Anahtar kelimeler: Barosu Barolar Levhasına Israr Sekizinci Süreci Müdahil Yaninda Türkiye Ankara
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) :...
VEKİLİ
: Av....
DAVALI
: ... Birliği
VEKİLİ
: Av....
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararı ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı Bakanlık tarafından,...'in Ankara Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunduğuna dair kararda ısrar edilmesine ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... hakkında FETÖ/PDY kapsamında şüpheli sıfatıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından .../... soruşturma numarasıyla bir ceza soruşturması yürütüldüğü, adı geçene isnat edilen fiilin niteliği ile baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza soruşturması sonucunun beklenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarihli ve E:... K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Müdahil tarafından, Mahkeme kanuna uygun olarak teşekkül etmediğinden, tarafları konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada öncekine aykırı bir hüküm verildiği Anayasa Mahkemesi kararı ile sabit olduğundan ve aynı hususta verilmiş başkaca Anayasa Mahkemesi kararları bulunduğundan bahisle 2577 sayılı Kanunun 53/1-ı bendine göre yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulmuştur.
.... İdare Mahkemesince verilen... gün ve E:..., K:... sayılı karar ile, dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkemelerinin kararının... tarihli ve K:.../... sayılı görüşme tutanağı ile sabit olduğu, görüşme tutanağı ve gerekçeli kararın Mahkeme Başkanı ve iki Hakim üye tarafından ıslak imza ile imzalandığı, görüşme tutanağında ve gerekçeli kararda imzası bulunan Mahkeme Başkanı ve üye hakimlerin Mahkemedeki görev sürelerinin bitmesi ve tayin sebebiyle ayrıldığı, ayrılan Hakim üyelerden birisinin elektronik imza süresinin ayrılışından sonra dolması nedeniyle UYAP sistemi üzerinden elektronik imzasının görünmediği ancak dava dosyasında görüşme tutanağı ve gerekçeli kararın ıslak imzalı olduğu ve kararın verildiği tarihte elektronik imza ile de imzalandığı, kaldı ki müdahil tarafından ileri sürülen bahse konu hususların 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde tahdidi olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında da yer almadığı, diğer taraftan, tarafları konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada öncekine aykırı bir hüküm verildiği Anayasa Mahkemesi kararı ile sabit olduğundan ve aynı hususta verilmiş başkaca Anayasa Mahkemesi kararları bulunduğu ileri sürülmüş ise de; dava konusu edilen müdahilin baro levhasına yazılmasına dair kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararı ve dolayısıyla bu karara yönelik olarak verilmiş Mahkemelerinin kararına karşı müdahil tarafından Anayasa Mahkemesi'ne herhangi bir bireysel başvuruda bulunulmadığı, benzer davalarda Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu ve Anayasa Mahkemesi'nce hak ihlali kararı verildiği belirtilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi tarafından müdahile yönelik subjektif hak ihlal kararı verilmediği, bu anlatımlara göre ileri sürülen iddiaların da 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde tahdidi olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında yer almadığı dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu aşamada, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... gün ve E:... K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile yapılan temyiz istemi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:... K:...Temyiz No:... sayılı kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine dair karara karşı istinaf isteminde bulunulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile, istinaf istemine konu .... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın müdahile █████/2022 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 30 gün içinde en geç █████/2022 tarihine (anılan tarih dahil) kadar istinaf isteminde bulunulması gerekir iken █████/2022 tarihinde kayda giren dilekçeyle istinaf isteminde bulunulduğu görüldüğünden, istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı yapılan temyiz istemi ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararı ile Dairelerince verilen kararın kesin nitelikte olduğu sonucuna varılmış olup kesin nitelikteki anılan karara karşı müdahilin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Müdahil tarafından, temyize konu kararların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı Bakanlık tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin reddine dair kararın incelenmesi:
Adalet Bakanlığı tarafından, ...'in Ankara Barosu levhasına avukat olarak yazılması talebinin uygun bulunmasına ilişkin kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada istinaf isteminin reddine kesin olarak karar verilmiş, karara karşı müdahil tarafından yapılan temyiz başvurusu ise ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava konusu işlemin müdahilin meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir yönü bulunmadığı ve uyuşmazlığın henüz baro staj listesine yazılma aşamasında doğduğu dikkate alındığında, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı Kanun'un temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu görülmekte olup temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2025 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararı da aynı yöndedir.
Bu durumda, temyize konu temyiz isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerekmektedir.
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin reddine dair kararın incelenmesi:
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine kesin olarak karar verilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz istemi ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No... sayılı kararı ile verilen Daire kararının kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile reddedilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında, "İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir." düzenlemesi; aynı Kanunun "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, "(...) Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." düzenlemesi; 7. fıkrasında, "(...) temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmü yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesi ve 5/4/1990 tarihli ve 3622 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilen 48. maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan “…ve 6 ncı…” ibaresi “istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâli” yönünden Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve 31926 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve E:███████ K:███████ sayılı kararı ile Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Söz konusu kararda; "(...) İstinaf başvurusunun kanuni süresinde yapılmadığına ilişkin değerlendirmeyi ilk kez -idari yargı kolundaki en üst dereceli mahkeme olmayan- bölge idare mahkemelerinin yaptığı hâllerde, anılan mahkemelerin bu yöndeki değerlendirmelerinin kişilere ağır bir külfet yükleyecek ve onların mahkemeye erişim haklarını aşırı kısıtlayacak biçimde katı ve şekilci bir yoruma dayandığı ya da sürenin hesaplanmasına ilişkin muğlak veya yorumu gerektiren hukuki meseleler olduğunda bunların bölge idare mahkemelerince öngörülemez biçimde yorumlandığı durumlar söz konusu olabilir. Yahut anılan mahkemelerin süreye ilişkin kuralları hatalı olarak da uygulayabilmeleri mümkündür. Kurallar bölge idare mahkemelerinin bu kapsamda verdiği ve mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz müdahale teşkil edebilen, bu sebeple anılan hakkın ihlaline yol açabilecek bu tür kararları bakımından kişilerin bu yöndeki iddia ve itirazlarını ileri sürebilmelerine engel olmakta, başka bir anlatımla söz konusu ihlalin gerçekleşmesini engellemeye elverişli yargısal yollara başvuruda bulunulabilmesi imkânını ortadan kaldırmaktadır. Bu yönüyle kurallar, mahkemeye erişim hakkına ilk kez müdahale eden ve o yargı kolundaki en yüksek mahkemece (Danıştay) verilmeyen kararlara karşı yargı mercilerine başvuru yollarını kapatmak suretiyle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkına aykırılık oluşturmaktadır." gerekçelerine yer verildiği görülmektedir.
█████/2024 tarih ve 7524 sayılı Kanunun 52. maddesi ile 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 2. fıkrasına "Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." cümlesi eklenmiştir.
Somut olayda, davacının İdare Mahkemesinin esas hakkında verdiği karara karşı istinaf başvurusunda bulunması üzerine istinaf başvurusunun süre yönünden reddi kararının ilk kez Bölge İdare Mahkemesince verildiği dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince yapılan istinaf denetimi üzerine verilen karara karşı temyiz yolunun açık olması gerekmektedir. Bu nedenle, istinaf başvurusunun süre yönünden reddi kararına karşı yapılan temyiz isteminin Bölge İdare Mahkemesince reddi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu kapsamda, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin reddine dair karar kaldırılarak istinaf başvurusunun süre yönünden reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararının hukuki değerlendirilmesine geçilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine dair ... gün ve E..., K:... sayılı karar müdahile █████/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup, müdahil tarafından █████/2022 tarihinde kayda giren dilekçeyle istinaf isteminde bulunulduğu görüldüğünden, istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılarak ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine dair kararının ONANMASINA,
3. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:..., Temyiz No... sayılı kararının ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
6. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!