz talebinin yerinde olmadığını, kazanç kaybının dolaylı zarar olup davalının sorumluluğunda olmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iş bölümü, hak düşürücü süre, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalının kaza tarihi itibari ile aracı sattığını, ancak ücretinin ödenmemesi nedeni ile resmi devrin yapılmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, aracın sigortalı olması nedeni ile zararın karşılanacağını, davanın asıl malike ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle kusurlu yandan poliçe kapsamında zararın tazmini talebi olduğu; kusur oranının ve zararın tespiti için makine mühendisi bilirkişi ve sigortacı bilirkişiden alınan █████/2023 tarihli raporda; kazanın oluşumunda davalı yanın tam kusurlu olduğu, araçtaki değer kaybının 40.000,00 TL, kazanç kaybının 27.500,00 TL olduğunun bildirildiği, taraf itirazlarının giderilmesi hususunda bilirkişiden alınan █████/2019 tarihli ek raporda, aracın kaza tarihi itibari ile rayiç değerinin 310.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu durumda değer kaybının 23.560,00 TL olacağının bildirildiği, raporun oluşa ve hüküm kurmaya elverişli bulunmakla hükme esas alındığı, toplanan delillere göre davalı yanın aracı ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkemece belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının aracında meydana gelen zararın ZMMS Genel Şartları gözetilerek hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda belirlendiği, TBK'nın 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, davacının bilirkişi raporuna göre talebini artırdığı, bu hali ile davalı sigortacının ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde doğrudan zarardan sorumlu olduğu, davalı işletenin de doğrudan ve dolaylı zararlardan sorumlu olduğu ve davacının davasının sübut bulduğu (davalı sigorta yönünden eksik evrakla başvuru yapılmış olması nedeni ile dava tarihinden itibaren temerrüt oluşacağı) anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Davanın kabulü ile, 40.000,00 TL değer kaybının davalı sigorta yönünden 43.616,70 TL bakiye poliçe teminatı ile sorumlu olmak kaydı ile ve dava tarihinden itibaren, davalı ... yönünden █████/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 27.500,00 TL kazanç kaybının █████/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkeece kabul edilen değer kaybının ve araç mahrumiyetinin piyasa koşullarının çok altında olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davalı ...’e husumet yöneltilmeyeceğini, kaza tarihinde davalının aracını haricen sattığını, alıcının parasını denkleştiremediği için araç devrini veremediğini, bu nedenlele işleten olarak kabul edilmeyeceğini, aksi durumda dahi, kaza tarihinde aracın ... AŞ tarafından sigortalı olduğunu dolayısı ile bu taleplerin muhatabının sigorta şirketi olması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, araçta oluşan araç değer kaybının ve ikame araç bedelinin tazmini istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından araç değer kaybının ve ikame araç bedelinin piyasa rayici altında olduğundan bahisle ve davalı ... vekili tarafından aracın kaza tarihinde haricen satıldığından kendisine husumet yöneltilmeyeceği, aksi durumda ise sorumluluğun sigorta şirketinde olduğundan bahisle istinaf edilmiştir.
Öncelikle ilk derece mahkemesi gerekçeli kararda, dosyada "█████/2019 tarihinde ek rapor alındığından ve bu rapordan bahsedilmiş ise de," eldeki dosyada alınan bir ek rapor olmaması yanı sıra, dava tarihinden önce alınan ek rapor da olamayacağına göre gerekçeli kararda belirtilen ek rapora ilişkin hususların maddi hatadan kaynaklandığının anlaşılmasına, gerekçede çelişki oluşturacak mahiyette olmamasına, tarafların da bu yönde istinaf başvurusu olmamasına göre mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu kabul edilerek, kaldırma sebebi olarak görülmemiş, tarafların karara yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.
Olay tarihinde davalıya ait araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç ile park halindeki araçlara çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana gediği kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mahkemece kusur ve hasara ilişkin alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde, davalıya ait araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihinde 400.000,00 TL olan aracın, KDV hariç hasar bedelinin 57.144,36 TL parça bedeli ve 21.970,00 TL de işçilik bedeli olduğu, meydana gelen hasara göre davacının aracında değer kaybı oluşacağı, kaza sonrası onarılmasından sonra serbest piyasada ikinci el değerinin 360.000,00 TL olduğu, buna göre değer kaybının 40.000,00 TL olacağı, aracın makul onarım süresinin ise 10 gün olduğu, günlük 2.750,00 TL'den araç mahrumiyeti zararının 27.500,00 TL olduğunun tespit edildiği, mahkemece talep ve bilirkişi raporuna göre davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür.
1-Davalı vekili davalının aracını kaza tarihinde haricen sattığından işleten sıfatı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, aksi takdirde zarardan sigorta şirketinin sorumlu olacağını ileri sürmüş ise de; 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesinde, trafikte kayıtlı motorlu araçların her çeşit satış ve devirlerinin araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterce yapılacağı, noter tarafından yapılmayan satış ve devirlerin geçersiz olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava konusu kazaya karışan aracın kaza tarihinde davalı adına trafikte kayıtlı olduğu anlaşılmış olup davalının aracı kaza tarihinden önce 2918 sayılı KTK'nın 20/d maddesinde belirtilen yasal şekle uymaksızın harici olarak satıp teslim ettiği yönündeki savunması hukuki sorumluluğunu kaldırmayacağından bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmediği gibi, aracın kaza tarihinde ZMMS ile sigortalanmış olması davacıya husumet yöneltilmesine engel olmadığından davalının bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekili mahkemece hükmedilen tazminat miktarının piyasa koşullarının altında olduğunu ileri sürmüş ise de; bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından gerçek zarar hesaplanmasında benimsenen ilke ve yöntemlere göre yapılmış olmasına, zararın kaza tarihi esas alınarak hesaplanmış olmasına ve raporun denetime elverişli olmasına, bu nedenle hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmasına göre davacının hesaplamanın düşük olduğuna yönelik soyut olarak iddia ettiği istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin ve Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalıdan alınması gereken 4.610,93 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.152,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.458,20 TL harcın Davalı ...'ten tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5- Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan-
Üye-
Üye-
Katip-
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!