Anahtar kelimeler: Düşündüğü Zayi İhmal Toplamak Artışı Muhtemel Bilerek Hazırlık Hazırlıklar Ederken

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2019
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı ... San. Tic. A.Ş vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkil şirket yetkililerinin bir hafta önce şirket genel kurulunu toplamak ve sermaye artışı yapmak üzere hazırlık yaptıkları, hazırlıklar sırasında şirketin pay defterinin bulunmadığını fark ettikleri, pay defterlerinin bulunması muhtemel yerlerin araştırıldığı bir sonuca ulaşılamadığı, müvekkilin bir süre önce mali müşavirini değiştirdiği, müvekkil şirketin eski mali müşavirin evrakları teslim ederken pay defterini teslim etmediğini, bilerek veya ihmal sonucu defterin zayi edildiğini düşündüğü, davacı şirkete ait pay defterine dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2019 tarihli duruşmada; tanıklarının hazır olduğunu, müvekkilinin sermaye artışına gideceğini, yeni Noterlik Kanununa göre bu defter olmadan sermaye artışı tasdik edilememediğini, tanık beyanlarına bir diyecekleri olmadığını, şekli işlemlerin tamamlanması açısından talepte bulunduklarını, herhangi bir zarar görecek kimse olmadığını, şirketin kendi ortakları içerisinde yapılacak bir işlem olduğunu beyan etmiştir.
Davacı tanığı ... █████/2019 tarihli duruşmadaki beyanında; 2007 ve 2017 yılları arası firmanın mali müşavirliğini yaptığını, bütün işlemlerini firmanın bünyesinde yaptığını, kendi bürosunda yapmadığını, defterler ve tüm resmi belgelerin firmada kaldığını, yanında getirmediğini, sadece noterlik tasdiki gerekiyorsa alıp işlemini yapıp geri bıraktığını, 2017 yılının sonuna kadar çalıştığını ancak firmanın hacmi artıp tamamen firmada kendilerine çalışması istenince kendisine uygun gelmediğini ayrıldığı, pay defterinin kaybolduğundan kendisine sorduklarında haberi olduğu, bunun da birkaç ay öncesi olduğu kesin olarak tarih veremeyeceği, pay defterinin teslimi gibi bir durum söz konusu olmadığı çünkü zaten tüm evraklar firmanın kendi bünyesinde bulunduğu, Gelir İdaresine sözleşmesini iptal ettiğine dair açıklama yapması gerektiği için azilnameyi aralarında gerçekleştirdikleri, firmada herhangi bir hırsızlık, yangın , su baskını olduğu yönünde bilgi sahibi olmadığını, duymadığını beyan etmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça şirkete ait pay defterinin kaybolduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi talepli mahkememize dava açılmış ise de; 6102 sayılı TTK nın 82/7 maddesinde “ …Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinde kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." düzenlemesinin bulunduğu, yasal düzenleme göz önüne alındığında; zayi belgesi kararı verilebilmesi için söz konusu defterin tacirin elinde olmayan nedenler ile kaybedilmiş olmasının gerektiği, tacirin defterlerin korunmasında gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması halinde mahkemeden kaybolan veya yok olan defterler için zayi belgesi isteyemeyeceği gibi dava açılmasına dayanak olarak gösterilen davacı şirket muhasebecisinin beyanından 2017 yıl sonu itibariyle ilişiğinin kesildiği, neticede üzerinden yaklaşık 2 yıl geçtiği ziyaın öğrenildiği tarihe ilişkin olarak yasaca öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı, bu bakımdan da basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün ihlal edildiği, dolayısıyla zayi belgesi verilmesine yönelik yasal koşulların oluşmadığı incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın 6102 sayılı TTK 82/7 md gereği REDDİNE
2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına ;
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2019
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!