Anahtar kelimeler: Fiktif Reel Edemediğini Satışa Tahsilat Tahsilatı Takipten Cetveline Faize Sıra

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2019Yukarıda tarafları yazılı sıra cetveline itiraz (İcra yoluyla takipten kaynaklanan sıra cetveline itiraz) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde bildirdiği nedenlerle İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında yapılan taşınmaz satışına ilişkin olarak düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, davalı ...nın alacak miktarlarının reel olmayıp fiktif alacaklar olduğunu, hesap kat tarihinin 2015 olmasına rağmen taşınmazın dört yıl sonra satışa çıkarıldığını, bu nedenle işlemiş faize bağlı olarak iddia ettiği alacağın tamamını tahsil edemediğini, aynı davalının 2017 yılında ... Şirketi'ne ait araçların satışından 450.000,00 TL tahsilat yapmasına rağmen bu tahsilatı dosya alacağından düşürmediğini, davalı ...A.Ş.'nin ise sıra cetvelinde müvekkilinin önünde yer almasının hatalı olduğunu, İcra Müdürlüğü'nün bu konuda hatalı işlem yaparak sıra cetveli oluşturduğunu, her iki davalının hesap kayıtlarının takip borçlusu ve taşınmazı muvazzalı devir alan... Şirketi hesap kayıtları üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması gerektiğini bildirmiş, sıra cetveli ve derece kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, sıra cetvelindeki alacağın esasına ve sıraya yönelik TTK'nun 142 (1) maddesinden kaynaklanan itiraz davasıdır.Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1), kooperatifler kanununun 99, İİK'nun 154, Finansal kiralama kanununun 31, ticari işletme lehine kanununun 22. Maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir.Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur.Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır.6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanununun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir.İİK'nun 142 (1) maddesinde düzenlenen mahal mahkemesinin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen kayıt kabul ve 154. maddesinde düzenlenen iflas davaları için Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğuna ilişkin açık bir düzenleme bulunmaması karşısında Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih 3440 Esas ve 3763 Karar sayılı ve çok sayıda benzer yerleşmiş ilamları ile mahal mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kabul edilmiştir.Somut olayda davanın hem sıraya hem de alacağın esasına yönelik İİK'nun 242. maddesinden kaynaklanan sıra cetveline itiraz davası niteliğinde olduğu, taraflar tacir olsa da davanın gerek mutlak gerekse taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmaması nedeniyle nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davaya bakma görevinin Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş kararları ile Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği ve dosyanın sürüncemede bırakılmaması ve usul ekonomisi dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle;1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize sunulacak dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2019Başkan ...E-İmzalıdırÜye...E-İmzalıdırÜye...E-İmzalıdırKatip...E-İmzalıdır