Anahtar kelimeler: Yükü Aksine Kural Biri Olguların Kısım İspatla Kesinlik Şartı Eksiklikleri
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekilince reddedilen kısım yönünden, davalı vekilince kabul edilen kısım yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Davacı kadın dava dilekçesinde; cins, nevi ve miktarlarını belirttiği ziynet eşyalarının düğün sonrası davalı tarafından banka kasasına konulacağı söylenerek kendisinden alındığını fakat geri iade edilmediğini iddia ederek ziynet eşyalarının aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talep sonucunu yalnızca aynen iade ile sınırlamıştır. Davalı erkek vekili ise; kadın eşin dava konusu ziynet eşyalarını bozdurarak ev satın alımında kullandığını belirterek ziynet alacağı davasının reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince varlığı ispatlanan ziynetlerin davalı erkek tarafından davacı kadından alınarak ev alımı sırasında bozdurulduğu ancak geri iade edilmediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Somut olaya gelince 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca; taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olup ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Bu açıklamaya göre; davacı kadına takılan ziynet eşyalarının davalıya ait banka kasasında saklanmak üzere davalı tarafından alıkonulduğunun davacı tarafından iddia edilmesi karşısında, davalı adına kayıtlı banka kasasına taşınmazın satın alındığı tarih ve öncesine ait davalının giriş çıkış kayıtlarının, kamera görüntülerinin, davacı kadının banka kasasına erişim ve ziyaret imkanının bulunup bulunmadığının, davacı kadının erişim imkanı var ise kadının da giriş çıkış kayıtlarının, varsa kamera görüntülerinin getirtilerek, taşınmazın satın alımında evin gerçek bedeli üzerinden yapılan ödemelere ilişkin tarafların dayandıkları deliller dikkate alınarak dosyanın bir bütün halinde incelenip davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!