Anahtar kelimeler: Sükununu Huzur Düşme Süreç Görüşü Hukukî Basit İlamıyla Neticesinde Cmukun

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Kişilerin huzur ve sükununu bozmaHÜKÜM
: DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYerel mahkemece, Dairemizin bozma ilamı üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemenin sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123/1, 62, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 25.12.2023 tarihli ilamıyla; basit yargılama hükümlerinin uygulanması zorunluluk bulunması gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanunu’nun 66/1-e ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz sebepleri; zamanaşımı süresinin dolmadığına, katılan lehine vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğine, ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 05.04.2016 tarihli sanığın mahkumiyetine dair karar tarihi olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 05.04.2024 tarihinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava zamanaşımı süresinin dolduğunun saptandığı anlaşılmakla, Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.03.2026 tarihinde karar verildi.